{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   32. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2025/4401 - 2025/1151<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>32. HUKUK DAİRESİ <br>(2. HEYET)<br><br>DOSYA NO\t: 2025/4401  <br>KARAR NO\t: 2025/1151<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/183 Esas  2025/305 Karar<br><br><br><br>DAVA KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>Yerel Mahkemesince; yukarıda tarih ve numarası yazılı davada verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla; dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü.<br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15/03/2024 tarihli 2 araç aylık 60.000+KDV bedelli oto kiralama sözleşmesi yapıldığını, davalı şirket tarafından, Temmuz 2024, Ağustos 2024 ve Eylül 2024 aylarına ait kira bedelleri ödenmediğini, bu hususun, haricen bildirilmesine rağmen davalı şirket tarafından sözleşmede belirtilen tarihlerde herhangi bir ödeme yapılmadığını ve araçların da müvekkili şirkete teslim edilmediğini, ödeme yapılmaması ve araçların müvekkili şirkete teslim edilmemesini takiben davalı şirket aleyhine Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2024/65169 E. sayılı dosyası üzerinden 03/10/2024 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı şirket tarafından 09/10/2024 tarihinde takibe itiraz edildiğinden takibin durduğunu, davalı şirketin itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını iddia ederek itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlık taraflar arasındaki uyuşmazlığın araç kira sözleşmesinden kaynaklığından davanın sulh mahkemelerinde açılmasının gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 15/03/2024 tarihinde imzalanan oto kiralama sözleşmesi ile davacı şirket adına kayıtlı ... Plakalı araçların 10 ay süreliğine aylık 60.000,00 TL+KDV bedelle kiralanmasının kararlaştırıldığını, kira sözleşmesi gereği, araçların davacı tarafından müvekkili şirkete teslim edildiğini, taraflarca imzalanmış oto kiralama sözleşmesinin maddelerinin TBK’nın genel işlem şartlarına aykırılık oluşturduğundan aleyhe maddelerin kabulü mümkün olmayıp, taraflar arasında imzalanmış dava konusu kira sözleşmesinin TBK'na aykırılık teşkil ettiğini ve tarafların eşitliği ilkesi de gözetilmeksizin akdedildiğini, kira sözleşmesinin haklı fesih halleri dışında, bir tarafa haklı bir sebep olsa dahi, fesih hakkı verilmesi mümkün olmayıp, haklı bir sebep olmadan fesih hakkı sözleşmeye konulacaksa her iki taraf için de düzenlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kira sözleşmesinde de açıkça yer aldığı üzere kiralanan araçları, ihaleyle Aydın Ovası Sulama Birliği'ne kullanımına vermiş olduğundan, davacı tarafın kira alacağı yönünden haksız icra takibi başlattığını, taraflar arasında imzalanmış oto kiralama sözleşmesinin davacı tarafından haksız ve tek taraflı olarak feshedildiği ve kira muacceliyeti olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece; mahkemenin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF<br>İstinaf Kanun Yoluna  Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.<br>İstinaf Sebepleri<br>Davalı vekili; Yerel Mahkemenin kararının yerinde olduğunu, ancak, davanın reddine karar verilmiş olduğundan, tarafına vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, eksik karar verildiğini, Yerel Mahkemenin kararı ile davanın lehlerine sonuçlandığını ve taraflarına vekalet ücreti takdir edilmemesinin, açıkça AAÜT'ne ve HMK hükümlerine aykırı olduğunu, dava, usul yönünden reddedildiğinden, davacı şirketin haksız çıkan taraf olup, HMK m.330 ve TBB Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.<br>UYUŞMAZLIK VE HUKUKİ NİTELENDİRME:<br>Uyuşmazlık; araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. (HMK 1. m.) Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.<br>  01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.  <br>Somut olayda dava; taraflar arasında imzalanan 15/03/2024 başlangıç tarihli \"Oto Kiralama Sözleşmesi\"  kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı anlaşıldığından görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Görev, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. Bu durumda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup Ticaret Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesinde bir usulüzlük bulunmamaktadır. <br>HMK'nın 331/2.maddesinde; \"Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.”<br>Şöyle ki, görevsizlik ya da yetkisizlik hâlinde verilecek karar \"usulden ret\" kararıdır. Diğer bir anlatımla görevsizlik ve yetkisizlik kararları ile mahkeme davadan elini çekmiş olsa da söz konusu kararlar davanın esasını çözmeyip, davacı bu kararların kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde görevli veya yetkili mahkemeye başvurarak davaya kaldığı yerden devam olunmasını sağlayabilmektedir(HMK m. 20). Ne var ki HMK'nın 331/2. maddesi ile görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmesi hâlinde ilk kararı veren mahkemedeki yargılama için ayrıca bir yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır. Çünkü usule ilişkin nihai kararla davanın esası hakkında herhangi bir karar verilmediğinden davanın sonunda hangi tarafın haklı, hangi tarafın haksız olduğu tespit edilemez. Henüz yargılamayı sona erdirmeyen görevsizlik, yetkisizlik kararları üzerine görevli/yetkili mahkemede davaya devam edildiği hâllerde uyuşmazlığın esası hakkında verilecek nihai kararda haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin hüküm altına alınması yerinde olacaktır. (Yargıtay HGK'nun 23/02/2021 tarih 2017/3-1008 E - 2021/153 K. Sayılı kararı da bu yöndedir.)<br>Bu nedenle Ticaret Mahkemesi tarafından mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek vekalet ücretine bu aşamada hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM   \t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  <br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gereken harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-HMK'nun 27. maddesi gereğince tarafların hukuki dinlenilme hakkı nedeniyle ve 04/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Yasanın 27. maddesi ile HMK'nun 302. maddesine eklenen 5.fıkrası uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 25/09/2025<br><br><br>Başkan<br>¸e-imzalıdır <br><br>Üye<br>¸e-imzalıdır <br> <br><br>Üye<br>¸e-imzalıdır <br> <br><br>Katip<br>¸e-imzalıdır <br><br> <br>A.Ö.T- Y.G. - Y.İ.M<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6a6ac6ae598c0dd","SID":"9b781e847e5f5e36"}}