{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/1613 - 2025/1965<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/1613 <br>KARAR NO\t: 2025/1965<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/170 E.  -  2022/32 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tDairemizce verilen 19/04/2024 tarih ve 2022/521 Esas, 2024/760 Karar sayılı karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/05/2025 tarih ve 2024/4407 Esas, 2025/3094 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2019/70399, 2019/70406, 2019/93126 sayılı ve \"...\", \"...\", \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... başvuruda bulunduğunu, 2019/71086 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, YİDK kararında müvekkilinin itiraza mesnet 2019/70399 ve 2019/70406 sayılı markalarının reddedilmiş olduğunun belirtildiğini, oysa bu iki markanın reddi ile ilgili verilen kararlara karşı müvekkili şirket tarafından dava açıldığını ve anılan davaların Ankara 1. FSHHM'nin 2020/271 ve Ankara 3. FSHHM'nin 2020/402 Esas sayılı dosyaları ile derdest olduğunu; müvekkilinin 2019/93126 sayılı markanın ise her ne kadar başvuru tarihinin davaya konu markanın başvuru tarihinden sonra olsa da “...” ibaresinin esasen müvekkili şirketinde içinde bulunduğu aile şirketi grubu içinde 2001 yılına dayalı bir marka olduğunu; dava konusu YİDK kararında yer alan ticaret unvanına dayalı itirazın reddine dair gerekçenin de kabul edilebilir olmadığını; müvekkili şirketin dahil olduğu aile grup şirketlerince 2001 yılından beri “...” ibaresinin tescilli ticaret unvanı olarak kullanıldığını; bunun dışında fiilen markasal olarak da bu ibarenin 2001 yılından itibaren kullanılmakta olduğunu; davalı şirketin sonraki tarihli markalarının müvekkilinin markalarının taklidi olduğunu, bu durumun davalının kötüniyetini açıkça ortaya serdiğini; müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsurunun \"...\" ibaresinden oluşması karşısında davalının marka başvurusunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-2091 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, dava konusu YİDK kararına taraf olmayan şirketlerin davaya müdahilliğinin tesis edilen kararın içeriğine hiçbir etkisinin bulunmayacağını; davacı yanın ticaret unvanının 2001 yılında tescil edildiğinin iddia ettiğini, ancak tescili 2001 olan şirketin müdahillerden ... Gıda ve Temizlik Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. olduğunu; dolayısı ile öncelik hakkının müvekkili şirkette olduğunu; davacı şirketin tescilli bir markasının bulunmadığını; 2019/70399, 2019/70406 sayılı markaların YİDK kararları ile reddedildiğini, 2019/93126 sayılı markanın ise kayıtlara müvekkili şirket markasının başvurusundan sonra girdiğini; müvekkili şirketin dava konusu marka başvurusunun kendi adına tescilli 2003/12781 sayılı markanın serisi niteliğinde olduğunu ve \"...\" ibaresi üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu; davacı şirketin kurduğu yeni şirket aracılığı ile müvekkilinin ticaret sahasına girdiğini ve bu suretle davacı şirketin esasen kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının 2019/70399 ve 2019/70406 sayılı markalarının başvurusunun yayına itiraz üzerine reddedildiği, 2019/93126 sayılı markasının başvuru tarihi ise 30.09.2019 olup bu tarihin dava konusu markanın başvurusunun yapıldığı 26.07.2019 tarihinden sonra olması nedeniyle anılan markaların iltibas yönünden değerlendirmeye alınmadığı, iltibas tehlikesinin oluşmadığı; başvuruların reddine dair YİDK kararlarının iptali talebiyle davalar açılmış ise de, dava YİDK kararının  iptaline ilişkin olup YİDK kararlarına ilişkin aksi bir durumu tespit eden kesinleşmiş mahkeme kararlarının bulunmadığı; yayıma itiraz dilekçesi ekinde eskiye dayalı hak sahipliği itirazına dayanak olabilecek bir delil ya da belgeye yer verilmediği; ticaret unvanına dayalı itiraz yönünden, ticaret unvanına dayalı olarak bir markanın tesciline itiraz ediliyor ise, tescilli ticaret unvanına ait sicil kaydındaki faaliyet konuları ile tescil