{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1907 <br>KARAR NO: 2025/2055<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/06/2025<br>NUMARASI: 2025/260 E. -  2025/643 K.<br>BİRLEŞEN KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2025/284 ESAS SAYILI DOSYASINDA<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 19/11/2025\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/06/2025 tarih ve 2025/260 E - 2025/643  K kararına karşı süresi içinde Birleşen dosya davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının...Limited Şirketi  bünyesinde çalışırken ... tarihinde meydana gelen iş kazasıyla iş göremez oranının %10,3 olduğunun Marmaris İş Mahkemesinin 2021/154 E. 2022/125 sayılı kararıyla tespit edildiğini, ... Limited Şirketi aleyhinde iş kazasından kaynaklı tazminat davası açılmış olduğunu, iş bu davanın Marmaris İş Mahkemesi 'nin 2022/128 E sayılı dosyası ile görüldüğünü ve halen derdest olduğunu, dosyanın son  duruşma ara kararında; Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; Davalı ... Limited Şirketi'nin terkin olup olmadığının, olduysa hangi tarihte olduğuna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin Mahkememize gönderilmesi ilişkin ara karar kurulduğunu, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı doğrultusunda  27.02.2025 tarihinde vekil sıfatıyla kendilerine ... Limited Şirketi'nin terkin  olduğu anlaşılmakla şirketin ihyası istemli dava açılmak üzere süre verildiğini belirterek ... Limited Şirketi 'nin ihyasına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen 2024/855 Esas Sayılı Dava Dosyasında; <br>Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin alacağına kavuşması için davalı ... Limited Şirketi'ni hasım göstererek Marmaris İş Mahkemesine tazminat davası açtıklarını,  Marmaris İş Mahkemesinin davalı şirketin ihya işlemlerini başlatmak üzere iki haftalık süre verdiklerini, yasal sürede dava açtıklarını,  davalı şirketin ihyası için açılan davanın Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/260 esas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesince  davalı şirketin son tasfiye memuru ... hakkında birleştirme talepli dava açılması için kendilerine süre verildiğini belirterek, iş bu açılan davaya birleştirme kararı verilerek yargılamanın 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/260 Esas sayılı dosyasından devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.    <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Asıl ve birleşen dosyada davanın kabulü ile, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı tasfiye halinde ... Limited Şirketi'nin Marmaris İş Mahkemesi'nin 2022/128 esas sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazıyla ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ticaret siciline tescili ve ihyasına, 6102 sayılı TTK’nun 547-2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için birleşen 2025/284 esas sayılı dosyada davalı olan ...’ın (TC. ...) ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memurunun tasfiyeyi eksik tamamladığı anlaşılmakla tasfiye memuru lehine ücret takdirine yer olmadığına, Kararın kesinleşmesine müteakip Kayseri Ticaret Müdürlüğünce kararın tescil ve ilanına,<br>karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğundan dolayı, tasfiye süreci sona ermeden tasfiye toplantısı yaparak şirketin sicilden terkinin sağlayan davalı tasfiye memurunun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gereklidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/06/2014 tarihli, 2014/7827 Esas ve 2014/10350 Karar sayılı emsal içtihadı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2019 günlü, 2019/1184 Esas ve 2019/1548 Karar sayılı emsal kararı). Bu nedenle asıl dosyada Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, birleşen dosyada ise yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Asıl ve birleşen dosyada davanın kabulü ile, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı tasfiye halinde ... Limited Şirketi'nin Marmaris İş Mahkemesi'nin 2022/128 esas sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazıyla ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ticaret siciline TESCİLİ VE İHYASINA,6102 sayılı TTK’nun 547-2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için birleşen 2025/284 esas sayılı dosyada davalı olan ...’ın (TC. ...) ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı  Birleşen dosya davalı ... vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı ... vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 513 uyarınca, ticaret sicilinden terkin edilerek varlığı sona erdirilen bir limited şirketin ihyası davasının, terkin tarihini izleyen beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini, şirketin terkin tarihinin 02/05/2024 olduğunu, davacının, ihya talebini görünürde bu süre içinde açmış olsa da; TTK Madde 507/3 hükmüne göre ihya davasının dayandırılacağı alacağın miktarı ve mahiyetinin kesinleşmiş olması gerektiğini, Marmaris Mahkemesi'ndeki tazminat davasının 27/02/2025 tarihli ara kararda iş göremezlik oranı tespit edilse de, tazminat miktarının henüz esastan kesinleşmediğini, Bu durumda; davacının hak düşürücü süre başvurusunu yapmak için gerekli \"kesinleşmiş alacak\" şartını yerine getirmeden ihya davası açtığını, dolayısıyla, ihya davasının usulden esastan reddedilmesi gerektiğini, HMK Madde 114/1 ve 118/1'e göre, hukuka aykırı fiil veya sözleşmeden doğan alacak davalarında davalının gerçek veya tüzel kişi olarak açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunu, davacının, Marmaris'teki tazminat davasında alacaklının kim olduğunu belirttiğini ancak ihya başvurusunda, şirketin tasfiye memuru olan müvekkiline karşı herhangi bir tebligat yapmadan Ticaret Sicil Müdürlüğü'nü muhatap gösterdiğini, birleşme kararıyla dosya Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne intikal etmiş olsa da, usul gereği ihya davasının yalnızca son tasfiye memuruna yöneltilebileceğini, somut olarak, davacının Marmaris'teki dosyada kesinleşmiş alacak hükmünü onaylı belgeyle müvekkiline tebliğ etmeden ihya davası açtığını, bu nedenle, ehliyet noktasında da eksikliğin mevcut olduğunu ve usulen ret sebebi olduğunu, maddi hukuka göre, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 507/1. maddesi uyarınca terkin edilen bir limited şirketin ihyası talebinde bulunabilmek için; birincisi, terkin işleminin ticaret sicil kayıtlarında kesinleşmiş olması, ikincisi, ihya talebinin yetkili ticaret mahkemesine yöneltilmiş olması ve üçüncüsü, talepte bulunanın şirket alacaklısı olduğuna dair kesinleşmiş bir mahkeme kararını ibraz etmesi olduğunu, oysa Marmaris Mahkemesi'nde (2021/154 E. 2022/125 K.) iş göremezlik oranı tespit edilse de, esas hakkında kararın henüz kesinleşmediğini, dolayısıyla davacının \"kesinleşmiş alacak\" şartını karşılayacak bir hüküm ortaya çıkmadığını, bu durumun ihya talebinin kanunun açık metnindeki üçüncü koşulu sağlamadığını ve talebin maddi hukuka aykırı olduğunu apaçık gösterdiğini, bu nedenlerle, hak düşürücü sürenin henüz işlememiş olsa dahi, kesinleşmiş alacak ibraz edilemediğinden ihya talebinin esastan reddedilmesi gerektiğini, TTK'nın 513/1. maddesi uyarınca, terkin edilmiş bir limited şirketin ihyası talebinde bulunabilmek için alacağın miktarının kesinleşmiş olmasının zorunlu olduğunu, Marmaris Mahkemesi'nce iş göremezlik oranının tespit edilmiş olsa da, tazminat miktarına ilişkin esas hakkında kararın henüz kesinleşmediğini, davacının, ihyaya konu \"miktar\" şartını yerine getiren hiçbir belgeyi dava dosyasına sunmadığını, bu nedenle, talebin maddi hukuka aykırı olduğunun açık olduğunu, müvekkili ...'ın, son tasfiye memuru sıfatıyla şirketin aktif-pasif envanterini eksiksiz çıkardığını, alacaklıların tespit ve ilan süreçlerini hukuka uygun şekilde yürüttüğünü, mevcut mal varlığını nakde çevirerek alacaklılara yasal öncelik sırasına göre ödeme yaptığını ve gerekli tüm belgeleri zamanında Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne sunduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... tarihli yazısıyla tasfiye kapanışı ve terkin işlemi resmen onaylandığını, tasfiye sonucu olarak hiçbir mal varlığı kalmadığının resmi beyanla sabitlendiğini, bu durumda, hem şirketin yeniden ticaret siciline kaydedilse dahi davacı lehine aktarılacak bir kaynağın mevcut olmadığını hem de TTK'nın 522/1. maddesinde öngörülen, tasfiye memurunun kasıtlı kötüye kullanma, aktifleri gizleme ya da ağır ihmal gibi hallerine ilişkin hiçbir somut delil bulunmadığını, dolayısıyla, ihya talebinin esasa ilişkin koşullarının gerçekleşmediğini, müvekkilinin kişisel sorumluluğunun ise hukuki ve fiili olarak imkânsız hale geldiğini, bu nedenlerle, ihya davasının reddi gerektiğini, gerekçeli kararda tasfiye memurunun tasfiyeyi eksik tamamladığı belirtilerek müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini, oysa ki, müvekkili ...'