{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/1674 <br>KARAR NO\t: 2025/1304<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/08/2025<br>NUMARASI\t: 2025/609 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 12/11/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Davacı vekili 20/08/2025 tarihli dava dilekçesi ile; davacı ile davalı ile arasındaki ticari ilişkiye istinaden aralarındaki satış ilişkisi kapsamında 18/12/2024  ve 03/04/2025 tarihli iki fatura kesildiğini, buna karşın davalının ödeme yapmadığını, davalı-borçlu faturaların kesildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde ödeme yapmadığından 18/01/2025 ve 03/05/2025 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünü, faturalara rağmen ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla davacının İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nde ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı takip borçlusunun haksız ve dayanaktan yoksun itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalı yanın borcunun bulunmadığı yolundaki itirazlarının ticari kayıtlara aykırı olduğunu, diğer yandan, taraflar tacir olmakla faize yönelik itirazlar da geçerli olmayıp, oluşan temerrüt çerçevesinde davalı hakkında temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulandığını, diğer yandan takip tarihinden itibaren ise yine ticari temerrüt  faizi talep edildiğini, davalı hakkında İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan ve davalının haksız ve kötüniyetli itirazları üzerine duran takibe vaki davalı itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağın likit ve borçlu tarafından da belirlenebilir olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, davalı-borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan İ.İ.K. Md.257/1 vd. ahkâmınca menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ivedilikle ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yerel mahkemenin 21/08/2025 tarihli ara kararı uyarınca; somut olayda; dava konusu alacağın varlığı  yargılamayı gerektirdiği, İİK 257/1.fıkrası şartlarının oluşmadığı, borçlunun mallarını gizlediği, kaçırdığı ya da kaçtığı tespit edilemediğinden İİK 257/2.fıkrası şartların da oluşmadığı kabul edilerek davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 08/09/2025 tarihli istinafa başvuru dilekçesi ile; alacak talebine dayanak olarak sunulan faturaların kesin delil niteliğinde olup, söz konusu alacağın varlığı ve miktarının ispat edildiğini, fatura içeriğinde belirtilen mallar ve hizmet doğru ve tam şekilde gerçekleştirilmiş olup, davalının işbu hizmetler akabinde kesilen faturalara yasal süresi içerisinde bir itirazda bulunmayarak fatura içeriklerini kabul ettiğini, ihtiyati haciz talebinin reddi kararına itirazın reddi halinde alacaklı davacının ticari hayatının zarar göreceğini, davanın sonuçlanması halinde alacağına kavuşması ihtimali ise maddi ve manevi yıkıma sebebiyet vereceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili 10/09/2025 tarihli istinafa cevap dilekçesi ile; yerel mahkeme kararının usul veya yasaya uygun olduğunu, faturanın davacının alacağını ispatlamak için yeterli bir belge olmadığını, taraflar arasındaki borç ilişkisinin ispata muhtaç olduğunu, davacının ispat edemediği alacağa ilişkin takibinin haksız olduğunu, davacı taraflar arasında gereği doğmamış bir fatura düzenlemiş olup ilgili faturanın iade edildiğini,  davalı şirketin herhangi bir mal kaçırma şüphesinin olmadığını belirtmiştir.İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, dava eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin itirazın iptali davası olduğu ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı açılan dava ile birlikte ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İİK 257 ve diğer maddelerinde düzenlenen ihtiyati hacizde kesin ispat şartı aranmamakla birlikte, dava konusu yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/08/2025 tarihli 2025/609 Esas sayılı dosyasının ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,2- İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 12/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.    <br>\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c663549b991ae241","SID":"5ec8fc3521c6ce7b"}}