edilmek istenen markanın kapsayacağı mal veya hizmet listesinin karşılaştırılarak, başvurunun önceki sınaî hak kapsamında kalıp kalmadığı incelenmesi ve ayrıca yine tescilli ticaret unvanına dayalı kullanım ile itiraz edilen markayı oluşturan işaretin de ilgili tüketici nezdinde iltibasa yol açacak bir benzerlik taşımalarının gerektiği, bir diğer hususun da ticaret unvanının, markasal etki doğuracak düzeyde kullanılması olduğu, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 14.06.2021 tarihli yazısına göre davacı şirketin 17.10.2018 tarihinde tescil edilen ana sözleşmesinde çalışma konusu arasında davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan 30. sınıf malların yer almadığı; diğer yandan ticaret unvanına dayalı üstün hak sahipliğinin her tescil edilmiş ticaret unvanında değil ticaret unvanının, markasal etki doğuracak düzeyde kullanılması halinde söz konusu olduğu, somut olayda ise, davacı şirket olan ... Gıda San. Tic. A.Ş. yönünden bahsedilen durumun oluştuğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, SMK'nın 6/6. maddesi uyarınca başvurunun reddinin gerektiğini, başvurunun başkasına ait ticaret unvanını içermesinin yeterli olduğunu, markasal etki doğuracak şekilde kullanılma şartı aranmadığını, müvekkilinin faaliyet alanı içinde \"her türlü gıda maddesi alım ve satımı\"nın da bulunduğunu, öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunun da delillerle sabit olduğunu, başvurunu kötü niyetle yapıldığını, dosyaya emsal bilirkişi raporu sunduklarını, müvekkili grup şirketlerin \"Z\" logosunun aynen kullanıldığını, rapora göre davalının sistematik iltibas kaydı ve kötüniyet içinde olduğunu, rapora 13.12.2021 tarihli itirazlarının gereği gibi incelenmediğini, seri markalarda öncelik hakkı değerlendirilirken kökenin esas alınacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 19.04.2024 tarih ve 2022/521 E. - 2024/760 K. sayılı kararıyla,  davacının itirazına dayanak marka başvurularının YİDK kararının verildiği tarih itibariyle hukuki varlığını sürdürdüğü, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2019/70399 ve 2019/70406 sayılı markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, öte yandan, SMK'nın 6/6. maddesi şartının da oluştuğu, SMK'nın 6/3 ve 6/9. maddesine dayalı iddiaların kanıtlanamadığı, davalı şirket vekilinin müktesep hak savunmasının ise istinaf edenin sıfatı gözetilerek inceleme konusu yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.     <br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 06/05/2025 TARİH VE 2024/4407 ESAS, 2025/3094 KARAR  SAYILI SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının davalı kurum vekili ile davalı şirket vekilinin temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile, davacının itiraza mesnet 2019/70399 ve 2019/70406 sayılı markalarının \"...\" ve \"...\"  ibarelerinden, davalının dava konusu markasının ise \"...\" ibaresinden oluştuğu, davalının hem cevap dilekçesinde hem de yargılamanın diğer safhalarında müktesep hak oluşturduğunu iddia ettiği 30. sınıf hizmetler yönünden ''...'' ibareli 2003/12781 numaralı markaya sahip olduğunun görüldüğü; bu durumda davalının önceki tarihli markası yönünden belirtilen emsal kararlar doğrultusunda önceki markası bakımından müktesep hak koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın davalı vekili ile davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına, feri müdahiller ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. <br>\tDairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, hukuki güvenlik ilkesinin kazanılmış hakların korunmasını gerektirdiği, kazanılmış hakların korunmasının aynı zamanda kamu düzeninden olup mahkemelerce re’sen gözetilmesi gerektiği; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2008 tarih, 2007/7547 E.- 2008/10251 K. sayılı \"...