{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi:08/02/2023<br>Davanın Türü:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesi)<br>Dava Tarihi:06/05/2016<br>Karar Yazım T:14/10/2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacı iş sahibi ile davalı yüklenicinin, davacıya ait mutfağın malzemeleri ile birlikte projesine uygun olarak 65.000,00 TL bedel karşılığında yapımı konusunda anlaştıklarını, davalı yüklenicinin edimini eksik ve ayıplı yerine getirmesi nedeniyle Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, bu tespit neticesinde alınan bilirkişi raporuyla işlerin büyük bir çoğunluğunun sözleşmeye göre eksik, ayıplı ve projesine aykırı olarak yapıldığının belirlendiğini ileri sürerek taraflar arasındaki sözleşmenin feshine davalının teslim ettiği ürünlerin iadesine, ödenen 20.000,00 TL'nin istirdadına 44.500,00 TL bedelli senetlerin iptaline ve gecikme nedeniyle oluşan zarardan şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, sözleşmenin imzalanmasından sonra 9 adet teslim fişi ile sözleşmeye konu malzemelerin davacıya teslim edildiğini, davacının sözleşmeden sonra ödemesi gereken 25.000,00 TL'yi ödememesine rağmen malzemelerin teslim edilmeye devam olunduğunu, bu esnada davacı tarafından toplam 3 parça halinde 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, geriye kalan kısım için ise senet verildiğini, Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan ... D.İş sayılı tespit dosyasına itiraz ettiklerini, davacının teslim edilen ekipmanların ayıplı olduğunu fark etmesine rağmen teslim almaya devam etmiş olmasının iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığını, teslim edilen ekipmanların eksik ve ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte davacının bu durumu yasal ve makul sürede davalıya bildirmediğini, aksine malzemeleri almaya devam ettiğini ve ödeme yaptığını, hatta kalan bakiyesi için senetler düzenlediğini, tüm bu hususlarla davacının borçtan kurtulmaya yönelik kötü niyetli hareket ettiğinin sabit olduğunu, sözleşmenin 4. maddesine göre teslim tarihinin mutfak fayans bitiminde net ölçü alınarak revize edileceğinin düzenlendiğini, bu nedenle net bir süre vermenin söz konusu olmadığını, sözleşmede fayans bitiminde net ölçü alındıktan sonra revize edileceği kararlaştırıldığından son olarak net ölçü ne çıkarsa davalı firmanın imalatı bu ölçülere göre yapıp bitirdiğini, yapılan işin projesine uygun olduğunu, bilirkişi tespit raporunda sözleşmeye aykırı olarak belirlenen hususun binanın ana yapısının gönyesinde olmamasından kaynaklandığını, eşyaların ikinci el olduğu iddiasını kabul etmediklerini, teslim tarihi ile tespit tarihi arasında ürünlerin ne şekilde kullanıldığının bilinmediğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Dairemizin ortadan kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda İlk derece mahkemesi, taraflar arasında işin yapımına ilişkin sözleşme imzalandığı, davacının 20.000,00.-TL ödeme yaptığı, yine davalıya 30/04/2016 vade tarihli 15.000,00.-TL bedelli, 30/05/2016 vade tarihli 15.000,00.-TL bedelli ve 30/06/2016 vade tarihli 14.500,00.-TL bedelli senetlerin teslim edildiği, davacının, davalının yaptığı işin projeye aykırı eksik ve ayıplı yapılması nedeniyle kullanılamadığını, bu yüzden sökülüp yeniden yaptırıldığını, iş yerinin 3. bir şahsa devir edildiğini ileri sürdüğü, davalı tarafça, işin eksik ve ayıplı olmadığının, davacının işi kabul ettiğinin, herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığının, ödemeye de devam ettiğinin ileri sürüldüğü, taraflar arasındaki sözleşmenin garanti şartları başlıklı 6. maddesine göre 2 yıllık garanti süresi bulunduğundan davacı iş sahibinin ayıp ihbarında bulunmasına gerek olmadığı, eser sözleşmesinde iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanabilmesi için eserin iş sahibinin kabulden kaçınamayacağı oranda veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ve eksik olması gerektiği, mahkemece bu sebeple kaldırma kararından sonra mahallinde bilirkişiler eşliğinde keşif icra edilip, yapılan bu keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında eksik ve ayıplı işlerin tespit edildiği, dava konusu taşınmazda davalı tarafça ayıplı, ölçülerine ve projesine aykırı yapıldığı iddia edilen mutfak ekipmanları bulunmadığından tespit raporu üzerinden değerlendirme yapılıp, yapılan bu değerlendirmelere göre 06/05/2016 olan dava tarihi itibariyle sözleşmede taraflarca kararlaştırılan ölçü ve özellikte olmadığı tespit edilen eksik imalatlarının toplam tutarının 783 EURO (2609,34 TL) olduğu, sözleşmede