{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/205 <br>KARAR NO\t: 2025/1205<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2021<br>NUMARASI\t: 2019/1103 Esas -  2021/657 Karar<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil şirketin halı üretim, ihracat ve ithalatı ile iştigal ettiğini, yapılan ticari satımlar nedeniyle keşideci ... tarafından ... A.Ş. Balıkesir şubesi TR36 ... 02 Iban no.lu hesap üzerine 19/10/2019 tarih ve 30.000,00.-TL. bedelli ... seri no.lu çek müvekkil şirket namına keşide edildiğini,  Söz konusu çekin müvekkil şirket yedinde bulunmaktayken şirket yetkilisi tarafından bir başka müşterisine verilmek amacı ile ciro edilerek yine müvekkil şirketin muhasebe departmanına verilmiş ise de, sonradan şirketteki tüm aramalara rağmen bulunamadığını, işbu çek için zayi nedeniyle İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/8 Esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, davaya konu olan 2 det çek hakkında tedbiren ödemeden men kararı verildiğini, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna 2019/14601 numarası ile başvurulduğunu ve 19.12.2019 tarihinde Anlaşmazlık Tutanağı tanzim edildiğini, müvekkillinin davaya konu çekin yasal ve meşru hamili olduğunu, müvekkil şirketin çekte kendi cirosundan sonra cirosu bulunan davalı şahıslara hiçbir tanışıklığı yada ticari ilişkisinin olmadığını, davalı şahıslara hiçbir borcunun bulunmadığını, işbu kayıp çekte müvekkil şirket cirosundan sonra ciranta olarak adı yazılı olan ... adlı kişi ile telefonla sağlanan irtibatta şahsın \"Şanlıurfa'da pazarcı esnafı olduğunu, çek üzerinde yazılmış olan TC kimlik nosunun kendisine ait olduğunu ancak kendisinin böyle bir çeki ciro etmediğini, bu çeke hami olmadığını, bu yazıların ve imzanın başkası tarafından sahte olarak yazılmış olduğunu beyan ettiğini, davalılar hakkında İstanbul Anadolu C.Başsavcılığına 2019/199782 soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, halen soruşturmanın devam ettiğini, fazlaya ilişkin tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; tedbiren çek iptali davasında verilmiş olan ödeme yasağına dair tedbirin işbu mahkemeye sari olmak üzere devamına dair tedbir kararı verilmesini, müvekkili ve çek keşidecisi yönünden davaya konu çek bakımından icra takibi başlatılmasının tedbiren durdurulmasına, dava konusu ... A.Ş. Balıkesir Şubesi üzerine keşide edilen 19.10.2019 tarihli 30.000,00 TL. Bedelli, E1-... seri nolu çekin istirdatı ile müvekkile iadesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalılar davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre somut olayda davacı tarafından yapılan şikayet üzerine başlatılan İstanbul Anadolu CBS'nin 2020/111133 soruşturma sayılı dosyasından çekin arkasında cirosu bulunan ... ve ... çekin arkasında adlarına atfen atılan imzaların kendilerine ait olmadığını, bu çekle hiçbir ilgilerinin olmadığını birbirlerini tanımadıklarını, hiçbir şekilde alış verişlerinin olmadığını beyan etmişlerdir. Yine davalı ciranta ... son ciranta ...'ı da tanımadığını, hiç alış veriş yapmadığını ve karşılığında çek vermediğini kendisinin 3-4 yıl önce Adıyaman ilinden Antalya-Manavgat ilçesine 2 ay önce de İzmir-Karaburun ilçesine taşındığını beyan etmiştir. Mahkememizce çek üzerinde ciroları bulunan her üç kişinin de bulundukları ve yaşadıkları coğrafya ve şehir merkezlerinin farklı olması, ekonomik, sosyal ve ticari durumları, eğitim ve iş durumlarına, hayatın olağan akışına, ticari teammüllere ve davalıların ifadelerine bakıldığında dava konusu çekin davacının rızası hilafına elinden çıktığı, ciro silsilesinin rızaya ve fiili duruma aykırı olduğu, davalılar  ... ve ...'ın isim ve imzalarının rızaları  ve bilgileri dışında çek üzerinde kullanıldığı, çekin açıkça davalı-hamil ... tarafından kötü niyetle iktisap edilmiş olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Binaenaleyh haklı, hukuka uygun ve TMK,2 HMK,190.maddeleri nazarıda ispatlanan davanın davalı-hamil ... yönünden kabulü ile dava konusu ..., Balıkesir Şubesine  ait, keşidecisi ..., lehtarı ...Paz.ve San Tic. Ltd. Şti.,  Balıkesir-19/09/2019 keşide yer ve  tarihli, 30.000,00 TL bedelli, E1-... seri numaralı çekin işbu davalıdan istirdadı(iade) ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ...'