{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/969 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1139 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/05/2025<br>NUMARASI\t: 2023/219 E.sayılı ara karar <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA ve TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait tescilli markaların bir kısmının tescil numaraları ve görsellerine dava dilekçesinde yer verildiğini, müvekkiline ait \"...\" markasının aynı zamanda tanınmış marka olduğunu, davalının davacı müvekkiline ait markayı taşıyan ürünleri satışa sunduğunu ve sattığını, haksız bir şekilde markaları kullanarak muazzam bir gelir elde ettiğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti amacıyla; taraflarınca, https://www...com.tr/ alan adlı pazar yerinde satıcı üyeliği bulunan, davalıya ait \"...\" isimli satıcı üye mağazadan (https://www. ....com.tr/...) 358,06-TL bedelle, müvekkiline ait marka kullanılarak üretilmiş ürünlerden delil teşkil etmesi için 1 adet numune satın alındığını, ... pazaryeri satıcı bilgileri künyesinde, ürün satışına ilişkin e- arşiv faturada, ön bilgilendirme formu ve satış sözleşmesinde satıcı kimlik ve adres bilgileri tespit edilmiş olup, ...'a davalı olarak husumet yöneltildiğini, huzurda açılan davada, müvekkili tarafından 6769 Sayılı SMK hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüzün tespiti, tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasının talep edildiğini, ancak davalının, ihlale ilişkin delilleri yok etme ve ortadan kaldırma ihtimali bulunduğunu, davalının, müvekkiline ait markaları ihtiva eden korsan ürünleri teşhir etmesi ve satması şeklindeki eylemleri, müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, HMK'nın 403. maddesi uyarınca davalıya tebligat gönderilmeksizin mahkemece re'sen konusunda tecrübesi olan bir bilişim uzmanı olmak üzere 2 kişilik bilirkişi heyeti aracılığıyla inceleme yapılarak rapor alınmak suretiyle; https://www...com.tr/ alan adlı pazar yerinde satıcı üyeliği bulunan, davalıya ait \"...\" isimli satıcı üye mağaza (https://www. ....comtr/...) aracılığıyla müvekkiline ait marka haklarına tecavüz eden ürünlerin belirtilen linkler üzerinden satışının yapıldığının tespitini, satış yapılıyorsa kaç adet satış gerçekleştiğinin ve satış fiyatının belirlenebilmesi için gerekli tüm delillerin rapor halinde tespitini, belge, fatura, ürün görsellerinin ve web sitesi çıktılarının rapora eklenmesini, davalının eylemlerinin HMK'nın 106. maddesi ve 6769 sayılı SMK'nın 149/1-a, 29. maddeleri uyarınca vekil edenin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, 6769 sayılı SMK'nın 7. maddesi ve 149/1-b-c maddesi uyarınca vekil edenin marka hakkına ihlal oluşturan davalı eylemlerinin, yasaklanmasını, önlenmesini ve durdurulmasını, müvekkilinin marka hakkına yönelik ihlalin önlenmesini ve durdurulmasını temin etmek için vekil edenin marka hakkına ihlal oluşturan ürünlerin, satışa arzının/satışının ve/veya dağıtılmasının veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılmasının ya da bu amaçlar için ihraç edilmesinin ve/veya ticari amaçla elde bulundurulmasının yasaklanmasını, durdurulmasını ve önlenmesini, ilgili marka hakkına ihlal teşkil eden satışa sunulan ürünlere bulundukları her yerde el konulmasını ve ayrıca marka hakkı ihlali teşkil eden söz konusu ürünlerin satışının yapıldığı yukarıda tam adresleri verilen linklere erişimin engellenmesini, 6100 Sayılı HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca, 6769 sayılı SMK'nın 159. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir olarak müvekkilinin marka hakkına ihlal oluşturan ürünlerin, satışa arzının/ satışının ve/veya dağıtılmasının veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılmasının ya da bu amaçlar için ihraç edilmesinin ve/veya ticari amaçla elde bulundurulmasının yasaklanmasını, durdurulmasını ve önlenmesini, ilgili marka hakkına ihlal teşkil eden satışa sunulan ürünlere bulundukları her yerde el konulmasını ve ayrıca marka hakkı ihlali teşkil eden söz konusu ürünlerin satışının yapıldığı ve dava dilekçesinde tam adresleri verilen linklere erişimin engellenmesini, vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde; Mahkemece ... Mağazacılık ve Pazarlama Anonim Şirketine \"dava konusu ürünlerin kaç adet satıldığının, satış fiyatının, satış bilgi ve belgelerinin, faturalarının sordurulmasını buna ilişkin görsel ve belgelerin sunulmasına yönelik müzekkere yazılmasına\" dair karar verildiğini, ... Mağazacılık ve Pazarlama Anonim Şirketi'nin müzekkereye cevap dilekçesiyle cevabını öğrenmiş bulunduklarını, lakin mahkemece dava konusu ürünlerle ilgili bilgi ve belge talebinde bulunmasına rağmen ... Mağazacılık ve Pazarlama Anonim Şirketi tarafından \"...