{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1012 <br>KARAR NO\t: 2025/1164<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/06/2021<br>NUMARASI\t: 2015/998 Esas -  2021/476 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin  Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... Turizm firması ile imzalanan kredi sözleşmeleri çerçevesinde müvekkili bankadan büyük miktarda kredi kullandığını, davalı borçlular..., ... ve ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olmaları nedeniyle tüm borçtan sorumlu oldukları, ...'ın ise 2.050.00-TL' si ve buna bağlı ferilerinden borçlu ve sorumlu oldukları takip talebinde ve ödeme emrinde açıkça belirtiliği, keşide edilen ihtara rağmen borçların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere müvekkil bankaya inkar tazminatı ödemelerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlulardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP  : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin belirtilen miktarda bir borcu olmadığı, faizin fahiş olduğundan davanın reddi, reddedilen miktar üzerinden kötü niyetli takip yapıp dava açan davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Diğer davalılar taraftan herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... davacı(temlik eden) banka ile dava dışı asıl borçlu ... Turizm şirketi arasında 26/01/2011 tarihli 2.050.000,00-TL limitli ve 08/07/2013 tarihli 4.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, 29/01/2014 tarihli limit arttırım sözleşmesi ile 08/07/2013 tarihli sözleşmenin limitinin 3.500.000,00-TL tutarında arttıtıldığı, davalılardan ...'ın yalnızca 26/01/2011 tarihli genel kredi sözleşmesini 2.050.000-TL limitle kefil sıfatıyla imzaladığı, diğer sözleşmelerde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı, diğer davalıların ise tüm sözleşmeleri kredi limitleri ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, tüm kefalet sözleşmelerinin sözleşme tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Kanunun 583 davacı temlik eden banka tarafından kredi lehdarına ilki 20/11/2013 tarihli olmak üzere bu genel kredi sözleşmeleri kapsamında 14 adet TL cinsinden proje kredisi kullandırıldığı, yine ilki 20/08/2013 tarihli sonuncusu 19/07/2013 tarihli olmak üzere toplam 5 adet Euro cinsinden proje kredisi kullandırıldığı, ayrıca şirket kredi kartı olarak ... Card verildiği ve bu kart üzerinden kredi kullandırıldığı anlaşılmaktadır. Kredi lehdarı tarafından kredilerin zamanında geri ödenmemesi nedeniyle hesap 07/11/2014 tarihinde kat edilmiş, asıl borçlu ve davalı kefillere çıkartılan borcun bir günlük mehil içerisinde ödenmesi ihtarını içerisi tebligatlar asıl borçlu ve  ... ile ... haricindeki kefillere 12/11/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, böylece tebligat yapılan davalıların 14/11/2014 tarihinde temerrüde düştükleri tespit edilmiştir. Davalılar ... ve ...'ın sözleşmede bildirdikleri adrese yapılan tebligatın 12/11/2014 tarihinde iade edildiği anlaşılmakla birlikte, sözleşmelerin 36.1 ve 37.1 maddeleri uyarınca tebligatıların bu davalılara da 12/11/2014 tarihinde yapılmış kabul edilmek gerektiği,  bu davalılar yönünden de temerrüt tarihinin 14/11/2014 olduğu anlaşılmıştır.  Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinin 37.maddesi uyarınca banka defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan 01/08/2019 tarihli kök ve 25/01/2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporlarından, davacı temlik eden bankanın dava dışı asıl borçludan takip tarihi itibariyle TL cinsi proje kredileri nedeniyle toplam 4.103.446,48-TL, ... card nedeniyle toplam 50.224,51-TL ve Euro cinsinden krediler nedeniyle toplam 581.062,90-Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetince, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinin faize ilişkin 23. maddesi uyarınca, TL cinsinden krediler için istenebilecek temerrüt kar payı oranı, bankanın TL cinsinden kredilere uyguladığı akdi faiz oranlarının ortalaması üzerinden %14,30 olarak hesaplanmış, bu nedenle takip talebinde istenen %14,74 temerrüt kar payı oranının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yine aynı sözleşme hükmüne göre;  banka tarafından Euro cinsinden kredilere uygulanan akdi faiz oranlarının ortalaması üzerinden Euro cinsinden krediler için istenebilecek temerrüt temerrüt kar payı oranı  %5,89 olarak hesaplanmış, takip talebinde %5,86 oranında temerrüt kar payı talep edildiğinden taleple bağlı kalınmıştır. Takip talebinde ileri sürülen, 26,35-TL tutarlı teminat komisyonu adı altında istenen alacağın dayanağının olmaması, 636,78-TL tutarındaki masraf adı altında istenen alacağa ilişkin hiçbir kayıt ve belge sunulmaması, 966,32-TL tutarındaki ... card gecikme bedeli adı altındaki alacağın, gecikmenin hangi döneme ait olduğuna dair kayıt belge sunulmamış olması, 20,35-TL tutarındaki kur farkı adı altında istenen alacağın, bu kur farkının hangi işlem nedeniyle ve hangi tarihte doğduğuna dair kayıt ve belge sunulmaması, 1.498,33-TL kar payı mahrumiyeti adı altında istenen alacağın, hangi işlem nedeniyle ve hangi tarihte doğduğuna dair kayıt ve belge sunulmaması nedeniyle ispat olunamadıkları anlaşılmış ve bu alacaklar yönünden talep yerinde görülmemiştir. Mahkememizce kabul edilen takip tarihi itibariyle mevcut olduğu kabul edilen toplam 4.153.670,99-TL  ve 581.062,90-EURO borçtan  TTK'nun 7 ve TBK'nun 589 maddeleri uyarınca ... dışındaki davalı kefillerin, mahkememizce takip tarihi itibariyle mevcut olduğu kabul edilen toplam 4.153.670,99-TL  ve 581.062,90-EURO borçtan  ve kendi temerrütlerinin sonuçlarından müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Bu gerekçe ile davalılar... ... Oto. İnş. Ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti., ... ..., ... ve ...  tarafından takibe yapılan itirazın (tahsilde tekerrür olmamak üzere);  4.153.670,99-TL  ve 581.062,90-EURO asıl alacak yönünden iptali ile, takibin; 4.153.670,99-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %14,30 oranında temerrüt kar payı; 581.062,90-EURO asıl alacağa takip takirinden itibaren %5,86 oranında temerrüt kar payı işletilerek devamına karar verilmiştir. Davalı kefil ...'ın ise sadece 26/01/2011 tarihli 2.050.00,00-TL limitli genel kredi sözleşmesinin kefil sıfatıyla imzaladığı, 08/07/2013 tarihli 4.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 29/01/2014 tarihli, 08/07/2013 tarihli sözleşmenin limitinin arttırılmasına yönelik sözleşmede kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı tespit edilmiştir. 26/01/2013 tarihli sözleşme ile 08/07/2013 tarihli sözleşme arasında dava dışı kredi lehdarı şirkete 28/06/2013 tarihlerinde toplam 441.222,83-Euro bedelli iki adet proje kredisi kullandırıldığı, diğer tüm TL ve Euro cinsinden kredilerin ise 08/07/2013 tarihinden sonra kullandırıldıkları, yine şirket lehine tahsis edilen ... kredi kartının da dava dışı kredi lehdarına, davalı ...'ın kefil sıfatının bulunmadığı genel kredi sözleşmesi kapsamında verildiği, ek bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiştir. Buna göre bu davalının kefil sıfatı ile imzaladığı genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı ispat olunan iki adet Euro cinsinden kredi bulunmaktadır. Alınan ek bilirkişi raporunda bu 26/08/2013 tarihli  iki adet proje kredisi nedeniyle bankanın takip tarihi itibariyle 232.952,83-Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir. İşte davalı kefil ... TTK'nun 7 ve TBK'nun 589 maddeleri uyarınca bu borçtan  ve kendi temerrütlerinin sonuçlarından müteselsil kefil sıfatıyla sorumludur. Bu gerekçe ile davalı ...  