{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/752 <br>KARAR NO\t: 2025/1092<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/01/2025<br>NUMARASI\t: 2025/64  Esas  - 2025/54 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ: 08/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile;  müvekkilinin avukat olduğunu, aleyhine iflas yoluyla takip başlatılan davalı ... ... Tütün Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 01.01.2022 tarihli Avukatlık Danışmanlık Sözleşmesi akdedildiğini, şirketin alkol üretim ve dağıtım faaliyeti ile iştigal ettiğini, 14003 nolu 19.03.2023 geçerlilik tarihli alkol üretim izin belgesi ile 14822 no.lu 19.03.2024 geçerlilik tarihli alkol dağıtım yetki belgesinin şirketin yasa ve yönetmeliklere aykırı işlemleri sebebiyle Tarım ve Orman Bakanlığı, Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı'nın 26.07.2022 Tarihli ve E.85469052-470.01.15-6391052 Sayılı Belge İptali konulu tebligat yazısı ekinde iletilen 22.07.2022 tarihli ve E.85469052-470.01.15-5307545 sayılı belgelerin iptali konulu başkanlık oluru işlemi ile iptal edildiğinin öğrenildiğini, şirket yetkililerinin kötü niyetli olarak şirketin mal varlıklarını tasfiye etmeye ve alacaklılarından mal kaçırmaya başladıklarının öğrenildiğini, fatura bedellerinin izin belgeleri'nin iptal edildiği tarihten beri ödenmemesi ve Ekim ayında keşide edilen fatura akabinde müvekkilinin şirket tarafından kötü niyetli olarak azledilmesinin borçlu şirketin menkul ve gayrimenkullerini alacaklılardan kaçırmak amacıyla üçüncü kişilere devretme ve bu şekilde alacaklılarından mal kaçırma amacını ortaya koyduğunu, Ankara 63. Noterliği 12/10/2022 tarihli ... yevmiye no ile ihtarname keşide edilerek 73.500,00 ₺ tutarlı fatura alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünü, borcun ödenmemesi sebebi ile İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalı şirketin 02/11/2022 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek itirazların kaldırılarak davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı  vekili cevap dilekçesi ile; davacı ile müvekkili şirket arasındaki danışmanlık ilişkisinin davacı tarafından açıkça suistimal ve ihmal edildiğini, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, icra takibine konu miktarı hak edecek iş ve fiillerde bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, \"  ...2004 sayılı İİK'nun 155 vd. maddesi gereğince iflas yolu ile takipte borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine açılan, borca itirazın kaldırılması ve iflas talepli davada mahkemenin öncelikle tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek davacının alacaklı davalının ise borçlu olup olmadığını maddi hukuk kurallarına göre tespit etmesi gerekir. Mahkememizce hazırlanan 30/05/2024 tarihli depo kararı davalı ... ... Tütün Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekiline usulünce tebliğ edilmiş olup davalı şirket tarafından 11/06/2024 tarihinde 109.477,00-₺ bedel mahkememiz veznesine yatırılmıştır. Depo bedelinin yatırılmış olması nedeni ile iflas davasının konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Öte yandan 6100 sayılı HMK'nun 331/1 maddesi gereğince davanın konusuz kalması halinde dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri gerektiğinden somut olayın yukarıda açıklanan özelliği karşısında davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilerek \" konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 08/01/2025 tarih 2024/1528 E. 2025/22 K. Sayılı ilamı ; \"... Mahkemece dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkin olduğundan borçlu takibe itiraz etmişse mahkemece öncelikle itirazın kaldırılması talebi yönünden genel hükümlere göre alacağın mevcut olup olmadığı, muaccel hale gelip gelmediği hususları incelenerek değerlendirilme yapılması gerekmektedir. Nitekim 16/05/2024 tarihli duruşmada davalının İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kaldırılmasına, takibin devamına karar verilmesi üzerine  davalı borçluya  takip konusu borcu ödemesi  için İİK'nın 158. Maddesi uyarınca çıkarılan  depo bedelinin yatırılması üzerine karar verildiğine  göre gerekçeli kararda öncelikle davacının, davalı borçlunun itirazın kaldırılması talebi yönünden değerlendirme yapılması, diğer bir anlatımla davacının mevcut bir alacağı bulunup bulunmadığı