\" kararında da zikredildiği üzere marka sahibinin uzun yıllardır kullandığı markasını yeni bir görünümle yeniden tescil ettirmek istemesinin kazanılmış hakların korunması ilkesinin bir gereği olarak görüldüğü; ancak başvuru sahibinin bu yöndeki kazanılmış hakkının varlığından bahsedilebilmesi için hakka dayanak teşkil eden önceki tarihli markasının hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması, önceki marka ile sonraki markanın ayırt edici ve asıl unsurlarıyla tescil kapsamlarının aynı olması, sonraki tescili istenen markanın başkası adına tescilli bir marka ya da işarete yanaşılmaması ve son olarak marka sahibinin markasını yeni bir görünümle yeniden tescil ettirmek istemesi amacına uygun olarak önceki tarihli dayanak markasını uzun süredir kullanılıyor olmasının gerektiği; bu hususun Dairenin istikrarlı kararlarıyla da benimsendiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03.07.2024 tarih, 2023/2940 E. - 2024/5538 K. sayılı kararı) belirtilmiştir. <br>\tDairemizce, dava konusu başvuru ile davalı şirketin müktesep hak iddiasına konu  2003/12781 sayılı markası, bu kapsamda incelenmiş olup, 2003/12781 sayılı markanın 13.10.2004 tarihinde tescil edildiği ve tescil tarihinin üzerinden beş yıldan uzun bir süre geçmesi nedeniyle markanın hükümsüzlük tehdidi altında bulunmadığı açıktır. Bunun yanında, dava konusu 2019/71086 sayılı marka başvurusu \"...\", 2003/12781 sayılı marka ise \"...\" ibarelidir. \"Çikolata\" ibaresinin tescili istenen sınıfta tanımlayıcı olması nedeniyle başvurunun esas unsuru da \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Böylece başvuruda önceki tarihli markanın esas unsuru korunmuştur. Ancak, başvurunun kapsamında 30. sınıfta \"Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Pekmez\" malları bulunurken, 2003/12781 sayılı markanın kapsamında ise 29 ve 30. sınıfta \"Fındık ve fıstık ezmeleri,tahin (susam tohumu macunu).Jöleler, jelatinler,Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt (şekerleme), çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, yılbaşı ağacı süsü olarak şekerli ve çikolatalı ürünler, çikolata esaslı içecekler.\" mallarının yer aldığı, buna göre, markaların kapsamının ise kısmen aynı olduğu, bir başka deyişle, yeni başvuruda önceki tarihli markanın kapsamının kısmen genişletildiği, kısmen de aynı malların yer aldığı anlaşılmıştır. <br>\tDairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve istikrarlı kararlarında da vurgulandığı üzere, önceki tarihli markanın uzun süredir kullanılıyor olması da gerekmektedir. Davalı şirket vekili ile, işlem dosyasına bu konuda bir takım deliller sunmuştur. Ancak, 2018-2019 yılına ait söz konusu faturalar, ürün katalogları, davalı şirketin 2003/12781 sayılı markasına değil, 2019/70115 sayılı markasına ilişkindir. İşlem dosyasına 2003/12781 sayılı markanın kullanıldığına ilişkin delil sunulmamış olduğundan, bu hale göre, Dairemizce, YİDK kararının iptali talebiyle açılan eldeki davada işlem dosyasına sunulan deliller itibariyle, davalı şirketin müktesep hak iddiasının kanıtlanmadığı kanaatine varılmıştır. <br>\tBu itibarla, açıklanan nedenlerle Dairemizce davanın kabulünün gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davanın KABULÜ ile YİDK'nın 29/03/2021 tarih ve 2021-M-2091 sayılı kararının İPTALİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında yapılan 2.100‬,00-TL bilirkişi ücreti, 131,90-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 193,50-TL tebligat ve posta masrafı, 2.107,80-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.533,20-TL yargılama giderine, 59,30-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı eklenerek hesaplanan toplam 4.651,80-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t8-Davacı tarafından istinaf başvurusunda  yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,\t<br>\t9-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı ve feri müdahiller vekili, davalı şirket, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 22/10/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi<br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 22/11/2025<br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f6f4749b15e4f6d","SID":"7f856b38ba6aee6d"}}