tarafından yapılan itirazın (tahsilde tekerrür olmamak üzere);   232.952,83-EURO asıl alacak yönünden iptali ile, takibin; 232.952,83-EURO asıl alacağa takip tarihinden itibaren %5,86 oranında temerrüt kar payı işletilerek devamına karar verilmiştir. Dava tarihinden sonra yapılan 31/05/2017 tarihli 285.470,39-TL ve 24.500,00-EURO tutarlı ödemeler ile 06/09/2017 tarihinde yapılan 11.842,18-TL ve 27.885,00-EURO tutarlı ödemelerin infazda dikkate alınmasına, alacak likit nitelikte bulunup, davalıların takibe itirazlarının kısmen haksız olduğu anlaşıldığından, İİK'nun 67/2 fıkrası uyarınca, hüküm altına alınan tutarın takdiren %20'si oranındaki 1.176.699,05-TL  icra inkar  tazminatının davalılardan (davalı ... bu tutarın sadece 127.900,12-TL sinden sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Turizm firması ile imzalanan kredi sözleşmeleri çerçevesinde büyük miktarda kredi kullanılmış olup, bu kredileri davalı borçlular..., ... ve ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olmaları nedeniyle tüm borçtan sorumlu olduklarını, ...'ın ise kısmi olarak ve buna bağlı ferilerinden borçlu ve sorumlu olduklarını takip talebinde ve ödeme emrinde açıkça belirterek, keşide edilen ihtara rağmen borçların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını , davalıların itirazı üzerine takibin durması neticesinde, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere taraflarına inkar tazminatı ödemelerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlulardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiğini, davanın kısmen kabulüne ilişkin mahkemenin 15/06/2021 tarihli kararına ret olan kısım bakımından ve taraflarından alınarak davalıya verilmesine karar verilen vekalet ücreti bakımından itiraz ettiklerini, mahkemece görülen dava esnasında bilirkişi raporları temin edilmiş olup, her bilirkişi raporunda farklı sonuçlara ulaşıldığını, hesaplamada mevcut karışıklıklar neticesinde de tekrar bilirkişi raporu temin edilmesi gerektiği halde hukuka aykırı olarak tekar bilirkişi raporu alınmadığını, görülen dava neticesinde aleyhlerine hesaplanarak düşürülmüş olan her türlü faiz ve ferilere itiraz ettiklerini, tüm bu hesaplamaların alanında uzman bilirkişiler tarafından tekrar hesaplamasının yapılması gerektiğini, davalı ... açısından farklı yapılan hesaplamalarda, yanlış kanı ile kefil olduğu ve olmadığı krediler ayrımı yapıldığını , diğer sözleşmelerde de kefil olmasına rağmen bu nedene dayanılarak hesaplamanın kısmi kabule konu olduğunu, tüm sözleşmeler ve davalı ...'ın imzaları incelendiğinde haklı taleplerinin açıkça görüleceğini, davalı ... tarafından taraflarınca verilmek üzere 141.745,79 TL vekalet ücreti çıkarıldığını, davalı ...'ın borcunun 2.050.000,00 TL sınırlı olmasına rağmen, değerlendirmenin daha az miktardan yapıldığını, bu nedenle vekalet ücretine kısmen reddolan talepleri açısından itiraz ettiklerini, aynı zamanda kabul anlamına gelmemekle birlikte bahse konu talep oranlarında kabul/ret olduğunda dahi taraflarının vermesine karar verilen miktar haklılık oranında fahiş miktarda kaldığını, bu miktarın hesaplamasının haklılıkları ve oranlar dikkate alınarak tekrar hesaplanması gerektiğini, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/998E. 2021/476K. sayılı hukuka aykırı kararın kaldırılmasını, işbu istinaf başvurularının kabulüne, itirazın iptali davalarının kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE :Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince gayrı nakdi kredi alacağı kalemi olan  teminat mektubu bedelini depo talebi yönünden dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, nakdi alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı temlik alan davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davacı banka ile dava dışı ... Turz. Teks. İns. ve Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti arasında 26.01.2011 tarihli 2.050.000 TL limitli ve 08.07.2013 tarihli 4.