taraflarca kararlaştırılan ölçü ve özellikte olmadığı tespit edilen olağan muayene ile ortaya çıkabilecek türden ayıplı olan, ayıplı imalat tutarının 411,30 EURO (1.370,65 TL) olduğu, sözleşmede taraflarca kararlaştırılan ölçü ve özellikte olmadığı tespit edilen olağan muayene ile ortaya çıkabilecek türden ve iade gerektirecek miktarda ayıplı olan ayıplı imalat tutarının 2760 EURO (9.197,70 TL) olduğu, toplam eksik imalat, ayıplı imalat ve iade gerektirecek imalat tutarının 13.177,69 TL olduğu, böylelikle eserin iş sahibinin kabulden kaçınamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ve eksik olduğu ispatlanamadığından davacı tarafın sözleşmenin feshi, davalının teslim ettiği ürünlerin davalı tarafça aynen iade alınması ve davacı tarafça ödenen 20.000,00 TL bedelin iadesine yönelik taleplerinin ayrıca sözleşmede herhangi bir teslim süresi belirtilmediğinden geç teslim nedeniyle kar kaybına yönelik taleplerinin reddine karar verildiği, öte yandan davacı tarafça davalıya verilen 30/04/2016 tarihli 15.000,00 TL bedelli, 30/05/2016 tarihli 15.000,00 TL bedelli ve 30/06/2016 tarihli 14.500,00 TL bedelli senetler bakımından açılmış olan ve menfi tespit davasında eksik imalat tutarı olarak belirlenen 13.177,69 TL'nin son vade tarihli senetten düşülerek (14.500,00-13.177,69= 1.322,31 TL) bu senet nedeniyle 1.322,31 TL borcu bulunduğu, böylelikle 14.500,00 TL bedelli senet bakımından 13.177,69 TL borçlu olmadığının tespitine, diğer senetler bakımından ise davacının menfi tespit talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafın sözleşmenin feshi, davalının teslim ettiği ürünlerin davalı tarafça aynen iade alınması, davacı tarafça ödenen 20.000,00 TL bedelin iadesi ve Kar kaybına yönelik taleplerin reddine, menfi tespit talebi bakımından; davacı tarafın davalı tarafa 30/06/2016 vade tarihli 14.500,00 TL bedelli senet bakımından 13.177,69 TL borçlu olmadığının tespitine, diğer senetler bakımından davacının menfi tespit talebinin reddine karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili, taraflar arasındaki sorunun yapılan imalatların kabulünün mümkün olup olmadığı, kabulünün mümkün olması durumunda ise ne kadarının mümkün olduğu noktasında toplandığı, davalının işin ölçülerini tam olarak almadığı, yanlış ölçü alarak işe tam uymadan eline geçirdiği ikinci el parçalardan kullandığı, işin eksik ve ayıplı olarak teslim edildiği, iş yapıldıktan sonra işin sözleşmeye aykırılığına göre davacının durumu karşı tarafa bildirerek işin eksik ve ayıplı yapılması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini söylediği ve henüz ödemediği çeklerin de geçersiz olduğunu beyan ettiği, bunda hiçbir kusurunun bulunmadığı, kusurunun tamamen davalıda olduğu, bir kısmının kabul edilerek parasının istenmesinin işin doğasına aykırı olduğu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davacının tüm senetleri ödediği, senetler hakkında istirdada karar verilmesi gerekirken karar vermediği, malların depoda olduğu, malları vermeye de hazır oldukları gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Davalı vekili, davadan önce alınan tespit raporuna dayalı olarak hazırlanan raporu iddiayı ispata yarar objektif delil niteliğinde olmadığı, yokluklarında yapılan delil tespitine itiraz ettikleri, projesine aykırı yapıldığı iddia olunan mutfak ekipmanlarının bulunamaması nedeniyle münhasıran yokluklarında yapılan ve taraflarınca itiraz edilen tespit raporuna bağlı kalınarak düzenlenen bilirkişi rapor ve ek raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, projesine aykırı yapıldığı iddia olunan mutfak ekipmanlarının bulunamaması ve bu duruma davacı tarafın 3.kişilere yaptığı devrin sebebiyet vermesinin davacı tarafın iddiasını ispata yarar delil sunamadığını gösterdiği, iddiasını ispatlamakla yükümlü olan davacının iddiasını ispatlayamadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.  <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılmış olmasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının  HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>V. KARAR<br>1) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2)Davacıdan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3)Davalıdan alınması gerekli 900,16 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 225,04 TL harcın mahsubuyla bakiye 675,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Dairemize ya da Dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 14/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37ba94d399cd102d","SID":"90f68a28fa8681c7"}}