{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/778 - 2025/1863<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/778 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1863<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/60 Esas - 2024/75 Karar<br><br>ASIL DAVA<br>DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 02/02/2021<br><br>BİRLEŞEN DAVA\t\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2021/363 Esas<br><br>DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVA TÜRÜ\t\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 08/07/2021<br><br>BİRLEŞEN DAVA\t\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2023/18 Esas<br><br>DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVA TÜRÜ\t\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 11/01/2023<br>KARAR TARİHİ\t\t: 06/11/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 26/11/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirket ile davacı arasında 30.04.2020 tarihli SRN002-rv2 fiyat teklifinin karşılıklı mutabakat sağlanarak imzalanması sonucu çeşitli vanaların satımı hususunda ticari sözleşme ilişkisi kurulduğunu, iş bu satış sözleşmesine ilişkin davacı şirket tarafından 360.337,08 TL tutarlı fatura, 309.280,22 TL tutarlı fatura ve 188.615,44 TL tutarlı fatura olmak üzere toplamda üç adet fatura tanzim edildiğini, iş bu anlaşmaya istinaden davacı şirket tarafından üretilen vanaların eksiksiz ve hatasız olarak davalı borçlu şirkete davacı şirketin İzmit'te yer alan fabrikasına teslim edildiğini, davacı şirket tarafından teslimatı yapılan tüm vanaların davacı şirket bünyesinde defalarca kez teste tabi tutulduğunu ve onaylandığını, sözleşme gereği üzerine düşen sorumluluklarını davacı şirketin tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini fakat  davalı şirket tarafından bakiye borçların ödenmediğini, davacı şirket ile davalı şirketin bu borçlar için iletişime geçtiğini fakat borçlu şirket tarafından borcun ödenmediğini, davalı tarafa bu hususta ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye cevap verilmediğini ve davalı tarafından bu borcun kabul edildiğini, davacı şirketin bu hususta Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2021/857 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalı tarafın iş bu takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, borçlu şirketin mal kaçırma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, bu durumda davacı şirketin alacağını tahsil etmesinin imkansız hale geleceğini, tüm bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte belirtilen faiziyle devamına, davalı borçlu şirketin alacağın %20'sinden az olmak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı borçlu şirket adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin uzun yıllardır  ticari hayatın içinde bulunan başarılı ve prestijli firma olduğunu, bu kapsamda davalı şirketin İzmit Tank Çiftliği sandıklı pompa istasyonu arası yüksek basınçlı hat vanalarının değişimi işini üstlendiğini, bu projede yer alan 55 adet vananın yapımı işinin ise davacı şirkete verdiğini, toplamda 683.992,00 TL bedele anlaşma yapıldığını, vanaların yapım süreci esnasında davacı şirkete 25/08/2020 vade tarihli 353.116,00 TL çek, 25/10/2020 tarihli, 229.320,00 TL çek, 15/11/2020 vade tarihli 101.556,00 TL bedelli çeklerin verildiğini, davacı şirket tarafından üretilerek tarafların verilen vanaların Milli Savunma Bakanlığı'na verildiğinde 3 adedinin hatalı olduğunun anlaşıldığı, bu durumun ihale veren Milli Savunma Bakanlığı'nca tutanakla tespit edilerek taraflarına yazılı olarak bildirildiğini, bunun üzerine Urla 2. Noterliği'nin 18/12/2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarın keşide edilerek vanaların kullanıma uygun hale getirilmesi, değiştirilmesi ve onarımının talep edildiğini, davacı tarafın ise Başiskele 5. Noterliği'nden 23/12/2020 tarihli, ...yevmiye numaralı ihtarname ile vanaların ayıplı olduğunu kabul etmediklerini bildirdikleri, davacı şirketin ayıbı kabul etmemesi üzerine taraflarınca arabuluculuk süresinin başlatıldığını, davacı şirketin bakiye alacağı olduğu iddiasıyla Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2021/857 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, taraflarınca icra takibine itiraz edildiğini, tüm bu