{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/987 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1140 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/05/2025<br>NUMARASI\t: 2025/41 E. sayılı ara karar <br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>TALEP: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun süredir yürüttüğü ticari faaliyetleri kapsamında çeşitli tasarımlar meydana getirdiğini, tasarımını 2005 yılında Türkiye'de tescil ettirdiğini, müvekkilinin aynı zamanda 18/06/2015 başvuru ve 26/01/2015 rüçhan tarihli, DM/... başvuru numarası ile TPMK'da kayıtlı sandalye tasarımının da sahibi olduğunu, müvekkillerinin tasarımlarının ... ve ... gibi kurumlar nezdinde de tescilli olduklarını, davalının 2023/006613 tescil başvurulu tasarımının müvekkilinin DM/... numaralı tasarımı ile genel izlenim itibariyle aynı olduğunu ve yenilik özelliğinin bulunmadığını, davalının tescilinin kötüniyetle yapıldığını, müvekkilinin fikri mülkiyet hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının tasarımının bu nedenle hükümsüz kılınması gerektiğini, davalıya ait \"...\" isimli ürün tasarımının müvekkiline ait \"...\" isimli ürünün tescilli tasarımı ile aynı olduğunu, taraflar arasında daha önce de hukuki ihtilaf yaşandığını, davalının müvekkiline ait \"...\" isimli ürünün telif hakkına konu fotoğraflarını da internet ortamında kendi tasarımının tanıtımı için izinsiz olarak kullandığını, davalının eylemlerinin tasarım hakkına ve FSEK'ten kaynaklanan telif haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne  ait 2023/006613 numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini ve davalının eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri çerçevesinde müvekkilleri ... S.P.A’ya ait  tasarım hakkına tecavüz etmesi ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu  hükümleri çerçevesinde haksız rekabet teşkil etmesi sebepleriyle, söz konusu eylemlerin \"tasarım hakkına tecavüz\", \"telif hakkına tecavüz\" ve \"haksız rekabet\" teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabet fillerinin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararları tesis edilmesini, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının tazmini ve  dava süresince davalı sıfatının değişikliğe uğramaması bakımından, davalı ... adına kayıtlı 06.07.2023 başvuru tarih ve 2023/006613 başvuru tasarımın 3. kişilere devrinin ve devrin sicile kaydedilmesinin engellenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tedbir kararının Türkpatent’e bildirilmesini, bu tedbirin kararın kesinleşmesine kadar devam etmesini,  müvekkillerinin tasarım hakkına tecavüz eden ve haksız rekabete sebebiyet veren, \"...\" olarak  anılan  ve benzeri şekilde kullanılan ürünlere ve ürünlere ilişkin her türlü tanıtım  malzemeleri ve araçlarına Türkiye sınırları içerisinde ve gümrük, serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde ihtiyaten el konulmasını, toplatılmasını, dava sonuçlanıncaya kadar yediemine teslim edilmesini, davalınınhttps://www....com/ adresli web sitesindeki https://.../ adreslerindeki kullanımlar da dahil olmak ve bunlarla sınırlı olmamak üzere, internette bulunan ve müvekkillerinin tasarım hakkına tecavüz eden ve haksız rekabete sebebiyet veren hukuka aykırı içeriklerin  içerikten çıkarılmasını, bunun mümkün olmaması halinde erişimin engellenmesini, bunun da mümkün olmaması halinde tedbir kararının içerik sağlayıcı olarak davalıya bildirilerek tedbire konu kullanımların sonlandırılması için 1 (bir) haftalık kesin süre verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesini, davalıya herhangi bir tebligat veya duruşma yapılmaksızın davalının gerçekleştirdiği tüm kullanımlara dair dosya üzerinde yapılacak ön bilirkişi incelemesi yaptırılarak ihtiyati tedbir taleplerimizin değerlendirilmesinde bu raporun da göz önünde bulundurulmasını talep ve dava etmiştir.TEDBİR KARARI: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 15/04/2025  tarihli  2025/41 E. sayılı ara kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan bilirkişi raporlar ve yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak değerlendirildiğinde;  10/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen hususlar göz önüne alınarak talebe konu tedbir yönünden yasal yaklaşık ispat şartlarının oluştuğuna kanaat getirilmekle talep edenin tedbir talebinin kabulü yönünde aşağıdaki şekilde tedbir kararı tesis olunmuştur.