{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br> İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1007 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1197<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/01/2025<br>NUMARASI\t: 2025/12 Esas, 2025/18 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların alacaklarının varlığını banka ödeme dekontu ve yazılı deliller ile kanıtlaması gerektiğini, davalıların alacaklarının muvazaalı olduğunu, buna rağmen ek sıra cetvelinde belirtilen sıralara alacak olarak kabul edildiğini, alacaklılar toplantısında yüzde seksen ödeme yapanların aynen ifa talebinin kabul edilebileceğine karar verildiği, bu nedenle ek sıra cetvelinde yer alan bu alacaklarınının iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, gayrimenkullerin ayni hak olması nedeniyle aynen ifasının ancak Mahkeme kararı ile gerçekleştirilebileceğini, iflas idaresinin gayrimenkulleri aynen ifa yolu ile vermesinin mümkün olmadığını, Mahkeme kararı olmayan alacakların tapu devirleri yapılamayacağından davalı alacakların ek sıra cetvelindeki alacaklarının iptali gerektiğini, ayrıca söz konusu nedenle tüm ek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, Yargıtay kararlarına göre aynen ifaya iflas idaresinin karar verebileceğini, alacaklılar toplantısında alınan kararlara dayanarak aynen ifa kararı verilemeyeceğini, bu nedenle aynen ifa taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca temlik alacaklılarının aynen ifa talebinde bulanamayacağından, Yargıtay Hukuk Genel kurulu kararı ve Yargıtay kararlarına göre bu alacaklıların aynen ifa taleplerinin sıra cetvelinden iptalini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ikinci alacaklılar toplantısının kesinleşmediğini, kesinleşmeyen alacaklılar toplantısında alınan karara göre tapu devirlerinin yapılmasının mümkün olmadığını, davacının iflas dosyasında alacaklı olduğunu ve davacı tarafından ikinci alacaklılar toplantısının iptali için dava açıldığını, bu nedenle sıra cetvelinin ve tapu devri kararlarını iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, aksi halde bu dosyanın sonucunun beklenmesine, neticeten iş bu dilekçedeki tüm sebeplerle, ek sıra cetvelinin tümünün iptaline, aksi kanaat hasıl olması durumunda ek sıra cetvelindeki davalıların alacaklarının iptaline, davalılara düşen payın, vekalet ücreti ve masraflar dahil davacıya ödenmesine aynen verilmesine, tapu devirlerinin iflas idaresi tarafından hali hazırda yapılıyor olmasının, telafisi güç sonuçlar doğuracağından, ayrıca sıra cetveli kesinleşmeden, iflas idaresi tarafından tapu devir işlemleri yapıldığından, davalılardan, ek sıra cetvelindeki alacaklıların ve iflas dosyasındaki tüm devirlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP <br>Dava dilekçesi davalılara tebliğe çıkarılmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkiyi saptamanın gerekli olduğu, davacının, davalı alacaklıların alacağının varlığına itiraz ettiği ve alacakların muvazaalı olduğunu beyan ettiği, Ticaret Mahkemesinin iflastan sonra İİK 235. Maddesi uyarınca masaya yapılan alacak kayıt talepleri ile ilgili olduğu, bunun dışında alacağın muvazaalı olduğuna ya da olmadığına dair talepler ile ilgili görevli olmadığından uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde İcra Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesi ile görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; iflas dosyalarında alacağın varlığına, muvazaalı olduğuna dair sıra cetvelinin iptali, terkin taleplerine bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, görevsizlik kararının usul ve yasaya, sunulan emsal kararlara açıkça aykırı olduğunu,iflas idaresi tarafından hali hazırda tapu devirleri yapıldığından telafisi güç sonuçlar doğacağından, ayrıca sıra cetveli kesinleşmeden, iflas idaresi tarafından tapu devirleri yapıldığından, davalıların, ek sıra cetveline istinaden tapu devirlerinin tedbiren durdurulmasına ve iflas dosyasındaki tüm tapu devirlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava,  İİK'nun 235. maddede düzenlenen sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.