{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/537 ESAS<br>KARAR NO\t: 2025/479 KARAR<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 28/07/2020<br>KARAR TARİHİ: 28/05/2025<br>Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile 70.000,00 TL bedelli 24.01.2019 tanzim tarihli 24.02.2019 ödeme tarihli senette müvekkilinin borçlu gösterdiğini yine adresini de..Bekirpaşa/...Kocaeli” göstermek suretiyle hakkında takip talebinde ise bu kez müvekkilinin adresini ....İzmit/Kocaeli” yazmak suretiyle 31.01.2020 tarihli takibi başlatmış örnek:10 ve ekleri müvekkiline süresinde usul ve yasaya uygun olarak tebliğ edilmediğini, takipte ödeme emri ve ekli bono müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilse idi bonodaki imzaların müvekkiline ait olmadığından itiraz edeceği senette yetkili Mahkemenin Kocaeli gösterildiğinden yetki yönünden de itiraz edebileceğini, müvekkilinin ayrı yaşadığı eşinin 02.03.2020 tarihinde ölümünden sonra eşinin eşyaları arasında İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı takipte ödeme emri ve senet fotokopisini gördüğünü, pandemi süreci nedeniyle herhangi bir başvuruda bulunamadığından senetteki imzanın müvekkiline ait olmaması, müvekkilinin bu senedin borçlusu olmayışı nedeniyle önce ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, Kocaeli Arabuluculuk Bürosunun 2020/53996 sayılı başvurusunda davalı ile anlaşma sağlanamadığını, davayı açma zorunluluğu doğduğunu, İcra takibine konu olan bonodaki imzanın müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin fiilen ayrı yaşadığı ve öncesinde İzmit/Bekirpaşa Karakoluna darp nedeniyle şikâyetçi olduğu ancak evli olarak ölen eşinin mirasını ret için Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dava dosyasında mirasın gerçek reddi nedeniyle davada karar verildiğini, açıkladığı sebeplerle; bonoda yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığının bu nedenle de İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyasında 70.000,00TL bedelli bonoya dayalı takipte ödeme emrinde yazılı olan asıl alacak 70.000,00TL ve ferilerine müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>Mahkememizin... E. -... K. Sayılı kararıyla davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili, alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafça İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile 70.000,00 TL bedelli 24.01.2019 tanzim tarihli 24.02.2019 ödeme tarihli senette müvekkili ... borçlu göstererek senet bedelini faiziyle birlikte müvekkilinden tahsilini talep edildiği, takip dayanağı senetteki imzanın müvekkile ait olmadığı müvekkilinin davalı ile ticari bir ilişkisi bulunmadığından borçlu olmadıklarının tespitine, davalının kötü niyetli takip talebi nedeniyle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, İcra takibinin yapıldığı İzmir ...İcra Dairesinin 07.12.2020 tarihli...E. sayılı yazısı ile alacaklı/davalı vekilinin takipten feragat ettiğinin mahkemeye bildirildiğini, davacının davadan feragat ettiği belirtilerek feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davadan feragata ilişkin bir beyanlarının bulunmadığını, aksine davalı alacaklının alacağından feragat ettiğine ilişkin beyanı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece sehven \"feragat nedeniyle davanın reddine\" karar verildiğini, gerekçeli kararda sehven feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğinin belirtildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Bozma ilamında; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi<br>  11. Hukuk Dairesi<br><br><br>dosya No\t: 2021/2073 <br>karar No\t: ... kararıyla mahkememizce verilen karar  \" davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, tarafların haklılık durumumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi, Diğer taraftan, somut olayda İcra Müdürlüğünden gelen 04/10/2021 tarihli yazı yanıtında alacaklı vekili tarafından borçlu ... yönünden takipten 30/11/2020 tarihinde ön inceleme duruşmasından önce feragat edildiği, AAÜT'nin 6/1 maddesi gereğince davalı tarafça ön inceleme duruşma tarihinden önce icra takibinden feragat edilmiş olduğu da dikkate alınarak, HMK'nun 331/1 maddesi gereğince dava tarihindeki haklılık durumuna göre taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca davacı tarafça icra takibine konu bonodaki imzaya itiraz edildiği, menfi tespit talebiyle birlikte kötü niyet tazminatı talebinde de bulunduğu, her ne kadar dava tarihinden sonra davalı tarafça takipten feragat edilmiş olması nedeniyle dava konusuz kalmış ise de, kötü niyet tazminatı yönünden  davacının davaya devam edip etmediği kendisine sorularak, gerekirse yargılamaya devamla davacı açasından kötü niyet tazminatı şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği.\" gerekçesiyle bozulmuştur.<br>Dava, Kambiyo  senedi nedeniyle açılan menfi tespit davasıdır.