{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1502 <br>KARAR NO\t: 2025/1437<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29.05.2025 tarihli ara karar. <br>NUMARASI\t: 2024/899 E. <br>DAVANIN KONUSU: Şirketin Feshi ve  Ortaklık Payı Alacağının Tahsili <br>Taraflar arasında görülen şirketin feshi ve ortaklık payı alacağının tahsili talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 29.05.2025 tarihli ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle;  davalılardan ...'ın davacının  abisi olduğunu,  davacının da davalı  ... ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şirketi'nin hissedarı olduğunu, şirket kuruluşunda her iki kardeşin  % 50'şer payla ortaklık kurduğunu,  davacıya  02.12.2021 tarihinde  zor ve şiddet uygulanarak şirketin Eskişehir şubesinde bulunan fabrikasına ve iş yerine girmesinin engellendiğini, bu sebeple davalı Halis hakkında Eskişehir 7.Asliye Ceza Mahkemesinin  2022/485 Esas sayılı dosya ile kamu davası açıldığını, kendi şirketine sokulmayan müvekkilinin  yaptığı araştırmalarda geçmiş dönemde yapılan genel kurul toplantılarında kendisinin adına sahte imzalar atıldığını, alınan kararlar ile şirketteki payının sermaye artırımı yoluyla hileli bir şekilde eritildiğini,  kendisi üzerinden sahte imzalarla bir çok usulsüz işlem yapıldığını öğrendiğini,  bu konularla ilgili de suç duyurusunda bulunduğunu, Eskişehir 1. Noterliğinin 31.12.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şüphelinin yönetimindeki şirkete  6102 sayılı TTK'nın  634. maddesi gereğince  şirketin tüm defter ve belgelerinin incelenmek üzere şirketin Eskişehir OSB 21. Cd Odunpazarı/ Eskişehir adresinde bulunan şubesinde hazır edilmesi yönünde ihtar gönderildiğini, davalı tarafından bu ihtara cevap verilmediği gibi yaptığı usulsüzlüklerin belge ve delillerini yok etmek amacıyla şirket merkezinin bulunduğu İstanbul ilinde şirketin defter ve belgelerinin (özellikle pay defterinin) zayi olduğu iddiasıyla İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret dava açıldığını,  bunun öğrenilmesi üzerine dosyaya müdahale talebinde bulunulduğunu,   daha sonra  pay defterini  bulduklarını beyan ederek açtıkları davadan feragat ettiklerini,  davacının davalı  Halis'in  zor ve cebir içeren eylemleri ile iş yerine sokulmadığını, şirketin defter ve delilleri şüpheli tarafından yok edildiğini,  şirketin mal varlığının şüpheli ve suç ortakları tarafından fiilen ve fiziken kaçırıldığını, şüpheliler tarafından suç işlendiğini,  bu konuyla ilgili de Eskişehir C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu (2022/ 15768 Sor.No)  davalı Halis'in  diğer şirketi olan Elektroteknik ... Sanayi ve Ticaret AŞ'de de benzer işlemler ile diğer bir kardeşi olan Burhan ... aleyhine de aynı hileli işlemleri yaptığını, davacının bu ortaklık yapısı içinde  gecesini gündüzüne katarak büyük fedakarlıklarla şirkette çalıştığını,  davacının İstanbulda imalattan sorumlu olduğu için sürekli üretimin başında olmasından ve Eskişehir'e taşınmasından sonra Eskişehir de olmasından dolayı bir çok belgenin davacının   adına atılan sahte imzalar ile düzenlendiğini,  geçen zaman zarfında Halis'in  oğlu olan diğer bir davalı ...  ...'ın  da büyüdüğünü,  onun da  şirketlere ortak olarak sokulmaya başlandığını, yıllar öncesinden ustaca hazırlanan planın adım adım devreye sokularak uygulandığını, sahte genel kurullar yapılarak sahte imzalarla müvekkilinin payının  iç edildiğini,  ancak davalılardan Halis'in eşi Gönül ...'