{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/967 <br>KARAR NO\t: 2025/1384<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/12/2021<br>NUMARASI\t: 2017/689 Esas - 2021/986 Karar <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözlemesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile davalı arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıya 02.10.2013 tarihinde yıllık %18 kar oranı ile 91.650,14 TL taşıt kredisi kullandırıldığını ve satın alınan ... plaka sayılı araç kaydına rehin tesis edildiğini, borcunun ödememesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek Beyoğlu 27. Noterliğinin 05.08.2015 tarihli ihtarının borçluya gönderildiğini, ihtara rağmen kredi borcunun ödenmemesi üzerine İstanbul 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında taşınır rehininin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibin haksız itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.İstanbul 9. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ...  Bankası AŞ,  Borçlunun ... olduğu, takibin 52.184,78-TL asıl alacak ve 111,49-TL mahrum kalınan kar payı olmak üzere toplam 53.296,27-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, 24/08/2021 tarihli ödeme emrinin borçluya 26/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 31/08/2021 tarihinde süresi içerisinde borca, ödeme emrine ve tüm ferilerine itiraz ettiği itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 27/07/2017 tarihinde açıldığı, İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında dahi 1 yıl süre geçmediğinden eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmaktadır.Bilirkişi raporunda belirlendiği üzere taraflar arasında 27/09/2013 tarihinde 250.000,00-TL tutarında Genel kredi sözleşmesi akdedilmiş ve bu GKS kapsamında davalı tarafından davacı Bankanın Gaziosmanpaşa Şubesinden 02/10/2013 tarihinde taşıt alımı alacıyla taksitli ticari kredi kullanılmış ve ... plakalı taşıt üzerine davacı (temlik eden) banka lehine araç rehin sözleşmesi ile rehin tesis edilmiştir. Davacı banka tarafından davalının kredi hesapları kat edilerek davalıya Beyoğlu 27. Noterliği'nin 05/08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edilmiş, taraflar arasında akdedilen GKS'nin 21. ve 22. maddeleri uyarınca davalının ödenmeyen 22.taksit tarihi olan 03/08/2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmış,  ...'ın ek raporunda davacının talep edebileceği asıl alacağın 42.775,52-TL olduğu ve gecikme tazminatı alacağı ile gider vergisinin 7.242,43-TL olduğu belirlenmiş ancak davacı tarafça takip talebinde 111,49-TL kar mahrumiyeti alacağı talep edildiğinden davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının 42.775,52-TL asıl alacak ve 111,49TL gecikme tazminatı olmak üzere toplam 42.887,01-TL üzerinden...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 9. İcra Müdüdürlünün ... Esas saylı takip dosyasına yönelik itirazının 42.887,01 TL üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 42.775,52 TL asıl alacağa yıllık %15 oranında kâr payı işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın %20'si oranında 8.577,40 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.  Bu karara karşı,  davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; <br>Taraflar arasındaki genel kredi ve taşıt kredisi sözleşmesi uyarınca yıllık %18 kar oranı ile toplam 91.650,14 TL taşıt kredisi kullandırıldığını, borcun yerine ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek takip başlatıldığını, yargılama sırasında alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, 08.08.2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda asıl alacak tutarınin 44.863,19 TL olarak tespit edilmesine rağmen başka bir bilirkişi tarafından düzenlenen 28.06.2021 tarihli raporda ise asıl alacak miktarının 42.775,52 TL olarak hesaplandığını, son raporda anaparanın hatalı hesaplandığını, raporun sonuç kısmında ödenmemiş bir adet 1.937,21 TL taksidin sehven hesaplamaya dahil edilmediğinin belirlendiğini, bu durum dosyaya sunulan ilk bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, aynı