{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/2242 <br>KARAR NO\t: 2025/1492<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/07/2021<br>NUMARASI\t: 2017/1104 (E) - 2021/435 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 20/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ...'in çalışmakta olduğu ... Elektrik Dağıtım AŞ'ye ait ... plakalı elektrik arıza bakım aracı ile kendisine yeşil ışık yandığı sırada kavşağı geçmekte iken davalı ... Sigorta Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı .... Organizasyon ve Ticaret AŞ'ye ait, davalı ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kırmızı ışıkta durmayıp kavşağı transit olarak ve çok hızlı bir şekilde geçmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında dava dışı ... ...'in hayatını kaybettiğini, maddi tazminat talebi ile sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, taraflarına ödeme yapılmadığını, davanın kabulü ile davacı ... için 1.000 TL, davacı ... ... için 1.000 TL, davacı Sultan ... için 1.000 TL, davacı... için 1.000 TL maddi tazminat ve 1.000 TL cenaze gideri ile davacı ... için 100.000 TL, davacı ... ... için 100.000 TL, davacı... için 100.000 TL, davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı .... Organizasyon ve Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacılar tarafından davalılar .... Organizasyon ve Ticaret AŞ ile ... ... ve ... Sigorta Şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacılar tarafından davalılar .... Organizasyon ve Ticaret AŞ ile davalı ... ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ...  için 50.000 TL, davacı ... için 50.000 TL, davacı... için 50.000 TL, davacı ...  için 50.000 TL, davacı ... için 30.000 TL olmak üzere toplam 230.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar .... Organizasyon ve Ticaret AŞ ile davalı ... ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine arar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece her iki Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi raporları arasındaki ihtilafın dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek çözülmesi gerekirken dosyanın üç kişilik bir heyete gönderilerek alınan raporla yetinilmesinin isabetsiz olduğunu, hükmedilen manevi tazminat rakamlarının çok düşük kaldığını, karşı yan taraf vekili için maddi ve manevi tazminat açısından hesaplanan avukatlık ücretinin fazla hesaplandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı .... Organizasyon ve Ticaret AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada mevcut kusura ilişkin raporlar arasında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmesi gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin araştırma yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfedilen kusur bulunmadığından müvekkilinin talep edilen tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat davası yönünden kusura ilişkin ceza dosyasına ve aynı kazaya ilişkin açılan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesine ait bilirkişi raporlarında vefat eden desteğin tali kusurlu olduğu yönünde aldırılan raporlardaki kusur oranı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Dolayısıyla davacıların desteğinin kusursuz olduğu veya tali kusurlu olduğu yönünde tespitler içeren farklı bilirkişi raporlarından davalı taraf lehine olan raporun hükme esas alınması karşısında Mahkemece kusura ilişkin tespitin takdiri yerinde olup, davalı vekilinin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmakta; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekte; bir teselli, bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir.Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan  hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.Bu durumda, genç yaşında vefat eden davacıların desteğinin eşi, çocuğu, anne, baba ve kardeşi için takdir edilen manevi tazminat tutarlarının, kazanın gerçekleşme biçimi, ortaya çıkan zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi nazara alındığında yetersiz kaldığı görülmektedir.O halde, TBK'nin 56. maddesi uyarınca somut olayın özellikleri nazara alınarak davacılar tarafından talep edilen tazminat tutarları hak ve nasafete göre makul ve kabul edilebilir olduğu sonuç ve kanaatiyle manevi tazminat davasının tam kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-Davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, B-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-a)Davacılar tarafından davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ, davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,b)Davacılar tarafından davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ ile  davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulüne, davacı ...  için 100.000 TL, davacı ... için 100.000 TL, davacı... için 100.000 TL, davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 50.000 TL olmak üzere toplam 450.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 30.739,5 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.554,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.185,44 TL karar ve ilam harcının davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından peşin yatırılan 1.554,06 TL ve 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.585,46 TL harcın davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan 528,35 TL yargılama giderinin davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-a)Kabul edilen manevi tazminat davasında davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, b)Kabul edilen manevi tazminat davasında davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak  adı geçen davacıya verilmesine, c)Kabul edilen manevi tazminat davasında davacı... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak  adı geçen davacıya verilmesine, ç)Kabul edilen manevi tazminat davasında davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak  adı geçen davacıya verilmesine, d)Kabul edilen manevi tazminat davasında davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak  adı geçen davacıya verilmesine, 7-Reddedilen maddi tazminat davasında davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ye göre belirlenen 4.080 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, C-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 134,50 TL posta ve tebligat gideri ile 810,50 TL istinaf başvuru harcının davalı ... ve davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 15.711,30 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.927,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.783,40 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davalı .... Organizasyon ve Tic. AŞ'nin istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7bc10d50ad46db24","SID":"afcc2bc7f37008e3"}}