konusunda karar verilmelidir. Her ne kadar duruşma ara karar ile davalı borçlunun takip dosyasına yönelik itirazın kaldırılmasına karar verilmiş ise de nihai kararda itirazın kaldırılması talebi yönünden gerekçe de bulunmamaktadır.... Kabule göre de; davalının depo bedelini yatırmış olması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de borçlu, yedi günlük depo süresi içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir... Borçlu, depo kararındaki süreden sonra fakat nihai karardan önce, takip konusu borcu davacıya tamamen ödemişse, mahkemenin; \"konusu kalmayan davanın reddine\" karar vermesi gerekir (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 442).Emsal mahiyette Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29/06/2022 tarihli 2021/4690 E. 2022/3802 K. sayılı ilamında; \"...ilk derece mahkemesince itirazın kaldırılmasına karar verilmesi yerinde olduğu, davalı tarafça süresi içerisinde depo emri yerine getirildiğinden, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Dava, İİK'nın 158. maddesi uyarınca iflas takibinde borçlunun itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davalı tarafça depo emrinin yerine getirilmesi sebebiyle iflas talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince iflas davasının konusu kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış ise de, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi hükmünün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir...\" şeklinde karar verilmiş, süresi içerisinde depo emrinin yerine getirilmesi halinde, iflas davasının reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Öte yandan mahkeme veznesine yatırılan depo bedelinin akıbeti hakkında karar verilmemesi de hatalı olmuştur.\" gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun sair hususlar incelenmeksizin kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir.  Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece; \"...Mahkememizce öncelikli olarak yapılması gereken iş, davacının alacaklı olup olmadığının tespiti ile haklı görülmesi halinde iflas takibine yapılan itiraz hakkında bir ara karar oluşturulmasıdır. Bu çerçevede, mahkememizin 16.05.2024 tarihli duruşmasında (3 numaralı celse) davalının vaki iflas takibine yaptığı itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir. Az evvel değinildiği üzere, taraflar,  01.01.2022 tarihli Avukatlık Danışmanlık Sözleşmesinin varlığı ve belirlenen aylık ücret konusunda mutabıktır. Davalı taraf, davacının sözleşmeye uygun hareket etmediğini, avukatlık görevini suistimal ettiğini, gerçekten ücrete hak kazanmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1. maddesinde sunulan avukatlık hizmetinin içeriğinin iş yerinde yetkili kişilerin yazılı veya sözlü danışmanlık taleplerinin mümkün olan en kısa sürede yazılı veya sözlü olarak karşılanması olarak belirlenmiştir. Nitekim taraflarca sunulan delillerden de anlaşıldığı üzere \"e-posta\" veya \"whatsapp\" üzerinden davalı şirket yetkilileri ile davacı avukatın görüştükleri, dosya kapsamında sunulan delillerden davalı şirketin avukatın sözleşeme gereği görevini yerine getirmediğine dair bildirimde bulunduğunun anlaşılmadığı, davacı tarafından sözleşmeye uygun olarak düzenlenen faturaların davalı tarafında iade edilmeyerek ticari defterlere işlendiği ve büyük bir bölümünün de ödendiği görülmektedir. Dolayısıyla, sözleşeme kapsamında avukatlık hizmetinin sunulmadığı gerekçesiyle fatura bedellerinin ödenmediği iddiası yerinde görülmemiş; dosyada mevcut 22.12.2023 tarihli bilirkişi raporu da bu çerçevede hükme elverişli kabul edilerek davalının borca yaptığı itirazın kaldırılmasına ve takibin takip talebindeki şartlarda devamına karar verilmiştir.  16/05/2024 tarihli duruşmada alınan kararın 4 nolu ara kararı gereğince 30.05.2024 tarihinde İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası  kapsamında 74.723,32-₺ takipte kesinleşen miktar, 3.399,91-₺ harç miktarı (4,55), 11.955,73-₺ vekalet ücreti (nispi-tam), 19.284,36-₺ toplam faiz, 112,70-₺ masraf miktarı olmak üzere toplam 109.476,02-₺ tutarlı depo emri düzenlenmiş; davalıya 04.06.