{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1517 <br>KARAR NO\t: 2025/1394<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09.07.2025 tarihli Ara Karar <br>NUMARASI\t: 2025/231 Esas<br>DAVANIN KONUSU:  Şirket Genel Kurul Kararının İptali<br>Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davası sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 22.02.2025 tarihinde Saat:11:00’de yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında şeklen alınmış olan kararların yoklukla malul olması sebebiyle, batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini, toplantı sonucu yapılan oylamada; ... için 22.172.500 Kabul, 8.600.000 red oy, ... 22.172.500 Kabul, 8.600.000 Red oy, ... 8.600.000 Kabul, 22.172.500 Red oy, ... 8.600.000 Kabul, 22.172.500 Red oy, ... 22.172.500 Kabul, 8.600.000 Red oy, ... 22.172.500 Kabul, 8.600.000 Red oy kullanıldığını, bu sonuca göre; ..., ..., ... ve ...'nın üç yıl için yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini, oy miktarlarına göre, Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçildikleri şekilde karar oluşturulan şahısların, şirketin toplam sermayesine göre; %55,43 oranında olumlu oy, toplantıya katılan toplam 30.772.500,00 TL sermayeye göre ise %72,05 oranında olumlu oy kullanıldığını, gerek toplantıya katılan, gerekse şirketin toplam sermayesi dikkate alındığında gerekli karar nisabının bulunmadığını, davacı tarafça, yapılan oylama sonucunda alınan kararın hukuka aykırı olduğunu ve batıl olduğunu, karara itiraz hususlarının toplantı tutanağına yazdırıldığını, şirketin halen yürürlükte bulunan ana sözleşmesinde Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul Toplantıları’ndan TC Sanayi ve Ticaret Bakanlığı komiserinin bulundurulmasının şart olduğunu, komiserin gıyabında yapılacak Genel Kurul Toplantısında alınacak kararların geçerli olmayacağının belirlendiğini, davaya konu Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda Bakanlık Temsilcisi bulunmadığını, ayrıca şirketin seçilen Yönetim Kurulu üyelerinin bir kısmının şirketi kusuru kastı ile zarara uğratmış olduğu gerekçesi ile açılan Yönetim Kurulu Üyesi sorumluluk davası neticesinde, sorumluluk kararı verildiğini, aynı zamanda, söz konusu Yönetim Kurulu üyeleri ile ilgili, savcılık soruşturmasının devam ettiğini, Yönetim Kuruluna seçilen ... ..., şirkete ödenmesi üzerine aleyhine karar alınan tazminat tutarının ödenmesi yükümünden kurtulmak için şirkette sahibi bulunduğu hisseleri danışıklı olarak BAE’de kurduğu ... ... ... isimli şirkete devrettiğini, hali hazırda, davalı şirkette şeklen hissedar olmamasına karşın, şirketin yönetimini elinde tutmak için usulsüz işlemler yapmakta sakınca görmediğini, davacı tarafından İstanbul 3. ATM 2024/456 Esas sayılı dosyasından şirketin feshi yönünde açılan davada, davacının hissesine isabet eden gerçek tutarın alınmasının önlenmesine yönelik, hileli/danışıklı işlemlerin yapılması cihetine gidileceğini, usulsüz ve batıl şekilde alınan ve yine usulsüz tescil edilen kararla yönetici olarak seçilen kişilerin gerçek amacının, geçmişte olduğu gibi şirketin içini boşaltmak ve şeklen mevcut yetkilerini kötüye kullanarak, davacı ve diğer hissedarları zarara uğratmak olduğunu, Yönetim Kurulu üyelerinin şirketi zarara uğratmaları, şirket varlıklarını yok etmeleri halinde, şahsen verdikleri zararı gidermelerinin de olanaksız olduğunu, geçmiş tarihli sorumluluk davalarından kaynaklanan zararları ödeme yükümünden kurtulmak amacıyla, mal varlıklarını danışıklı olarak üçüncü kişiler üzerine devir ve temlik ettiklerini, mevcut tescil durumunun kısa süre içinde  devamı halinde, davacı ve diğer hissedarlar açısından giderilmesi olanaksız zararlar ortaya çıkacağını iddia ederek,  yargılama sonuna kadar uygulanmasının durdurulması amacıyla  ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 09.07.2025 tarihli ara kararıyla; \"...Somut olayda, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle talebin yargılamayı gerektirdiği ve İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/175 Esas sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine karşı yapılan İstinaf istemlerinin reddine karar verilmesi göz önüne alınarak...\" gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ <br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Ara karar ile tedbir talebinin reddedildiğini, şirket ana sözleşmesinin toplantı ve karar nisapları başlıklı 23.maddesinde genel kurul toplantılarında şirket sermayesinin en az %75'nin hazır bulunması gerektiğini, ilk toplantıda bu nisap hasıl olmadığından bahisle yapılacak diğer toplantılarda aynı nisabın aranacağını, TTK 388.maddesine göre aranacak nisabın gündem konusuna göre olacağını, 22.02.2025 tarihli genel kurul toplantısında 22.172,500 kabul, 8.600.000 ret oyu kullanıldığını, yönetim kurulu üyesi seçilen ortakların şirketin toplam sermayesine göre %55,43 oranında olumlu oy, toplantıya katılan toplam 30.772,500,00 TL sermayeye göre ise %72,05 oranında olumlu kullanıldığını, bu durumda gerek toplantıya katılan gerekse şirketin toplam sermayesi dikkate alındığında gerekli nisabın bulunmadığının açık olduğunu, kararın hukuka aykırı ve batıl olduğunu, ana sözleşmenin 21.maddesinde; toplantıda komiser bulundurulmasının düzenlendiğini, söz konusu maddeye göre komiserin gıyabında yapılacak genel kurul toplantısında alınacak kararların geçerli olmayacağını, şirket ana sözleşmesi ile farklı hissedar gruplarının sahip olduğu hisselerden yararlanmak suretiyle çoğunluğu ve yönetimi ele geçirmelerinin önlenmesi, şirketin ... ve ... ailelerinin mutlaka ortaklaşa şekilde yönetilmesi düşünülerek ana sözleşme yapıldığını, her ne kadar TTK ile yapılan değişiklik ile AŞ'lerin tüm toplantıları için bakanlık temsilcisi bulundurulmasına ilişkin zorunluluk kaldırılmış ise de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme olan şirket ana sözleşme hükümlerinin uygulanacağının kuşkusuz olduğunu bu nedenle şirket ana sözleşmesinin açık hükmü ile geçersiz olan bir kararın tescilinin yolsuz tescil olduğunu ve terkinin gerekli olacağının açık olduğunu, 29.01.2024 tarihli gazetede ilan edilen 25.04.2024 tarihli genel kurul toplantı çağrısının yapıldığını, bir kısım hissedarların TTK 420.madde hükmü gereğince bazı gündem maddelerinin görüşülmesinin ertelenmesini talep ettiğini, buna ilişkin tutanak düzenlendiğini, daha sonra yeni bir genel kurul çağrısı yapıldığını, şirketin 2020.... 2024 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısı yapılmamış iken ve 25.04.2024 tarihli genel kurul toplantısının TTK 420.maddesi uyarınca ertelenmesi üzerine 15.01.2025 tarihli erteleme genel kurul olduğu ileri sürülen toplantı çağrısının usulsüz olduğunun ortaya çıkması sonucunda yönetim kurulu üyelerinin 5 yıllık olağan genel kurul toplantılarının organize etmeksizin iyi niyet kurallarına aykırı şekilde tek gündem maddelik olağanüstü genel kurul toplantısı organize etmeye ve yönetim kurulu üyelerinin bir kısmını yeniden yönetim kurulu üyesi seçmek suretiyle adeta yeni usulsüzlüklerin önünü açma cihetine gidildiğini, TTK 447.maddede; butlan düzenlendiğini, 22.02.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar metni ile sabit olduğu üzere yasa hükmünde yazılı olan asgari oy hakkının ortadan kaldırıldığının sabit olduğunu, pay sahibinin  438 ve 439.hükümleri ile getirilen dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran bir karar alındığını, genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun açık olduğunu, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını usulsüz olarak ve fiilen engelleme şeklinde aldıklarını, akabinde de özel denetçi atanması ile ilgili dava şartı olan oylanıp olumlu veya olumsuz karar alınması şartının gerçekleşmemesi amacıyla oylama yaptırmayarak dava hakkının ortadan kaldırılmış olmasının alınan kararların batıl olması sonucunu doğurduğunu, batıl olan kararların sicil tarafından kaydedilmesinin açıkça yasaya aykırı olduğunu, şirketin seçilen yönetim kurulu üyelerinin bir kısmının şirketi kusuru, kasti ile zarara uğratmış olduğu gerekçesiyle sorumluluk davasında karar verildiğini, aynı zamanda yönetim kurulu üyeleri hakkındaki savcılık soruşturmasının devam ettiğini, yönetim kuruluna seçilen ... ... 'nün şirkete ödenmesi üzerine aleyhine karar alınan tazminat tutarını ödenmesi yükümünden kurtulmak için şirketteki hisselerini danışıklı olarak BAE'de kurduğu şirkete devrettiğini, davalı şirkette şeklen hissedar olmamasına karşın şirketin yönetimini elinde tutmak için usulsüz işlemler yapmakta sakınca görmediğini, davacı tarafından İstanbul 3. ATM 2024/456 Esas sayılı dosyasında şirketin feshi yönünde açılan davada davacının hissesine isabet eden gerçek tutarın alınmasının önlenmesine yönelik danışıklı işlemlerin yapılması cihetine gidildiğininde kuşkusuz olduğunu iddia ederek, 09.