süreç devam ederken davacı şirketin teslim ettiği vanalardan 5 adedinin daha daha arızalı olduğunun taraflarına bildirildiğini, buna ilişkin ayrıca dava sürecinin de başlatıldığını, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına da itiraz edildiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu, tüm bu nedenlerle; ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, tüm hatalı vanalarla ilgili ihtar ve arabuluculuk süreci nihayete erdirildiğinde açacakları alacak davası nedeniyle bu davanın esasına girilmeyerek bekletici mesele yapılmasına, borçlu olmadıklarının tespitine, haksız başlatılan icra takibi nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/363 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, Milli Savunma Bakanlığı Lojistik Genel Müdürlüğü Nato Güvenlik Yatırımlar Daire Başkanlığı İzmit Tank Çiftliği ile sandıklı pompa istasyonu arası yüksek basınçlı hat vanalarının değişimi işini, ihale yolu ile üstlendiğini, davacı, bu ihale kapsamında vanaların yapılması için, davalı ile anlaştığı, tarafların karşılıklı olarak imzaladığı fiyat teklif şartnamesi ve ödeme planı ile toplam 683.992,00 TL bedelli  vanaların yapılması için mutabık kalındığı, vanaların yapım süreci esnasında Goodvalf şirketine 25.08.2020 vade tarihli 353.116,00 TL çek, 25.10.2020 tarih 229.320,00 TL çek, 15.11.2020 vade tarihli 101.556,00 TL çek verildiğini, bedellerin hepsi  anlaşıldığı  şekilde 643.992,00 TL olarak Godvalf Ltd.Şti. Ne ödendiğini, Goodvalf şirketi tarafından üretilerek verilen vanalar Milli Savunma Bakanlığına teslim edildiğini ancak bir süre sonta üç 3 adet vananın hatalı olduğu, ihale veren Milli Savunma Bakanlığınca tutanakla tespit edilerek taraflarına yazılı olarak bildirildiğini, bu durum üzerine Urla 2. Noterliğinden 18.12.2020 tarilı,... yevmiye numaralı ihtar keşide edilerek vanaların kullanıma uygun hale getirilmesi, değiştirilmesi, onarımı talep edildiği, Goodvalf firması ise, Başiskele 5. Noterliğinden 23.12.2020 tarihli ...yevmiye numaralı mukabil ihtarname ile vanaların ayıplı olduğunu kabul etmediği gibi bakiye alacakları olduğunu iddia ederek ödeme talebinde bulunduklarını, davalı şirketin ayıplı ürünlerin eski hale getirilmesi veya değiştirilmesi işlemini yapması gerekirken alacaklı olduğu iddiasıylı Kocacli 8. İcra Müdürlüğü 2021/857 Esas dosyası ilc 174.319,96 TL.üzerinden icra takibi başlattıklarını, dosyaya borçları olmadığı için itiraz edilerek takip durdurulduğunu,  davalı taraf icra takip dosyasına yapılan itirazın kaldırılması amacıyla Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/60 Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz istemli itirazın iptali davası açtığını, ilgili mahkeme faturaya dayalı ilamsız icra takibi için ihtiyati haciz kararı vermediğini, ihale kapsamında davalının 55 adet imal ettiği vananın şu an için dokuz 9 adedi hatalı ve arızalı olduğunu, vanaların yapımı eksik işlerin giderilmesi,sahada kontrol ve tamiri, başka bir firmaya yaptırtılmak zorunda kalındığı, bu nedenle davacı şirket tarafından ilgili şirkete 106.200,00 TL ödeme yapıldığını, Goodvalf firmasının kendi işleminden kaynaklanan hatalar nedimiyle bu bedeller ödenmek zorunda kalındığını, buna sebebiyet vermesi nedeniyle ortaya çıkan zarar ziyanı karşılamak zorunda olduğunu, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/60 Esas sayılı dosyasından haksız ve hukuki mesnetten yoksun ihtiyati haciz kararı verildiğini, davacı tarafa bugüne kadar yaptıkları işin karşılığı 683.992,00 TL ödeme yapıldığını, ancak dava dilekçesi ve ihtiyati haciz talebi sanki işlerin karşılığının tamamı 174.319,00 TL olup hiç ödeme yapılmamış gibi bir intiba yaratıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava,alacak,hak ve taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla 106.200,00-TL'nin taraflarına ödenmesi, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari ilişkilere uygulanan en yüksek ticari avans faizi işletilerek, alacaklarının varlığına hükmedilmesini, davacı şirketin ihale kapsamında kazanacağı kar kaybı, devlet tarafından alıkonulması muhtemel teminat bedelleri,şirket tarafından ilerde ortaya çıkacak masraf ve kesilecek cezalara yönelik alacak davası ve fazlaya lişkin her türlü hakları saklı tutulmasını, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/60 