{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br> İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1043 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1130<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO\t: 2025/366 Esas, Derdest, Ara Karar  <br>ARA KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br>DAVA: İhtiyati Tedbir- İhtiyati Haciz <br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>İhtiyati haciz isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çerçeve sözleşme muhteviyatındaki 13/06/2024 tarihli \"Acente Hizmet Sözleşmesi\" uyarınca davalıya hizmet vermeye başladığını, iş bu çerçeve sözleşmenin konusunun, \"müşterinin kendi çalışanları veya üçüncü şahıslar için Acente'den talep edeceği, yurt içi ve yurt dışı otel rezervasyonu, uçak bileti, vize işlemleri, rent a car, toplantı, gezi paket tur, etkinlik, organizasyon vb. turizm hizmetlerinin, rezervasyonlarının müracaatlarının ve alımlarının (\"Hizmet\") yapılıp sonuçlandırılması ilgili hüküm ve şartlarının belirlenmesi\" olduğunu, dosyaya sunulan cari hesap ekstresinin davalının hizmet alımı faturaları karşılığında bir takım ödemeler gerçekleştirildiğini teyit ettiğini, davalı ilaç firmasının 2024 yılı faaliyetlerinin değerlendirileceği \"Dönem Sonu Toplantısı\" için 29/08/2024 tarihli \"Acente Hizmet Sözleşmesi\"nin davalı ile akdedildiğini, davalının çalışanları, yöneticileri ve bildirdiği kişilerin katılacağı \"... ... Hotel Antalya\"da gerçekleşen 02/01/2025-06/01/2025 giriş ve çıkış tarihli \"Dönem Sonu Toplantısı\" organizasyonu hizmetinin verildiğini, davalı çalışanlarınca proforma faturanın onaylanması suretiyle sağlanan mutabakat kapsamında hizmet faturasının keşide edildiğini, toplantı boyunca sunulan konaklama ve sair hizmetler için 08/01/2025 tarihli 750.000,00 TL bedelli faturanın keşide edildiğini, bu faturanın davalı şirket kayıtlarına işlendiğini, ancak davalının muhasebesi ile yapılan yazışma ile e-fatura kayıtları incelendiğinde davalı tarafından verilen hizmete ve elektronik ortamda teslim edilen e-faturaya süresi içerisinde veya sonrasında herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ancak 2025 yılı Ocak  ayında gerçekleşen hizmet karşılığı düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini, bu yüzden İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya üzerinden icra takibine girişildiğini, davalının haksız yere borca, imzaya ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin dayanağına ve imzaya itirazın kötü niyetli olduğunu, zira davalı ile imza altına alınan 13/06/2024 tarihli çerçeve sözleşme gereğince başlayan hizmet alımı karşılığında bilumum fatura bedellerinin davalı tarafından ödendiğini, başka bir ihtiyaç (Dönem Sonu Toplantısı) için kurulan dava konusu sözleşmede aynı kişinin imzasının inkar edilmesinin hukuken hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan 13/06/2024 tarihli çerçeve sözleşme ve 29/08/2024 tarihli dönem sonu toplantısı için imzalanan dava konusu sözleşmenin e-posta yazışmalarından anlaşılacağı üzere davalı şirketin aynı yetkili kişisi tarafından imzalandığını, ancak tüm yazışmalarda adı geçmesine ve fiili olarak şirket müdürü olarak hareket etmesine karşın ... un Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilen müdür olmadığını, her ne kadar imza itirazı bulunulsa da gerek 13/06/2024 tarihli gerekse 29/08/2024 tarihli sözleşmeyi imzalayan ... (Genel Müdür) tarafından imzalanan sözleşmelerin ve sözleşme yükümlülüklerinin icra takibine geçilene kadar davalı tarafından benimsendiğini, hatta alınan hizmetlere ilişkin cari hesap ödemeleri ile ilgili ön ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin ... Bankası Levent Şubesi nezdindeki hesabına \"Antalya Kongre Kapora\" açıklamalı bir ön ödeme yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin asli unsurunun konaklama olduğunu, bu hizmetin verildiğinin tüm kayıt ve belgelerle ortada olduğunu, sözleşmenin 3. maddesi gereğince davalı şirketin açıkça toplamda 80 oda konaklamayı (en az) boş/dolu garanti ettiğini, \"Dönem Sonu Toplantısı\" kapsamında ise ... ... Hotel Antalya'da 02/01/2025-06/02/2025 tarihleri arasında toplamda 85 odada konaklama yapıldığını, davalı şirket yetkilisi tarafından faturalandırma işlemine ilişkin detaylar üzerinden yapılan WhatsApp yazışmaları ile müvekkili tarafından verilen hizmetlerin iki ayrı fatura şeklinde düzenlenerek konaklama vs. için 750.000,00 TL ve transferler vs. için 69.000,00 TL olarak bölünerek faturalandırılması hususunda mutabık kalındığının yazışma içerikleriyle sabit olduğunu, taraflar arasındaki cari ilişki ve bu ilişkiye istinaden davalı tarafından yapılan ödemeler karşısında davalının dayanak belge itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 29/08/2024 tarihli \"Acente Hizmet Sözleşmesi\"nin 4. maddesi gereğince muaccel borcun ödenmediğini, davalının vadesi gelmiş diğer cari borçları için başlatılan İstanbul 18. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasındaki takibin  kesinleştiğini, davalı tarafından \"İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, Türkmen mahallesi, ... ada, 6 parselde kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölümün\"  takip açıldıktan hemen sonra \"... Ve Kimya Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi\"ne devredildiğini, davalının aktiflerini azaltarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, müvekkili tarafından başlatılan her iki icra takibi incelendiğinde borçlunun adres kayıt sistemindeki adresinde bulunamadığını, borçlunun mallarını gizlemeğe ve kaçırmaya yönelik takip açılır açılmaz hemen bir takım işlemlerde bulunduğunu, vadesi gelmiş bir para borcunun bulunması ve dava konusu alacağın rehin ile temin edilen bir alacak olmaması nedenleriyle davalının ecza depolarındaki (... Deposu, ... Ecza Deposu) hak ve alacaklarına dava değeri kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz şerhi işlenmesini veya uyuşmazlık bedeli kadar bedelin mahkemeye depo edilmesini ve takipler açıldıktan sonra şirket aktifinden çıkartılan tapuda \"İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, Türkmen mahallesi, ... ada, 6 parselde kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölüm\" olarak kayıtlı taşınmaz üzerine ileride açılması muhtemel davalarda hak kaybına sebebiyet vermemek adına bu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi amacıyla \"satılamaz şerhi\" konulmasını talep etmiştir. <br>CEVAP <br>Dava açıldıktan sonra mahkemece 29/05/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir ve haciz talebi karara bağlandığından ara karar tarihi itibariyle davalı tarafından dosyaya sunulan bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>29/05/2025 tarihli ara kararda mahkemece; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebine konu davalı adına kayıtlı araç, menkul ve gayrimenkullerinin dava ve uyuşmazlık konusu olmadığı, HMK'nın 389. maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin, davacının davalıdan dava tarihi itibariyle alacağının olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle bu aşamada ihtiyati haciz koşulları oluşmadığından  ihtiyati haciz talebinin  reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereğince yerine getirilen hizmet nedeniyle düzenlenen proforma faturanın davalı tarafından onaylanması sonucunda varılan mutabakat kapsamında takibe ve davaya konu faturanın düzenlendiğini, hizmete ve faturaya itiraz edilmediğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki ve yapılan ön ödeme nedeniyle takipte imzaya itiraz edilmesinin haksız olduğunu, başka bir icra dosyasından davalı aleyhine başlatılan icra takibinin itirazsız kesinleştiğini ve bu takipte davalının üzerine kayıtlı bir taşınmazı başka bir şirkete devrettiğini, sonrasında dosya borcunun ödenmesi üzerine hacizlerin kaldırıldığını, bu durumun mal kaçırmak amacıyla  ve alacaklıların alacağına kavuşmalarını engellemek kastıyla yapıldığını, başlatılan her iki icra takibinde de davalının adres kayıt sistemindeki  adresinde bulunamadığını, istihkak iddiası ileri sürülecek şartların sağlanmaya çalışıldığını, borçlunun mallarını gizlemeye ve kaçırmaya yönelik davranışlarda bulunduğunu, vadesi gelmiş bir para borcunun bulunduğunu, davalının anlaşmaya uygun olarak otelde dönem sonu toplantısını gerçekleştirmesi karşısında sözleşme gereğince üstlenilen hizmetin yerine getirildiğini belirterek mahkeme ara kararının kaldırılarak  teminatsız olarak davalının ecza depolarındaki (... Deposu, ... Ecza Deposu) hak ve alacaklarına dava değeri kadar ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesini veya uyuşmazlık bedeli kadar bedelin mahkemenize depo edilmesini ve takipler açıldıktan sonra şirket aktifinden