\" markasına ait dava konusu olmayan ürünlerin de yer aldığı tüm \"...\" markalı ürünlerin sipariş bilgilerinin iletildiğini, ... Pazaryeri'nde satışını yaptıkları dava konusu ürünlerin sipariş bilgi ve detaylarının ekte sunulduğunu, mahkemenin talebi durumunda bütün faturaları sunabileceklerini, ayrıca faturaların ... Pazaryeri bünyesinde tutulduğunu, müşterilerin de istemeleri halinde ... Pazaryeri sipariş sayfasından faturalara ulaşabildiklerini, ekte sundukları sipariş bilgilerini içeren kayıtlarında fatura numaralarının da yer aldığını, mahkemeye süresinde (29.05.2024 tarihinde) sundukları bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de izah ettikleri üzere ve bilirkişi raporunda bilirkişilerin de değindiği üzere \"...\" markasının üreticisinin zaman zaman farklı form ve şekillerde logo kullandığını, davaya konu olan form haricindeki şekillerde kullanılan logo ve yazıların markayla benzerliği bulunmadığını, davaya konu olan etikete sahip ürünlerde dahi hiç etiket olmadan da üretici firma tarafından taraflarına gönderim yapıldığını, konuyla alakalı ürünün bir tekinde etiketin olduğu, diğerinde olmadığını gösterir görselin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yer aldığını, bu sebeple ekte sunacakları sipariş bilgilerinde yer alan ürünlerin bazılarının da davaya konu etikete sahip olmadıklarının aşikar olduğunu belirterek, bu nedenle arz ve izah ettikleri sebepler göz önüne alınarak ... Mağazacılık ve Pazarlama Anonim Şirketi'ne tekrar müzekkere yazılıp, sadece davaya konu olan ilanlardaki satış, fatura bilgilerinin talep edilmesini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde izah ettikleri üzere davanın muhatabının  bahse konu ürünleri temin ettikleri ... ve \"...\" markasının yasal hak sahibi ... olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>TEDBİR KARARI: İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 23.05.2025 tarihli 2023/219 E. sayılı ara kararıyla; \"...Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava, cevap dilekçeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: şartlara uygun ihtiyati  tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunduğu, bütünsel açıdan incelendiğinde,  davacı yana ait tescilli \"...\" markasına benzer ve karıştırılma ihtimali bulunan ürünlerin davalı tarafından https://www...com.tr/ alan adlı PAZAR YERİNDE satıcı üyeliği bulunan internet sitesinde  satışının yapılması SMK 7.  maddesi kapsamında ortalama seviyedeki tüketiciler nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali yaratacağı  ve böylece ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu kanaatine varılmakla; SMK'nın 159.  ve  6100  sayılı  HMK'nın 389-390. maddeleri ile HMK'nın 392. maddesi uyarınca takdiren 150.000-TL (Yüz Elli Bin Türk Lirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde;  verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu,Müvekkili ...'ın satışını yaptığı ürünlerde kullanılan ibarenin \"...\" değil \"...\" olduğunu, bu ibarenin, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olup, davacı markası ile karıştırılacak derecede benzerlik taşımadığını, bilirkişi raporunda da \"...\" ibaresinin davacı markasıyla işitsel, görsel ve anlamsal olarak farklılık gösterdiğinin tespit edildiğini,Bilirkişi raporunda yalnızca ürün görselleri esas alınarak değerlendirme yapıldığını, ürün açıklamaları, başlıkları ve ilan içeriklerinin yeterli şekilde incelenmediğini, bu sebeple bilirkişi raporunun eksik ve yanıltıcı olduğunu, Mahkemenin bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarını değerlendirmeden ve ek rapor aldırmadan hüküm kurmaya elverişli olmayan rapora istinaden hüküm kurduğunu,Müvekkilinin satıcı konumunda olduğunu ve dava konusu ürünlerin üreticisi veya marka sahibi olmadığını, ürünlerin üçüncü kişilerden temin edildiğini, mal üretimi yapan 3. kişilerin de dosyaya bildirildiğini ve davanın ihbar edildiğini, dolayısıyla marka hakkına tecavüz kastı bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, bu hususun kararda tartışılmadığını, Davacı tarafın, dava konusu sınıfta yani 25. sınıf (ayakkabı ve terlik) ürünlerinde markasının ciddi ve sürekli kullanıldığını ispatlayamadığını, “...” markasının bilinirliğinin tekstil ürünleriyle sınırlı olup, ayakkabı ve terlik ürünlerinde ticari faaliyetinin olmadığının açık olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bu sınıfta koruma talep edilebilmesi için ciddi kullanımın ispatı gerektiğini, Mahkemenin bu yönde bir araştırmaya girmediğini,\"...