ın dava konusu çek ile ilgili hiçbir ilgilerinin görülmemesinin yanında; çek istirdat davasının esasen son hamile karşı açılması gerektiğinden işbu davalılar yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle davanın ayrı ayrı 6100 Sayılı HMK'nın 115/2 maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, aynı kanunun 326/1. Maddesi gereğince tamamen davalı ... sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gereğince  dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda kendisinin hem aracından olduğunu, hem parasını alamadığını ayrıca kendisine borcu karşılığı verilen çeki bankaya götürdüğünü bu nedenle suçlu bulunduğunu, kendisinin mağdur olduğunu, cezaevinde bulunduğundan segbis sistemi üzerinden davaya katılımının istenmediğini bu nedenle savunmasını yapamadığını, çekin arkasında yazılı olan ...'ı tanımadığını, ... ile alışverişi bulunduğunu, ...'ın kendisini tanımadığını söylemiş ise de sattığı ve borcundan dolayı yakalanan aracın kullanımı için kendisine Adıyaman noterliğinden resmi olarak vekalet verdiğini, vekaletin kendisinde olduğunu ancak cezaevinde olması sebebiyle ekte sunamadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı ...'ın çekin yetkili hamili olup olmadığı noktasındadır.Dava konusu çek, dava dışı ... tarafından 19/10/2019 tarihinde dava dışı ...Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine 30.000,00 TL bedelli olarak ... Balıkesir Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar ...Pazarlama, davalı ..., davalı ..., davalı ... tarafından ciro edilmiştir. Çek, davalı ... tarafından  22/10/2019 tarihinde takasa sunulmuş, çek 97 kodla(yasaklı) işlem görmüştür. Davacı tarafça, çekin kaybolduğu veya çalındığını ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çeke ilişkin olarak davalı tarafından İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/8 esas sayılı çek iptali dosyasında bankaya yazılan yazıda çekin ibraz edildiği anlaşılmış ve mahkemece istirdat davası açılması için süre verilmiştir. TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen  bir çek  söz konusu  olup da  hamil  hakkını  790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini  ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Ayrıca TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kimse çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır. Davaya konu çekte, davacının cirosu bulunmakta olup imzası da inkar edilmemiştir. Dolayısıyla çekte düzgün bir ciro silsilesi bulunmaktadır. Bunun yanı sıra davalının, dava konusu çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Ceza soruşturmasında da davalının çeki iktisabında ağır kusurlu davrandığını veya kötüniyetli olduğunu gösterir bir beyan veya tespit söz konusu değildir. İstanbul Anadolu CBS'nin 2020/111133 soruşturma sayılı dosyasında verilen 03/11/2022 tarihli takipsizlik kararında, ibraz edenin çek aslının kendisinde olmadığını beyan ettiği, yapılan tüm araştırmalara rağmen çek aslına ulaşılamadığı, imzaların aidiyeti yönünden objektif olarak tespit yapılamayacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemenin \"davalılar  ... ve ...'ın isim ve imzalarının rızaları  ve bilgileri dışında çek üzerinde kullanıldığı\" şeklindeki kabulünün dayanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki bu isim ve imzaların davalı ... tarafından yapıldığı ya da bilgisinin bulunduğunu ispatlayacak bir delil bulunmamaktadır. Çeklere ilişkin zayi nedeniyle iptal davası açılmış olması da, tek başına, çeki elinde bulunduran davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermez. Bu haliyle davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiği ispat edilememiştir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince Davalı-Hamil ... tarafından çekin kötü niyetle iktisap edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle  Davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br> Davalı ...'ın istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-) 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi gereğince davalı ... ve ...'ın davada taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle (Pasif Husumet Ehliyeti); Davanın işbu davalılar yönünden ayrı ayrı 6100 Sayılı HMK'nın 115/2 maddesine göre DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,2-)Davalı ... yönünden ispatlanamayan davanın REDDİNE,3-)Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile kalan 103,07 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-)325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-)Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 9-)İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b- Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 144,00 TL olmak üzere toplam 306,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025<br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7e18ac00d9d3c6a","SID":"35a20728e1447e07"}}