Esas sayılı dava dosyası ile açtıkları bu davanın birleştirilmesini, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen Kocaeli 1. ATM'nin 2021/363 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30.04.2020 tarihli SRN002-rv2 Fiyat Teklifinin karşılıklı mutabakat sağlanarak imzalanması sonucu çeşitli vanaların satımı hususunda Ticari Mal Satış Sözleşme ilişkisi kurulduğunu, anlaşma gereği toplamda 3(üç) adet fatura tanzim edildiği ve davalı borçlu şirket tarafından 8 günlük itiraz süresinde itiraz edilmemesi ile faturalar kesinleştiği, anlaşma gereği müvekkili şirket tarafından üretilen vanalar eksiksiz ve hatasız olarak davacı şirkete davalı şirketin İzmit’te yer alan fabrikasında teslim edildiği, işbu teslimata ilişkin davacı şirket tarafından ve ayrıca taraflarınca imzalanan sevk irsaliyeleri sunulduğu, davalı şirketin teslim ettiği vanaların defalarca testten geçtiğini, testlerde Milli Savunma Bakanlığı Nato Güv. Yat. D.başkanlığı yetkili temsilcisi, müşavir firma Tümaş Türk Müh. Müş. ve Müt. A.Ş. temsilcisi, borçlu şirket seren alt yapı ve kazı inş. taah. tic. ltd. şti. temsilcisi, davalı şirket Goodvalf Vana Makina Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. temsilcisi ve ayrıca Klaslama ve Uygunluk Değerlendirme Kuruluşu olan bağımsız üçüncü taraf Türk Loydu U.D.H. A.Ş. tarafından teste tabi tutularak tüm testlerden geçmiş eksiksiz ve tam olarak ürünlerin teslimi sağlandığını, davalı şirketin bakiye borca istinaden borçlu şirketin herhangi bir ödeme yapmayacağı noktasında kuşkuları ihtarname ile netleştiğinden,  taraflarınca açık hesap ilişkisine dayalı alacak/cari hesap ekstresine dayalı alacak için Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2021/857 E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıklarını, borçlu şirket tarafından borcun tamamına itiraz edildiğinden takip durdurduğunu, bu nedenle Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2021/60 E. Sayılı dosya ile İhtiyati haciz talepli itirazın iptali davası açıldığını, ihtiyati Haciz kararı ile birlikte dava süreci devam ederken davacı şirket tarafından ise teslim etmiş oldukları 55 vanadan 9 adedinde hatalar olduğu ve bu hataların taraflarından kaynaklanması sebebi ile zararları olduğu ve bundan davalı şirketin sorumlu tutulması gerektiği iddiaları ile işbu dava açılmış olup  tüm iddiaların haksız, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Birleşen mahkememizin 2023/18 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Milli Savunma Bakanlığı Lojistik Genel Müdürlüğü Nato Güvenlik Yatırımları Daire Başkanlığı İzmit Tank Çiftliği ile sandıklı pompa istasyonu arası basınçlı hat vanalarının değişimi işini ihale yolu ile üstlendiğini, davacının bu ihale kapsamında vanaların yapılması için davalı davalı şirket ile anlaştığını, tarafların karşılıklı olarak imzalatığı fiyat teklif şartnamesi ve ödeme planı ile toplam 683.992,00 TL bedelle vanaların yapılması için mutabık olduklarını, vanaların yapım süreci esnasında davalı şirkete 25/08/2020 vade tarihli 353.116,00 LT çek, 25/10/2020 229.320,00 TL çek, 15/11/2020 vade tarihli 101.556,00 TL çek verildiğini, bu bedelleri hepsinin anlaşıldığı şekilde 683.992,00 TL olarak davalı şirkete ödendiğini, davalı şirket tarafından üretilen vanaların Milli Savunma Bakanlığı'na teslim edildiğini, ancak bir süre sonra vanalardan birinin daha hatalı olduğu, hale veren Milli Savunma Bakanlığı'nca tutanakla tespit edilerek taraflarına yazılı olarak bildirildiğini, ürelin vanaların hatalı ve ayıplı olduğunu, bunun değiştirilmesi için davalı şirket ile iletişime geçildiğini, davalı şirketin üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirmediğini davacı şirketin maddi ve manevi olarak zor durumda kaldığını, tüm bu nedenlerle; 64.334,00 TL'nin taraflarına ödenmesine, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari ilişkilere uygulanan en yüksek ticari avans faizi işletilerek alacağın varlığına hükmedilmesine, davacı şirketin ihale kapsamında kazanacağı kar kaybı, devlet rarafından alıkonulması muhtemel teminat bedelleri, şirket tarafından ilerde ortaya çıkacak masraf ve kesilecek cezalara yönelik alacak davasını ve fazlaya ilişkin her türlü dava haklarının saklı tutulmasına, ihtiyati haciz kararının kaldırılması