{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/465 Esas<br>KARAR NO\t:2025/808<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ:01/08/2024<br>KARAR TARİHİ:20/11/2025<br><br>Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ              <br>DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle ;<br>Müvekkili şirketinin davalı ... ... AŞ'de 87.837,26-TL toplam itibari değerde 8.787,26 adet hisse adedine sahip pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 06.06.2024 tarihinde yapılmış olan genel kurul toplatısı, pay sahiplerinin usulüne uygun bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasına engel olunması nedeniyle hukuka aykırı olarak yapıldığını,  Bu itibarla 06.06.2024 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleşmesi de alınan kararlar da kanuna aykırı olduğunu ,06.06.2024 tarihinde Genel kurul toplantısına müvekkili temsilci göndererek katılım sağladığını ve TTK md. 437 hükmünün gereği yapılmadığından bahisle toplantının yapılamayacağı bildirerek genel kurul toplantısının ertelenmesi talep edildiğini, işbu hususlar tutanağa geçirildiğini, <br>Şirketin faaliyet raporunun ayrılmaz parçası olan ve faaliyet raporu içerisinde de anlatılan bilançonun gerçek durumu yansıtmadığını,  Zira bilanço üzerinde yer alan Stoklar kaleminde yer alan ilk madde malzeme, Ticari Mallar, şirketin fiili varlıklarında bulunmamaktadır. Şirketin merkezi adresi dışında  depo, fabrika, atölye gibi şubesi de bulunmadığını,  bu stokların depolanmasına ve sayımına ilişkin bir kanıta ve herhangi bilgiye bilgi alma hakkı kapsamında ulaşılamadığını, Şirketin personeli, çalışanı bulunmamakla birlikte şirketin aktiflerinde Personel avansları, iş avansları gibi bilanço kalemlerinde rakamlar olduğunu,  Şirketin aktifinde yer alan bu tutarların fiktif kayıtlardan oluştuğunu, Şirket yönetimi tarafından hazırlanan bilanço üzerinde yer alan hesapların fiili durumu gösterdiğine ilişkin bilgilere bilgi alma hakkı kapsamında talep edilmesine rağmen ulaşılamadığını, <br>Bilanço üzerinde yer alan Stoklar kaleminde yer alan ilk madde malzeme, Ticari Mallar, şirketin fiili varlıklarında bulunmadığını,  Şirketin merkezi adresi dışında  depo, fabrika, atölye gibi şubesi de bulunmadığını,  gerçek duruma uymayan ve manipüle edilmiş bilonço ile faaliyet raporuna rağmen, yönetim kurulu temsilci üyesinin ibra edilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek ;06.06.2024 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının iptalini, Müvekkilin ileride doğması muhtemel telafisi güç ya da imkansız zararlarının önlenmesi amacı ile tensiple birlikte dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına ,  yargılama gideri, harçlar ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep  ve dava  etmiştir. <br>CEVAP\t            /Davalı ... ... Anonim Şirket vekili Av. ... ve ... K. ... cevap dilekçesinde ve özetle ;<br>Davacıya bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında talep edilen belgeler talepte bulunduğu 30.05.2024 günü kendisine iletildiğini, ayrıca genel kurul toplantısına başlanmadan önce de tekrar davacı Şirket vekiline ve beraberindeki mali müşavirine verilerek incelemeleri için de gerekli süre de tanındığını, Davacı uzun yıllardır bildiği ve genel kurullarda kabul ettiği onayladığı kayıtları bu kez aksine çelişkili davranış sergileyerek genel kurulda itiraz ettiğini ve iş bu davayı kötüniyetli olarak açıldığını, <br>Müvekkili Davalı Şirket, yasal yükümlülüklerinin ifası dışında, esas sözleşmesindeki ana faaliyet konusu olan demir-çelik üretimi ve satışı faaliyetlerine devam etmediğini, Davalı Şirketin ... ... demir çelik fabrikası 2000-2001 yıllarda başkalarına devredildiğini ve ... Aliağa'daki ticari ve sınai faaliyetleri kapattığını,  Davalı Şirketin ciddi bir ticari faaliyetinin olmadığı, bu durum sebebi ile şirket personelinin