<br>İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün 17.07.2020 tarihli yazı cevabında;... E. Sayılı dosyasından alacaklı vekilinin talebi ve gerekli harç bedelinin yatırılması sebebiyle borçlu ... yönünden feragat edildiği bildirdiği  anlaşılmıştır.<br>Davacı Vekilinin 28/09/2021 tarihli dilekçesi ile; Alacaklı(davalı) vekilinin   borçlu davacı yönünden takipten feragat ettiğinden davanın kabulüne ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı vekilinin 30.09.2021 tarihli duruşmadaki beyanında; \"Tarafımızca ön inceleme öncesinde icra takibinden feragat edilmiştir. Davacı vekili de davasından feragat ettiğinden feragat nedeniyle karar verilmesini talep ederiz, karşı taraf davasından feragat ettiğinden karşı tarafın vekalet ücreti, yargılama gideri ve kötü niyet tazminatın reddine karar verilmesini talep ederiz.\" şekilde beyanda bulunmuştur.<br>İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi<br>dosya No\t: 2021/2073 <br>karar No\t:... kararından sonra mahkememizce yapılan yargılamada, bozma ilamında kötü niyet tazminatı yönünden davacının davaya devam edip etmediğinin kendisine sorularak, gerekirse yargılamaya devam ile davacı açısından kötü niyet tazminatı şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasının gerekli olduğu belirtilmekle, bu hususta davacı vekiline beyanda bulunmak üzere 2 hafta süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili Davalının 2020 yılının 02.03.2020 tarihinde 07.12.2020 tarihine kadar müvekkili kötü niyetli olarak müvekkil açısından büyük bir miktar olan icra borcu altında baskıda tuttuğunu, Davalı senette ki imzanın müvekkile ait olmadığının daha da önemlisi müvekkilin kendisi ile bir borç alacaklısı ilişkisi olmadığını bildiği halde kötü niyetli olarak müvekkil hakkında icra takibi yaptığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.<br>13/02/2025 tarihli duruşmada ara karar gereği  davacı vekiline, davacının imza sirküleri ile birlikte celse arasında dava konusu senetteki yazılara uygun şekilde imza örneklerinin alınması için hazır etmesi hususunun duruşma zaptının tebliği ile ihtar edildiği davacı vekili tarafından asilin hazır edilmediği ve ATK için ödenmesi gereken avansın kesin sürede yatırılmadığı bu nedenle dosyanın imza incelemesi için ATK'ya gönderilemediği celse arasında Davacı vekilinin kötüniyet tazminatı yönünden davaya devam etmediğine ilişkin beyanda bulunduğu görüldü. Davalı vekili duruşmadaki beyanında Kötü niyet tazminatından vazgeçilmesine muvafakatimiz vardır şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür.<br>Tüm dosya kapsamına göre, Davacı vekili tarafından davalı (alacaklı) vekilinin takipten feragat ettiğinin bildirildiği, davacının da kötüniyet tazminatından vazgeçtiği ve karşı taraf vekili tarafından vazgeçmenin kabul edildiği anlaşıldığından,dosyanın ön inceleme duruşması yapılmadığı anlaşılmakla davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacının davayı açtığı tarihte bu davayı açmakta haklı olduğu anlaşılmakla HMK 331. Maddesi uyarınca davacı lehine yargılama giderlerine ve AAÜT 6. Maddesi uyarınca davacı lehine vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT nin , davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret başlıklı 6. Maddesi uyarınca \" Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.\"<br>Yine tarifenin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13. Maddesi uyarınca Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.<br>Davacı vekili, ön inceleme aşaması tamamlanmadan önceki aşamada davadan feragat ettiğine göre tarifede belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekir, Bu durum itibarıyla davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde geçerli olan AAÜT 6. Maddesi ile ve 13/3-4 Maddeleri uyarınca verilecek vekalet ücretinin maktu olduğu açık olmakla ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin yarısı olan 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. (İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ E. ...,K. ...T. 6.10.2022)<br>H Ü K Ü M                       :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın konusuz kalması nedeniyle DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davanın konusuz kalması ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 1/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 205,13-TL olduğundan, peşin alınan 1.195,40-TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 990,27 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,<br>3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6. Maddesi  uyarınca davacı yararına takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>5-Davacının yapmış olduğu 54,40-TL dava açma ilk gideri, 155,00-TL tebligat ve posta gideri, olmak üzere toplam 209,40-TL Yargılama giderinin peşin yatırılan 1.195,43-TL harç ile birlikte toplam 1.404,83-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı.28/05/2025<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cdbad89e332f2e14","SID":"16928ef4c3657c0b"}}