{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:2ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/02/2024<br>DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:03/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:15/10/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 16/05/2013 tarihinde davalı sigorta şirketine trafik sigortalı ve davalı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı motosikletin çarpması sonucu yaralandığını, kaza nedeniyle davacıda %17 oranında fonksiyon kaybı oluştuğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda davacıya 63.853,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin öğrenci olan davacının uğradığı bedensel kaybın karşılığı olmadığını, bu nedenlerle davacının uğradığı kalıcı ve geçici iş göremezlik durumunun tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 13/11/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 25/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, 1.000,00 TL üzerinden açılan davayı 988.251,79 TL daha arttırarak, toplam 989.251,79 TL nin davalılardan sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti (178.147,00 TL) ile sınırlı olmak üzere ve kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... (...) Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin yaptığı ödeme sonucu ibra edildiğini, fahişlik söz konusu olmadığından ibranamenin iptalinin talep edilemeyeceğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik hallerinin poliçe teminatı limiti dışında olduğunu, maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, bilirkişi incelemesi yapılırken ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınması ve güncellenmesi gerektiğini, davacının teminat dışı taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, müterafik kusur bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, kaza ile ilgili açılan ceza davasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının kaza sebebiyle maddi zararının karşılandığını, bu nedenle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda davacının tali kusurlu olduğunu ve A2 sınıfı belgesinin mevcut olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları, davacının tedavisine esas tıbbi belgeler, ATK 2. İhtisas Kurulu raporu, aktüer bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacının sürücüsü olduğu motosikletle, davalı ...'in sürücü olduğu motosikletin karıştığı trafik kazasına davacının %20, davalı sürücünün ise %80 oranında kusurlu eylemlerinin etkili olduğu, davacının bu trafik kazasına bağlı yaralanmasının %20,2 maluliyet hali oluşturduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, bu süre içerisinde 3 ay süre ile bakıcıya ihtiyaç duyacağı, maddi zarar bakımından aktuer bilirkişiden rapor alındığı belirtilerek, maddi tazminat davası yönünden; davacının kaza sebebiyle yaralandığı ve bu nedenle davalılar karşı aracın sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısından teminat limitleri kapsamında tazminat talep edebileceği anlaşılmakla, hüküm kurmaya elverişli ve somut olaya uygun olan aktüer uzmanı bilirkişinin 25/10/2023 tarihli raporu ve bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda, davacının sürekli iş göremezlik zararına dayalı maddi tazminat davasının kabulü ile 989.251,79 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 03/03/2016 tarihinden ve 187.147,00 TL miktarla sınırlı olmak kaydıyla, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik zararına dayalı maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davası yönünden; bu olay nedeniyle davacının yaralandığı ve bu nedenle tazminat talep edebileceği anlaşılmakla, trafik kazalarında cismani zarar bulunması durumunda zarar gören haksız fiil failinden manevi tazminat talebinde bulunabileceği (TBK 56), tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kazanın meydana geliş şekli, paranın satın alma gücü, kusur durumu, maluliyet oranı, davacıların olaydan duyduğu manevi üzüntünün yoğunluğu göz önünde bulundurularak, talep edilen tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu görülmekle, davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın tam kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamada sözlü yargılama aşamasına geçildiğine ilişkin taraflara gerekli ihtarat yapılmadan, sözlü duruşmaya esas beyanda bulunup bulunulmayacağı, süre istenip istenmeyeceği hususunda taraflara gerekli açıklamalar yapılmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usule ve kanuna aykırı olduğunu, davalının kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, aktüerya raporundaki hesaplamaları kabul etmediklerini, aktüerya raporunda hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının fahiş olduğunu, müterafik kusura ilişkin irdeleme ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile düzenlenen raporun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, aktüer bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda davacı vekilinin hesabına ibraname karşılığında ödeme yapıldığını, bu hususun mahkemece araştırılmadan karar verildiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmamıştır.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı, trafik kazası sonucu yaralandığını, karşı aracın trafik sigortacısından kazaya ilişkin kısmi ödeme almış olsa da bakiye maddi zararı bulunduğunu, yine uğradığı bedensel zarardan dolayı acı ve ıstırap çektiğini beyanla trafik kazası sonucu oluşan maddi ve manevi tazminatın karşı aracın sürücüsü olan davalıdan tahsilini, karşı aracın trafik sigortacısı olan davalı bakımından ise bakiye maddi zararını talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda maddi tazminat davasının kısmen, manevi tazminat davasının tam kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2019 gün, ... esas ve ... sayılı kararı ile davalı ...'in davacıya karşı işlediği taksirle yaralamaya neden olma suçundan TCK'nun 89/1, 89/2-b, 62 ve 52. maddeleri gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Ancak, ceza mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat itibariyle maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Ceza mahkemesince davalının eylemi nedeniyle verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, ceza mahkemesinin maddi olayı kabulü hukuk hakimini bağlamayacaktır.<br>Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde;<br>Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesi itibariyle davadan önce yapılan ibra sözleşmesinin iptali için 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması zorunlu olduğu düzenlenmişse de, dava dosyasına bir ibraname sunulmadığı gibi sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı tarih ile dava tarihi arasında 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği görülmüştür.<br>Davanın açıldığı tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemesinde açılan davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, davalı ... vekilinin kararın verildiği duruşmaya iştirak etmediği, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK'nın 186 maddesi gereğince sözlü yargılama için taraflara ayrıca tebligat gönderilmesi gerekmediği, duruşmaya iştirak eden taraf vekillerinin de davanın esası hakkında sözlü beyanda ve savunmada bulunmak için süre talep etmedikleri gözetildiğinde, davalı ... vekilinin sözlü tahkikata yönelen istinaf isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde, kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinde, davacının ... plakalı motorsiklet ile seyir halinde iken ters yönden gelerek davacının şeridine ve yoluna giren davalı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plaka numaralı motosiklet ile çarpıştığı, Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2019 gün, ... esas ve ... sayılı karar ile de davalı ...'in davacıya karşı işlediği taksirle yaralamaya neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, hükme esas alınan ve Karayolları Fen Heyeti tarafından düzenlenen 30/10/2019 tarihli raporda, davacı motosikletli ...'un meydana gelen olayda % 20 oranında, davalı şirkete sigortalı ... plakalı motosikletin davalı sürücüsü ...'in meydana gelen olayda % 80  oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazanın bölünmüş yolda meydana gelip, davalı motosikletin ters yönde olması nedeniyle %80 oranında, davacının ise kendi yön ve şeridinde olsa da mevcut hızı ile ters yönden gelen motosikletliye karşı kendisine fren ve direksiyon tedbirine başvuracak zamanı bırakmaması nedeniyle %20 oranında kusurlu bulunmasının kazanın oluş şekline uygun olduğu, davacının A2 motor ehliyeti olmamasının müterafik kusur indirimi için bir gerekçe olmadığı, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından olay tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği, aktüerya raporunda davacıya davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin zarar miktarından mahsubu için yapılan hesaplamada herhangi bir yanlışlık olmayıp ödeme tarihindeki alım gücü esas alınarak günümüze uyarlanan miktarın zarardan mahsubuna ilişkin istinaf talebinin yasal bir dayanağının bulunmadığı,  davacının olay tarihindeki yaşı ve gelir elde ettiği bir işinin olmamasına göre geçici iş görmezlik tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olduğu, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaralanma derecesi, kusur durumu, paranın satın alma gücü dikkate alındığında davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının az veya fazla olmadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile (16.893,94 TL + 853,87 TL) 17.747,81 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 53.243,48‬ TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,<br>3-Yapılan istinaf giderlerinin davalı ... üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 03/10/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e3197721b938570","SID":"23d0c57ab4cef69a"}}