{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/360 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1329 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO: 2021/586 Esas - 2022/670 Karar<br>TARİHİ: 27/10/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/09/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki canlı hayvan ticari ilişkisi kapsamında müvekkili tarafından kesilen faturalara istinaden müvekkilinin davalı şirketten 186.434,38 TL alacaklı olduğunu, davalının söz konusu bakiye tutarı ödememesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, alacağın likit olduğunu alacak tutarını kötü niyetli olarak ödemekten kaçınan davalı şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunması gerektiğini belirterek haksız  mesnetsiz itirazın iptali ile takipteki faizi ile takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ettikleri ile dilekçeleri ekindeki 5 adet e-arşiv Fatura, Cari Muavin Dökümü, Arabuluculuk Son Tutanağı görülmüştür.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın da dava dilekçesinde beyan ettiği üzere müvekkili şirket ile davacı yan arasında canlı hayvan alım-satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, davacı yanın dosyaya sunduğu cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı dönemde davacı yanın müvekkiline borçlu olduğunu, davacının müvekkiline olan borcundan mahsup edilecek şekilde müvekkili şirketin davacı yandan canlı hayvan satın aldığını, davacı yanın dosyaya sunduğu son tarihli fatura içeriği hayvan tesliminin müvekkili şirkete yapılmadığını, cari hesap ekstresinden görüleceği üzere davacı yanın müvekkili şirkete 89.507,72 TL borcunun bulunduğunu, davacı yanın kötü niyetli olarak teslim etmediği mal için müvekkili şirkete fatura kesmesi ve bu faturaya dayanarak alacak talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı ikame edilen işbu davanın reddine, kötü niyetli olarak takibe girişen davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 27/10/2022 tarih ve 2021/586 Esas - 2022/670 Karar sayılı kararında;\"......Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 186.434,38 TL alacaklı olduğu, davalı Kayıtlarında olup davacı kayıtlarında bulunmayan alıştan iade faturasının yasal süresi içerisinde yapılmadığı, faturaları alıp faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmayan davalının faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağı (TTK 21/2). süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen diğer yandan ilgili vergi dairesine bildirilen faturalardaki alacak miktarı kadar (süresinden sonra) iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç olmayacağı, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği anlaşıldığı ve faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, faiz bakımından talebin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.\" gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın  186.434,38  TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz İŞLETİLMESİNE,3-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 37.286,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili katılma yoluyla ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; Ticarî İşlerde Para Borçlarının İfasındaki Gecikmelerle Mücadele” isimli ve 2011/7 sayılı Avrupa Birliği Yönergesi dikkate alınarak Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 1530. maddesi ile temerrüt faizinin oranı ve temerrüt tarihi hakkında birtakım düzenlemeler yapılarak, Türk Borçlar Kanunu’ndan farklı bir politika belirlendiğini, TTK m. 1530’ün getirmiş olduğu bu koruma, sözleşmede vadenin kararlaştırılmamış olduğu hallerde, alacaklıyı TBK m. 117’de öngörülen ihtar gönderme külfetinden kurtarmayı, para borçlusunu belirli sürelerin sonunda kendiliğinden temerrüde düşürmeyi ve para alacağına temerrüt faizinin işlemesini sağladığını, Somut olayda, müvekkilinin hayvansal üretici sıfatında olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete düzenlemiş olduğu son faturanın tarihi 15.02.2021 olup, 08.06.2021 tarihinde ise davalı şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, dava konusu takip talebinde ise, TTK madde 1530'un öngördüğü sürelerin bitimi dikkate alınmak sureti ile bir faiz hesaplaması yapılmış ve bu faiz talebi itirazın iptali davasına ise TTK madde 1530'da yer alan hukuki gerekçe ile dahil edildiğini, Yukarıda izah edildiği üzere takip öncesi faiz talebinin TTK madde 1530 kapsamında değerlendirilerek bu hususta hakkaniyete uygun bir kararın verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/586 Esas sayılı dosyasında davacı yanın kesilen faturalara istinaden, müvekkilden alacaklı olduğu söz konusu alacak için İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından takibe giriştiğini, ancak taraflarınca takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiği iddiaları ile itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talepleri