{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/430 Esas   2025/1178 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/430 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1178<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/548 Esas  2022/715 Karar<br><br>DAVA\t\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 06/11/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 30/10/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 17/11/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan 84 ay vadeli kredi kullandığını, taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, 12 ay boyunca taksitleri gecikmeden ödediğini, bu süre boyunca erken kapama için davalı bankadan teklif almaya çalıştığını, davalının müvekkiline erken kapama fırsatı sunmadığını, %4 oranında olan erken ödeme oranının yapılan görüşmelerle %2 oranına indirildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin ipotek tesis edilen taşınmazını satmak üzere anlaştığını, alıcının taşınmazı satın almaktan vazgeçmemesi için müvekkilinin kalan tüm borcunu vade dolmadan bankaya yatırdığını, taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep ettiğini, davalının saatlerce erken kapama hesabı yapamadığını, davalının hesapladığı kapama bedelini müvekkilinin zorla kabul etmek zorunda bırakıldığını, erken kapama ücretinin %2 oranını geçemeyeceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000,00 TL'nin mağduriyetin başladığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tacir olan davacının taraf olduğu sözleşmelerde erken ödeme ücretlerinin düzenlendiğini, müvekkilinin banka şube yetkililerince de davacıya ödeme günü erken ödeme ücret bilgisinin verildiğini, basiretli bir tacir olan davacının taraf olduğu sözleşme ile erken ödeme bedelini  kabul ve taahhüt ettiğini, dava konusu erken ödeme ücretlerinin sözleşmede belirlenen oranlar doğrultusunda, mevzuata, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olarak tahsil edildiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 04.09.2019 ve 13.09.2019 tarihlerinde yapılan erken ödemeler nedeniyle sözleşmeye aykırı şekilde davalının davacıdan fazla alınan erken ödeme komisyonu tutarlarının, genel toplamda 23.434,45 TL erken ödeme komisyonu, 1.171,72 TL BSMV olmak üzere 24.606,17 TL fazla tahsilat yaptığı, bu tutarın 6.890,87 TL’lik kısmına 04.09.2019 tarihinden, 17.715,30 TL’lik kısmına ise 13.09.2019 tarihinden itibaren ve talep doğrultusunda avans faizi hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 24.606,17 TL alacağın, 6.890,87 TL’sinin 04/09/2019 tarihinden itibaren, bakiye 17.715,30 TL’sinin ise 13/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin sözleşme hükümleri uyarınca belirlenen erken ödeme komisyonu hesaplama formülünde hataya düştüğünü, gerek 04.09.2019 tarihinde davacı tarafından yapılan 450.000 TL'lik ara ödemede, gerekse de 13.09.2019 tarihinde kredinin erken kapatılması esnasında müvekkili tarafından tahsil edilmesi gereken erken ödeme komisyonunun hatalı hesaplandığını, söz konusu hatalı hesaplamaya ilişkin itirazları neticesinde  ek rapor tanzim edildiğini, ek raporda da dayanak gösterilmeksizin bankacılık ile örtüşmeyen hesaplama tekniği nedeniyle hatalı sonuca ulaşıldığını, dava konusu erken ödeme ve kapama ücretlerinin sözleşmede belirlenen oranlar doğrultusunda, mevzuata, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olarak tahsil edildiğini, müvekkili ile davacı arasında imzalanan işyeri kredisi sözleşmesinin 9. maddesinde yer alan düzenleme gereğince de bilirkişi tarafından uygulanması gereken formülün 04.09.2019 tarihli ara ödeme için, her ne kadar sözleşmede yer alan formül  \"kalan ana para x kredinin ortalama vadesi (yıl) x %4 komisyon oranı\" şeklinde olsa da müvekkilinin ticari bankacılık ürün bölümü tarafından müşteri memnuniyeti için komisyon oranı %2'ye düşürüldüğünden \"kalan anapara x kredinin ortalama vadesi (yıl) x %2 komisyon oranı\", 13.09.2019 tarihli kredinin tamamen kapatılması için yapılan ödemede  \"kalan anapara x kredinin ortalama vadesi (yıl) x %4 komisyon oranı\" olması gerektiğini, karara dayanak bilirkişi raporunda her iki ödemede de genel