ın ölümünden sonra olayların patlak vermesi üzerine konunun  açığa çıktığını, davacının kurucu ortak ve hissedar olması sebebiyle birçok kez şirket hakkında ve şirketin hissedarı olduğu sair şirketler hakkında (mali durum, yatırımlar, kar payı, finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve kâr dağıtımı vb. konularda) bilgi ve belge istemiş olmasına rağmen bugüne kadar davalılar tarafından hiçbir bilgi ve belge verilmediği gibi kanunen zorunlu genel kurul toplantılarının  dahi yapılmadığını,  şirketin tüm defter ve belgelerinin incelenmek üzere şirketin Eskişehir OSB 21. Cd Odunpazarı/ Eskişehir adresinde bulunan şubesinde hazır edilmesini  ve ayrıca müvekkili adına sahte imzalar atılarak yapılan genel kurul toplantılarında %50 seviyesinden eritilen paylarının kendisine geri verilmesini (Eski hale getirilmesini)\" ihtar edildiğini,  fakat davalı tarafından söz konusu ihtara her hangi bir cevap verilmediğini,  davacının  zor ve cebir içeren eylemleri ile iş yerine sokulmadığını, şirketin defter ve delilleri şüpheli tarafından yok edildiğini, buna rağmen hakkını yasal yollardan aramaya çalışan müvekkilimin gönderdiği ihtarların sonuçsuz kaldığını, bir de bunun üzerine  ortağı olduğu şirketin mal varlığı şüpheli ve suç ortakları tarafından fiilen ve fiziken kaçırıldığını, davalıların  TCK kapsamında suç teşkil eden resmi evrakta sahtecilik, sahte imza, hizmet suretiyle emniyeti suistimal vb. muvazaalı iş ve işlemler sebebiyle  müvekkilinin Eskişehir C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu (2022/15768 sor.)  sahte imzalarla yapılan genel kurullarda alınan kararlar doğrultusunda müvekkilinin hisselerinin eritildiğini,  şirkete yeni ortaklar alınarak müvekkilinin azınlık hisseye düşürüldüğünü, bu nedenle mevcut hissedarlar aleyhine de dava açıldığını, zira hali hazırda şirket ortaklarının şirket tüzel kişiliğinin dışındaki diğer davalılardan oluştuğunu,  sahte imzalar ve yapılan muvazaalı işlemler ile müvekkilinin payı eritildiği için genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitinden sonra şirket paylarının eski hale getirilmesini ve müvekkili adına tescil edilmesin talep ettiklerini,  şirketin feshini  de talep ettiklerini, izah edildiği üzere tüm bu gelişmelerden sonra şirket ortaklarının ortaklığa devam etmelerinin imkanı kalmadığını, haklı nedenlerden dolayı şirketlerin feshine karar verilmesini gerektiğini,  ayrıca tedbir de istediklerini, tüm bu olaylara sebep olan kişi davalı  ...'ın  şirket müdürü olarak görev yaptığını, büyük bir hızla şirketin içini boşaltma faaliyetinde olduğunu, dolaysıyla bir an önce yetkilerine son verilmesi gerektiğini,  müdürlük görevini kötüye kullandığını, davalı ...'ın müdürlük görevinin sonlandırılmasına dair tedbir kararı verilmesi gerektiğini,  aradan geçen zaman zarfında şirket tarafından hiç bir kâr payı dağıtılmadığını,  davacıya her hangi bir ödeme yapılmadığını, oysa bu süreçte şirketin sürekli büyüdüğünü, kâr paylarının da davacıya  ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin tüm genel kurul kararlarının usule aykırılığının tespitine ve iptaline, atılan sahte imzalar ve yapılan muvazaalı işlemler ile müvekkilinin payı eritildiği için genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine, şirket paylarının eski hâle getirilmesine  ve davacı adına tescil edilmesine, şirket ortaklarının ortaklığa devam etmelerinin imkânı kalmadığından şirketin feshine, fazlaya dair her türlü ıslah, dava ve talep hakları saklı kalmak  ve sonradan artırmak kaydıyla şimdilik, ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin gerçek değerinin keşif ve bilirkişi incelemesi suretiyle tespiti ile davacının  ... ...  Ltd. Şti.’ndeki başlangıçta yer alan  % 50 oranındaki hisselerinin değerinin ve bugüne kadar ödenmeyen kâr paylarına karşılık şimdilik  500.000,00 TL'nin işlemiş ve işleyecek ticari  faizi ile birlikte  davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, müdürlük görevini kötüye kullandığı apaçık ortada olan davalı ...'