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Depo bedeli, davalı tarafından 11.06.2024 tarihinde, 7 gün içinde mahkeme veznesine depo edilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29/06/2022 tarihli 2021/4690 E. 2022/3802 K. sayılı ilamına atfen İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin yukarıda yer verilen kararında belirtildiği üzere, İİK'nın 158. maddesi uyarınca, yedi günlük depo süresi içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcun bizzat alacaklıya ödediği kesin delillerle mahkemede ispat edilir ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse iflas davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir. Huzurdaki yargılamada depo bedelinin süresi içinde ödendiği sabit olduğu\" gerekçesiyle Davanın REDDİNE, davalı tarafından 11/06/2024 tarihinde yatırılan 109.476,02-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya ödenmek üzere İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına GÖNDERİLMESİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; müvekkilin davacıya böyle bir borcu bulunmadığını, davacı ile müvekkil arasında hukuki danışmanlık sözleşmesi imzalanmış olup davacı hukuki danışmanlık sözleşmesi gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini,  bu konuda cevap dilekçemizde tanık deliline dayanıldığını ancak yerel mahkeme tarafından tanıklarımızı bildirmek üzere süre verilmediğini ve tanıklarımız dinlenmediğini, oysa tanıklarımız olaya bizzat şahit olan kişiler olduğunu, davacının avukat olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği ve bu nedenle ücrete hak kazanmadığı tanık anlatımları ile ispatlanacağını, davacı, müvekkilin karşılaştığı hukuki problemlerde yardımcı olmadığını ve serbest meslek makbuzu düzenlemeye devam ettiğini, bu süreçte de müvekkilin görüşme taleplerini çeşitli bahaneler ile reddettiğini, yerel mahkeme tarafından davacının ücrete hak kazanıp kazanmadığı incelenmediğini, bu konuda yeterli araştırma yapılmadığını, ayrıca müvekkil tarafından yatırılan depo bedelinin dava kesinleşene kadar davacıya ödenmemesi gerektiğini, müvekkilin davacıya borcu olup olmadığı hususu henüz kesinleşmiş bir yargı kararına dayanmamadığını, depo bedelinin dava kesinleşene kadar yerel mahkeme hesabında bekletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK 154. maddesinde düzenlenen iflas yolu ile takibe karşı yapılan itirazın kaldırılması ile borçlu şirketin iflasının istemine ilişkindir.2004 Sayılı  İİK nun 154 vd maddelerinde iflas yoluyla takip düzenlenmiştir. Maddede, İflas yolu ile takipte yetkili merciinin, borçlunun muamele merkezinde bulunan icra dairesi olduğu, 154/3.fıkrada ise, borçlu ile alacaklının yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesinin  dahi iflas takibi için yetkili sayılacağı, iflas davaları için yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağına yer verilmiştir. Maddedeki iflas davasının açılacağı yetkili yer mahkemesinin yetkisi, mutlak yetki olup, kamu düzenine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1- ç bendinde, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. Yani aynı yasanın 115.maddesinde belirtildiği gibi, mahkemece, davanın her aşamasında ve kendiliğinden araştırılması gerekir. Bu açıklamalar sonrasında somut olay değerlendirildiğinde, dava, davalı borçlunun sicil  adresinin yetki çevresinde bulunan Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.156/4 fıkrada ise, iflas istemek hakkının ödeme emrinin tebliğ tarihinden bir sene sonra düşeceğine yer verilmiştir. Bu süre hak düşürücü süre olup, mahkemece kendiliğinden gözetilir ve süresinde açılmayan dava reddedilir. Ayrıca, iflas ödeme emri tebliğ edilmeden açılan takipli iflas davası dinlenemeyeceğininden, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve diğer şartlarının re’sen incelenmesi gerekecektir.Dosya kapsamına göre; davacı ... ... tarafından davalı ... ... Tütün Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şirketi aleyhine 4 adet serbest meslek makbuzuna istinaden İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 73.500,00 TL asıl alacak, 1.223,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.723,32 TL asıl alacağın tahsili amacıyla iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, davalının itiraz üzerine eldeki davanın hak düşürücü süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.İİK'nın 158.maddesinde \"Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.