{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/542 <br>KARAR NO\t: 2025/1095<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2022<br>NUMARASI\t: 2018/465 E. - 2022/717 K.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 31.07.2018 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli T. ... ... Zeytinburnu Meydan şubesine ait ... nolu çekin ticari ilişki nedeniyle ticari ilişki nedeniyle borca karşılık meşru hamili ... tarafından müvekkili şirkete verildiğini, söz konusu çekin müvekkili firma yetkililerinden ...'in hırsızlar tarafından başkaca kıymetli evrakları ile birlikte çalındığını, ödeme yasağı bulunan ve müvekkilinin elinde iken zayi olan dava konusu çekin davalı tarafından bankaya ibraz olunarak tahsil edilmek istendiğini, davalı tarafından çekin bankaya ibraz edilmesi üzerine iptal davası açtıkları Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından istirdat davası açmak ve mahkemeye bildirilmesi üzerine taraflarından işbu huzurdaki davayı ikame ettiklerini, çek hakkında öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, söz konusu çekin istirdadına karar verilmesini, aksi halde çek bedeli olan 30.000,00 TL tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: işbu davaya konu çekte görüldüğü üzere müvekkilinin ciro zincirinde herhangi bir kopukluk bulunmayan çeke yetkili hamil sıfatıyla sahip olduğunu, davacının bu davasının haksız olup hukuk ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu çekin ne ön yüzünde ne de arka yüzünde davacının hamil olduğuna dair kaşesi, imzası bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari ilişki neticesinde söz konusu çekin hamili olduğunu, fatura ile işlem yapılan bir ticari işin mevcudiyetinin müvekkilinin kötü niyetli olmadığını ispatlar nitelikte olduğunu, ticari hayatta tacirlerin çek vasıtası ile mal alım satımı yapmalarının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, müvekkili şirketin çekin yasal yetkili hamili olduğu, çekin rıza dışında elden çıktığını bilmediği ve bilebilecek durumda olmadığı, çek görüntülerinden ciro zincirinin düzgün olduğunu, işbu davanın reddi gerektiğini arz ve talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Somut olayda, çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı, davacının çekte ciranta olarak yer almadığı, çek üzerinde davacının hak sahibi olduğunu gösterir kayıt bulunmadığı gibi, davacı tarafından da çekin meşru hamilinin kendileri olduğuna dair delil sunulmadığı, çekin davacının defterlerinde kayıtlı olmasının da rızası hilafına elden çıktığına delil olamayacağı, bu nedenle ticari defter ve kayıtların incelenmesinin yargılamaya fayda sağlamayacağı,  buna göre davacının öncelikle kendisinin meşru hamil olduğunu ve meşru hamil olan kendisinin elinde iken zayi olduğunu ispat edemediği, bunun devamında davalının çekin ediniminde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğunu ispat edemediği kanaati ile çek istirdadı istemi yönünden yapılan incelemede dava konusu çekin ciro yolu ile davalıya devredilmiş olduğu, çekin devrinde kusur olarak değerlendirilebilecek bir durum bulunmadığı ; dava konusu çekte lehtardan hamile ciro silsilesinin tam olduğu, herhangi bir kopukluk bulunmadığı anlaşıldığından davalının yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir; davacı 6102. sayılı TTK'nın 792. maddesi gereğince davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda davacı tarafça yeterli ve inandırıcı delil sunulamadığından \"Davanın REDDİNE,\"\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-dava dosyasında bulunan deliller dikkate alındığı takdirde davalının kötü niyetinin ispatının yanı sıra dava konusu çekin meşru hamilinin Müvekkili olduğunun anlaşıldığını, dava konusu çekin ... tarafından ... emrine keşide edilmekle beraber, ihbar olunan ... tarafından Müvekkili ile gerçekleşen ticari alım-satım sonucunda Müvekkiline verildiğini, bilirkişi raporu incelendiğinde ... tarafından cirolanmasından sonra Müvekkilinden çalınan çekin, sırasıyla .... ve Ticaret Limited Şirketine, daha sonra ... Oto Lastik - ... tarafından