olmadığı, şirket ile ilgili kayıtların mensubu olduğu ... Holding bünyesindeki personeller tarafından tutulduğu , Anılan genel kurul tarihine kadar da Davacı şirket tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeler taleplerine uygun olarak ilgili personellerce kendilerine verildiğini, <br>Davacının TTK 437.maddesinde düzenlenen inceleme hakkına dayanarak toplantının ertelenmesini talep etme hakkı olmadığını, Toplantının hangi hallerde ertelenebileceği Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'te düzenlenmiş olup, mevzuatta sayılan sebepler arasında böyle bir sebep gösterilmediğini, <br>Davacı çelişkili olarak davranmakta olup, yıllardır kabul ettiği onayladığı kayıtları dava konusu son genel kurulda kabul etmemesi ve dava yoluna gitmesi, hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek ;HMK madde 389 gereği tedbir kararı verilebilmesi için tedbir konulmadığı takdirde hak kaybı yaşanacağının kuvvetle muhtemel olması, hakkın elde edilmesinin imkansızlaşabilecek olması veya yargılamanın uzun sürmesi halinde ciddi bir zararının doğması ihtimalinin bulunması gerektiğini, Davacı nasıl bir zarara uğradığı yada uğrayabileceğine ilişkin hiçbir somut bilgi ve belge sunmadığından davacının haksız ve kötüniyetle açmış olduğu davanın reddine, tedbir talebinin reddine ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Ayrıca Davalı ... ... Anonim Şirket yönetim kurulu üyesi ... ... 24/10/2024 havale tarihli dilekçesinde ve özetle ;<br>Genel Kurul toplantı günü  Davacı Ortak temsilcisinin önceki toplantılardaki tutum ve davranışlarının tam aksine beyan ve itirazlar sergilediğini bunun amacının bu davayı açmak olduğunu daha sonra anladıklarını , dava konusu genel kurul dönemi olan 2023 faaliyet yılında şirkette, ortakların, alacaklıların ve diğer ilgili kişi ve kuruluşların haklarını etkileyecek herhangi bir kayıt veya olay meydana gelmemesine rağmen Davacının Şirket kayıtlarında çok uzun yıllardır yer alan ve bu kayıtları da yıllardır genel kurul toplantılarına katılmak sureti ile bilen,  onaylayan Davacının, son genel kurul toplantısında bu kayıtlara itiraz etmesinde ve 06/06/2024 tarihli genel kurulun iptali için dava yoluna gitmesinde iyi niyetli olduğunu düşünmediğini, Davacının  davayı açmaktaki asıl amacının sahibi olduğu hisseleri şirkete çok yüksek bedelle satarak şirket ortaklığından ayrılmak olduğunu, belirterek;<br>Dava konusu genel kurulun yapılması, iş bu iptal davasının açılması ile Davacının ne şimdi nede ileride doğması muhtemel hiçbir zararı, mağduriyeti olmadığını, Davacının  ne gibi bir zarara uğradığını yada uğrayabileceğini dava dilekçesinde izah etmediğini, davacının tedbir talebinin haksız bir talep olduğunu bildirmiştir . <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava;Anonim şirket genel kurul/ortaklar kurulunda alınan kararların TTK 445 md gereğince iptali ve TTK 449 md gereğince icranın geri bırakılması istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun dördüncü kısmında Anonim Şirketler, 329. madde vd düzenlenmiştir. Genel Kurula  ise  407. vd. maddelerde yer verilmiştir. Genel Kurul kararlarının iptali ise 445. maddede iptal sebepleri başlığı ile devam eden maddelerde düzenlenmiştir.<br>Mahkememiz 21/11/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Davalı ... ... Aş nin 06/06/2024 tarihinde yapılan 2023 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 numaralı kararların TTK 445 md gereğince iptali, TTK 449 md gereğince kararların icrasının geri bırakılması istemi konusunda olduğu tespit edilmiştir. <br>Taraf vekillerinin bildirdiği ve sunduğu deliller, davalı şirketin ortaklarını gösterir ticaret sicil kaydı, 06/06/2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli örneği dosyamız içine alınmıştır. <br>Mahkememizce dava dosyasında mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konusunda dosya kapsamı belgelerin değerlendirilmesi ile tarafların istem ve talepleri konusunda bilirkişiler Prof Dr ... ve SMM ...'