ile dava ikame edildiğini, Dosyaya sunulan bütün yazılı ve sözlü beyanlarda davacı yan ile müvekkil şirket arasında canlı hayvan alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunun belirtildiğini, davacı yanın son tarihli 275.942,10 TL bedelli fatura konusu hayvanları müvekkile teslim etmediğini, davacı yana olan güven ve canlı hayvan alım satımının mevsimlik dönemler halinde yapılması sebebi ile iade faturasının bir süre sonra kesildiğini, haksız ve kötü niyetli olarak davacı yanın takibe giriştiği beyan ve iddia edilerek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ettiklerini, Ancak İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/586 E. 2022/670 K. Sayılı ilamı ile eksik inceleme neticesinde haksız ve hukuka aykırı olarak davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi ... E. Sayılı takibin 186.434,38 TL üzerinden devamına ve müvekkilin %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verildiğini, verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/586 E. 2022/670 K. Sayılı ilamı ile takibin devamına karar verildiğinden davacı yan tarafından işbu ilam ile takibe devam edildiğini ve müvekkil şirketin araçları ve banka hesapları üzerinde haciz tatbik edildiğini, tehiri icra prosedürünün uygulanması vakit alacağından müvekkil şirketin ticari işlerine devam edebilmesi adına icra dosyasına konu borcun haciz baskısı altında icra dosyasına ödendiğini, Dosya kapsamında eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, toplanması talep edilen delillerin toplanmadığını, dava dosyası içerisinde dava konusu fatura içeriği 210 adet canlı kuzunun davacı tarafından müvekkile teslim edildiğine ilişkin irsaliye, teslim belgesi vb. herhangi bir belge bulunmadığını, bunun bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, Söz konusu alacağa ilişkin iddialarının canlı hayvanların müvekkil şirkete teslim edilmemiş olması nedeni ile fatura konusu borcun ödenmediği yönünde olduğunu, müvekkil şirketin söz konusu faturayı iade ettiğini ve bunu beyan ettiğini, her ne kadar söz konusu iade faturası bir süre sonra tanzim edilmişse de müvekkil şirketin ticaretine konu malları mevsimsel olarak alıp-sattığından taraflar arasında süregelen ticari ilişkiye güvenerek müvekkil şirketçe sezon sonuna kadar malın teslim edilmesinin beklendiğini, ancak davacı tarafça mal teslimi gerçekleşmeyince iade faturasının tanzim ve beyan edildiğini, Mahkemece sadece iade faturasının yasal süresi içerisinde tanzim edilmemiş olduğu gerekçesi ile canlı hayvanların teslim alındığına ilişkin karine oluşacağından aksini ispat yükünün taraflarına ait olduğunun belirtilerek takibin devamına karar verildiğini, ancak bu yönde ispata ilişkin deliller toplanmadan haksız ve hukuka aykırı karar verildiğini, İade faturasının gönderilen bir faturanın karşı tarafça tamamen ve kısmen kabul edilmemesi, satılan malların bir sebeple iade edilmesi, hiç teslim edilmemiş olması gibi nedenlerle düzenlendiğini, davalı yan tarafından ileri sürülen iade sebebi menfi vakası olduğundan ve ispatlanamayacağından dolayı davacı yanın malların teslimini kanıtlaması gerektiğini, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin canlı hayvan alım satımına dayandığını, Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği'nin Alıcı ve Satıcıların Sorumluluk ve Yükümlülükleri başlığı altında yer alan 9. maddesi uyarınca alınan ve satılan malların Tarım ve Orman Bakanlığı İl/İlçe Müdürlükleri'ne bildirilmesi gerektiğini, işbu yönetmelik hükümlerine göre davacı tarafın fatura konusu kuzuları sattığına ilişkin Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüğü'ne bildirimde bulunma zorunluluğu olduğunu, davacı tarafından kuzular müvekkile teslim edilmişse de bu hususun Tarım ve Orman Müdürlüğüne bildirilmiş olmasının yasal zorunluluk gereği olduğunu, ancak davacı tarafından bu hususta hiçbir delilin dosyaya sunulmadığını, ilgili Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüğü'ne fatura konusu kuzuların satımına ilişkin bildirimin veya davacı tarafından yapılan tüm bildirimlerin  sorulması da yerel mahkemeden talep edilmesine rağmen işbu taleplerinin gözetilmediğini ve takibin devamına karar verildiğini, Gerekçeli kararda her ne kadar Türk Ticaret Kanunu 21/2'ye göre karar kurulmuşsa da yukarıda bahsedilen Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili Ve İzlenmesi Yönetmeliği'nin Alıcı ve Satıcıların Sorumluluk ve Yükümlülükleri Yönetmeliği Türk Ticaret Kanunu'ndan daha özel nitelikte olup canlı hayvan alım satımına ilişkin işlerde sadece faturaya itiraz edilmemiş olmasının malın teslimine ilişkin karine oluşturacağının kabulünün mümkün olmadığını, işbu yönetmelik ile getirilen yükümlülük hem canlı hayvan alanlara hem de satanlara getirildiğinden müvekkil şirketin uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin hayvanları aldığına