{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1782 - 2025/2061<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1782 <br>KARAR NO\t: 2025/2061<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                      K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/256 E.  -  2023/231 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2023 tarih ve 2022/256 E. - 2023/231 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vckili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek,  davalı şahsın 2020/128010 sayılı ve \"... A.Ş.\" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2022-M-4929 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, SMK'nın 6/4-5. maddesi uyarınca tescil engeli bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, emtia benzerliği olmadığından tüketicilerin markaları karıştırmayacağını, \"...\" markasının \"...\" markasından daha önce tescil edildiğini, \"... markasının müvekkilinin üretim yaptığı sektörün atası olarak bilinen ... ...'un soyadından ileri geldiğini, SMK'nın 6/4-5. maddesi koşullarının oluşmadığını, davacının hakkını kötüye kullandığını,  başkasının \"...\" markasını dayanak yapan davacının, bu markanın kendisinden daha önceki tarihli ve daha tanınmış marka olduğunu bildiği halde, benzer olduğunu düşündüğü \"...\" markasını alarak kötüniyetli tescil yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \"... A.Ş.\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gibi taraf markaları arasında emtia benzerliği de oluşmadığından SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı; diğer yönden ise SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporuna itirazlarının giderilmediğini, raporun hükme esas teşkil etmesinin mümkün olmadığını, kararın gerekçe içermediğini, SMK'nın 6/5. maddesi değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, maddedeki tanınmışlığa bağlı koşulların oluşacağını, bunun farklı mal ve hizmetler bakımından da mümkün olduğunu, tütün sektörüne özgü mevzuat sınırlamaları ve sektöre özgü marka kullanım sınırlamalarından kaynaklı artan sulandırma riskinin raporda yanlış anlaşıldığını ve incelenmediğini, YİDK kararında taraf markalarının benzer olduğunun kabul edildiğini, kötüniyet emarelerinin incelenmediğini, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının markasını \"...\" markasından kopyalama niyetiyle tescil ettirdiğini ikrar ettiğini,  markanın depolama amacıyla yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için işaret benzerliği yanında karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının oluşmadığı, her ne kadar davacı markalarının \"tütün ürünleri\" sektöründe tanınmış bir marka olduğu tespit edilmiş ise de, taraf markaları kapsamında kalan emtiaların birbirinden tamamen farklı olması, farklı ihtiyaçları karşılamaları, tütün ürünlerine ilişkin tanınmışlığın sair emtia gruplarına sirayet etmesinin beklenmeyecek olması dikkate alındığında SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşmayacağı kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunda sektör bilirkişisini değerlendirmelerine yer verildiği, başvurunun kötüniyetle yapıldığının da ispatlanamadığı, öte yandan davacı vekili bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını ileri sürmüş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü  diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/11/2025<br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3a7ae91bfcafd27","SID":"71d482825b45e9ec"}}