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, 29.01.2014 tarihli limit arttırım sözleşmesi ile 08.07.2013 tarihli sözleşmenin limitinin 3.500.000 TL tutarında arttırıldığı, davalılardan ...'ın 26.01.2011 tarihli genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı, diğer davalıların tüm sözleşmelerde kefil olarak yer aldıkları, bu genel kredi sözleşmeleri kapsamında 14 adet TL cinsinden,  5 adet Euro cinsinden proje kredisi kullandırıldığı, şirket kredi kartı üzerinden kredi kullandırıldığı anlaşılmıştır.Davalı ...'ın 26.01.2011 tarihinde 2.050.000 TL tutarlı kefalet sözleşmesi imzaladığı, imzalanan sözleşmenin 818 Sayılı BK'nın 484. Maddesinde \" kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır\" düzenlenmesine uygun olarak tanzim edildiği, yazılı şekilde yapılması ve davalı kefilin sorumlu olduğu miktarın belirtilmesi sebebiyle kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun olduğu görülmüştür. Davalılar... ... Oto İn. Gıda San. Tic. Ltd. Şti., ..., ... ve ...'in 08.07.2013 tarihinde 4.000.000 TL tutarlı kefalet sözleşmesi imzaladıkları, imzalanan sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583.maddesinde \"Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu  olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır\" ve TBK'nın 584/1 ve 2.maddelerinde \"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.\" düzenlemelerine  uygun olduğu görülmüştür. Davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete ve davalılara gönderilen Bakırköy 26.Noterliğinin 07.11.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 07.11.2014 tarihinde kredi hesabı kat edilerek kredi alacağının ödenmesi ihtar olunmuş, kat ihtarının dava dışı borçluya, davalılar... ... Oto İn. Gıda San. Tic. Ltd. Şti'ne,  davalı ... ve davalı ...'a 12.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 24 saatlik süre dikkate alındığında bu davalıların 14.11.2014 tarihinde temerrüde düştüğü, davalılar ... ve ...'e yapılan tebligatlar iade olduğundan bu davalıların takip tarihi itibariyle  temerrüde düştükleri anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ve  davalılar hakkında başlatılan İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında \"genel kredi sözleşmesi 7500000.00 TL\" sebebine dayalı olarak kefillerden ...'ın borcun 2.050.000,00 TL'den ve buna bağlı ferilerden sorumlu olduğu belirtilerek nakdi alacak yönünden asıl alacak (proje kredileri) 4.114.770,08 TL, teminat mektubu komisyonu 28,35 TL, ... kredi kartı 50.224,51 TL, ... kredi kartı gecikme bedeli 966,82 TL, masraf 636,78 TL , kur farkı BSMV'si 20,35 TL, kar mahrumiyeti 1.498,33 TL olmak üzere toplam 4.168.145,22 TL ile 581.062,90 Euro alacağın tahsili ve gayrinakdi alacak yönünden mer'i ve muteber olan teminat mektubu bedellerinden dolayı toplam 99.583 TL'nin depo edilmesi istemiyle  13.11.2014 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalılardan TL cinsinden nakdi krediler yönünden toplam 4.153.670,99 TL  alacaklı olduğu, asıl alacağa  yıllık %14,30 oranında temerrüt kar payı ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte istenilebileceği; Euro Cinsinden nakdi krediler yönünden 581.062,90 Euro alacaklı olduğu; asıl alacağa yıllık %5,86 oranında temerrüt kar payı ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte istenilebileceği; davalı kefil ...’ın sözleşmedeki kefalet limiti 2.050.000 TL miktarla sınırlı olarak borçtan sorumlu olduğu, dava tarihinden sonra yapılan tahsilatlar bulunduğu,  nakdi kredi içerisinde yer alan ... kredi kartı yönünden davacı bankanın 50.225,01 TL alacaklı olduğu belirtilmiş; ek raporda ise davalı ...'