{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1009 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1132 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/05/2025<br>NUMARASI\t: 2025/195 E.  -  2025/337 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından 17.953,00 Amerikan Doları tutarındaki alacaklarının ödenmediğini, Kayseri 8. Noterliği’nin 09.12.2021 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi akabinde davacılar adına taraflar arasında yapılan SF-040 Protokol numaralı, 28.12.2009 düzenleme tarihli ve 30.01.2011 faiz başlangıç tarihli Alacağın Temliki Sulh İbra Feragat Sözleşmesi gereğince takip başlatıldığını, ancak takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, İstanbul 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına davalı (borçlu) ... ...Tüketim Mad. Reklam ve Yayıncılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan itirazın iptaline (asıl alacak, faiz ve ferilerine itirazın iptaline), takibin 341.268,87-TL harca esas değer- asıl alacak : 12.203,00-Amerikan Doları + 6.068,07-Amerikan Doları (30.12.2012- 08.12.2022 tarihleri arasındaki yıllık %5 dövize uygulanan faiz oranı işlemiş faiz, takip tarihindeki karşılığı 1,00-Amerikan Doları= 18,6781-TL- 08.12.2022) olacak şekilde devamına, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davacı tarafın  28.12.2009 tarihli sözleşmeye dayanarak iş bu davayı açtığı, davanın zamanaşımına uğradığı; bir an için zamanaşımına uğramadığı değerlendirildiğinde sözleşmenin tümü alacaklının değişmemesi, borcun nakli olduğu, bu sözleşme ile dava dışı ... Finans Kurumu A.Ş.’nin davacıya olan borçları üstlendiği, borcun naklinin yapıldığı, sözleşme sırasında borç/alacağın muaccel olmadığını, tasfiye sonuçlanmadığından davacının hak talep etmesinin mümkün olmadığını, işlemiş faiz talebinin ve faiz oranının yasal dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın zamanaşımı ve diğer beyan ve savunmaları uyarınca reddine, davacı aleyhine % 20’den aşağı olamamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>MAHKEMENİN İLK KARARI: İstanbul 1. Asliye Ticaret   Mahkemesi'nin 15/05/2024  tarihli 2023/396 E. - 2024/334 K.  sayılı kararıyla; \"... Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede  davaya konu takip talebi incelendiğinde davacının 17.953,00 USD asıl alacak, 10.648,83 USD geçmiş gün faizi olmak üzere toplamda 28.601,83 USD alacağa istinaden davalı aleyhine takip başlattığı, yabancı para birimi olan dolar üzerinden takip başlatıldığı ancak takibin başlatıldığı tarihteki kur değerinin takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmediği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu' nun 4949  sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir.  Aynı durum, İİK' nın 60/1. Maddesi gereği düzenlenen ödeme emri için de söz konusudur İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43 . Hukuk Dairesinin 2021/2153 Esas ve 2021/1638 Karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağın hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da takip talebinde açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına dair talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir. Somut olayda ise takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Ancak, yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası'nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasanın emredici hükmüdür. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re'sen göz önüne alınması gerekmektedir.( HGK'nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E., 1999/301 K. Sayılı kararı) İtirazın iptali talepli bu davada usulüne uygun bir icra takibinin bulunması özel bir dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan işbu dava yönünden \"usulüne uygun bir icra takibinin bulunması\" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/2. Maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırı. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle usulen geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine... \" diyerek davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Dairemizi 05/03/2025 tarihli, 2024/1867 Esas, 2025/346 Karar sayılı kararı ile: \"...Davanın taraflarınca mahkemenin görevine ilişkin herhangi bir istinaf talebi bulunmasa da, görev kamu düzeninden olup, Mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden öncelikle Mahkemenin davaya bakmakta görevli olup olmadığı incelenmiştir.6102 sayılı TTK'nin 3. Maddesinde \" bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu\" belirtilmiş, aynı Kanun'un 4. maddesinde ise ticari dava ve işler sayılmıştır. İlk derece mahkemesince dava dilekçesinin dava şartlarını taşıdığı belirtilerek davaya devam olunmuşsa da, ... Fİnans Kurumu bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki temlik sözleşmesinde davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği iddiasından kaynaklandığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir. ( Aynı