<br>KARAR;Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159.maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 500.000,00-TL (beşyüzbintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ İLE,Davacıya ait DM/... tescilli tasarımın koruması kapsamında kalan, 10/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen davalı kullanımlarının bulunduğu içeriklerin ilgili internet adresi ve sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına, kaldırılması için aleyhine tedbir talep edilen tarafa işbu ara kararın tebliğinden itibaren  2 HAFTA SÜRE VERİLMESİNE, aksi halde erişimin engellenmesine, (10/04/2025 tarihli Bilirkişi raporunun infazda dikkate alınmasına ve KARARIN EKİ SAYILMASINA,) verilen sürede bilirkişi raporunda tespit edilen kullanımların kaldırılmadığının tespiti halinde bu hususta verilen süre sonunda Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, 2-Davacıya ait DM/... tescilli tasarımın koruması kapsamında kalan davalı kullanımları kapsamında kalan ürünlere ve ürünlere ilişkin her türlü tanıtım malzemeleri ve araçlarına Türkiye sınırları içerisinde ve gümrük, serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde ihtiyaten el konulması,  dava sonuçlanıncaya kadar yediemine teslim edilmesine...\" karar verilmiştir.TEDBİRE İTİRAZ: Davalı vekili 25/04/2025 tarihli dilekçesinde; davalı şirketin Türk Patent Enstitüsü'nün verdiği onay ile tescili yaptırdığını ve üretim yaptığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre sandalyede farklı tasarım yapmak sınırlı olup bazı farklılıkların dahi yeni bir model oluşturmak için yeterli sayıldığını, gözle görülür şekilde her iki sandalyede farklılık bulunduğunu,  6100 sayılı HMK’nun 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirde amacın karşı tarafı cezalandırmak, baskı altına almak değil, hakkın korunmasına hizmet etmek olması gerektiğini, esas hakkındaki hükme kadar taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermek ve geçici hukuki koruma sağlamak, böylelikle davacının açmış olduğu davayı kazanması halinde dava konusu olan şeye kavuşmasını daha dava sırasında güvence altına almak amacıyla başvurulan geçici hukuki korumalardan olduğunu, mahkemece verilen tedbirin davalıyı cezalandırdığını ve baskı altına aldığını belirterek, verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi  27.05.2025 tarihli 2025/41 E. sayılı ara kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı, sunulan bilirkişi raporları yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle davacının tedbir talebinin kabulü yönünde verilen ve tarafların ticari hacmine göre yeterli teminat alınarak tesis edilen tedbir ara kararına davalı vekilinin itirazlarının reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; HMK’nın 389. maddesinde belirtilen şartlanın varlığı halinde  ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, ancak yerel mahkemece söz konusu kararın gerekçesinde gecikmesinde sakınca bulunan hal yönünden açıklama yapılmadığını, yaklaşık ispat kuralı yönünden mahkemece alınan bilirkişi raporlarının gerekçe gösterildiğini,  ancak taraflarınca yerel mahkemece alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporuna karşı itirazlarda bulunduklarını, yerel mahkemenin bilirkişi raporlarına karşı itirazlarını göz ardı ettiğini, bu sebepten dolayı yerel mahkemece kurulan ihtiyati tedbir kararı ve ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının hukuka aykırı şekilde verildiğini,Yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarının yargılamaya konu uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmadıklarını, kabul etmemekle beraber söz konusu bilirkişi raporlarında '' 2023/006613 no.lu tasarımın DM/... no.lu tasarımda gösterilen sandalye karşısında “yenilik” kriterini haiz olduğu ve 2023/006613 no.lu tasarımın DM/... no.lu tasarımda gösterilen sandalye karşısında “ayırt edici nitelik” kriterini haiz olmadığı '' şeklinde tespitte bulunulduğunu, yargılamaya konu ürünlerin günlük kullanımda kullanılan sandalyeler olduklarını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarında belirttikleri üzere sandalye tasarımlarının değerlendirilmesinde tasarımın seçenek özgünlüğü derecesinin kısıtlı olduğunu, ancak bu hususun bilirkişi incelemesinde dikkate alınmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine gerekçe gösterilen bilirkişi raporlarında halihazırda ihtilaf bulunmakta iken bilirkişi raporlarının gerekçe gösterilerek verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,İhtiyati tedbir kararında bulunması gereken koşullardan yaklaşık ispat şartının