{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ <br>ESAS NO: 2025/2551 <br>KARAR NO\t: 2025/2523 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/09/2025<br>NUMARASI\t: 2025/569 E - <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 14/10/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili   dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket görevlilerince yapılan kontrollerde davalının kullanımındaki dava konusu tesisatta kaçak elektrik kullandığının  tespit edildiği, buna dair kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında kanunen aranan ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan öncelikle teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.  karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 07/08/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebi kabul edilmiş ise de ,teminat yönünden hata yapıldığı gerekçesiyle bu kez verilen 01/09/2025 tarihli ara karar ile \" 1-Mahkememiz 07/08/2025 tarihli ara kararında belirtilen teminat miktarının sehven yanlış yazıldığı anlaşıldığından; İhtiyati haciz talebinin dava konusu alacağın yarısı (1.008.692,86 TL) üzerinden KABULÜ ile, talep konusu  alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; 1.008.692,86 TL alacak yönünden alacağın  %15'ine tekabül eden 151.303,93 TL (yatırılan 1.193,78 TL teminatın mahsubu ile eksik kalan 150.110,15 TL teminatın dosyamıza depo edilmesi halinde) teminat karşılığında İİK'nın 257/1 maddesi gereğince borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE,2-İstanbul 26. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına teminatın eksik olduğu  hususunda bilgi verilmesine, 3-Borçluların ve 3 şahısların muhtemel zararına karşı alınacak olan ve yukarıda belirtilen teminat  vezneye yatırıldığında veya bu miktar teminat mektubu ibraz edildiğinde kararın yerine getirilmesi için İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına gönderilmesine,Mahkemece verilen kararı,davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkilin kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmayıp bu sebepten kaynaklanan herhangi bir borcu da bulunmamaktadır. Ancak kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Davacının İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E. S.lı icra takibine ve ihtiyati haciz kararına dayanak kaçak elektrik tespit işlemleri haksız ve usulsüzdür.  İhtiyati haciz şartları oluşmamıştır... yaklaşık ispat şartı oluşmamıştır. Davacı, yetki alanında bulunan sayaç okumasında elektrik enerjisinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullanım tespit edip tutanak altına aldığını iddia etmiştir. Davacının bu iddiasının hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Davacı Elektrik Piyasasi Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde belirtilen usullere AYKIRI olarak tespitte bulunmuş ve tutanak tutmuştur. ... seri nolu 07/06/2024 tarihli Kaçak /Usulsüz Kullanım Tespit Tutanağı ve Hesap Bülteni davacı kurum personelleri tarafından tanzim edilmiş ve  elektrikli aletler ile tükettiği güç miktarları da yine Kurum tarafından tespit edilmiştir. Tespit anındaki elektrikli aletler ile tükettikleri güç miktarlarının Yönetmeliğe uygun olduğu iddia edilmekte ise de nasıl ve ne şekilde hesaplandığı anlaşılamamaktadır. Kurulu gücün doğru şekilde hesaplanıp hesaplanmadığının kontrolü tarafımızca yapılamamaktadır. Diğer bir deyişle, mezkur Tutanak ve Bülten bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiştir. ..Dağıtım şirketinin kaçak elektrik ile mücadele ederken adil davranması gerekmektedir. Kaçak kullanımının tespiti anında tutanak tutulurken tutanakta görevli personeller, tanık ve abonenin imzasının bulunması gerekir. Abonenin imzadan imtina etmesi durumunda kolluk veya muhtar tanık olabilir. Ancak tutanak incelendiğinde; ne abonenin, ne abone temsilcisinin ne de muhtar ile tanık imzalarının olmadığı görülmektedir. Bu nedenle düzenlenen kaçak elektrik tutanağı dayanaktan yoksun olduğundan tahakkuk edilen borç ile ilgili haksız şart söz konusudur.  