\" markasına ait ürünlerde kullanılan logoların tasarımsal olarak farklılık gösterebileceğini, ancak bu durumun, markanın tescilli ve bağımsız niteliğini etkilemeyeceğini, müvekkilim yalnızca bu ürünlerin satışını yaptığını ve görsel tasarım farklarının sorumluluğunu taşımadığını, sorumluluğun tamamıyla marka tescili bulunan ihbar olunan diğer davalılarda olduğunu, sorumluluk hususunda da mahkemenin bir tespitte bulunmadığını belirterek, izah edildiği üzere eksik inceleme sonucu verilen karara itiraz etme gereğinin hasıl olduğunu, arz ve izah olunan ve resen nazara alınacak nedenlerle, İstanbul Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23.05.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İlk derece mahkemesince Marka vekili ... ve bilişim uzmanı ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 29/04/2025 tarihli raporda;  davalı tarafından belirtilen https://www. ....com.tr/... adresli ....com.tr online mağazası olan \"...\" mağazasının davalı ... (Şehir: Muş Vergi Kimlik No: ...) tarafından işletildiği ....com.tr kayıtlarından tespit edildiği, ....com.tr web sitesi üzerinde \"...\" isimli online mağaza tarafından tanıtım ve satışının yapıldığı belirtilse de, dava dilekçesinde belirtilen URL adreslerinin incelenmiş olduğu, incelenen adreslerinin tümünün https://www....olmak üzere 14 adet URL adresinin tamamının yayından hesap sahibi tarafından kaldırılmış olduğunun görüldüğü, incelemelere dava dilekçesinde belirtilen ekran görüntüler üzerinden sürdürüldüğü, \"...\" ibaresinin markasal şekilde kullanıldığı, davalıya ait \"...\" isimli online mağazasında \"...\" markalı ürünler filtrelendiğinde 13 adet ürünün arama sonucu olarak geldiğinin görüldüğü, listenen ayakkabı / sandalet emtiaları üzerinde ve adlarında \"... \" ibaresinin kullanılmış olduğu, davalı yanın \"...\" şeklindeki markasal kullanımlarının davacı yan markası ile görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik teşkil etmediği, davalı yanın, ürünler üzerinde \"...\" şeklindeki markasal kullanımlarında davacı yan markasını aynen kullandığı, davalı yana ait davacı yan markasını ihtiva eder kullanımların, davacı yan markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği, bu durumun, davacı markasının değerini düşürebileceği, bu doğrultuda davalı yanın, davacı markasına iktibas suretiyle tecavüz teşkil eden eylemler gerçekleştirdiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. <br>G E R E K Ç E :Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.<br>Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, Mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararına ilişkin olup, davalı vekili tarafından karara karşı istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.HMK’nın 394/1. maddesi uyarınca karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. HMK’nın 394/4. maddesi uyarınca itiraz üzerine Mahkemece ilgililerin dinlenilmek için çağrılacağı, gelmedikleri takdirde dosya üzerinden karar verileceği, 394/5. maddesi uyarınca bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.Dosya incelendiğinde; ilk derece mahkemesinin kararında da karara karşı itiraz yoluna başvurulabileceğinin doğru olarak belirtildiği, buna rağmen davalı vekilinin istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf dilekçesi esasen ihtiyati tedbir kararına itiraz niteliğinde olup, Mahkemece HMK’nın 394/4. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf talebi esastan incelenmeksizin, HMK’nın 341/1. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M  : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 341/1. maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin USULDEN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 25/09/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. <br>      </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e22f79478b61af9","SID":"4a79c234d4129f73"}}