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, TTK'nın 447. maddesi gereğince anonim şirket olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, bunun kabul edilmemesi halinde ise iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davacı vekilinin alınan kararların dava sonucuna kadar uygulanmasının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş;   redde dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davalı şirket sermayesinin 40.000.000,00 TL olduğu, davalı şirketin sermayesinin 5.000.000,00 TL'lik kısmının davacıya ait olduğu, bu kısmın şirketin toplam sermayesinin %12,5'ne tekabül ettiği, dava konusu 22.02.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 2020 - 2021- 2022- 2023 hesap yılları için 15.01.2025 tarihinde gerçekleştirilmesine karar verilen ve bakanlık temsilcisinin gözetiminde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısının, davacı vekilinin toplantıdan ayrılması, şirket ana sözleşmesinin 23.maddesindeki toplantı açılış nisabı %75 sağlanamadığı gerekçesiyle genel kurulun açılamaması nedeniyle toplantıya son verildiği, söz konusu toplantı sonrasında dava konusu 22.02.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının gerçekleştirildiği, toplantı davetinin kanun ve ana sözleşmede öngörüldüğü gibi gündemi ihtiva edecek şekilde ticaret sicil gazetesinde ve ayrıca diğer gazete nüshasında ilan edildiği, nama yazılı pay sahiplerine taahhütlü mektupla toplantı gün ve gündeminin bildirilmesi suretiyle süresi içerisinde yapıldığının ifade edildiği, devamında hazirun cetvelinin tetkikinden, şirketin toplam 40.000.000,00 TL'lik sermayesine tekabül eden 40.000.000 adet hisseden 40.000.000,00 TL sermaye karşılığı hissenin 7.584.000 adet hissenin asaleten 23.188.500 adet hissenin vekaleten olmak üzere toplam 30.772.500,00 TL sermeye karşılığı 30.772.500 adet hissenin toplantıda hazır bulunduğu, TTK 418.maddesinde öngörülen nisabın mevcut olduğunun belirtildiği, gündemin 1.maddesinde; toplantı başkanı ve başkan yardımcılarının 22.175.500 adet kabul, 8.600.000 ret olmak üzere oy çokluğu seçildiği, davacı vekili ve dava dışı ...'in söz aldığı beyanlarını ve açıklamalarını toplantı tutanağına geçirttiği, divan başkanlığı tarafından pay sahibinin özel denetçi talebinin finansal tabloların görüşülmesi ve faaliyet raporu ile ilişkili bir madde olduğu, yapılacak genel kurul toplantısında değerlendirilebileceği, bugünkü olağanüstü genel kurul toplantı gündem maddeleri ile ilişkili olmadığı gerekçesiyle oylamaya sunulmayacağına karar verildiğini, gündemin devamında yönetim kurulu üyeliklerinin geçildiği ve A grubu pay sahiplerinden ..., A Grubu hissedarlarından... ile ...'ü aday olarak önerildiği, A Grubu hissedarlarından davacı vekilinin söz aldığı, şirket ana sözleşmesi A Grubu hissedarlarına yönetim kurulunun belirlenmesinde özel imtiyaz tanındığı, özel imtiyaz tanınması halinde imtiyaz tanınan hususunun görüşüleceği hissedarlar gruplarının özel pay sahipleri genel kurulunun yapılmış olmasının zorunlu olduğu, imtiyazlı pay sahipleri özel grubu yapılmadan yönetim kuruluna aday gösterilmesi ve yönetim kuruluna seçilmesinin hukuka aykırı olduğunun belirtildiği, oylama sonucunda 22.172.500 kabul, 8.600.000 ret oyu ile ..., ..., ...'ü ve ...'nın yönetim kurulu üyeliklerine seçildiği, yapılan seçimin özel nisaba ve şirket ana sözleşmesine usule aykırı olduğu ceza yargılaması devam eden kişilerin yönetim kurulu üyesi olarak seçilmelerinin hukuka aykırı olduğu iddiası ile muhalefet şerhi yazdırılarak dava açılacağının belirtildiği, davacı vekili tarafından İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna 22.02.2025 tarihli tek gündem maddesi ile yönetim kurulu seçimi ile olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı belirtilerek toplantıda alınan kararların şirket ana sözleşmesi ve yasal düzenlemelere göre yok hükmünde bulunduğu, tescil için başvurulması halinde tescilin yapılmamasını İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden 24.02.2025 tarihli dilekçe ile talep ettiği, davacı vekili tarafından İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/175 Esas sayılı dosyasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve davalı şirket hakkında ticaret sicil memuruna itiraz davasını açmış olduğu, dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin mahkemenin 14.03.2025 tarihli ara kararı ile; \"Somut durumda talep dilekçesi incelendiğinde; olağanüstü toplantı açısında esas sözleşmede %76 karar nisabının sermaye artışı ve azaltılması için öngörülmesi, esas sözleşmedeki bakanlık temsilcisi hükmünün eski TTK hükmünün tekrarı niteliğinde olması dikkate alındığında yaklaşık ispat yerine getirilmemiş olmakla, ihtiyati tedbir talebinin bu aşama da bu nedenlerle reddine karar verilmiştir...