ın 19/05/2025 tarihli  raporu alınmıştır. Davacı vekilinin itirazları ile yeni heyetten rapor alınması istemleri dikkate alınarak YMM Dr.... ve Prof.Dr. ...'nın 26/10/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. <br>Tüm dosya kapsamına göre;<br>6102 sayılı TTK nun 445 maddesi  İptal sebepleri başlığı altında;<br> 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.<br> 6102 sayılı TTK nun 446 maddesi  İptal davası açabilecek kişiler başlığı altında;<br> a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten<br>b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,<br>c) Yönetim kurulu,<br>d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. şeklindedir.<br><br>Davalı ... ... Anonim Şirketi'in merkezi  ... ... Mahallesi ... Sokak ... Merkezi B Blok 1/1/... ... /İstanbul olup davalı şirket merkezinin mahkememiz yargı alanı içinde bulunduğu, mahkememizin TTK 445 maddesi gereğince yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır.<br>Dava tarihi 01/08/2024 olup, olağan genel kurul toplantısının yapıldığı 06/06/2024 dan itibaren 3 aylık süre içinde dava açılmıştır.TTK 445 maddesi gereğince dava süresindedir.<br>Davalı ... ... Anonim Şirketi' nin  ticaret sicil kayıtlarına, pay defteri , hazirun cetveline göre; halka açık olmadığı (borsa dışı olduğu) genel kurulun yapıldığı 06/06/2024 tarihinde her biri 1.- TL değerinde 260.400.000.000 adetten oluşan ve toplam 2.604.000.000,00 TL değerli  nama yazılı hisseden oluştuğu,toplantı ve karar nisabının olağan genel kurul toplantılarında %25 (65.100.000.000 ) olduğu, davaya konu genel kurul toplantısında 157.926.373.257 adet hissenin temsil edildiği , toplantı ve karar nisabının sağlandığı tespit edilmiştir.<br> 06/06/2024 tarihli genel kurul toplantı gündeminin ;<br>1-Açılış ve Toplantı Başkanlığının seçimi,<br>2-Toplantı sonunda tutanakların imzalanması için Toplantı Başkanlığı'na yetki verilmesi,<br>3-2023 yılı Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporunun okunması, müzakeresi ve tasdiki,<br>4-2023 yılı Bilanço ve kar-zarar hesaplarmın okunması, müzakeresi ve tasdiki,<br>5-2023 yılı faaliyetlerinden dolayı Yönetim Kurulunun ibrası,<br>6-Yönetim Kurulu Üyelerinin ücret ve huzur hakları konusunda karar verilmesi,<br>7-Yönetim Kurulu Üyelerine T.T.K. 395. ve 396. maddelerindeki izin ve yetkilerin verilmesi,<br>8-Dilekler ve kapanış<br>Şeklinde olduğu, Davacı Hatko Teknik Donanım Mümessil AŞ nin toplam 87.836,26 TL değerli 8.783.726 adet paya sahip bulunduğu ,toplantıya vekaleten katıldığı, davacı şirketin  TTK 446 maddesi gereğince davacı sıfatının bulunduğu tespit edilmiştir.<br>TTK m. 447 hükmünde yer alan butlan sebepleri, madde metninde yer alan “özellikle” ifadesinden de açıkça anlaşıldığı üzere sınırlı sayıda değildir (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul 2015, s. 398, N. 15-11; Kırca (Şehirali Çelik/Manavgat), C. 2/2, s. 13; Korkut, s. 63). Bir başka deyişle, TK m. 447 hükmünde açıkça düzenlenmemiş olsa dahi genel kurul kararları bakımından başkaca butlan sebepleri gündeme gelebilecektir. Bu çerçevede TTK’nın diğer hükümlerinde düzenlenen bir hüküm butlana neden olabileceği gibi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) m. 27 hükmü ekseninde de genel kurul kararının butlanından bahsedilebilecektir (Kırca (Şehirali Çelik/Manavgat), C. 2/2, s. 53; İsviçre hukuku için aynı yönde bkz. Peter Böckli,Schweizer Aktienrecht, Zürich 2009, § 16, N 176). Örneğin, bir genel kurul kararının konusunun ahlaka aykırı olması halinde TBK m. 27 hükmü uyarınca kararın batıl olduğundan bahsedebilmek mümkündür (Korkut, s. 63 vd.; Rauf Karasu, “Türk Ticaret Kanunu Tasarısına Göre Anonim Şirketlerde Genel Kurul Kararlarının Butlanı”, Prof. Dr. Fırat