ın müdürlük görevinin sonlandırılmasına dair tedbir kararı verilmesini,  10.09.2024 tarihli tedbir talepli dilekçesi ile ayrıca davalı şirketin  ve diğer ilgili firmaların varlıklarının korunması amacıyla aynı şekilde tedbir kararı alınmasının elzem olduğunu, tüm bu nedenlerle  mülkiyeti ... şirketine ait olan, tapunun Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, Yassıhüyük mahallesi, Ortaseki mevkii, ... pafta, ... ada, 8 no'lu parselde kayıtlı taşınmaz ve yine  tapunun Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, Yassıhüyük mahallesi, Ortaseki mevkii, ... pafta, ... ada, 1 no'lu parselde kayıtlı taşınmaz üzerine dava sonuna ve karar kesinleşinceye kadar  satışının durdurulması yönünde  tedbir konulmasını, davalının bu yerleri satışa çıkarmasının daha önceki 22.03.2024 tarihli tedbir taleplerini  de haklı çıkarmış olduğunu söz konusu dilekçelerinde de belirttikleri üzere ...'ın müdürlük görevinin sonlandırılmasına dair tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.  Davacı vekili, 27.05.2025 tarihli ihtiyati tedbir talep dilekçesinde özetle; mahkemece hem tefrik edilmeden önceki esası olan 2022/673 Esas sayılı dosyasından  hem de iş bu dosyasından müvekkili lehine 10/09/2024 tarihli dilekçe ile satışın durdurulması ve ...'ın müdürlük görevinin sonlandırılmasına dair tedbir talep edildiğini, her iki talep hakkında da red kararı verildiğini,  ancak  mahkemenin  2022/673 Esas sayılı dosyasında bilirkişiler tarafından tanzim edilmiş olan 22/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda fotokopi belgenin incelenmesi üzerine müvekkilinin  adına atfen atılı imzaların müvekkilinin el ürünü olmadığı tespit edildiğini, 22/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda 7 adet belge asıllarının incelenmesi üzerine 6 adet belgede müvekkilinin adına atfen atılı imzaların  el ürünü olmadığının yine tespit edildiğini,  mahkemece yapılan 21.05.2025 tarihinde yapılan duruşmada 6 adet genel kurul kararının yoklukla malül olduklarının tespitine ve payların eski hale getirilerek müvekkilinin adına tesciline karar verildiğini, artık ortada bir mahkeme kararı bulunduğunu, bu kez yaklaşık ispat kuralının yerine getirildiğini,  bizzat aynı mahkemenin verdiği bir ilam  bile yaklaşık ispat kuralını sağlamayacaksa başka hiç bir delilin bunu sağlamasının mümkün olmayacağını, başka bir deyişle yaklaşık ispat kuralı için mahkeme kararından daha güçlü bir delil olamayacağını,  hâl böyle iken mahkemece  iş bu derdest dosyada  2022/673 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasına karar verildiğini, bu kararın ne zaman kesinleşeceğinin belli olmadığını, ... tarafından şirkete ait gayrimenkuller satışa çıkardığını, satış ilanına ilişkin e-tespitleri ve şirket tarafından  gönderilen cevabi yazıları daha önce mahkemeye sunduklarını, söz  konusu taşınmazların satılması hâlinde her iki dosyadan da verilecek kararların infaz kabiliyetinin  kalmayacağını,  ...'ın işbu yapmış olduğu eylemlerin şu aşamada şirket içini boşlatma eylemleri olarak devam ettiğini, şirket varlıkları topluca satışa çıkarılmış ve adeta şirketi tasfiye edercesine varlıkları satma çabası içine girilmiş olduğunu, sahte imzaların tespiti ile birlikte, ...'ın bu işlemleri hızlandırdığını, şirket varlıklarını elden çıkarma girişimlerine başladığını, ... ın sahte imzalarla alınan kararlarla ... şirketinin hisse hareketlerini manipüle ettiğini,  diğer ilgili firmaların gayrimenkullerini topluca satışa çıkarmak suretiyle, bu şirketlerin de varlıklarını azaltmaya ve mal kaçırmaya yönelik eylemlere giriştiğini, bu işlemlerin, şirket varlıklarının telafisi mümkün olmayacak şekilde azaltılmasına ve müvekkilinin haklarının zedelenmesine yol açabilecek nitelikte olduğunu, ... şirketinin mal varlıklarının korunması, mal kaçırma eylemlerinin engellenmesi ve en önemlisi mahkemece  verilen ve verilecek olan hükümlerin infazının teminini sağlamak amacıyla mülkiyeti ... ... Ltd.