{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/549 - 2025/1317<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/549 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/1317<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2017/328 E -  2022/859 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 10/11/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/11/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; taraflar arasında 2016 Temmuz ayına kadar düzenli şekilde ticari ilişki bulunduğunu, 15/07/2016 tarihinden sonra döviz kurlarında yaşanan aşırı oynama nedeniyle doların yükselmesine bağlı olarak ticari alışverişte ön görülemeyen zararların ortaya çıktığını, davalı şirketin alacaklarını döviz üzerinden talep ettiğini, davacının ise taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olarak belirlenen kur üzerinden ödemeyi istediğini, taraflar arasında davacı tarafından ödenmesine rağmen davacıya iade edilmeyen çek nedeniyle anlaşmazlık meydana geldiğini, davacı tarafından davalıya cari hesaba dayalı tüm borcun davalı elinde bulunan ödenen ve ödenmeyen çeklerin iade edilmesi koşulu ile ödeneceğinin bildirildiğini, 16/01/2017 tarihinde taraflar arasında tecdit (yenileme) sözleşmesinin yapıldığını, sözleşme sonrasında davalı tarafından iade edilmeyen çekin bankaya ibraz edilerek karşılıksız işlemi yaptırıldığını, bu suretle davacının ticari itibarına zarar verildiğini, tecdit (yenileme) sözleşmesi kapsamında bakiye borcun 1.000.000,00 TL olduğu kararlaştırılmasına rağmen davalı tarafından davacının borçların ödenmesi amacıyla banka hesabında bulunan parayı bankadan aldığı anda çekin ibraz edilmek suretiyle karşılıksız işleminin yaptırıldığını, davalı tarafından davacı hakkında İzmir 1. İcra Dairesinin 2017/894 esas, 2017/1001 esas, 2017/1002 esas, 2017/1218 esas, 2017/1887 esas, 2017/1496 esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, karşılıksız çek nedeniyle şikayette bulunulduğunu belirterek davacının 110.000,00 USD (Amerikan doları), 110.000,00 USD (Amerikan doları), 100.000,00 USD (Amerikan doları), 270.000,00 TL, 270.000,00 TL, 50.000,00 TL bedelli çekler ile 52.631,94 USD (Amerikan doları) cari hesap bakiyesi nedeniyle ve İzmir 1. İcra Dairesinin 2017/894 esas, 2017/1001 esas, 2017/1002 esas, 2017/1218 esas, 2017/1887 esas, 2017/1496 esas sayılı dosyaları nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; icra takiplerine konu çeklerin bankaya ibraz edildiğini, karşılıksız çıktığını ve vadesinde ödenmediğini, ödenmiş olan herhangi bir çek bedelinin ödenmesinin talep edilmediğini, davacının borcu Türk lirası olarak ödemeye ilişkin beyanlarının borcu ödememe niyetinin sonucu olduğunu, kötü niyetli ve dayanaksız olduğunu, TBK'nin 99/2-3 maddeleri uyarınca borcun ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesinin gerektiğini, çeklerin ödenmemesi üzerine USD (Amerikan doları) bedelli çeklere yönelik icra takiplerinde kanuna uygun şekilde fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığının ödenmesini talep edildiğini, borçların ödenmemesi nedeniyle kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında 16/01/2017 tarihinde düzenlenen protokol kapsamında 17/01/2017 günü saat 16:00'a kadar ödeme yapılmasının gerektiğini, protokolün borcun yenilenmesi niteliğini taşımadığını, protokolün mevcut borçların ödenmesine ilişkin hükümler içerdiğini, eski borçların sonlandırılmasına yönelik bir hüküm bulunmadığını, böyle bir iradenin de yer almadığını, takibe konu edilen çeklerin ibraz süresinin son günü beklenilmek suretiyle ibraz edildiğini bildirerek davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; benimsenen ve toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde: Taraflar arasında 28/06/2016 tarihinde başlayan ve 31/01/2017 tarihinde sona eren şekilde ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafından ticari ilişki kapsamında faturalar düzenlendiği, davacı tarafından, düzenlenen faturaların içeriğinde yazılı bulunan işin yapılmadığı, malın teslim edilmediği yönünde herhangi bir iddianın bulunmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine göre, davalı tarafından düzenlenen fatura miktarının 4.392.176,33 TL, buna karşılık davacı tarafından yapılan ödeme miktarının ise 3.105.404,73 TL olduğunun ve bu hali ile 31/12/2017 tarihi itibari ile davacının davalıya 1.286.771,60 TL (427.401,60 USD) borcunun bulunduğunun tespit edildiği, taraflar arasında 16/01/2017 tarihli protokol kapsamında davacı tarafından edimlerin yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı gibi bu yönde bir iddianın da olmadığı, protokolün bir bütün olarak değerlendirmesi sonucunda ise TBK'nin 133. maddesinde yazılı borcun yenilenmesine ilişkin şartların gerçekleşmediği, protokolün borcun yenilenmesi niteliğinde bulunmadığı, şartlı olarak borcun sona erdirilmesine ilişkin hükümler içerdiği, davacı tarafından taraflar arasında oluşan ticari ilişki kapsamında davalı tarafından icra takibine konu edilen cari hesaba dayalı borçlar ile karşılıksız çeklere dayalı borçların ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme belgesinin dosya kapsamına sunulmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre ise davacının davalıya cari hesaba dayalı olarak ve ödenmeyen davaya konu çekler nedeniyle borçlu olduğu gerekçesiyle davanın ve tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; davaya konu bir protokol kapsamında dava değeri kadar bir borç olmadığı yargılama sırasında alınan her iki raporda da yapılan hesaplamalarla kanıtlandığını, taraflar arasında akdedilen 16.01.2017 tarihli protokolün tecdit sözleşmesi olduğunu, cari alacak ve çekler kur anlaşması uyarınca hesaplanarak toplam borcun 1.000.000TL olduğu konusunda anlaşmaya varıldığını ve yazılı olarak taraflarca da kabul edilerek sözleşme yapılmış ancak davalının  sözleşmeyi yapmaktaki amacının davacı şirketi zor durumda bırakarak daha fazla çıkar elde etmek olduğunu, belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; kambiyo senetleri ile cari hesap bakiyesi için başlatılan icra takipleri nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arsında düzenlenen protokol hükümlerinin tecdit niteliğini taşımadığı davacı tarafından keşide edilen takibe konu çeklerin ödenmediği ve cari hesaba dayalı bakiye alacağın bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br><br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 10/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t<br><br>Başkan<br>  e-imzalıdır<br>       <br> <br><br>Üye<br>  e-imzalıdır<br>       <br> <br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br>       <br>  <br><br>Katip<br>  e-imzalıdır<br>       <br> <br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcd9a27e0c875e57","SID":"ec4d2880265c5cde"}}