İİK 235. Maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur olduğu düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre müflis şirket hakkında Bakırköy 1. İflas  Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından  düzenlenen ek sıra cetvelinin 21/12/2024 tarihinde ilan edildiği,  işbu davanın  06.01.2025  tarihinde açıldığı, buna göre iş bu davanın  İİK 235. Maddesinde belirlenen hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmıştır. İstinafa konu uyuşmazlık, Mahkemece verilen görevsizlik kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır.İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227; m.16). Şikayet sebeplerinden en önemlisi, bir alacaklının kendisine verilen sıraya itiraz etmesidir (m. 235, IV). Buna göre, alacağı sıra cetveline kabul edilen bir alacaklı, alacağının esas ve miktarına değil de, yalnız alacağına verilen sıraya itiraz ediyorsa, bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirir. Diğer şikayet sebeplerine örnek olarak; sıra cetvelinin açık olmaması, bu husustaki kanun hükümlerine (İİK'nın m.233-234) uyulmamış olması, sıra cetvelinin ilan edilmemiş olması, masaya yazdırılmış olan bir alacağın unutulmuş olması, masa alacaklarının da sıra cetvelinde gösterilmiş olması, reddedilen bir alacağın neden dolayı reddedildiğinin, yani red  sebeplerinin gösterilmemiş olması gösterilebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1329)Bir alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına  (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret  mahkemesine dava açmalıdır. İİK'nın 233. maddesine göre sıra cetvelinde, kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. İİK'nın 235.1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar (kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. Şikayetçi sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumet iflas idaresine yöneltilerek İİK'nın 235. son maddeleri uyarınca icra mahkemesinde ileri sürmelidir. İflas sıra cetvelinde başka bir alacaklının kabul edilen miktar kadar alacağı bulunmadığına ya da sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, şikayet olarak icra mahkemesinde değil, İİK'nın 235.2. maddesi uyarınca sırasına itiraz edilen alacaklıya husumet yöneltilerek dava yolu ile genel mahkemede  (Asliye Ticaret Mahkemesinde) ileri sürülmelidir. (Yargıtay23. Hukuk Dairesinin 27.01.2016 tarih 2015/4147 E. 2016/408K. Sayılı ilamı) Somut davada, davacının iddiası, ek sıra cetveline kaydedilen davalıların alacağının terkin edilmesi talebini içerdiğinden,  iş bu davada İİK'nın 235/2 maddesi uyarınca iflasa karar verilen yerdeki Asliye Ticaret mahkemesi görevlidir. Bu nedenle Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi isabetli olmamıştır.Diğer taraftan davacı vekili istinaf dilekçesinde sıra cetveli kesinleşmeden, iflas idaresi tarafından tapu devirleri yapıldığından bahisle davalıların, ek sıra cetveline istinaden tapu devirlerinin tedbiren durdurulmasına ve iflas dosyasındaki tüm tapu devirlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı müflisin sıra cetveline istinaden tapu devirleri işlemlerinin tedbiren durdurulmasını istemiştir. Davacının talebi,  davalıların alacağının muvazaalı olduğu iddiasına dayalı kayıt terkin istemini içerdiğinden, kayıt terkin davalarını da, alacağı sıra cetveline kısmen de olsa kayıt edilen bir alacaklının diğer bir alacaklının alacağına veya ona verilen sıraya itiraz için açabileceği dikkate alındığında,  öncelikle davacı ve davalıların alacağının itiraza konu ek sıra cetvelinde kayıtlı olup olmadığına ilişkin dosyaya delil sunulmadığından ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli olan  yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, bu aşamada, yaklaşık ispat koşulu ve HMK'nın 389 vd. maddelerinde ön görülen koşullar oluşmadığından  davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Kaldıki davacı,  sıra cetveline istinaden tapu devirlerinin tedbiren durdurulmasına yönelik HMK'nın 389 ve devamı maddesi gereği tedbir kararı verilmesini her zaman  talep edebilir.  Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 355.maddesi ve HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/12 Esas,  2025/18 Karar sayılı ve 10/01/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/09/2025<br>\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6bf1fc7f21f05307","SID":"112e460286f66d03"}}