Şti.'ne ait tapunun Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesi, Yassıhüyük mahallesi, Ortaseki mevkii, ... pafta, ... Ada, 8 No'lu parselde kayıtlı taşınmaz ve yine  tapunun Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesi, Yassıhüyük mahallesi, Ortaseki mevkii, ... pafta, ... Ada, 1 No'lu parselde kayıtlı taşınmaz üzerine dava sonuna ve karar kesinleşinceye kadar satışının durdurulması yönünde  tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 29.05.2025 tarihli ara kararda özetle;  \"...Dava, davalı şirketin   TTK'nın  638/2. maddesi uyarınca  tasfiyesi,  hisse  bedeli ile kar payının  tahsili taleplerine ilişkindir.  Davacı tarafça, TTK'nın  638/2. maddesi uyarınca, şirketin feshi ile tasfiyesi,  sermaye payının ve kar payının tahsili istemi ile açılan işbu davada, davalı şirketin iki adet taşınmazına satışının durdurulması yönünde  ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.TTK'nın 638/2.maddesi  \"Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.\" hükmünü içermektedir. Bu maddede, çıkma talep edenin haklarının korunması için gerekli tedbir kararlarının alınacağı belirtilmiş olup, ihtiyati tedbirin koşullarının bulunup bulunmadığının HMK'nın 389 vd. hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Yani, TTK'nın 638/2. maddesindeki tedbirlere hükmedebilmek için, ihtiyati tedbirin koşullarının bulunması gerekir. Bu bağlamda davacı, geçici hukuki koruma kararı verilmezse telafisi güç veya imkansız zararların doğacağını ve davadaki haklılığını yaklaşık olarak ispatlamalıdır.Davacı taraf, davalı şirketin  mal varlığının  şirket müdürünce azaltıldığını,  şirketin için boşaltıldığını ileri sürerek,  şirketin  tasfiyesi,  ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesini talep etmiş, ayrıca TTK'nın 638/2 maddesi uyarınca  şirketin iki taşınmazına  devrinin  önlenmesi için tedbir  konulmasına  karar verilmesini istemiştir.Davacı vekilinin önceki tarihli aynı yöndeki talebi Mahkememizin 06/01/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispatın oluşmadığı kanaatiyle reddedilmiş, verilen red kararı davacı tarafından istinaf edilmiş, bunun üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesi 27/03/2025 tarih, 2025/600  esas ve 2025/547 karar sayılı ilamı ile, HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğin gerekçesiyle Mahkememizce verilen kararda  usul ve yasaya  aykırılık görülmemesi nedeniyle  istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Gelinen aşama itibariyle Mahkememizin 06/01/2025 tarihli ara kararı ve  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesi 27/03/2025 tarihli kararından işbu talebin yapıldığı tarihe kadar geçen sürede ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektirecek, değişen bir durumun söz konusu olmadığı, her ne kadar davacı vekili, Mahkememizin 2022/673 Esas sayılı 6 adet genel kurul kararının yoklukla malül olduklarının tespitine ve payların eski hale getirilerek müvekkili adına tesciline karar verildiğini, artık  bir mahkeme kararı ile yaklaşık ispat kuralının yerine getirildiğini ileri sürerek yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de; Mahkememizin 2022/673 Esas sayılı dosyasında verilen karar kesinleşmediği gibi, genel kuru kararlarının yoklukla maluliyeti talebine ilişkin olan ilgili dosyada kabul kararı verilmesine dayanak bilirkişi raporlarının önceki ihtiyati tedbir değerlendirilmesi aşamasında da dosyada mübrez oldukları, söz konusu bilirkişi raporları ile Mahkememizin 2022/673 Esas sayılı dosyasında verilen, bir kısım  genel kurul kararının yoklukla malül olduklarının tespiti ve payların eski hale getirilmesine yönelik kararın, işbu dosyada davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına dayanak teşkil etmeyeceği sonuç ve kanaatiyle HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir isteminin reddine dair karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.