{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/2037 - 2025/2149<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/2037 <br>KARAR NO\t: 2025/2149<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/04/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/477 E.  -  2025/160 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2025 tarih ve 2024/477 E. - 2025/160 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin faaliyetlerine uzun yıllardır “... ” markası altında devam ettiğini, bu kapsamda diğer davalı ... adına “...” ibaresinin 07, 08, 09, 11, 12 ve 35. sınıflarında yer alan mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere yapılan marka tescil başvurusuna, müvekkili şirket adına kayıtlı 2000/16110, 2005/13359, 2011/88743, 2018/86817, 2020/169789, 2021/064513, 2021/070507, 2021/07383, 2021/07385, 2021/07386, 2021/086651,137170, 2020/109077, 2020/46186 sayılı \"... ...\" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gerekçeleriyle itirazda bulunulduğunu, itirazlarının nihai olarak 2023-M-4347 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı şahıs vekili, davanın süresinde açılmadığını,  \"...\" ibaresinin \"Orman yolunda doğa yürüyüşü yapmak\" anlamına geldiğini, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuruda ''...'' ibaresi üzerinde bir vurgu bulunmadığı, Türkçe'de ''yürüyüş yapma'' anlamını haiz bulunan ''...'' ibaresinin bütünsel anlam ve izlenim ihtiva ettiği, markalar arasında kavramsal farklılık bulunduğu dikkate alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı, SMK 6/1 koşullarının birlikte somut olayda gerçekleşmediği, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispat olunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik ve SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarının başına \"hi-\" hecesinin eklenmesinin başvuru markasını müvekkilinin markalarından farklı kılmadığını, markaların kapsamları yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, ilgili tüketici kitlesinin markalar arasında idari/ekonomik/organik  bağlantı bulunduğu yanılgısına düşeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, dava konusu \"...\" ibaresinin davacının markalarından bağımsız ve bir bütün olarak \"doğa yürüyüşü\" anlamına geldiği, başvuruda \"...\" ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, bu haliyle davacı markalarından yeterince farklılaştığı, davalının marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72f65f1c2d3039f5","SID":"43b91c4a7262b532"}}