{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/932 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1099<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ 10/02/2025<br>NUMARASI\t: 2023/260 Esas, 2025/93 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/09/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin icra takibi başlatılan senedi imzalamadığını, bu nedenle takibe konu senetteki imzayı inkar ettiklerini, söz konusu senetteki imzanın 22.08.2017 tarihinde İstanbul 30. İcra Müdürlüğü ... esas ve Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyaları ile gelinen haciz sırasında senetteki diğer borçlu olarak görünen şirket yetkilisi olmayan, alacaklı vekilinin taciz ve mal kaldırma tazyiki ile başka çaresi kalmayan müvekkilli Gökcan tarafından imzalandığını, müvekkillerinin takibe konu senetten dolayı davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, bu nedenle borcun tamamına itiraz ettiklerini, senede konu edilen alacaklı vekili ve senet kefili müvekkili tarafından imza edilen protokolde söz konusu İstanbul 30. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasındaki var olduğu iddia edilen borca karşılık alındığının belirtildiğini, söz konusu dosyanın İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/983 Esas 2017/1156 Karar sayılı dosyası ile 18.09.2017 tarihinde icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/983 esas sayılı dosyasında icra dosyasının 04/08/2017 tarihinde istendiğini, ancak icra müdürlüğünün dosyayı 18/08/2017 tarihinde gönderdiğini, davalı şirket vekilinin de bu durumdan faydalanarak haciz talimatı alarak söz konusu hacze geldiğini ve müvekkili mal kaldırma tazyiki ile korkutarak iş bu protokol ve senedi imzalattığını, mahkeme kararı sonucu senedin bedelsiz ve hükümsüz kaldığını, senetteki alacağın sebebi olan İstanbul 30. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının istenerek kapak hesabının yaptırılmasını talep ettiklerini, alacaklı vekilinin meslek ilkelerine aykırı hareket ettiğini, icra dosyasında yapılmış bir kapak hesabı olmamasına rağmen haciz zaptında yazan miktarın faiz ve masraf hariç 30.653,82-TL olduğunu, müvekkili Gökcan'ın bu miktar ile tazyik edilerek bu miktar üzerinden mal kaldıracağının söylenerek kendisine davaya konu senedin imzalatıldığını, senet aslının takip yapılırken icra dosyasına verilmemesi sebebi ile ödeme emrinin iptalini, gecikme faizi olarak talep edilen miktar yönünden hangi tarihten hangi tarihe kadar ve hangi orandan faiz hesaplandığı belirtilmediğinden bu yönüyle de takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek takibin tedbiren durdurulması, akabinde iptalini, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu 22/08/2017 keşide tarihli 15/09/2017 vade tarihli, 8604 TL bedelli senedin, İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası için verilen ve aynı dosya için imzalanan 22/08/2017 tarihli protokole binaen verilen teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü takip yapılamayacağından takibin iptaline, takibe dayanak teşkil eden senetten dolayı (teminat senedi olması) ve müvekkillerinin muaccel bir borçlarının da bulunmaması dikkate alınarak müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, davalının  %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı şirket yetkilisi ...'in vekalet ile oğlu ...'i yetkili kıldığını, davaya ve takibe konu senedin gerek davacı şirket yönünden gerekse de şahsi yönden ...'e ait olduğunu, İstanbul 30. İcra Müdürlüğü ... esas ve Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyalarından 22.08.2017 tarihinde hacze gidildiğini, haciz tutanağında haciz esnasında alınan bir senetten bahsedilmediğini, protokolün 23.08.2017 tarihinde haciz tarihinden 1 gün sonra imzalandığını, dolayısıyla davacılar vekilinin haciz baskısı altında senet alındığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirketin arasında ticari alışveriş söz konusu olduğunu, takibe konu senetlerin işbu ticari alışveriş neticesinde ödeme olarak alındığını ancak senet karşılığının ödenmediğini, bunun üzerine 22.08.2017 tarihinde haciz işlemi için gidildiğini ve sonrasında anlaşma yapılarak 23.08.2017 tarihinde protokol ile davaya ve takip konu senedin verildiğini, davacı yanın takibe konu senedin  İstanbul 30. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının teminatı olduğunu belirttiğini ancak ne davaya konu senet metninde ne de 23.08.2017 tarihli protokol metninde senedin teminat olarak verildiği ibaresinin mevcut olmadığını, davaya ve takibe konu senedin icra müdürlüğüne teslim edildiğini ancak icra kasasında yeterli yer olmadığından bahisle imza karşılığı taraflarına teslim edildiğini, takibe konu senedin müvekkiline aralarındaki ticari ilişki gereğince verildiğini, dolayısıyla davacının borcu olmadığı itirazının yerinde olmadığını, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile %10 para cezasını ödemesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  07/11/2022 tarihli 2017/863  E- 2022/702 K sayılı kararıyla; \"...Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,...\" karar verilmiştir.,<br>DAİREMİZ KARARI: Dairemiz 2023/496 Esas - 2023/661 Karar 10/04/2023 Tarihli kararı ile; \"...Davacılar vekilinin takibe konu senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığına yönelik talebinin bulunduğu, dosya kapsamında bulunan İcra Mahkemelerinin ilamlarının ise takip hukukuyla ilgili olup, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği, mahkemenin İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu çekler ve senetle ilgili olarak verilen takip hukukunu ilgilendiren kararlara dayanarak davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesinin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Kaldı ki, takibe konu çek ve senetlerdeki ciro silsilesine göre davacı şirket ile davalı alacaklı arasında temel ilişki bulunduğu dikkate alındığında, zamanaşımına uğrayan senetten kaynaklanan borcun sona erdiği, senedin bedelsiz kaldığı şeklindeki mahkeme gerekçesi de yerinde olmayıp, senedin zamanaşımına uğraması, alacaklının sadece kambiyo hukukuna göre talepte bulunamaması sonucunu doğurmakta olup, borcu sona erdirmemektedir. Mahkemece, öncelikle bu davaya konu 23/08/2017 tanzim tarihli, 15/09/2017 vadeli, 8.604,00 TL bedelli, keşidecisi ... Makine A.Ş., kefil ... olan senette, şirket adına da ... tarafından imza atıldığına ilişkin taraf vekillerinin  kabulü dikkate alınarak, taraf iddia ve savunmaları incelenerek  senetten dolayı  davacı şirketin sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi, daha sonra da, tarafların kabulünde olan protokol hükümlerine göre, bu davaya konu senedin, İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu borçtan düşülmek üzere verildiği dikkate alınarak, dosya kapsamına sunulan ödeme belgeleri de incelenerek davacıların 8.604,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olmayıp, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hüküm: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/11/2022 tarihli 2017/863 E. -  2022/702 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,..\" kesin olarak karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ İSTİNAFA KONU KARARI: <br>İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/260 Esas 2025/93 10/02/2025 Tarih:\"... Dolayısıyla; bu takip borcu nedeniyle alınan ve huzurdaki dava konusu İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe dayanak edilen 22/08/2017 keşide, 15/09/2017 vade tarihli 8.604TL bedelli bono ve bağlı bulunduğu 23/08/2017 tarihli protokolde yer alan tahsilde tekerrür olmamak kaydı uyarınca, önceki takipte, takip ve dava tarihi itibariyle bakiye borcu bulunmayan davacı borçluların, dava konusu İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından da borçlu olmadıklarının tespitine, dosya borçluları hakkında menfi tespit kararı verilmiş olmakla takibe bağlı başkaca bir sonuç kalmadığından davacıların takibin iptaline ilişkin talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, davalının ilk takipte diğer borçludan tahsil ettiği alacak miktarı ve icra hukuk mahkemesince verilen kararlar ile tahsil edilen tutarlar göz önüne alınarak takibe devam ettiği anlaşılmakla aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmiş olup, takibin iptali talebi menfi tespit hükmü nedeniyle konusuz kaldığından bu talep yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine gidilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; Davacıların, dava konusu İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından 04/10/2017 dava tarihi itibariyle BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE, 2-Davacının takibin iptaline ilişkin talebinin hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacılar lehine takipte talep edilen asıl alacağın %20'si oranında olmak üzere hesaplanan 1.720,8‬0TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİ:<br> Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 30. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip alacaklısı ... şirketinin çek borcundan sorumlu iken diğer borçlular ... ve ... Makina şirketinin ise takibe konu bonodan sorumlu olduklarını, ... Elektrik şirketi tarafından ödenen bedellerin iş bu davaya konu icra takibi ile ilgisi bulunmadığını, İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına 06.12.2013 tarihinde yapılan ödemenin dava dışı ... Yatırım Ticaret A.Ş. tarafından yapıldığını, ... kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda artık icra dosya borçlu sıfatına haiz olmadığını, icra takibine konu 7.000,00 TL bedelli senetten de sorumlu olmadığını, aksi kararın kıymetli evrak hukukuna aykırılık oluşturacağını, dava dışı ... tarafından yapılan ödemenin davacıların taraf olduğu bonoya mahsup edilemeyeceğini,İlk derece mahkemesinin bozma ilamına uygun araştırma yapmaksızın ve dava dışı ... tarafından ödenen bedelin neden davacıların borcuna mahsup edilmesi gerektiğini gerekçelendirmeksizin hüküm kurduğunu, davacıların davaya konu borcu kabul ederek temel borç ilişkisinden ayrı olarak kambiyo taahhüdünde bulunduklarını, yerel mahkeme tarafından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu,  Takibe dayanak senedin taraflarımıza şarta bağlı olarak veya teminat senedi olarak değil istanbul 30.icra müdürlüğü ... esas sayılı dosya borcundan düşülmek kaydı ile ödeme olarak verildiğini,  23.08.2017 tarihli protokole bakıldığında \" ...borçlu ... Makina ve ...'den YUKARIDA BELİRTİLEN DOSYA BORCUNDAN DÜŞÜLMEK ÜZERE 23.08.2017 düzenleme , 15.09.2017 tarihli toplamda 8604,00 TL miktarında senet alınmıştır.\" ibaresi ile  davaya konu senedin İstanbul 30. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya borcuna istinaden değil iş bu borçtan düşülmek sureti ile alındığının açıkça anlaşıldığını, Protokole konu senedin borç senedi olduğunu, borç senedinin, herhangi para veya mal borcuna ilişkin vadesi, tutarı belirlenmiş tarafların bilerek, isteyerek vardığı anlaşma üzerine ödeme niteliği taşıyan imzalı kıymetli evrak, bonodur. dolayısıyla işbu senedin taraflarına ödeme olarak verildiğini, borçlu ile yapılan protokol ve protokole konu senedin 23.08.2017 tarihinde düzenlendiğini, senet üzerindeki imzanın borçlu şirket yetkilisinin oğlu ve aynı zamanda vekalet ile yetkilendirdiği kişi olan ...’e ait olduğunu, davacı tarafın işbu davayı yargılamayı uzatmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını savunarak istinaf başvurusunun kabulü ile; Haksız ve hukuka aykırı İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/260 Esas, 2025/93 Karar, 10.02.2025  tarihli kararının KALDIRILMASINA karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE:<br>Dava,  menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın  kısmen kabul/kısmen reddine  karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin 04/12/2024 tarihli ve 2023/182 Esas, 2024/203 Karar sayılı kararı ile HMK'nın Ek 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “…341 inci, 362 nci...” ibaresinin ve iptal nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan bu ibareden sonra gelen “…ve…” ibaresinin iptaline; kararın Resmi Gazete'de yayımından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.   Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 04/06/2025 tarihli ve 32920  sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrası;  \"(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.\"  şeklinde değiştirilmiş ve 3.fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır.HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişikliğe ilişkin yürürlük maddesi konulmamakla birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  2023/4-931 E.- 2025/491 K. sayılı ve 14/07/2025 tarihli kararında HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişikliğin, yürülüğe girdiği 04/06/2025 tarihinden önceki derdest davalar için uygulanamayacağına karar verilmiştir.Bu itibarla, somut uyuşmazlıkta dava değeri 8.604,00-TL olup, karar tarihi itibariyle ilk derece mahkemesi kesinlik sınırı 40.000,00-TL 'dir. Karar tarihi itibariyle HMK'nın 341.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı miktar yönünden kesin nitelikte olduğundan, davalı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile :<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 341., 341/2 ve 346. maddeleri gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin USULDEN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/09/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49903882d27216bc","SID":"742f5c5e86c5ac06"}}