{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2019/178 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2019/606<br><br>DAVA\t\t: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 25/04/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 19/09/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı asil mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... tarihinde kurulduğunu, kuruluşta şirket ortaklarından merhum ...'in 900, şahsının ise 100 adet payı mevcut olup sermayenin tamamının ortaklarca süresinde ve nakden ödendiğini şirket ortağı ...'in vefatı sonrasında mirasçılarının kendisi ile birlikte şirkette ortak duruma geldiklerini, dava tarihi itibariyle şirket ortaklarından davalılar ...'in 338 adet, ...'in 338 adet, ...'in 225 adet ve kendisinin 100 adet payı mevcut olup şirket sermayesinin ...-TL olduğunu, ...'in vefatı sonrasında davalı mirasçıların kendisine psikolojik baskı uygulamaya başladıklarını, kendisini şirkette istemediklerini, kendisine güvenmediklerini her fırsatta dile getirdiklerini, ticari defterleri ve şirkete ait kayıt ve belgeleri şahsından gizlediklerini, şirket ortaklarının bu tarz davranışlarıyla kendisini kar payı alacağından mahrum etme amacı gütmekte olduklarını belirterek dava süresince davalı şirkete tedbiren üçlü yönetim kayyumu atanmasını, bunun mümkün olmaması halinde denetim kayyumu atanmasını, yargılama sonucunda davalı şirketin müdürlük yetkisinin kötüye kullanıldığı anlaşıldığından davalı gerçek kişilerin davalı limited şirket müdürlüğünden azilleri ile davalı şirket ortaklığından ayrılmak için açmış olduğu Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı davası kesinleşinceye kadar şirkete kayyum atanmasına karar verilmesine taleple dava etmiştir.<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik itirazında bulunarak mahkememizin .../... esas sayılı dosyasında da aynı taleplerin yer aldığını, esasa ilişkin olarak da davacının taleplerinin yersiz ve haksız olduğunu, şirkete kayyum atanmasını gerektirir hiçbir yasal unsurun bulunmadığını noter tasdikli şirket genel kurul kararlarında davacının imzasının bulunduğunu ve ... isimli kişinin müdür olarak atanırken, işlem yaparken, müdürlükten ayrılması söz konusu olurken davacının hiçbir şerhi veya itirazının olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.<br>Yargılama devam ederken davacı vekili duruşmadaki beyanında; gelinen aşamada karşı taraf ile her konuda uzlaşıldığını ve sulh olunduğunu, sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş, yine davalılar vekili de duruşmadaki beyanında; davacı tarafın beyanlarına aynen katıldıklarını, karşı taraf ile sulh olunduğunu davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 315/1.maddesine göre; \"Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; gerek davacı vekilinin ve gerekse de davalılar vekilinin tarafların sulh olduklarını ve karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığını beyan etmeleri karşısında, taraflar sulh olduklarından HMK'nın 315.maddesi uyarınca esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraflar sulh olduklarından HMK 315. Maddesi gereğince esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>2-Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Taraf vekillerince karşılıklı olarak vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/09/2019 <br><br>Başkan ...<br>  ¸(e-imzalı)<br>Üye ...<br>  ¸(e-imzalı)<br>Üye ...<br>  ¸(e-imzalı)<br>Katip ...<br>  ¸(e-imzalı)<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8229c28c860d8c66","SID":"8b466edfd443f8dc"}}