bilirkişinin düzenlediği 06.10.2021 tarihli ek raporda da bu hesaplamanın değiştirilmediğini, karar verilebilmesi için çelişkinin giderilmesi gerektiğini, buna ilişkin itiraza rağmen çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacı şirketin harçtan muaf olması nedeniyle harç ödenmediğini,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı,  davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında 27.09.2013 tarihinde düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davalıya taşıt kredisi kullandırıldığı, kredi borcunun bir kısım taksitlerinin ödenmemesi üzerine, davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu 27.Noterliğinin 05.08.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile hesabın kat edildiği, sözleşme kapsamında davacıya ait araca rehin konduğu, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin başlatıldığı anlaşılmıştır....  Bankası AŞ ile ... Yönetim AŞ arasında düzenlenen alacağın devri sözleşmesi ile banka alacağı, varlık yönetim şirketine devir edilmiştir. İstanbul 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ...  Bankası AŞ.  Borçlunun ... olduğu, takibin 52.184,78 TL asıl alacak ve 111,49 TL mahrum kalınan kar payı olmak üzere toplam 53.296,27 TL alacağa ilişkin taşınır rehininin paraya çevrilmesine ilişkin ilamsız takip olduğu görülmüştür. Ödeme emrinin borçluya 26.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 31.08/2021 tarihinde süresi içerisinde borca, ödeme emrine ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu belirlenmiştir.Dava konusu kredinin 65.000 TL tutarında olduğu ve yıllık %15 kar oranı ile toplam 91.650,14 TL olan kredinin 48 taksitle ödenmesi kararlaştırılmıştır. Mahkemece alınan 08.08.2018 tarihli ilk raporda kat ihtarının 12.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiş ve buna göre bankanın bakiye asıl alacağı ödenmemiş taksitler ile kalan anapara toplamı 44.676,88 TL olarak belirlenmiştir. Anılan raporda %15 kar payına göre işlemiş temerrüt faizinin ise 6.991,16 TL olarak belirlendiği görülmüştür. Mahkemece itiraz üzerine farklı bir bilirkişiden alınan 26.08.2021 tarihli rapor ve 16.12.2021 tarihli ek raporda ise davacı bankanın ana para alacağı, 42.114,44 TL olarak belirlenmiştir. Ek raporun son sayfasındaki değerlendirme bölümünde, ana paranın bankanın kat ihtarı ile taksitlendirme listesine göre belirlendiği, ilk gecikmeye giren 03.08.2017 tarihli 22. taksit ile takip tarihi arasındaki sözleşme ile belirlenen yıllık %15 oranındaki temerrüt faizinin ve taksitin ana parası ile hesaplama yapıldığı belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan bu hesaplama şekli, taraflar arasındaki sözleşme, taksit tablosu, bankacılık hukukundaki faiz uygulaması ve kararlaştırılan faiz oranına uygundur. İlk bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ise öncelikle davacının düzenlediği taksit tablosu ve ödemelerine uygun değildir. Bu durumda, açık hesap hatası içeren ilk rapor ile dosyadaki delillere göre düzenlenen ikinci rapor arasında çelişki bulunduğundan söz edilemeyecektir. Mahkemece isabetli şekilde, sözleşme ve genel kredi sözleşmesi ile bu tür sözleşmelere ilişkin yasal düzenlemeler uyarınca dikkate alınarak belirlenen asıl alacağa hükmedilmesi yerindedir. Dava itirazın iptali davası olup, davacının talep ettiği kar payı, bilirkişi tarafından belirlenen miktardan daha azdır. Takip konusu edilmeyen fazlaya ilişkin kar payı talebinin itirazın iptali davasında dikkate alınması mümkün değildir. Diğer yandan davacının takip talebindeki toplam alacağı 53.296,27 TL olmasına rağmen, daha yüksek değer belirlenerek dava açılması ve harca esas değer üzerinden yargılama giderlerinin değerlendirilmesi yerinde olup, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle;<br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.09.2025 tarihinde,  oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a  maddesi uyarınca dava değeri itibariyle  karar kesindir.  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7850a35db561d3fb","SID":"89e1c5c6a2a52bcc"}}