{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA N\t: 2025/1141 <br>KARAR NO\t: 2025/1170<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 30/06/2025<br>NUMARASI\t: 2025/547 Esas (Derdest)<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden  davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin davalıdan alacağı miktarı sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğunu, banka hesapları,  taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına  borca yeter miktarda  ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda İstinaf incelemesine konu 30.06.2025 tarihli ara karar ile \"...Davacı vekilinin talebinin yargılamayı gerektirmesi, alacağın muaccel olduğuna dair delillerde sunulmadığı, yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden  nedeniyle  bu aşamada talebin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi ilişkisi kapsamında satılan ürünlere dayalı olarak düzenlenen ve davalı tarafça itiraz edilmeyerek kesinleşen takip konusu faturalara dayalı olmakla  sabit ve likit olduğunu, bu nedenle Mahkemece, taraflarına teminat gösterilmesi imkanı dahi tanınmaksızın talebin reddine karar verilmesi ve ileride alacağın tahsil imkanının imkansız hale getirilmesinin yerinde olmadığını, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 2025/547 Esas sayılı ve 30.06.2025 tarihli kararının kaldırılmasına ve müvekkili şirket lehine ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE :Talep, Distribütörlük Sözleşmesi kapsamında davalıya satışı yapıldığı iddia olunan ürünler hakkında tanzim olunan  faturalara  dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemli derdest davada, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati haciz talep eden davacı tarafça, davalıya satılan ürünler karşılığında herhangi bir ödeme yapılmadığından bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunulmuştur.  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda, davacı tarafça faturalara dayanılmış ise de davacının dayandığı faturalara konu ürünlerin davalıya  teslim edildiğine ilişkin söz konusu faturalarda davalıdan sadır olmuş bir kayıt/imza bulunmamaktadır. Bu haliyle ihtiyati haciz talebi hakkında karar verildiği aşama itibariyle alacağın varlığı ve miktarı tespite muhtaç olup, ihtiyati haciz verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir.  Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 23/09/2025<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ecfcf5cb940d392","SID":"dba26ecd3aa41361"}}