olarak ortalama vade süresinin hesabında hataya düşüldüğünü, her iki tarih için de ortalama vadenin 3 olarak esas alındığını, 04.09.2019 tarihli ara ödeme zamanındaki ortalama vadenin 3.81, 13.09.2019 tarihli kredinin kapatılması esnasında kalan ortalama vadenin ise 3.78 olması gerektiğini, ortalama vade süresinin \"fark gün sayısı x kalan anapara /kalan anapara/ 365\" formülü ile hesaplanması gerektiğini, hükme esas raporda ise, ortalama vadenin en uzun vadeli taksit ile  en kısa vadeli taksitin ortalaması alınarak hesap edildiğini, yapılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, ortalama vadenin yalnızca ay bazında hesaplanmasının gerçek durumu ortaya çıkarmadığını, ortalama vadenin yalnızca ay bazında değerlendirilerek basit bir matematik işlemi ile hesaplanmasının gerçek durumu ortaya çıkarmayacağını, ortalama vade teriminin iktisadi ve idari bilimlerde kullanılan ileri matematik hesabına dayandığını, mahkeme tarafından erken ödeme komisyonlarının ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, müvekkilinin dava öncesi temerrütte düşürülmediğini, davacının talep edilebileceği faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işyeri kredisi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borcunun erken ödenmesi nedeniyle banka tarafından tahsil edilen erken ödeme komisyonundan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tİşyeri kredisi sözleşmesi, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 12/09/2021 tarihli kök, 27/04/2022 tarihli ek bilirkişi raporu, banka dekontları, ödeme planları, davacının banka hesap ekstresi, e-mail suretleri dosya içerisinde yer almaktadır.\t<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporda, davacının 04/09/2019 tarihinde 450.000,00 TL ödediği, tarafların %2 erken kapama komisyon oranında anlaştığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre kredinin ortalama vadesinin hesaplanması gerektiği, ödeme tarihinde kalan en uzun vadenin 72 ay, en kısa vadenin 0 ay olup, ortalamasının 36 aya isabet ettiği, buna göre ödenen miktardan faiz ve BSMV mahsup edildiğinde 407.066,98 TL ana para kaldığı, 36 ayın 3 yıl olup, 3 yıl x %2 komisyon = %6 x 407.066,98 TL (anapara) = 24.424,02 TL komisyon, 1.221,20 TL BSMV olmak üzere 25.645,22 TL tahsil edilebileceği, davalının ise 30.986,75 TL komisyon ve 1.549,34 TL BSMV olmak üzere 32.536,09 TL tahsil ettiği, davalının fazla tahsilat miktarının 6.890,87 TL olduğu, ara ödemeden sonra kalan ana paranın 539.998,63 TL olup, 13/09/2019 tarihinde ödeme yapıldığı, anılan ödeme tarihinde kredinin kalan vadesinin 71,5 ay olup, kalan ortalama vadenin 3 yıl olduğu, %4 komisyon alındığı, buna göre 3 yıl x %4 = %12 şeklinde hesaplandığı, 539.998,63 TL x %12= 64.799,84 TL erken ödeme komisyonu, 3.239,99 TL BSMV olmak üzere davalının toplam 68.039,83 TL tahsil etmesi gerektiği, bankanın ise 81.671,55 TL erken ödeme komisyonu ve 4.049,98 TL BSMV olmak üzere toplam 85.755,13 TL tahsil ettiği, davalının anılan tarihteki ödeme nedeniyle davacıdan 17.715,30 TL fazla tahsilat yaptığı, 04/09/2019 ve 13/09/2019 tarihlerinde yapılan erken ödeme nedeniyle davalının davacıdan toplam 24.606,17 TL fazla tahsilat yaptığı yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tTaraflar arasında 27/08/2018 tarih ve 1.000.000,00 TL limitli akdedilen işyeri kredisi sözleşmesinin 9. maddesinde erken ödeme/kapama ve erken ödeme/kapama ücretinin hükme bağlandığı görülmüştür. Anılan hükümde erken ödeme ücretinin anapara x kredinin kalan ortalama vadesi (yıl)  x %4 komisyon oranı formülüyle hesaplanacağı düzenlenmiştir. <br>\tDavalı tarafından davacıya gönderilen 09/09/2019 tarihli e-mail ile, erken ödeme komisyonunun gks kapsamında tahsil edildiği belirtilerek komisyona ilişkin indirim talebinin uygun görülmediği bildirilmiştir. <br>\t Davacı tarafından davalıya gönderilen 10/09/2019 tarihli e-mail ile, %2 erken ödeme komisyonunu kabul ettiği, kalan anaparanın 950.000,00 TL olup, kalan 72 taksitte ortalama cezası ile birlikte 1.153.000,00 TL ödeme kapatma tutarı olacağının banka tarafından söylendiği, bu kadar yüksek komisyon tutarının olmaması gerektiği, yanlışlık olduğunu söylediği, ancak