\"gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 2022/673 Esas sayılı dosyasında bilirkişiler tarafından tanzim edilmiş olan 22/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda fotokopi belgenin incelenmesi üzerine müvekkilinin adına atfen atılı imzaların müvekkilin el ürünü olmadığı tespit edildiğini,  22/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda 7 adet belge asıllarının incelenmesi üzerine 6 adet belgede müvekkilinin adına atfen atılı imzaların müvekkilin el ürünü olmadığını,  mahkemece yapılan 21.05.2025 tarihinde yapılan duruşmada 6 adet genel kurul kararının yoklukla malül olduklarının tespitine ve payların eski hale getirilerek müvekkilim adına tesciline karar verildiğini,  artık ortada bir mahkeme kararı bulunduğunu, bu kez yaklaşık ispat kuralının yerine getirildiğini, bizzat aynı mahkemenin verdiği bir ilam  bile yaklaşık ispat kuralını sağlamayacaksa başka hiç bir delilin bunu sağlamasının mümkün olmayacağını, başka bir deyişle yaklaşık ispat kuralı için mahkeme kararından daha güçlü bir delil olamayacağını,  hal böyle iken mahkemece  iş bu derdest dosyada  2022/673 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasına karar verildiğini, bu kararın ne zaman kesinleşeceğinin belli olmadığını, ... tarafından şirkete ait gayrimenkuller satışa çıkardığını, satış ilanına ilişkin e-tespitleri ve şirket tarafından  gönderilen cevabi yazıları daha önce mahkemeye sunduklarını, söz  konusu taşınmazların satılması hâlinde her iki dosyadan da verilecek kararların infaz kabiliyeti kalmayacağını,  ...'ın işbu yapmış olduğu eylemlerin şu aşamada şirket içini boşlatma eylemleri olarak devam ettiğini, şirket varlıkları topluca satışa çıkarılmış ve adeta şirketi tasfiye edercesine varlıkları satma çabası içine girilmiş olduğunu, sahte imzaların tespiti ile birlikte, ... bu işlemleri hızlandırdığını,  şirket varlıklarını elden çıkarma girişimlerine başladığını, Halis ... ın sahte imzalarla alınan kararlarla ... şirketinin hisse hareketlerini manipüle ettiğini,  diğer ilgili firmaların gayrimenkullerini topluca satışa çıkarmak suretiyle, bu şirketlerin de varlıklarını azaltmaya ve mal kaçırmaya yönelik eylemlere giriştiğini, bu işlemlerin, şirket varlıklarının telafisi mümkün olmayacak şekilde azaltılmasına ve müvekkilinin haklarının zedelenmesine yol açabilecek nitelikte olduğunu, ... şirketinin   mal varlıklarının korunması, mal kaçırma eylemlerinin engellenmesi ve en önemlisi mahkemece  verilen ve verilecek olan hükümlerin infazının teminini sağlamak amacıyla mülkiyeti ... ... Ltd.Şti.'ne ait tapunun Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesi, Yassıhüyük mahallesi, Ortaseki mevkii, ... pafta, ... Ada, 8 No'lu parselde kayıtlı taşınmaz ve yine  tapunun Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesi, Yassıhüyük mahallesi, Ortaseki mevkii, ... pafta, ... Ada, 1 No'lu parselde kayıtlı taşınmaz üzerine dava sonuna ve karar kesinleşinceye kadar satışının durdurulması yönünde  tedbir kararı verilmesi gerektiğini, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu 21.02.2014 Tarihli, 2013/1 Esas, 2014/1 Karar sayılı kanun hükmünde kararında \"İhtiyati tedbir, HMK’da “Geçici Hukuki Korumalar” üst başlığı altında taraflar arasındaki ihtilafın çözümüne katkı sağlayan ve asıl yargılamada verilen hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek bir usul hukuku müessesesidir. Şu halde davacı yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken iş bu talebin reddedilmesi hukuk ve hakkaniyete aykırı olmuştur.