ilişkin Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüğü'ne bildirimde bulunmamış olmasının en azından delil başlangıcı oluşturabilecek nitelikte olduğunu, ancak bu hususların yerel mahkeme tarafından gözetilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili katılma yoluyla ve  davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davacı vekili, taraflar arasında satış ilişkisi olduğunu, davalıya malların teslim edildiğini, faturaların bakiye bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, takip dayanağı faturalara konu malların teslim edilmediğini, bu nedenle  iade faturası kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilen davacının mal ve hizmet satımına ilişkin BS formu, davalının mal ve hizmet alımına ilişkin BA formu ile tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Dosyaya celbedilen tarafların BA-BS kayıtları kapsamından davacının davalıya kestiği tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine beyan edildiği anlaşılmıştır. Dava değeri itibariyle davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, HMK'nın 319. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı ise cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar. Bu yasağın istisnaları yine aynı kanunun 141 maddesinin son fıkrasında açıklanmış ve karşı tarafın açık muvafakati ya da ıslah suretiyle iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilebileceği kabul edilmiştir. Somut olayda davalı vekili cevap dilekçesi ile;  Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği'nin Alıcı ve Satıcıların Sorumluluk ve Yükümlülükleri başlığı altında yer alan 9. maddesi uyarınca alınan ve satılan malların Tarım ve Orman Bakanlığı İl/İlçe Müdürlükleri'ne bildirilmesi gerektiğini, işbu yönetmelik hükümlerine göre davacı tarafın fatura konusu kuzuları sattığına ilişkin Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüğü'ne bildirimde bulunma zorunluluğu olduğunu, davacı tarafından kuzular müvekkiline teslim edilmişse de bu hususun Tarım ve Orman Müdürlüğüne bildirilmiş olmasının yasal zorunluluk gereği olduğunu, ancak davacı tarafından bu hususta hiçbir delilin dosyaya sunulmadığına yönelik iddia ve savunması olmadığı gibi bu yönde delilde bildirmediği, bu hususun bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesi ile ileri sürdüğü, savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında davacı tarafın açık muvafatinin gerektiği, davacı tarafında açık muvafatinin olmadığı gözetildiğinde, davalı vekilinin eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.6100 Sayılı HMK.'nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara ilişkin BA formu ile bildirim yapıldığı, dava dilekçesi ekinde mevcut bulunan davacı ... tarafından davalı ... Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne düzenlenmiş 15.02.2021 tarihli ... numaralı içeriği 210 adet canlı kuzu olan 275.942,10 TL tutarındaki e-arşiv faturaya, davalı tarafından 8 günlük yasal süresi içerisinde itirazda bulunduğuna dair dava dosyasında herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, davalının 133 gün sonra 28.06.2021 tarihli 1S02021000000750 numaralı iade faturasını (e-arşiv fatura) düzenlediği ve söz konusu iade faturasının davacı kayıtlarında yer almadığı, BA formu ile vergi dairesine bildirilen bu fatura içeriği malın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/6425 Esas- 2022/477 Karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/14267 Esas-  2018/260Karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere davacı tarafından davalıya teslim edildiğine ilişkin karine teşkil ettiği, davalı tarafın bu karinenin aksini ispat edemediği, davalı tarafından  düzenlenen iade faturasının takip tarihinden sonra düzenlendiği, davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece  davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da  görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve  gerekçesine  göre davalı vekilinin davacı tarafından müvekkiline teslim edilmesi gereken ürünlerin teslim edilmediği, borcu olmadığı ve mahkemenin kabulüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesi, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olup, tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanması söz konusu olmadığından, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü de ispat edilmemiş bulunduğundan, mahkemece işlemiş faiz istemine yönelik itirazın iptali isteminin reddedilmesinde isabetsizlik olmayıp, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Davacı ve davalının istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.735,33 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.183,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.551,49 TL'nin davalıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br> <br> <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff46fbd02f7c5c64","SID":"0fba50d36e49e130"}}