ın şirketin tasfiye işlemlerini eksiksiz ve usulüne uygun olarak yürüttüğünü, şirketin aktif ve pasiflerinin tespitinin, alacaklıların belirlenmesi ve yasal mevzuat çerçevesinde ilan ve çağrılar yapılması, mevcut mal varlığının nakde çevrilmesi ve alacaklıların önceliğe göre ödenmesi, gerekli tüm yasal belgelerin hazırlanarak Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne zamanında iletilmesi, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... tarihli yazısı ile tasfiye kapanışı ve terkin işlemlerinin gerçekleştirilmesinin müvekkili tarafından titizlikle yapıldığını, tasfiye sonucu itibarıyla şirketin aktif-pasif dengesinin kapatıldığını ve davacıya herhangi bir ödeme yapılamayacak durumda olduğunun belirtildiğini, son tasfiye memurunun hukuka aykırı bir eylem, ağır ihmal veya kusurlu bir işlemle aktifleri gizlemesine veya tahrip etmesine dair tek bir delil dahi bulunmadığını, bu nedenle, mahkemenin müvekkilini sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunun açık olduğunu ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2025 tarihli, 2025/260 Esas ve 2025/643 Karar sayılı gerekçeli kararının kaldırılmasına, davacının, 02/05/2024 tarihinde tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen \"... Limited Şirketi\"nin ihyasına ilişkin talebinin; Usulen, Marmaris Mahkemesi'ndeki tazminat davasında nihai ve kesinleşmiş alacak hükmü bulunmaması nedeniyle, Tasfiye sürecinin eksiksiz tamamlanmış olması ve geriye aktarılacak mal varlığı kalmamış olması nedeniyle, müvekkilinin kişisel kusur, ihmal ve kasıta dayalı bir eyleminin söz konusu olmaması nedeniyle, TTK'nın 507. ve 513. maddelerinde aranan \"kesinleşmiş alacak\" ve \"tasfiye malvarlığı\" şartlarının gerçekleşmemiş olması, şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı...'in üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin vermiş olduğu kararın, yasaya ve usule uygun olduğunu, karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel Mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.  <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava, tasfiye suretiyle ticaret sicilinden terkin edilen ...Limited şirketinin  ihyası istemine ilişkindir. <br>İhyası talep olunan şirketin tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak ... 'ın seçildiği, tasfiyenin sona ermesi nedeniyle sicil kaydının terkin tescilinin 27.06.2019 tarihinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafından, Marmaris  İş Mahkemesi'nin 2022/128 esas ve Kayseri 1. ATM 2025/260 Esas sayılı dosyalarında  ihyası istenilen şirket aleyhine dava açıldığı anlaşılmaktadır.<br>6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir.<br>TTK hükümleri uyarınca ortaklar kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. Her halükarda TTK'nın 547/2. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilirse ek tasfiye memuru atanır.<br>Davacı tarafından açılan dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 643.mad.sinin yollamasıyla 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye istemine ilişkindir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı davada yapılacak yargılama sonunda davanın kabulune karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/1277 E.)  Bu bağlamda verilen kararın sonucuna göre de yargılama giderinden şirketi temsilen tasfiye memuru sorumlu olacaktır. Aynı zamanda davalının istinafında iddia ettiği ödemenin var olup olmadığı, şirketin bu borçtan sorumluluğunun sonlanıp sonlanmadığı hususlarının asıl davada tartışma konusu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin kararda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi kamu düzenine de aykırılık da tesbit edilemediğinden istinaf talebinin esastan reddine karar  verilmesi gerekmiştir. (Benzer Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2025/2113 Esas  2025/5029 Karar;  2025/3396 Esas  2025/4987 Karar;  2017/1611 Esas  2017/2582 Karar)<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tasfiye memurunun söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek birleşen dava davalısı ... vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  14.07.2025 tarih 2024-11-251 E. 2025/468K. da içeriği açıklandığı üzere özetle: ''... şirketin ihyası istemi çekişmesiz yargı işi niteliği taşıdığından ve çekişmesiz yargı işine ilişkin  bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı temyiz yolu kapalı....'' olduğu vurgulanmıştır. Bu bakımdan Dairemizce 6102 sayılı TTK.''nun 547 MD. kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ile yeniden ticaret siciline tescili istemli açılan işbu davada ilk derece mahkemesince verilen nihai kararla ilgili davalı tasfiye memurunun yaptığı istinaf başvurusu yönünden dairemizce yapılan  istinaf incelemesi sonucu  verilen işbu karar kesin olarak verilmiştir.\t<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/06/2025 tarih ve 2025/260 E - 2025/643  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla Birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,   <br>2-Alınması gerekli olan istinaf karar harcı  istinaf eden davalı ... tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-ç maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/11/2025 <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3280e4045c7a1eeb","SID":"d1793edd0fa7bada"}}