hususunun yeniden değerlendirilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen mahkememizin 2023/18 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ilişkin vana hakkında usule uygun ayıp ihbarının yapılmadığını, taraflarınca dava dilekçesi incelendiğinde hangi vanaya ilişkin olarak davanın açıldığının taraflarınca anlaşılmadığını, davalı şirketin her ne kadar davacı şirket ile ticari ilişkilerini sürdürmek istemese de yaptığı işin arkasında olan ve alanında yetkin itibarlı bir firma olduğundan nato yetkili personellerinin ricası üzerine davacı şirkete yeni bir vana sayışı ücreti karşılığında yaptığını, nato yetkili personellerinin de müvekkili şirket gibi iş bu alanda herhangi bir bilgisi olmayan davacı firmayla bir daha çalışmayacakları konusunda hem fikir olduklarını davalı şirkete ilettiğini, davalı şirketin hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen yeni bir vana satışı yaptığını ve ancak yine de dava konusu edildiğini, ortada bir kusur varsa da davacı şirketin kendi kusurundan kaynaklandığını, sözleşme konusu vanaların tüm ayıplardan ari olarak teste tabi tutularak ve sertifikalandırılarak davalı şirketin İzmit'te yer alan fabrikasına teslim edildiğini, nakliye ve montajın davacı şirkete ait olduğunu, vanalar ile ilgili bahsi geçen problemlerin nakliye, saklama ve muhafaza koşulları, uygunsuz montaj, sahadaki montaj yapan personellerinin yetersizliği ve bilgisizliğinden kaynaklandığının şüpheden vareste olduğunu, zarara sebebiyet verenin davacı şirketin bizzat kendisi olduğunu, zira müvekkili şirket tarafından ihtarnamelere olumlu cevap verildiğini, tüm bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Asıl davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE, birleşen Kocaeli 1. ATM'nin 2021/363 Esas ve Mahkememizin 2023/18 Esas sayılı davalarının ayrı ayrı REDDİNE, <br>2-Asıl dava bakımından davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2021/857 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 174.240,00 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, <br>3-Asıl dava bakımından alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 174.240,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,<br>4-Asıl dava bakımından işlemiş faiz talebinin reddine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı asıl davalı birleşen davalar davacısı Seren Alt Yapı ve Kazı İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Asıl davalı birleşen davalar davacısı Seren Alt Yapı ve Kazı İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı hükme esas alınamayacak bilirkişi raporları ile beyanları esas alınmadan hüküm kurduğunu, 07.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda, bilirkişiler dosya üzerinden inceleme yaptıklarını beyan ederek vanalarda kusur olmadığını saptadıkları iddiasında bulunduklarını, vanaları yerinde incelemeden, Milli Savunma Bakanlığı tutanaklarını irdelemeden dosya üzerinden verilen raporun hatalı olduğu aşikar olduğunu,  03.01.2024 tarihli raporda bilirkişiler 5 vanada imalat hatası olduğunu aşikar bir şekilde beyan etmelerine rağmen sonuç ve kanaat bölümünde farklı görüş bildirmelerinin anlaşılamadığını, sonuç olarak bilirkişiler vanaların arızalı olduğunu kabul etmekte ancak hukuki değerlendirme yaparak süresinde bildirimde bulunulmadığı gibi yerinde olmayan beyanlarla hukuki mütalaa verilmekte yerel mahkemede bu rapora göre hüküm kurduğunu, konusunda uzman kişilerce, MSB tutanakları ile hatalı olduğu sabit olan vanaların yerinde inceleme yapılarak değerlendirme yapılması gerekirken, yerel mahkeme kendi içinde çelişkili bu rapora dayanarak karar verdiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Asıl davacı birleşen davalar davalısı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; vanaların ayıpsız teslim edildiği alınan bilirkişi raporuyla da açıkça ortaya koyulduğunu, ayıp iddiları soyut olarka ortaya atılmış iddiadan öteye gidemediğini, her ne kadar yerel mahkemece asıl dava yönünden icra takibi ile işlemiş olan faiz taleplerinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olsa da reddedilen meblağın 79,96 TL olması sebebiyle usul ekonomisi ilkesi gereği tarafımızdan istinaf yoluna başvurulmadığını, dava konusu edilen ayıplı olduğu iddia edilen vanaların davacı şirket tarafından teslim