\" denilerek verilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da istinaf taleplerini karşılar mahiyette karar verilmesi gerektiğinin  dile getirildiğini, ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için aranan koşulların  oluştuğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  söz konusu  taşınmazlar üzerine dava sonuna ve karar kesinleşinceye kadar satışının durdurulması yönünde  tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek, ara  kararın kaldırılmasına ve  taşınmazlar üzerinde dava sonuna ve karar kesinleşinceye kadar satışın durdurulması yönünde tedbir  karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br> Dava,  davalı şirketin feshi ve tasfiyesi ile hisse bedelinin ve kâr payının tahsili  istemlerine; istinaf başvurusu ise esas dava içinde ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararına ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 29.05.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, davacı ... tarafından ilk olarak 20.09.2022 tarihinde,  mahkemenin 2022/673 Esas sayılı dosyası ile davalılar ..., ..., Elektroteknik ... AŞ,  ... ... Ltd.Şti.ile davalı ... ... Ltd. Şti.aleyhine açılmış, davacı vekilince 10.09.2024 tarihli dilekçe ile  mülkiyeti  davalı ... ... Ltd. Şti.'ne ait olan, Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, Yassıhüyük mahallesi, Ortaseki mevkii, ... pafta, ... ada, 8 no'lu parsel ile 1 no'lu parselde kayıtlı taşınmazlar üzerine dava sonuna ve karar kesinleşinceye kadar  satışının durdurulması yönünde  ihtiyati tedbir konulması, davalı ...'ın müdürlük görevinin sonlandırılmasına dair tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince 04.12.2024 tarihli duruşmada verilen ara karar ile yargılamanın daha sağlıklı yürütülebilmesi ve açılan davaların niteliği göz önünde bulundurularak davalılardan ... ... Ltd. Şti.'ne yönelik fesih ve tasfiye ile şirket hisse bedeli ve kâr payı ödenmesine ilişkin açılan davanın tefrikine karar verilmiş, dosya  mahkemenin 2024/899 Esasına kaydedilmiştir.Dava, davalı şirketin  feshi, tasfiyesi,  hisse  bedeli ile kâr payının  tahsili taleplerine ilişkindir.  Davacı tarafça, TTK'nın  636/3 maddesi uyarınca şirketin feshi ile tasfiyesi,  ayrılma payının ve kâr payının tahsili istemi ile açılan eldeki davada, dava içinde 27.05.2025 tarihli dilekçesi ile  davalı şirketin iki adet taşınmazına, satış ve devrin önlenmesi yönünde  ihtiyati tedbir konulması  talep edilmiştir.İlk derece mahkemesi ara kararında, dosya kapsamında bulunan delillerin HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca değerlendirilmesi sonucu, HMK'nın 390/3. maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, 2022/673 Esas sayılı dosyada verilen bir kısım  genel kurul kararının yoklukla malül olduklarının tespiti ve payların eski hale getirilmesine yönelik kararın, eldeki  dava dosyasında  davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına dayanak teşkil etmeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar vermiştir.  TTK'nın 636/4. maddesinde, fesih ve tasfiye davası açıldığında mahkemece gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir. Bu maddede alınacak önlemlerle ilgili bir ayrıntı bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire dair 389 vd. maddelerinden yararlanmak gerekir. Dosyada bulunan delillere göre şirketin feshi ve  çıkma payını talep eden davacının haklarının da bu yasal düzenleme kapsamında korunması gerekmektedir.  