{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2017/446 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2019/597<br><br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 19/07/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 17/09/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ...'nin ...'da yap işlet modeli çerçevesinde inşa edilen ... ve ... isimli iki otelin işletmesiyle iştigal etmekte olduğunu, davalı ..., müvekkili ... ile ...'nin ...'nin pay sahipleri konumunda olduklarını, ... tarihinde ... ve ... ile ... arasında ...'ın ...'te sahip olduğu şirket payları üzerinde intifa hakkı kurulmasını konu alan bir sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili ... ve ... lehine 13 yıllığına intifa hakkı tesis edildiğini, müvekkili şirket ve ... tarafından ödenecek intifa hakkı bedeli ise 13 yıl boyunca sabit olmak üzere yıllık kdv dahil ...-Euro olarak kararlaştırıldığını, ... tarihli intifa sözleşmesi ve ekleri çerçevesinde kararlaştırılan yıllık intifa bedelleri tutarına tekabül eden teminat çeklerinin kararlaştırılan vadelerdeki yeni çeklerle değiştirilmek üzere ...'a verildiğini, mezkur çekler arasında müvekkili ... tarafından ... lehine keşide edilen ...-EURO bedelli ... tarihli ve 2018 yılına ilişkin ödemeleri güvence altına almaya yönelik teminat çeki de yer aldığını, taraflar arasındaki söz konusu intifa sözleşmesi gereğince 2017 yılının ... ayı itibariyle söz konusu çekin müvekkili şirkete teslimi gerekirken işbu davanın açılış tarihi itibariyle hala teslimi gerçekleşmediğini, davacı müvekkili şirket ve ... şirketinin turizm sektörünün içinde bulunduğu tüm sıkıntılara rağmen şu ana kadar kararlaştırılan tutarları kararlaştırıldığı biçimde 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin intifa bedelini peşinen ve tamamen ödediklerini, yine 2018 yılı intifa bedelinin ...-Euro tutarındaki kısmının davalı ...'ın talebi üzerine, ...-TL tutarı nakit olarak 2015 yılında ve ...-TL tutarındaki kısmı 2015 yılında düzenlenen ve ...'a teslim edilen dört adet çek ile 2016 yılında ödendiğini, teminat olarak verilen çekin ... tarafından taraflar arasındaki sözleşmelere ve hukuka aykırı olarak davalı ...'ın ortağı ve yönetim kurulu bşkanı ... ... tarafından öncelikle ... adına kendisine, ardından kardeşi ...'a ciro edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerin akdedildiği tarihte ...'ın ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan üstelik de ...'ın kardeşi olan ...'ın da kötü niyetle çeki kabul ettiğini belirterek, ...-Euro bedelli ... vade tarihli çekin teminat çeki niteliğinde olduğunun tespitine, müvekkilinin bu çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin sözleşmelerden doğan tüm yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getirdiğini, buna karşılık davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, muaccel intifa hakkı bedeli ödeme borcunu yerine getirmeyerek temerrüte düştüğünü, davacının 2017 yılı başında kendi edimi olan teminat ibaresi içermeyen çekleri vermesi gerektiğinin çok açık olduğunu, davacının iddiasının aksine ifa sırasının / önceliğinin müvekkilinde değil davacı şirkette olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir.<br>Davalı ... ... vekili ise duruşmadaki beyanlarında; davanın reddi gerektiğini savunmuştur. <br>Yargılama devam ederken davacı vekili ... tarihli dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında; karşı taraf ile sulh olduklarını, sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, taraf vekilleri lehine yasal vekalet ücretine hükmedilmemesini, yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istediklerini beyan etmiş, yine davalılar ... ve ... vekili de ... tarihli dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında; tarafların sulh olduklarını, davanın konusuz kaldığını, karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiğini beyan etmiş, ayrıca davalı ... ... vekili de ... tarihli beyan dilekçesinde aynı şekilde tarafların sulh olmaları nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir. <br>6100 sayılı HMK'nın 315/1.maddesine göre; \"Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; gerek davacı vekilinin ve gerekse de davalılar vekillerinin tarafların sulh olduklarını ve karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığını beyan etmeleri karşısında, taraflar sulh olduklarından HMK'nın 315.maddesi uyarınca esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraflar sulh olduğundan HMK'nın 315 maddesi uyarınca sulh uyarınca karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>2-Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırıldığı anlaşılan ...-TL'nin hükmün kesinleşmesine müteakip istem olması halinde davacıya İADESİNE,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Taraf vekillerinin karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, <br>Dair, davacı vekili ile davalılar ... ile ... ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalı ... ... vekilinin yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2019<br><br>Başkan ...<br>  ¸(e-imzalı)<br>Üye ...<br>  ¸(e-imzalı)<br>Üye ...<br>  ¸(e-imzalı)<br>Katip ...<br>  ¸(e-imzalı)<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f0a213874ee9b4b","SID":"a18b3160c04e7fc4"}}