sağlanmadığını, ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddinde gerekçe gösterilen bilirkişi raporları dışında deliller bulunmadığını, bilirkişi raporlarının yargılamayı aydınlatacak yeterlilikte olmadığını, bu durumda yaklaşık ispat kuralı sağlanmadığından ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, Hukuken geçerli bir ihtiyati tedbir kararının, tarafların haklarını koruması gerektiğini, ancak bu süreçte taraflardan birinin gereksiz bir mağduriyete uğramamasının da esas olduğunu, ancak burada mahkemece, müvekkilinin işleyişine ve ticari faaliyetlerine ciddi zarar verdiğini, ihtiyati tedbir kararının amacını aştığını, müvekkilinin haklı olduğu açık olan bu meselede verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, arz ve izah edilen sebeplerle ve mahkemece resen dikkate alınacak sair nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulü ile müvekkil şirket aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 18/06/2015 başvuru ve tescil tarihli DM ... numaralı sandalye tasarımı ile 07/11/2022 başvuru ve tescil tarihli DM 226515 numaralı sandalye tasarımının davacı adına,<br>06/07/2023 başvuru ve tescil tarihli, ... tescil numaralı sandalye tasarımının ise davalı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince talimat yoluyla marka-patent vekili bilirkiş...'dan alınan 25/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; 14.03.2025 tarihli yerinde inceleme icrasında mahkeme görevlendirmesinde belirtilen ... (Organize) Osb Mahallesi O.S.B. 3. Bölge Mehmet Batallı Bulvarı ... Şehitkamil, Gaziantep adresinde yapılan incelemede işletmenin ... sandalye üretimi yapılan işletme olduğunun görüldüğünü, davalı işletmenin ticari unvanının ... ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğunun, davaya konu edilen 2023/ 006613 tasarım tescil numaralı sandalye ürünlerinin işletmenin 6 adet showroom (teşhir bölümünde) ve 6 adet bahçe bölümünde olmak üzere toplamda 12 adet beyaz, siyah ve sarı renklerde yer aldığının verilen görevlendirmeyle sınırlı olarak tespit edildiği, incelenen ürünlerin farklı açılardan görsellerinin rapora eklendiği şeklinde rapor düzenlenmiştir.İlk derece mahkemesince bilişim uzmanı ... ve patent vekili ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya ait 2023/006613 no.lu tasarımın hükümsüzlüğü yönünden;  2023/006613 no.lu tasarımın DM/... no.lu tasarımda gösterilen sandalye karşısında \"yenilik\" kriterini haiz olduğu ve  2023/006613 no.lu tasarımın DM/... no.lu tasarımda gösterilen sandalye karşısında \"ayırt edici nitelik\" kriterini haiz olmadığı, bu nedenlerle, 2023/006613 no.lu tasarım için hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacıya ait DM/... no.lu tasarıma tecavüz yönünden;  tecavüz teşkil ettiği iddia edilen sandalyelerin DM/... no.lu tasarımın genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğu, bu nedenle söz konusu sandalyelerin DM/... no.lu tasarımın koruma kapsamının içinde kaldığı değerlendirilerek rapor düzenlenmiştir.<br>G E R E K Ç E :Dava, tasarımın hükümsüzlüğü ve tasarım hakkına tecavüzün, haksız rekabetin ve telif haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat davasıdır.Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair Mahkeme kararına davalı tarafça yapılan itirazın reddine dair karar olup, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında uzman bilirkişilerce davalı tarafa ait ürün tasarımının davacı adına tescilli tasarım ile benzer olduğuna dair görüş bildirildiği, raporlarda görsellere de yer verildiğinden denetime uygun oldukları, bilirkişi raporunda davalı adına tescilli tasarımın davacı adına tescilli tasarım karşısında yenilik özelliğinin mevcut olduğu belirtilmişse de, sonraki paragraftaki açıklama ile tasarımlar arasındaki farkın küçük ayrıntıda olduğunun açıklandığı, SMK’nın 56/3. maddesi uyarınca benzerlik incelemesi yapılırken küçük ayrıntıların dikkate alınmayacağı, raporun çelişkili olmadığı, yargılama sırasında toplanacak deliller karşısında her zaman tedbir kararının yeniden değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte bu aşamada HMK’nın 390. maddesi uyarınca yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği anlaşıldığından, Mahkemece ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesi yerindedir.<br>H Ü K Ü M  : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 25/09/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. <br>     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"039454cadf973b59","SID":"5bb40b1dc3da15e7"}}