{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/2993 <br>KARAR NO: 2025/1098<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/06/2021<br>NUMARASI\t: 2018/984 Esas, 2021/500 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 16/10/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Asıl dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, karşı dava ise; iş sahibi tarafından açılan, aynı eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile kar kaybı istemlerine ilişin olup, mahkemece asıl  davanın  reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair  verilen karara karşı taraf vekilleri  tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Asıl davada davacı yüklenici vekili; davacı şirketin, davalı şirketten olan fatura alacağının tahsili amacıyla; Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/85 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, bu dosyadan alınan bilirkişi raporu ile; malların davalı yanın standartlarına uygun yapıldığının,  davacı şirketin imal etmiş olduğu malları haksız ve mesnetsiz olarak kabul etmeyen davalı şirketin kusurlu olduğunun ve  davacı şirketin zarara uğradığının  tespit edildiğini, daha sonra davacı şirket tarafından; alacağına kavuşmak için İstanbul 32. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz ettiğini, davalının, davacıyı sırf mağdur etmek amacıyla malların istedikleri kalitede olmadığına belirterek, malları tekrar imal ettirdiğini,  davalıya fatura gönderildiğini fakat davalı yanca faturadaki ürünlerin teslim edilmediği gerekçesi ile iade edildiğini, eksik teslimat iddiası yönünden; taraflar arasında ürün miktarını gösteren bir yazılı sözleşme bulunmadığını, 1.610 adet ürünün davacı yanca teslim edilmesi gerektiğine yönelik de herhangi bir ihbar bulunmadığını, belirterek; itirazının iptalini ve  %20 ‘den az olmayan icra inkar tazminatı ve %10 idari para cezasına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı yükleniciye, Almanya'daki alıcı ... adlı şirkete ihraç edilmek üzere; 2017 ve 2018 yıllarında, iki seferde, toplam 4  ayrı Proforma altında 4 ana tip bayan tekstil ürünleri siparişi verildiğini, proformalar altındaki \"Önemli Proforma Kabul Şartı\" başlıklı maddeye göre; imalatçı davacının, davalı ... A.Ş. tarafından gönderilen Proforma'ya ve beraberindeki Satın Alma Siparişi Formuna, 3 işgünü içinde itiraz etmezse; Proforma'daki hüküm ve koşulların imalatçı davacı için bağlayıcı sözleşme koşulları haline geldiğini, davacının numuneleri onaylaması üzerine  üretime başlandığını, imalatçı davacının, üretimi ...'e ait kalite şartnamesi olan çalışma koşulları belgesi  şartlarına göre yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, ürünlerin Türkiye'deki final kontrolünün; davalı ... tarafından yapılacağını, nihai kabulun Almanya'da ... deposunda gerçekleşeceğini ve herhangi bir reklamasyon sözkonusu olursa, red edilen parçalar  için, yüklenici davacıya proforma da yazılı bedelin toplamı üzerinden %2 oranındaki bedelin,  hizmet bedeli olarak fatura edileceğinin kararlaştırıldığını, siparişe ilişkin 30/11/2017 ve 01/12/2017 tarihli proformalarda kesin teslim vade tarihinin 05/02/2018 olarak belirlendiğini, üç parti ürünün yaklaşık iki ay içinde üretilmesi, kalite kontrollerinin tamamlanması ve ... A.