yönde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-2630 Esas, 2019/328 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 11. HD'sinin 2015/14950 Esas, 2016/3539 Karar; 2017/1069 Esas, 2018/5194 Karar ve Yargıtay 13. HD'sinin 2015/15096 Esas, 2017/2181 Karar; 2017/8010 Esas, 2017/9945 Karar; 2015/39733 Esas, 2018/4765 Karar sayılı ilamları). Bu durumda ilk derece mahkemesince öncelikli olarak davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi  isabetli olmamıştır. Kabule göre de; ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu kararında; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediği, yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası'nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesinin yasanın emredici hükmü olduğu, itirazın iptali talepli bu davada da usulüne uygun bir icra takibinini bulunmasının özel bir dava şartı olduğu ve kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re'sen göz önüne alınması gerektiği belirtilerek, dava şartı olan icra takibinin geçerli olmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de; dava dosyası kapsamında yapılan incelemede itirazın iptali davasının dayanağını oluşturan  İstanbul 8. İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı dosya üzerinde yapılan takip talebi ve sonucunda oluşturulan ödeme emrinde, 28.601,83 USD toplam değerli miktar faizleriyle talep edilirken, ayrıca harca esas değer olan 534.227,84 TL miktar olarak belirtilmiş ve bu miktarın takip tarihindeki 1 Doların karşılığı olan 18,6781 TL üzerinden belirlenerek, icra takibine konu miktarın Türk Lirası üzerinden hesaplanmış olmasına rağmen  takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde değildir.   Bütün bu gerekçelerle  davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dosyanın görevsizlik kararı verilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,\t2-Davacı vekilinin esasa dair istinaf talebi incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a-3 Maddesi uyarınca İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/05/2024 tarihli, 2023/396 Esas 2024/172 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği üzere  görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE...\" karar verilmiştir.MAHKEMENİN KALDIRMADAN SONRAKİ KARARI:İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 07/05/2025  tarihli 2025/195 E. -   2025/337K.  sayılı kararıyla; \"...Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu esas sayısını alan davada yapılan yargılamada bozma ilamı dikkate alındığında 6102 sayılı TTK'nin 3. Maddesinde \" bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu\"; ... Finans Kurumu bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki temlik sözleşmesinde davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği iddiasından kaynaklandığından Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine, Kararın kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; güncel Yargıtay ve BAM kararlarına göre görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,Davanın alacağın temlikinden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğunu, ihtilaf konusu sözleşmenin ve ifasının tacir olan müvekkilinin ticari işletmesiyle ilgili olup, ticari iş niteliğinde olduğunu, TTK'nın 4 ve 5. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek, arz ve izah olunan nedenleriyle ve resen dikkate alınacak nedenlerle, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/195 Esas, 2025/337 Karar saylı kararının bozularak kaldırılmasına ve İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde;  davacı alacaklının, davalı/borçlu aleyhine 27/03/2023 tarihinde ilamsız yolla 17.953,00 USD asıl alacak, 10.648,83 USD geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 28.601,83 USD'nin asıl alacağa yıllık %8 oranında ve değişen oranlarda mevduat faizi  ile birlikte tahsilini talep etttiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı/borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.<br>G E R E K Ç E : Dava, itirazın iptali davasıdır. <br>Mahkemece davanın usulden reddine dair verilen kararın Dairemizce kaldırılması üzerine bu kez, Dairemizin kararına uygun şekilde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekilince görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle istinaf talebinde bulunulmuşsa da, HMK’nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin göreve ilişkin karaları kesin olup, davayla ilgili yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 353/1-a-3 ve 346/1. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.<br>kH Ü K Ü M    : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-a-3 ve 346/1. maddeleri gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin USULDEN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 15,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 25/09/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad6b9f981dd8b172","SID":"7a585a53ee8b4f4e"}}