çıkartılan tapuda \"İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, Türkmen Mahallesi, ... Ada, 6 Parselde kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölüm\" olarak kayıtlı taşınmaz üzerine ileride açılması muhtemel davalarda hak kaybına sebebiyet vermemek adına taşınmazın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi amacıyla \"satılamaz şerhi\" konulmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava, acente hizmet sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup derdest dava kapsamında aynı zamanda ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep edilmiştir.Derdest dava kapsamında, mahkemece ara karar ile yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından bu ara karar istinaf edilerek ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılarak  ihtiyati haciz ve tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.1-İhtiyati haciz talebi değerlendirildiğinde; Talep, hizmet sözleşmesi kaynaklı fatura alacağı nedeniyle ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.  İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.\" düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için \"alacağın yargılamayı gerektirmesi\" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.Somut olayda davacı tarafından çerçeve sözleşme, acente hizmet sözleşmesi, cari hesap sureti, \"02/01/2025-06/01/2025 ... Antalya konaklama bedeli\" açıklamalı fatura, davacı tarafından tek taraflı tutulan konaklama ve diğer  hizmetlere ilişkin liste, uçak rezervasyon listeleri, konaklayanlara ait liste, e-mail ve watsapp yazışmaları, ödeme dekontu, faturalar ve dava konusu dışındaki icra takibine ait ödeme emri tebligat mazbatası dosyaya delil olarak sunulmuştur.20 Ekim 2024 tarihinde davalı tarafından otel konaklamasına e-mail yolu ile onay verildiği, sunulan e-maillerde sözleşmenin imzalı olarak davacıya gönderildiğine dair bir yazışmanın tespit edilemediği, 18 Şubat tarihli watsapp yazışmasında Tekin Bey ... isimli kişinin \"Ekim ayından beri 691.615,00 TL bekleyen borç var\" yazısına \"biliyorum\" şeklinde cevap yazdığı, yazışmalarda organizasyon bedeli ile bakiye cari hesap borcu ile ilgili yazışmaların yapıldığı, 19.11.2024 tarihinde 50.000,00 TL \"kapora\" açıklamalı ödemenin eft ile yapıldığı görülmüştür.Takibe ve davaya konu fatura, 08/01/2025 tarihli \"... Antalya Konaklama Bedeli\" açıklamalı 750.000,00 TL bedelli faturadır. Tarafların faturaya konu edimlerini yerini getirip getirmediği ile alacak miktarının tespiti hususunda dosyaya ibraz edilen yukarıda belirtilen deliller ile diğer ekli belgeler İİK'nun 258/1. maddesi kapsamında alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bununla birlikte ihtiyati haciz talep eden vekili, borçlunun mal kaçırmaya yönelik ciddi girişimleri bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacının alacaklı olduğu dava konusu olmayan başka bir icra dosyasında davalı borçlu tarafından ödeme yapılması ile dosyanın infazen kapatıldığı bizzat davacı tarafından dile getirildiğinden davalının bu icra dosyası aşamasında taşınmazını devretmesinin mal kaçırmaya yönelik bir girişim olduğuna ilişkin yaklaşık ispat koşulunu sağlamamaktadır.Dosya kapsamında yer alan mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında, takibe konu faturanın ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat ölçüsünde kanaat oluşturmadığı, bu aşamada ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığı gibi İİK'nun 257. maddesinde öngörülen diğer koşulların da oluşmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. 2-İhtiyati tedbir talebi değerlendirildiğinde; Talep, hizmet sözleşmesi kaynaklı fatura alacağı nedeniyle ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık HMK 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.HMK'nin 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir.Somut uyuşmazlıkta, davacının eldeki davayı alacağının tahsili amacına yönelik açtığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlık konusunun \"para\" olduğu gözetildiğinde, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/366 Esas, sayılı ve   29/05/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı talep eden davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 18/09/2025<br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18e0a4c5aae2aebb","SID":"86fe694753836fb8"}}