edilen vanalar olup olmadığı bile dosya kapsamında şüpheli olduğunu, zira raporda belirtildiği üzere msb tutanakalarında da seri numaraları belirtilmeden tutanaklar tutulduğunu, dava konusu edilen vanaların müvekkil şirket tarafından teslim edilen vanalar olduğu kabul edildiğinde dahi vanalarda teste tabi tutularak sertifikalandırılarak teslim edilen vanaların kusurlarının yüksek oranda montajdan kaynaklı olacağı bilirkişi raporuyla ispatlandığını beyan ile; karşı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  01/02/2024 Tarih - 2021/60 Esas - 2024/75 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl dava,  alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi, birleşen davalar ise alacak istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verildiği, karara karşı  asıl davalı birleşen davalar davacısı Seren Alt Yapı ve Kazı İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-Asıl dava yönünden yapılan istinaf incelemesinde;<br> Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirketin davalıya 30.04.2020 tarihli sözleşmeye istinaden vana satışında bulunduğunu, satışa ilişkin faturaların düzenlendiğini ve malların davalıya teslim edildiğini, davalının teslim edilen ürünlerin bir kısmının bedelini ödediğini; ancak 174.319,00 TL bakiye borcu ödemediğini, bu nedenle Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2021/857 Esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, bu itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmaktadır.<br>Davalı savunmasında;  davacıdan alınan malların bir kısmında ayıp bulunduğunu, teslim edilen vanaların bazılarının kullanılmaz durumda olduğunu, teslim edilen vanaların bedellerinin ödendiğini, davanı haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.<br> Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava ve takibe konu edilen faturalarda ki ürünlerden 3 adet vananın ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının, alacağın cari hesaptan kaynaklı olduğu bildirildiğinden, talep edilen miktarın maddi gerçeğe uygun düşüp düşmediği, dolayısıyla davalının aleyhine yürütülen takibe yapmış olduğu itirazın haksız olup olmadığı noktasında toplandığı ve davanın itirazın iptali davası olduğu tespit edilmiştir.<br>İcra Takibine İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur (2004 sayılı kanun 62.madde). Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir (2004 sayılı kanun 67.madde).<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br> Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır (HGK 2017/(19)11-1309 Esas.  2021/377 Karar).<br>İtirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222-(3) maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. <br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir.<br>Dava konusu faturaların düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.<br>Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" hükmünü haizdir.<br>Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.<br>6102 sayılı TTK’nın  23. maddesine  göre fatura  düzenlenmesi  için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.<br>Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.<br>Tek  başına  fatura  düzenlenmesi  akdi  ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197   k. Sayılı ilamı). Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı).<br>Eldeki davada; davacı taraf davaya konu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise faturalara konu malların bir kısmının ayıplı olduğunu savunmuştur.<br>Az yukarıda açıklandığı üzere; itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, davacı taraf faturaya konu ticari ilişkiyi ve faturaya konu hizmeti karşı tarafa verdiğini ispatla yükümlüdür. Dosyaya gelen tarafların defterlerinin incelenmesi sonucu tanzim edilen raporlara göre; dava konusu vanalarda herhangi bir kusur olmadığı, davacı tarafından davalıya düzenlenen 3 adet 858.232,94 TL tutarındaki faturaların davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacıya verilen 3 adet 683.992,00 TL tutarındaki çeklerin davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, çek bedellerinin ödendiği, davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacağının 174.240,94 TL olduğu, takip tarihi itibariyle davacı alacağının ana para tutarı 