Ş.'nin İstanbul'daki anlaşmalı ... firması deposuna, Almanya'daki alıcı ...'e ihracat nakliyesi için teslim edilmesi gerektiğini,  satın alınacak malların Almanya'daki müşteri alıcı ... tarafından incelenip kabul edilmesi şartıyla satın alındığını, ürünlerin Proforma'da belirtilen teslim/termin tarihinin kesin vade olduğunu, ürünlerin sayısı ve kalitesi dahil çeşitli hususlarda çok açık ve net hükümler ve koşullar bulunmasına rağmen; davacının 05.02.2018 tarihinde ve gerekli kalitede ve sayıda mal üretmekte geciktiğini, davacı yüklenici ... Ltd. Şti.'nin eposta mesajlarında, bir ayın üzerindeki gecikmesinin en azından 15 gününün kendisinden kaynaklandığını kabul ve ikrar ettiğini, gecikme nedeni ile davalı iş sahibinin, alıcı ...'den uzatmalar aldığını,  ancak davacının, üç sipariş kaleminin tesliminde tekrar gecikmesi sebebi ile davalı iş sahibinin; tam sayıda üretilen ve final kontrollerini yapıp onayladığı 4052 sayılı ürünler ile eksik sayıda üretilmiş de olsa final kontrollerini tamamlayıp onayladığı 4046 sayılı ürünlerin karayoluyla derhal sevkini sağladığını, davacı tarafından daha da gecikeceği bildirilen 4054 sayılı ürünlerin ise uçak hava kargosuyla gönderilmesi gerekeceğini bildirdiğini, ayrıca, toplam yaklaşık 1.127 USD gibi; siparişin büyüklüğüne göre düşük bir tutar olan hava kargo masrafının da  davacı yüklenici ... Ltd.Şti.'ne yapılacak ödemeden düşüleceğini, proforma şartlarına göre bu gecikmeden ötürü indirim talep etme hakkının da saklı olduğunu bildirdiğini, ürünlerin teslim alınmayacağının bildirilmediğini, ancak davacı-karşı davalının  haksız, hukuksuz ve kötü niyetli bir tutumla sözleşmeden döndüğünü, davacının hem 1. sipariş konusu, bir kısmı davalı ... A.Ş.'nin final kontrollerinden geçen ürünleri teslim etmeyip, hem de 2. sipariş konusu, tanesi 12,80 Euro'dan 3000  adet toplam 38.400 Euro tutarındaki ... marka ürünlerin üretimine devam etmediğini bu nedenle; davalı ... A.Ş.'nin  acilen ... isimli bir başka tedarikçiye sipariş vermek zorunda kaldığını,  ... şirketinin bu ürünleri  başarılı şekilde teslim ettiğini, belirterek asıl davanın reddine ve en az %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, Karşı dava olarak; alıcı ...'in, Karşı davacı ... A.Ş.'ye yansıttığı iki ayrı zarar faturası için 303.494,32 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli ticari avans faiziyle tazminine; davalı/davacı ... A.Ş.'nin müspet zararı kar mahrumiyeti için 2.202 Euro (Harç hesabı için dava tarihi TCMB 21.12.2018 Döviz alış kuru 6,0342 TL üzerinden 13.287,30 TL) 'nun davacı/karşı davalının sözleşmeden dönme beyanı yaptığı 07.03.2018 tarihli e-postasından itibaren işleyen devlet bankalarının yabancı mevduat için ödediği en yüksek faiziyle birlikte tahsil tarihindeki kurdan tazminine davacı/karşı davalının,  ticari ilişkilerine verdiği manevi zarar için davacı/karşı davalı ... Ltd. Şti.'nin sözleşmeden dönme beyanı yaptığı 07.03.2018 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte 30.000  TL manevi tazminat ödemesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Karşı dava davalısı vekili karşı davaya cevap dilekçesi ile; davalı - karşı davacının iddialarının asılsız, kötü niyetli ve haksız olduğunu,  Bakırköy 4. sulh hukuk mahkemesi 2018/85d. İş sayılı delil tespiti  dosyasında  uzman bilirkişice hazırlanan raporda, \"işbu dikili konfeksiyon ürünlerinin halihazır durumları itibari ile gerekli standartlarda ve kalite de olduğu, yaşanan gecikmeden de siparişi veren karşı taraf ... Teks. İhr. Tic. AŞ 'nin sorumlu olduğunun tespit edildiğini, karşı davalının  malları 13.02.2018 tarihinde hazır ettiğini, bunun karşı tarafa bildirildiğini, karşı tarafın teslim tarihinden 1 hafta sonra etiketlerin değiştirilmesini talep ettiğini,  tarafların mail yazışmalarında mevcut olduğunu, malların gerekli olan standartlara uygun teslime hazır hale getirildiğini fakat davalı/karşı davacının bir türlü yapılan malları beğenmeyerek sürekli bazı hususların değiştirilmesini istediğini,  bu da teslimi salt davalı tarafın kusurlu davranışları nedeniyle geciktirdiğini,  