söylediklerinin kabul edilmediği bildirilmiştir. <br>\tDavacı tarafından davalıya gönderilen 20/02/2020 tarihli ihtarname ile, erken ödeme komisyonu oranının %2 oranına indirildiği söylendiği halde bu orandan yüksek oranda komisyon alındığı belirtilerek detaylı hesap tablosuyla taraflarına 7 gün içinde cevap verilmesi ihtar edilmiştir. <br>\tDavacının 04/09/2019 tarihinde 540.423,87 TL ödediği, komisyon oranının %2 olduğu, erken ödeme komisyonu ve BSMV tutarının toplam 32.536,09 TL olduğu, 13/09/2019 tarihinde ise 544.251,11 TL ödediği, komisyon oranının %4 olduğu, erken ödeme komisyonu ve BSMV tutarının toplam 85.755,13 TL olduğu banka dekontlarından anlaşılmıştır. <br>\tDavacı yan işyeri kredisi sözleşmesi nedeniyle kullandığı krediyi vadesinden önce erken ödediğini, davalı bankanın sözleşmeye aykırı olarak kendisinden fazla erken ödeme komisyonu tahsil ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında işyeri kredisi sözleşmesi akdedildiği, davacının davalı bankadan kredi kullandığı, davalı bankanın davacıdan 04/09/2019 tarihinde erken ödediği 450.000,00 TL yönünden %2 komisyon oranı uygulamak suretiyle 32.536,09 TL erken ödeme komisyonu ve BSMV tahsil ettiği, 13/09/2019 tarihinde erken ödediği 539.998,63 TL yönünden %4 komisyon oranı uygulamak suretiyle 85.755,13 TL erken ödeme komisyonu ve BSMV tahsil ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, işyeri kredisi sözleşmesi kapsamında davalının erken ödeme ücreti tahsil edip edemeyeceği, tahsil edebilecek ise hangi oran ve miktarda tahsil edebileceği, davacının ödediği bedeller nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavalı vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde; taraflar arasında akdedilen işyeri kredisi sözleşmesinin 9. maddesinde, davalı bankanın davacıdan erken ödeme ücreti tahsil edebileceğine ilişkin hüküm yer almakta olup, sözleşme hükmünde erken ödeme komisyon oranının %4 olduğu açıkça belirtildiği gibi, erken ödeme komisyonunun ne şekilde hesaplanacağı formül olarak açıkça hükme bağlanmıştır. <br>\tSözleşme hükmünde erken ödeme komisyon oranı %4 olarak kararlaştırılmış ise de, davalı banka tarafından davacının 04/09/2019 tarihinde yaptığı erken ödeme nedeniyle %2 komisyon oranı uygulanarak davacıdan erken ödeme komisyonu ve BSMV tahsil edilmiştir. Davalı bankanın bu açık kabulü karşısında bilirkişi tarafından da davacının 04/09/2019 tarihli ödemesi nedeniyle alınması gereken erken ödeme komisyon ücretinin hesaplanmasında bu oran esas alınmış, 13/09/2019 tarihli erken ödeme nedeniyle ise davalı banka sözleşmede hükme bağlanan %4 komisyon oranını uygulayarak erken ödeme ücreti tahsil ettiğinden 13/09/2019 tarihli davacı ödemesi nedeniyle alınması gereken ödeme komisyon ücretinin hesaplanmasında bu oran esas alınmıştır. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporunda, taraflar arasında akdedilen işyeri kredisi sözleşmesinin 9. maddesindeki erken ödeme ücretinin hesaplanmasına ilişkin \"anapara x kredinin kalan ortalama vadesi (yıl)  x %4 komisyon oranı\" formülü uygulanmak suretiyle davalının davacıdan 04/09/2019 ve 13/09/2019 tarihli erken ödemeleri nedeniyle tahsil edebileceği erken ödeme komisyon ücreti ve BSMV miktarı hesaplanmıştır. Anılan formülde yer alan \"kredinin kalan ortalama vadesi (yıl)\" ise ödeme tarihindeki kredinin kalan vadesi süresi ile en kısa vadenin ortalaması ay olarak hesaplanıp, yıla çevrilmek suretiyle bilirkişi hesabında hesaplamaya esas alınmıştır. Alınan bilirkişi raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece taraflar arasında akdedilen işyeri kredisi sözleşmesinin 9. maddesindeki erken ödeme ücretinin hesaplanmasına ilişkin formül esas alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu gözetilerek bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 1.608,87 TL istinaf karar harcından peşin alınan 420,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.188,66 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 30/10/2025<br><br>Başkan -            Üye -                    Üye -              Zabıt Katibi -<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cc7871d08efd721","SID":"be947e81049cabb0"}}