174.240,94 TL ve hesaplanan faizin 79.96 TL  olmak üzere toplam 174.320,90 TL olduğu, davalı defterlerine göre;  davalının davacıya borcunun 68.040,94 TL olduğu, iki tespit arasındaki farkın davaya konu vanaların tamiri için davalı tarafından ödenen 106.200,00 TL'nin davalı kayıtlarında davacı borcundan çıkarılarak hesaplama yapılmasından kaynaklandığı, teknik incelemede davacı tarafından teslim edilen vanaların hatalı olduğuna ilişkin somut bir belgenin dosyada bulunmadığı, ( yapılan tamir işleminin davacıdan satın alınan vanalardan hangilerinde yapıldığının dosya kapsamıyla sabit olmaması) davalı tarafın ayıplı mal iddiasını somut bir teknik raporla desteklemediği, dosya arasına alınan bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya  174.240,94 TL bakiye borçlu olduğu, bu tutarın ödenmediğinin tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, dosya kapsamına ve defter kayıtlarına uygun olarak hazırlandığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun, denetlemeye elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporları ve dava dilekçesi doğrultusunda davanın kabul edilmesinde ve davaya konu alacağın likit olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne mahkemece karar verilmesi isabetlidir.<br>2-Birleşen davalar yönünden yapılan istinaf incelemesinde; <br>Birleşen davalarda davacı vekili; müvekkilinin davalıdan vana satın aldığını, teslim edilen vanaların bir kısmının ayıplı olduğunu, ayıplı vanaların üçüncü bir firmaya tamir ettirildiğini,  tamir için ödenen bedellerin  davalı satıcıdan tahsili gerektiğini belirterek birleşen 2023/18 Esas sayılı dosyadan 64.334,00 TL, birleşen 2021/363 Esas sayılı dosyadan 106.200,00-TL alacağın faiziyle tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.<br>Davalı savunmasında; davacının teslim aldığı vanaların uzun süre kullanıldığını, teslim sırasında herhangi bir ayıp bildirimi yapılmadığını, davacı tarafından ileri sürülen tüm iddiaların haksız, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.<br><br>Birleşen Kocaeli 1. ATM'nin 2021/363 Esas  ve  2023/18 Esas sayılı dosyalarında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki asıl dosyadan ziyade 7 adet  vananın ayıplı olup olmadığı, davacı birleşen dosya davalısının imalatı sözleşme ve şartnamelere uygun olarak yerine getirip getirmediği, ürünlerdeki sorunların montajdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı bu kapsamda davalı birleşen dosya davacısının bakım ve tamire harcadığı bedeli karşı tarafa tahmil etmek istemekte haklı olup olmadığı  noktasında toplandığı ve davaların  alacak davası olduğu anlaşılmaktadır.<br>Eldeki davada; dosya kapsamındaki faturalar, sevk irsaliyeleri, taraf beyanları, bilirkişi raporu, ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; 30/04/2020 tarihli SRN002rv2 numaralı fiyat teklifinin taraflarca imzalanması üzerine taraflar arasındaki mal alım sözleşmesinin kurulduğu, sözleşme kapsamında teknik özellikleri belirlenen 55 adet muhtelif mahiyetlerdeki vanaların  sözleşmeye ekli şartnamelere göre üretilerek alıcıya teslim edilmesi, bunun karşılığında satıcıya toplam 93.955USD ödenmesi hususlarında anlaşma sağlandığı, dava konusu vanaların davalı tarafından davacıya teslim edildiği, davacının teslimden yaklaşık 1 ile 2 yıl arası süreyle vanaları kullanıldığı, davacı tarafından ayıba ilişkin yazılı bir ihbarın süresinde yapılmadığı, davacının sunduğu tamir faturalarının üçüncü kişiyle arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı anlaşılmıştır.<br> Dosya arasına alınan bilirkişi raporlarında; sözleşmeye konu edilen vanalarda üretim hatası bulunduğunu ilişkin somut teknik veri saptanmadığı, Goodvalf, Seren Alt Yapı, Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Loydu gözetiminde yapılan deney ve testlerde seri numaraları  tablo olarak verilen vanalarda herhangi bir kusur olmadığı, daha sonra ayıplı olduğu iddia edilen vanalarda bizzat mahkeme yolu ile tespit yapılması gerektiğinin bildirildiği, teslim edilen ürünlerin ayıplı olduklarının anlaşılması için usulüne uygun tutulan tutanağın, mahkemece yapılan delil tespitinin bulunması gerektiği, oysa dava dosyası kapsamında sunulan ve temin edilen belgeler arasında ayıp bulunduğunu gösterir yazılı bir belge olmadığı, Seren Alt Yapı Şirketi'nin