{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2501 <br>KARAR NO\t: 2025/1842<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 04/03/2022<br>NUMARASI\t: 2020/478 Esas - 2022/166 Karar<br>DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 03/11/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>  GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ         :<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ... nolu 01/06/2018-01/06/2019 tarihleri arasında ZMMS Poliçeli ... plakalı aracın 02/06/2018 tarihinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasına karıştığını, ... plakalı motosikletin Çağlayan tünelinden Kasımpaşa yönüne seyrederken tünel önündeki viraja geldiğinde virajı alamadığını ve Büyükşehir Belediyesine ait ... plakalı kamyonetin çelik demirine daha sonra bariyere çarpıp sıkışması ile  meydana gelen  kazadan sonra tutulan kaza tespit tutanağına göre davalıya ait motosikleti kullanan sürücünün kazadan önce başka motosikletler ile yarış içerisinde olup, hız sınırının üzerinde seyretmekte ve kask takmadığını, davalıya ait motosikleti kullanan sürücünün meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olarak değerlendirildiğini, kaza nedeniyle zarar gören hak sahibi dava dışı ...tarafından müvekkili şirkete yapılan hasar başvurusu nedeniyle hasar dosyası açıldığını ve 11/04/2019 tarihinde 112.753,91 TL hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, davalı sigortalıya ait aracı kullanan sürücü kaza anında ehliyetsiz olduğunu, kaza sırasında müvekkili şirketçe sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmaması nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinin b fıkrası uyarınca söz konusu kaza dolayısıyla ödenen tazminatın rücuen sigortalıdan tahsilini talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 112.753,91TL'nin 11/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile 112.753,91TLnin ödeme tarihi 11/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kaza tarihi olan 02/06/2018 tarihinde kazaya karışan ... plakalı  araç müvekkil şirkete ait olmadığı gibi  ... no' lu poliçe de 01/06/2018 tarihinde satıştan dolayı  iptal edildiğini, sigorta şirketinin basiretli bir tacir olarak ilgili araştırmaları yapması gerekirken kendi sorumluluğu dahilinde olmayan tazminatı ödemesi nedeniyle müvekkile hiçbir kusur izafe edilemeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle teminat dışı olduğu iddiasıyla  davalı sigortalıdan  rücuen tahsili  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut uyuşmazlıkta  meydana gelen kaza nedeniyle  zarar gören 3.şahsa ödeme yapan davacı ZMMS sigortacısı, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle  ZMSS Genel Şartları B.4. maddesi b bendi gereğince  davalı işletene  rücu için eldeki davayı açmıştır.Sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali  Sorumluluk   Sigortası  Genel  Şartlarının B-4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. 2918 Sayılı KTK'nun 94. maddesinde \"Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.Araç satışının 2918 sayılı Yasanın 20/d maddesine uygun yapılması halinde ise Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının C-4 maddesinde; “Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan  araç işletenini takip eder. İşleten, sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir. Araç grubunda herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, C.3 maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten içinde geçerli olur. Araç değişikliği nedeniyle yeni bir sigorta yaptırılması durumunda, sigortacının işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir\" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda ... Plakalı ... için davacı sigorta şirketi nezdinde   01/06/2018 ile 016/2019 tarihlerini kapsar şekilde  ... nolu ZMMS poliçesi yapılmış, 01/06/2018 tarihinde aracın devir/ satış sebebi ile poliçe  iptal edilmiş,  kaza  ise  02/06/2018 tarihinde 15 günlük sorumluluk süresi içerisinde meydana gelmiştir.Davalı sigortalı yasal 15 günlük süre de poliçe iptal edildiğinden  kendisine rücu edilemeyeceğini savunmuştur.  Bu durumda, davalının olay tarihi itibariyle işleten sıfatı kalıp kalmadığının belirlenmesi için poliçenin iptali için düzenlenen zeyilname ile bunun davacıya bildirimine ilişkin ihtar vs getirtilerek kaza tarihinden önce poliçenin iptali ve bildirimin yapılması halinde  davalının işleten sıfatı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile  karar verilmesi doğru olmamıştır.  Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,   5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b915a4c9b3abd7d","SID":"d050a250750a97f1"}}