Öztan’a Armağan, C. I, Ankara 2010, s. 1249 vd.).Bir genel kurul kararının yok hükmünde olması halinde karar hukuken hiç mevcut olmadığından, karara karşı açılacak olan dava hukuken bir tespit davası niteliğindedir. Kararın butlanla malul olması halinde karar mevcut olmasına rağmen hiç geçerlilik kazanmamış olduğundan açılacak olan dava yine bir tespit davasıdır. Kararın yok ya da batıl olduğu hallerde tespit davası açabilmek için genel kurula katılmak, muhalefet şerhi koymak, pay sahibi olmak gibi şartlar bulunmamakta, menfaatini ispat eden herkesin bu davayı ikame edebileceği kabul edilmektedir (Moroğlu, s. 148-180; Kırca (Şehirali Çelik/Manavgat), C. 2/2, s. 272-273). Tespit davasına ilişkin olarak kanunda herhangi bir süre öngörülmemiş olup, bu davanın açılması süreye tabi değildir.Yargıtay kararları da bu doğrultudadır (11. HD’nin 15.06.2015 tarih ve 3013/8295 sayılı, 31.03.2014 tarih ve 3498/6240 sayılı, 25.09.2018 tarih ve 2017-463/5685 sayılı, 10.06.2015 tarih ve 2468/8040 sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta dava konusu genel kurul kararlarının yok ya da batıl sayılmalarına yol açacak bir sakatlık tespit edilmemiştir.<br>Genel kurula katılan pay sahibinin karara karşı iptal davası açabilmesi için ayrıca karara karşı olumsuz oy kullanması ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına işletmesi gerekmektedir. Doktrinde ağırlıklı olarak bu iki şartın birlikte mevcut olması gerektiği ifade edilmekte olup, yargı kararlarında bu iki şart dava şartı olarak değerlendirilmektedir. Nitekim konu hakkındaki bir Yargıtay kararında “Ancak, 6102 Sayılı TTK'nın 446. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olup, bu husus dava şartıdır. Ayrıca bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerekmedir. Bu görüş, karara peşinen muhalefet olmaz şeklinde açıklanabilir.” ifadelerine yer verilmek suretiyle olumsuz oy kullanma ve muhalefet şerhini işletme şartlarının dava şartı olduğu vurgulanmıştır ( Y. 11. HD, E.2018/2156, K. 2019/4580, T. 19.06.2019, ).<br>Somut olayda;<br>Davacı şirketin temsilen katıldığı genel kurul toplantısında huzurdaki dava ile iptalini istediği 1-2-3-4-5-6-7 numaralı kararların alınması sırasında hazır bulunduğu, toplantının ertelenmesini istediği, TTK 420 md gereğince sermayenin onda birine sahip olmadığı ve diğer katılan çoğunluk tarafından erteleme istemi kabul edilmediği için toplantının ertelenmediği, genel kurul toplantısının gündeminde görüşülen ve alınan 3-4-5 numaralı kararlara muhalefet ettiğini bildirdiği, muhalefet şerhinde somut bilgi ve belgeye dayanmadığı, 1-2-6-7 numaralı kararlarda muhalefet ettiğini bildirmediği, tüm kararların alınmasında oylamaya katılmadığı, aleyhe oy kullanmadığı toplantı tutanağı ile sabittir.Toplantıda hazır bulunan pay sahiplerinin iptal davası açabilmeleri için karara herhalde olumsuz oy vermiş olmaları zorunludur. Buna göre, karara çekimser kalan pay sahiplerinin davaları dinlenmez. Şu halde huzurdaki davada iptali talep edilen genel kurul kararları bakımından özel dava şartının mevcut olmadığı sabittir.<br>Mahkememizce davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>H Ü K Ü M \t                 /<br>1-Davanın reddine <br>2-Davacı tarafın ücretin iadesi taleplerinin reddine, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 187,8-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan  tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan  45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>Davacı vekili Av.... davacı yönetim kurulu başkanı ...,   Davalı vekili Av.... 'in yüzlerine karşı,  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20/11/2025<br><br>Başkan ...<br> -e imza<br>Üye ...<br>-e imza <br>Üye ...<br> -e imza<br>Katip ...<br> -e imza<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0540d2f89d0ac820","SID":"c0b8c2ac3f863184"}}