Somut olayda, davalı şirketin bir kısım genel kurul kararlarında davacı imzalarının davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle genel kurul kararlarının yokluğuna ilişkin  karar verildiği, eldeki davada bu davanın bekletici mesele yapıldığı görülmektedir. Söz  konusu mahkeme kararı ve dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; davacının haklarının korunması, şirket malvarlığının muhafazası için davalı şirket adına kayıtlı iki adet  taşınmazın  satışının önlenmesi amacıyla kayıtlarına ihtiyati tedbir konulması talebi dava konusuna ilişkin olduğu gibi, istenilen tedbir, esas talep sonucuyla sıkı sıkıya bağlantılı niteliktedir. Davalı şirket iki ortaklı olup payların eşit olduğu, şirket ortakları arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, şirket kararlarındaki davacı adına atılan bazı imzaların sahteliğine dair -kesinleşmemiş olsa da- mahkeme kararı bulunduğu, davalı şirket sözleşmesine göre faaliyet konusunun taşınmaz ticareti olmadığı, böyle bir tedbirin şirket faaliyetlerine zarar verme ihtimalinin zayıf olduğu dikkate alındığında, davacının haklarının korunması için davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Bu durumda Dairemizce ilk derece mahkemesi ara kararının  kaldırılarak,  davalı şirketin ana sözleşmesine göre ana faaliyet konusunun taşınmaz alım satımı ve inşası da olmadığı nazara alınarak bahsi geçen taşınmazların satışının önlenmesi  yönündeki  ihtiyati tedbir talebin kabulüne dair karar verilmesi gerekmiştir. Öte yandan,  Mahkemece verilen 04.12.2024 tarihli tefrik kararı sonrasında yeni esas alan eldeki dava dosyasında  davalı taraf sadece ... ... San.ve Tic. Ltd. Şti. olmasına rağmen,  istinafa konu 29.05.2025 tarihli ara karar başlığında diğer davalılara yer verilmesi de doğru olmamış ve yeniden karar verilirken bu  husus dikkate alınarak karar başlığı düzenlenmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 29.05.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, teminat karşılığında  şirket malvarlığının muhafazası için davalı şirket adına kayıtlı iki adet  taşınmazın  satışının önlenmesi için kayıtlarına teminat karşılığında  ihtiyati tedbir konulmasına dair  aşağıdaki karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 29.05.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin TTK'nın 636/4 ve  HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca kabulü ile Davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olması hâlinde; tapunun  Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesi, Yassıhüyük mahallesi, Ortaseki mevkii, ... pafta, ... Ada, 8 No'lu parselde kayıtlı taşınmaz ve yine  tapunun Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesi, Yassıhüyük mahallesi, Ortaseki mevkii, ... pafta, ... Ada, 1 No'lu parselde kayıtlı iki adet  taşınmazın tapu kayıtlarına, üçüncü şahıslara satış ve devirlerinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına,2-HMK'nın 392.maddesi uyarınca takdiren 1.000.000 TL  nakdî teminatın ilk derece mahkemesi veznesine yatırılması yahut aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ilk derece mahkemesine ibrazı hâlinde, kararın yerine getirilmesi için gerekli işlemlerin ilk derece mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğünce yapılmasına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;  615,40 TL  istinaf peşin harcının ise talep hâlinde davacıya  iadesine,4-İstinaf kanun yolu için taraflarca yapılan giderlerin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle  birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın   kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;<br>HMK'nın 352/1.b.2. ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 18.09.2025 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU : HMK'nın 391/son ve  362/1.f maddeleri uyarınca karar kesindir.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"340bedb35213d76c","SID":"bcce2867b5e966fd"}}