da davalı yana ciro edildiğini, çekin çalınmasından sonra oluşturulan ciro silsilesindeki firmalar nezdinde yapılan araştırmalarda, .... ve Ticaret Limited Şirketi hakkında hiçbir kayıta ulaşılamadığını, ... Oto Lastik - ... şahıs şirketi hakkında ise yine benzeri bir şekilde belirtilen adreslerde ilgili vergi dairelerince gerçekleştirilen yoklamalarda ticari faaliyete rastlanılmadığından resen terkine karar verildiğini, adı geçen ciranta firmaların gerçekte var olmadığı, yalnızca kurgudan ibaret olarak davalı yanı iyi niyetli göstermek adına ciranta sıfatıyla çekte yer aldığının anlaşıldığını, davalı yan ticari defterlerinde yapılan incelemelerde ve davalı yanın beyanlarında dava konusu çekin çalındığı tarihte davalı yana teslim edildiğinin görüldüğünü,  Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/21358 Soruşturma nolu dosyası incelendiği takdirde güvenlik kamerası görüntüleriyle Müvekkili şirketin yetkilisinin dairesine kimliği tespit edilemeyen hırsızlarca girildiğinin sabit olduğunu, bu hali ile çekteki ciro silsilesinin kopuk olduğunu, -22.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda Müvekkilinin ve ihbar olunanın ticari defterlerindeki kayıtların karşılıklı olarak birbirlerini doğruladığından, bahsi geçenler arasındaki ticari ilişkinin önceki tarihlere dayandığı gerekçeleriyle de dava konusu çekin yasal hamilinin Müvekkili olduğu kanaatine varıldığını, -davalı yanın çeki çalındığı tarihte uktesine aldığı ve davalı yanın defterlerinde ticari ilişkide bulunduğunu iddia ettiği firmanın gerçek bir faaliyette bulunmadığı hususları dikkate alındığında kötü niyetli olarak kurgu bir düzenle çekin el değiştirdiği ve sonuçla davalı yan tarafından kötü niyetlle tahsil edilmeye çalışıldığını, ciro silsilesinde yer alan şirketlerin gerçekte var olmadıklarından ciro silsilesinin kurgudan ibaret olduğu, iktisap tarihi bakımından ise hırsızlık tarihi ile örtüştüğünden tutarlılık bulunmadığından kararın kaldırılarak, Davalı aleyhine çek bedelinin %20'inden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacının elinde iken zayi olduğu bildirilen 31/07/2018 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli ... ... Zeytinburnu Meydan şubesine ait ... çek nolu çekin istirdat talebine ilişkindir.Dava konusu çekin incelenmesinde; davalının hamil olduğu, davacının ciro silsilesinde bulunmadığı, ciro silsilesin de kopukluk olmadığı görülmüştür. TTK'nın 790.maddesine göre, Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. TTK'nın 791.maddesine göre,Hamiline yazılı bir çek üzerine yapılan ciro, cirantayı, başvurma hakkına dair hükümler gereğince sorumlu kılarsa da senedin niteliğini değiştirerek onu emre yazılı bir çek hâline getirmez.TTK'nın 792.maddesine göre, Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.Davacı çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtladıktan sonra çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu ispat etmelidir. Mahkemece, davalı  ile dava dışı cirantalar arasında ticari ilişki bulunmadığı , ayrıca ticari ilişki bulunması zorunluluğu olmadığı, ticari ilişki bulunup bulunmamasının,  tek başına çekin davacının rızası hilafına elinden çıktığını  ve davalıların çeki kötüniyetle iktisap ettiklerini ispata elverişli olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup, çek  arkasında lehtara ait bir cironun varlığını görüp, bir sonraki ciranta kendisine yaptığı geçerli ciro ile de çeki eline geçirmiş olduğundan takip alacaklısı/davalının yetkili hamil olduğu,  çekin bedelsiz olduğuna ilişkin şahsi defiyi davacının kural olarak hamil davalıya karşı ileri sürülebilmesi için kötüniyetle iktisabının ispatı gerektiği, davacı bu yönde bir iddia bulunsa da, ispatının soyut kaldığı, sunulan delillerin tek başına kötüniyeti ispata yeterli olmadığı, çekin kaydının ticari defterlerde bulunmasının gerekmediği, senedin illetten mücerret olduğu bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2022 tarih ve 2018/465 E., 2022/717 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14877545417ac8b7","SID":"74bf05f1e5e55eb6"}}