\" düzenlemesi yer almaktadır. Takibe itiraz edildiğinden, mahkemece öncelikle itirazın kaldırılması talebi yönünden genel hükümlere göre alacağın mevcut olup olmadığı, muaccel hale gelip gelmediği hususları incelenerek değerlendirilme yapılması gerekmektedir. \"İflas davasının açıldığı ticaret mahkemesinde, icra mahkemesindeki gibi sıkı şekil şatlarına tâbi bir yargılama yapılmayıp, HMK’nın genel hükümleri uygulanır. Basit yargılama usulünün uygulanacağı iflas davasında borçlu evvelce ödeme emrine karşı ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı olmaksızın meselâ, takip konusu borcu ödemiş olduğu ya da borcun zamanaşımına uğradığı itirazını cevap dilekçesinde beyan edebilir.İflas davasında alacaklı, alacağını ispat bakımından İİK’nın 68. maddesinde tahdidi olarak sayılmış bulunan belgelerle bağlı değildir. Alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi alacağın varlığını HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat edebilir. Mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda borçlunun borçlu olmadığı kanısına varılırsa iflas davasının reddine karar verilir. İflas davasının reddi kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder ve alacaklı iflas takibi ve davası konusu yapılmış alacak için borçluya karşı yeni bir alacak davası açamaz.Yapılan inceleme sonucunda alacağın mevcut olduğu kabul edilirse borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verilir. Bu halde iflas takibi kesinleşeceğinden iflas talebini İİK'nın 166. maddesindeki usule göre ilan edilir. Akabinde  davalı borçluya  takip konusu borcu ödemesi  için İİK'nın 158. maddesine uygun  olarak  bir depo  kararı çıkarılır.  Bu depo kararı ile mahkeme, borçluya yedi gün içerisinde faiz ve icra giderleri ile birlikte borcunu ifa etmesini veya o kadar miktarı mahkeme veznesine depo etmesini emreder (m.158, II c. 2). Borçlu yedi günlük depo süresi içerisinde faiz ve giderleri ile birlikte borcu ödemez veya mahkeme veznesine depo etmez ise, mahkemece depo kararından sonraki ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilir.\" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/12/2021 tarih 2019/(15)6-574 E., 2021/1710 K. Sayılı ilamı)Mali Müşavir bilirkişisi ile hukukçu bilirkişisinden alınan 22/12/2023 tarihli müşterek raporda özetle ;  \"...Davacı ... ...’ın incelemeye ibraz etmiş olduğu flaş bellek  kapsamında 2022 yılana  ait E-Serbest Meslek defteri ile davalı şirketin sunmuş olduğu ticari defter ve kayıtlarında, takibe konu serbest meslek makbuzların kayıtlı olduğu, davalının savunması bakımından, davalı ticaret şirketi olup, basiretli tacir gibi davranma yükümlüsü olarak, sözleşmenin feshedildiği yazılı  belge ile ispat etmeden hizmet almadığını ispat edemeyeceğini, bu sebeple keşide edilen fesih ihbarından önceki dönemler için kesilen serbest meslek makbuzu, sözleşmeye uygun  miktarda olup,  fesih edilmeyen döneme ait olduğundan ödenmesi gerektiği\" yönünde kanaat bildirilmiştir.Dosya kapsamına göre; avukat olan davacı tarafından davalı şirkete, aylık 15.000,00 TL net ücret karşılığında hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda taraflar arasında 01.01.2022 tarihli Hukuki Danışmanlık ve Ücret Sözleşmesi imzalandığı, tarafların ticari kayıtlarına göre davalının Ocak-Haziran 2022 dönemine ilişkin aylık danışmanlık ücretini davalıya ödediği, davacı tarafından, takibe dayanak yapılan Temmuz-Ekim 2022 dönemi için düzenlenen toplam 73.500,00-₺ tutarlı avukatlık hizmet faturalarının ödenmediğinden bahisle huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır.  Davalı vekili her ne kadar davacının sözleşme kapsamında  üzerine düşen edimlerini yani hukuki danışmanlık hizmetinin gereği gibi ifa edilmediğini  ileri sürmüş ise de davacı tarafça düzenlenen serbest meslek makbuzların, tacir olan davalının defterlerine kaydedildiği, söz konusu faturalara yönelik davalının bir itirazı bulunmadığı gibi davacının hukuki danışmanlık  hizmetin gereği gibi ifa etmediği ispata elverişli yasal delillerle kanıtlamadığından davalının icra takibe yaptığı itirazın kaldırılmasına ve  ve takdir edilen depo bedelinin süresi içinde ödendiğinden iflas davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmediği ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınan 615,40 TL  harcın  mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 164 maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a83a45276b5de31","SID":"0173ec7d2b26b400"}}