Bu durum, müvekkile haksız olarak borç yükletilmek istenildiğini ortaya koymaktadır.Davacı kaçak elektrik tutanağının resmi belge olduğu yönünde beyanlarda bulunmuş ise de, müvekkil aleyhine düzenlenen kaçak elektrik tutanağı resmi belge olma özelliğini yitirmiştir. Kaçak kullanımının tespiti anında tutanak tutulurken tutanakta abone temsilcisi veya muhtar, tanık imzalarının olmadığı görülmektedir. Resmi belge olmaktan uzak olan tutanağa itibar etmek usul ve yasaya aykırı olacağından, bilirkişi incelemesinden önce dikkat etmesi gereken unsur kaçak elektrik tutanağının usulüne uygun olup olmadığıdır. Müvekkilim borç tehdidi altında kaçak tutanağa karşı İcra dosyasında ihtiyati haciz işlemlerini durdurabilmek amacıyla ihtiyati haciz tutarı kadar ödeme yapmak mecburiyetinde kalmıştır.  Kaçak Tespit Tutanağında;3 adet termosifon, 8 adet elektrikli ocak, 8 adet mini buzdolabı, 8 adet duvar tipi klima, 40 adet aydınlatma, 7 adet televizyon, 8 adet çamaşır makinesi ve 2 adet kettle cinsi elektrikli ev eşyası tespit edilmiş, fotoğrafları çekilmiş, günlük ve toplam güç miktarı 125.400 watt olarak kayıt altına alınmıştır.Bu doğrultuda çekilen fotoğraflar yalnıca elektrikli ev aletlerinin görselleri olup, tespit anındaki güç bilgilerini ve toplam güç miktarlarını göstermemektedir. Gerçek durumun aksine Kaçak Takip Memurları tarafından malzemelerin içerdiği güç oranları yüksek kaydedilmiştir...Bununla birlikte, dava konusu alacağın dayandırıldığı Hesap Bülteni incelendiğinde; 26.09.2023 - 08.05.2024 tarihleri arasında fatura kesilerek 225 günlük güç hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysaki Tespit tutanağında güç bilgileri bildirilen elektrikli ev eşyaları 2024 yılı içerisinde satın alınarak kurulumu gerçekleştirilmiştir. 2024 yılı Ocak ayından itibaren kurulmaya başlanan ev eşyalarının nasıl 2023 yılı Eylül ayından bu yana elektrik tüketimi yaptığının peşinen kabul edildiği de anlaşılamamaktadır. Olağan tüketim hesabı gibi afaki ve mesnetsiz ölçüm ve tespitler içeren Tespit Tutanağına dayanarak davacının alacağı olduğu kabul edilemez.Alacağın varlığına ve muaccel olduğuna kanaat oluşturacak nitelikte delil sunulmamıştır.\" şeklindeki istinaf sebepleri ile  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali   talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan takip dosyasında 1.954.073,71 TL asıl alacak ve fer'ileri toplamı 2.017.385,71 TL nin tahsili bakımından ilamsız takip yapıldığı görülmüştür.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davalı  tarafından \"Kalendarhane Mh. Aynacı Çıkmazı ...Fatih/İstanbul\" adresinde \"Otel\" olarak faaliyet gösteren ticarethanede kaçak elektrik kullanımı yapıldığı gerekçesiyle , ... Seri Numaralı ve 07.06.2024 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı   tanzim edilmiş ve bu tutanağa/tutanaklara istinaden faturalar düzenlendiği görülmektedir.Tutanağın \"sözleşmeli-direk bağlantı\" şeklinde tutulduğu,elektrikli aletlerin tutanağa yazıldığı, tutanağın davalı hakkında tutulduğu,imzadan imtina şeklinde belirtme olduğu görülmüştür.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;  2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,şeklindedir.Davacı vekilince dosyaya, kaçak tesbit tutanağı, faturalar, hesap bülteni, fotoğraflar ibraz edilmiştir.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktırDosyadaki bilgi ,belgelere  göre yapılan değerlendirmede; talebin para alacağına ilişkin bulunduğu, somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği ,  mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının  somut olayda gerçekleştiği  gözetilerek ,davacının  ihtiyati haciz talebinin kabulüne  karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,  davalının istinaf talebinin  HMK 353/1-b-1  maddesi gereğince reddine   karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/10/2025<br><br>     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f5fc434945371ab","SID":"b53886830430be1a"}}