ayıp ihbar sürelerine riayet etmediği, vanaların tesliminden 1-2 yıl sonra ayıplı olduklarından dolayı itirazda bulunduğu, Goodvalf Şirketi tarafından teslimi gerçekleşen ürünlerin uygulama sırasındaki hatalardan kaynaklı olarak bir takım sorunların ortaya çıkmış olabileceği, dava konusu ürünlerin MSB yetkilileri ile akredite bir kurum olan Türk Loydu yetkilileri tarafından Goodvalf Şirketi'ne ait tesiste teste tabi tutuldukları, yapılan testlerde ürünlerde bir kusur bulunamadığı gibi bazı testlerde test cihazının çalışmaması nedeniyle sonuç alınamadığı, ürünlerin uygulamasının yapıldığı İzmit, Afyon, Sandıklı vs. noktalarda ürünlerin montajı ve sonrasında bir takım sorunların çıktığı ihale dosyasındaki tutanaklardan ve resmi yazışmalardan anlaşılsa da sorunların inşaat ve montaj ile ilgili kısımlarının yargılamanın konusunu oluşturmadığı, valf çukurundaki sorunlar ile imalat sorunlarının bir kısım tutanakların konusunu oluşturduğu, ancak tutanaklarda ürünlerin seri numaraları bildirilmediğinden hangi vanalardan kaynaklı olarak sorun yaşandığının belirlenemediği, Seren Alt Yapı Şirketi tarafından teslim edilen ürünlerin uygulamasının ne şekilde yapıldığının ve yaşanan problemlerin açıkça ne olduğunun dosya kapsamından anlaşılamadığı şeklinde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür.<br>\tDosya arasına alınan dava dışı Milli Savunma Bakanlığı ile birleşen dosya davacısı şirket arasında gerçekleşen ihale dosyasının yapılan incelemesinde; 28/02/2022 tarihli \"kesin kabul eksik ve kusurlu işler tamamlandı\" başlıklı tutanakla Afyon ili Sandıklı ilçesinde bulunan AE-5 istasyonundaki vananın flanş bağlantı noktasında meydana gelen yakıt kaçağının kaynak yapılmak suretiyle onarıldığının belirtilildiği, tutanakta hangi seri numaralı vanaya ilişkin işlem yapıldığının belirtilmediği, bunun yanında kaçağın imalattan mı yoksa montajdan mı meydana geldiğinin belirlenmediği,  yine, 16/11/2021 tarihli \"kesin kabul eksik ve kusurlu işler tamamlandı\" başlıklı tutanakta AE-5 Sandıklı istasyonunda bulunan vananın şanzıman gövdesinin silindirin çevrilmesiyle hareket ettiği ve yakıt kaçağına sebebiyet verdiği belirtilerek kaynak yapılmak suretiyle onarım yapıldığı belirtilmişse de, meydana gelen hasarın sebebinin net olmadığı, 17/11/2021 tarihli kesin kabul tutanağında, İzmit'te bulunan hat vanasında eksikler tespit edilmiş ise de montajdan 1 yıl sonra meydana gelen paslanmaların tutanak altına alındığı, ilgili malzemenin Goodvalf Şirketi'nden alınan ürünler olup olmadığı hakkında bir kanaate varılmamıştır.<br>Eldeki davada, dosya kapsamına, taraf beyanlarına, ticari defter ve belgelerine göre; taraflar arasında satım sözleşmesinden kaynaklanan bur hukuki ilişki bulunduğu sabittir. Davalı tarafından düzenlenen sevk irsaliyeleri dosya kapsamında mevcut olup, teslim ve kabul hususlarında taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Asıl dosya davalısı/ birleşen dosyalar davacısı teslim edilen vanaların ayıplı olduğunu ileri sürmüşse de; bu iddiasını, somut, teknik bir raporla veya zamanında yapılmış bir ayıp ihbarı ile ispatlayamamıştır. Dosya arasına alınan bilirkişi raporlarında vanaların üretim hatası veya kullanım amacına uygun olmadığı yönünde bir tespitin bulunmadığı görüldüğünden ilk derece mahkemesince, birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br><br>Gerekçeli karar başlığında; birleşen davaların dava tarihlerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak Asıl davalı birleşen davalar davacısı Seren Alt Yapı ve Kazı İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Asıl davalı birleşen davalar davacısı Seren Alt Yapı ve Kazı İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Asıl dava yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 11.902,33 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.976,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.926,33 TL istinaf karar harcının istinaf edenden alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-Birleşen davalar yönünden; bakiye 375,60 (2 x 187,80 TL) harcın istinaf edenden alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>4-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, <br>5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9aa6480b74dddc48","SID":"76b5696a7855ad5f"}}