ın 114 ve 115 nolu 441.222,833 Euro tutarındaki proje kredilerinden sorumlu olduğu, takip tarihi itibariyle bu miktarın  232.952,83 Euro'ya düştüğü, dava dışı asıl borçlu şirket lehine tahsis edilen ... kartının ...'ın kefalet imzası bulunmayan diğer sözleşmeler kapsamında verildiği, dolayısıyla davalı kefil ...'ın ... kredi kartı borcundan sorumlu olmadığı belirtilmiştir.Taraflar arasındaki 2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 20.4.2. maddesinde: \"Müşterinin borçlarının muaccel olması ve temerrüde düşmesi halinde, müşteri temerrüt nedeniyle oluşan kar mahrumiyetlerini ödemekle yükümlüdür. Buna göre; borçların vadesinde ödenmemesi nedeni ile vade farkından kaynaklanan kar payı mahrumiyetlerini karşılamak üzere temerrüt tarihinden borcun tamamen tasfiye edilme tarihine kadar, bankanın ödenmeyen söz konusu krediler için her bir para cinsinden olmak üzere uyguladığı kredi kar payı oranına göre banka tarafından belirlenecek tutardaki kar payı mahrumiyeti gecikme cezası olarak müşteri tarafından bankaya ödenecektir. Bu kar payı mahrumiyeti üzerinden hesaplanacak BSMV, KKDF ve sair vergi, harç, fon, komisyon, masraflar ve sair feriler de ayrıca ödenecektir. Ancak talep takip, tahsil tarihlerindeki banka kredi kar payı daha yüksek ise gecikme nedeniyle uygulanacak kar payı mahrumiyeti oranı hiçbir şekilde bu orandan aşağı olmayacaktır.” hükmü mevcut olup, 2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 6.2.2. maddesi \"Gecikme kar payı oranları ise para cinsi ne olursa olsun ödenmeyen kredi için uygulanan nakdi kar payı oranının %50 fazlasıdır. Borcun fiili ödeme tarihinde aynı tür krediler ve aynı para cinsi krediler için banka tarafından uygulanan cari akdi kar payı oranının fiili ödeme tarihindeki akdi kar payı oranından düşük olması halinde bu kere gecikme kar payı oranı fiili ödeme tarihindeki cari en yüksek akdi kar payının yıllık %50 fazlası olarak uygulanacaktır\" şeklinde düzenlenmiştir.1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde hesaplamadaki karışıklıklar nedeniyle yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı tarafça icra takibine konu edilen Euro cinsi kredi ve kredi kartı yönünden, hükme esas alınan 01.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda takipte belirtilen miktarla aynı tutarda alacak hesaplanmış, TL cinsi kredi yönünden ise kat ihtarından sonra takipten önce 11.323,60 TL tutarındaki ödeme düşülerek takip tarihi itibariyle asıl alacak 4.103.446,48 TL olarak hesaplanmıştır. Bu durumda bilirkişi raporunda TL ve Euro cinsi krediler ile kredi kartına ilişkin asıl alacak yönünden herhangi bir karışıklık olmayıp, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  2.Davacı vekili istinaf dilekçesinde faiz ve  ferilere itiraz edilerek tekrar hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.Dava ve takibe konu TL cinsi krediler yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı bankanın eş dönemde kullandırdığı TL cinsi 14 adet krediye fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranları ortalamasının  %14,30 oranında olduğu,  takip talebinde belirtilen %14,74 oranının yerinde olmadığı, bu nedenle %14,30 oranı üzerinden temerrüt kar payı belirlendiği,  Euro cinsi krediler yönünden davacı bankanın eş dönemde kullandırdığı Euro cinsi 5 adet krediye fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranları ortalamasının %5,89 oranında olduğu ancak takip talebinde belirtilen %5,86 oranı üzerinden taleple bağlı kalınarak temerrüt kar payı hesaplandığı anlaşılmıştır. Bunun yanısıra kredi kartı yönünden TCMB duyurularına göre aylık %2,02'den yıllık %24,24 oranıyla akdi faiz ve   aylık % 2,52'den yıllık % 30,24 oranıyla temerrüt faizi hesaplanmış olup,  kredi kartları için akdi ve gecikme faiz oranının 25.