\" kararı verildiği, davacı vekilinin dava konusu genel kurul kararının yokluk butlan iddiası ile iş bu davayı açmış olduğu dava dilekçesi ile birlikte alınan kararın yürütmesinin durdurulmasını talep ettiği, davacı vekili tarafından davalı şirketin 22.07.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlarla ilgili olarak açmış olduğu davanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1058 Esas, 2021/337 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin kararı istinaf ettiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2021/1251 Esas, 2023/2023 Karar sayılı kararı ile; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın kesinleşmesinin olmadığı anlaşılmıştır.  TTK 447.maddesinde; butlan üst başlığı ile \" (1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.\" düzenlemesi mevcuttur.TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının  iptali davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.HMK'nın 389. maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise \"Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" düzenlemesini içermektedir.Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir.  Yokluk iddiasının genel hükümlere göre ispatlanması gerekir. TTK'nın 447. maddesinde ise butlan düzenlenmesine yer verilmiştir. Maddede pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunun izin verilen ölçü dışında sınırlandıran anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olduğu belirtilmiştir. İddiaların butlan kapsamında kabul edilmesi hâlinde de bu hususta yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi gerekir.  Davacı, ortağı olduğu davalı şirketin 22.02.2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararın batıl, bunun olmaması halinde  iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin toplam sermayesinin 40.000.000,00 TL olduğu tartışmasızdır. Dava konusu toplantıya katılanların toplam 30.772.500,00 TL sermaye karşılığı 30.772.500 adet hisse olarak toplantıda yer aldığı anlaşılmaktadır. TTK 418.maddede; toplantı ve karar nisabı düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin ilk fıkrasında, genel kurulların bu kanunda veya esas sözleşmede aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan haller hariç sermayenin en az 4/1 karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığı ile toplanacağı, bu nisabın toplantı süresince korunmasının şart olduğu, 2.fıkrada ise kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, yasanın düzenlemesine uygun olarak toplantının gerekli olan pay sahipleri nispetinde gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Şirket ana sözleşmesindeki %76 karar nisabının sermaye artışı ve azaltılması için öngörülmüş olduğu İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/175 Esas sayılı dosyasında da değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, iddianın ileri sürülüş biçimi, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/175 Esas sayılı dosyasında aynı genel kurul kararına ilişkin Ticaret Sicil Memurunun kararına itiraz yargılamasında verilen ihtiyati tedbir talebine ilişkin ret karar içeriği, TTK'nın  yürürlükte bulunan hükümleri gereğince toplantıda bakanlık temsilcisi bulundurulması zorunluluğunun mevcut olmaması ve dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararın niteliği de dikkate alındığında yaklaşık ispatın sağlanmadığı sonucuna varılmakla, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararı sonuç olarak  isabetli görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>şağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.09.2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a6408087e622d9f1","SID":"1ca683d4897e9860"}}