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan \"Mevduat Ve Kredi Faiz Oranlarını Ve Katılma Hesapları Kar Ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında  Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ\" hükümlerine göre Merkez Bankasınca belirlendiğinden yapılan hesaplamada bir eksiklik ve yanlışlık yoktur. Diğer yandan, icra takibine konu edilen feri nitelikteki kalemler; teminat mektubu komisyonu, ... kredi kartı gecikme bedeli, masraf, kur farkı BSMV'si, kar mahrumiyeti olup, dosya kapsamına teminat mektubu komisyonunun ve masrafın varlığını gösteren; kredi kartı gecikme bedelinin hangi döneme ve kur farkına ilişkin BSMV'sinin hangi işlemden ve hangi tarihte doğduğunu gösteren; yine kar mahrumiyetinin hangi krediye ve döneme ilişkin olduğunu gösteren herhangi bir belge sunulmadığı gözetildiğinde mahkemece reddine karar verilen feri nitelikteki kalemler yönünden davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  3.Davacı vekili istinaf dilekçesinde davalı ...'ın kefil olduğu ve olmadığı krediler yönünden ayrım yapılması ile davalının diğer sözleşmelerde de kefil olmasına rağmen davanın kısmen reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. Kefil, kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumlu olmakla birlikte banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması durumunda yeni sözleşmede, ilk sözleşmeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaması ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde bu yeni kullandırılan krediden dolayı ilk sözleşmeye kefalet edenin sorumluluğundan söz edilemeyecektir.Somut olayda davalı ..., 26.01.2011 tarihli 2.050.000 TL limitli kredi kapsamında dava dışı şirkete kullandırılan 441.222,833 Euro tutarındaki proje kredilerinden sorumlu olup, bunun dışında kalan kredilerden sorumlu değildir. Dava dışı asıl borçlu şirket lehine tahsis edilen ... kredi kartının, davalının kefalet imzası bulunmayan bağımsız nitelikte yeni bir sözleşme niteliğinde olan diğer sözleşme kapsamında verilmesine göre davalı, kredi kartı borcundan da sorumlu değildir. Davalının  kefil olduğu 2011 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılan Euro cinsi iki adet proje kredisinden dolayı davacı bankanın takip tarihi itibariyle 115.379,66 Euro ve 117.573,17 Euro olmak üzere toplam 232.952,83 Euro alacaklı olduğu gözetildiğinde mahkemece davalı ... yönünden bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. 4.Davacı vekili istinaf dilekçesinde davalı ... lehine takdir edilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını ileri sürmüştür.Davaya konu icra takibinde davalı ...'ın kefalet limitinin 2.050.000 TL olduğu belirtilmiş olup, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilen kısım, bu miktardan düşüldükten sonra, kalan miktar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece bu husus gözden kaçırılarak diğer davalılar için gösterilen dava değeri üzerinden hesaplama yapılması sonucu davalı ... lehine 141.745,79 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. Ne var ki  kararın bu sebeple kaldırılması halinde davalı ... yararına Dairemizce takdir edilecek vekalet ücreti, ilk derece mahkemesince takdir edilen vekalet ücretinden yüksek olacağından, istinaf edenin sıfatına göre aleyhe kaldırma yasağı  dikkate alınarak vekalet ücretine ilişkin kısım yönünden mahkemece verilen karar, sonucu itibariyle doğru bulunmuştur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından temlik alan davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Temlik alan davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Temlik alan  davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d89f505766664f02","SID":"e6fe2e02edfcf2c3"}}