tarafların son mailleşmelerinde karşı davalı  şirket yetkilisinin 07.03.2018 tarihinde malların 3 haftadır teslim alınmadığını, 3 haftadır malların depoda bekletildiğini belirten bir mail attığını belirterek; karşı davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece 24/06/2021 tarihli  karar ile; asıl davada; ilamsız icra takibinin dayanağı olan 02.05.2018 tarih, ... seri ve sıra numaralı  kdv dâhil 138.669,93 TL bedelli faturanın, davacının ticari defterlerine işlendiği, davacı tarafından BS olarak vergi dairesine bildirildiği,  ancak fatura içeriği olarak açıklama kısmına yazılan ;“bayan t-shirt - cm03184056 - 692 adet “, \"bayan t-shırt - cm03184052 - 901 adet\", \"bayan t-shirt - cm03184054 - 979 adet\"  ürünlerin alıcıya teslimine dair faturada; teslim eden ve teslim alan kısımlarının boş olduğu, ürünlerin ve faturanın davalıya teslimine ilişkin imza ve irsaliye bilgilerinin bulunmadığı,  bu ürünlerin Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/85 D. İş sayılı dosyasında tespit edildiği üzere halen davacı-karşı davalıda bulunduğu, fatura davalı-karşı davcıya tebliğ edilmediğinden kabul edilmediğinin açık olduğu,  faturanın davalı-karşı davacının ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, BA formu ile vergi dairesine bildirilmediğinin de bilirkişilerce tespit edildiği, davacı yüklenicinin bu faturaya dayanarak ilamsız icra takibi başlattığı, bilirkişi incelemesine göre davacının sözleşme koşullarına uymadığı ve malları kesin teslim tarihi olan  05/02/2018 de hazır etmediği,  fatura içeriği malların bedelini davalı iş sahibinden  isteyemeyeceği, davalının icra takibine itirazda haklı olduğu, alacağının varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği; karşı davada; karşı davacı iş sahibinin;  manevi zararı için; ticari avans faiziyle birlikte 30.000 TL istediği ancak davanın malvarlığına ilişkin olması sebebi ile bu talebin kabul görmediği,  karşı davacının, karşı dava dilekçesinde kar mahrumiyeti için 2.202 Euronun, karşı davalı ... Ltd. Şti.'nin sözleşmeden dönme beyanını yaptığı 07.03.2018 tarihli e-postasından itibaren işleyen devlet bankalarının yabancı mevduat için ödediği en yüksek faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği daha sonra  03/05/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile  1.842,00 Euro mahrum kaldığı karını yani gelir kaybını, istediği,  07/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; karşı davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarından; karşı davacının ürünlerin teslim edilememesi nedeniyle satış yapamadığı için 3.312,00 Euro gelir kaybı/mahrum kaldığı karı olduğu, ancak dava dışı ... Ürünleri İmalat Ve Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nden satın aldığı ikame ederek; 1.470,00 Euro gelir/kar elde ettiği, bu durumda 3.312,00 Euro-1.470,00 Euro =1.842,00 Euro tutarında karşı davacının toplam gelir kaybı/mahrum kaldığı kar olduğunun tespit edildiği,  karşı davalının, davadan önce temerrüde düşürüldüğüne dair ihtar tebliği ibraz edilmediği dikkate alınarak; 1.842,00 Euro mahrum kalınan karı yani gelir kaybı karşı dava tarihi 24/12/2018 den itibaren 3095 sy nın 4/a md gereğince Euro cinsinden yabancı mevduat için uygulanacak en yüksek faizi ile ödemesine karar verildiği, karşı davacı dava dilekçesi ile  2.202 Euro istediğinden fazla istemin reddine karar verildiğini, karşı davacı vekilinin ayrıca 26.452,50 Euro karşılığı= 165.947,11 TL ve 22.575,00 Euro karşılığı= 137.547,21 TL zarardan oluşan toplam 303.494,32 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli ticari avans faiziyle tazminini istediği, 03/05/2021 tarihli ıslah dilekçesinde ise 49.027,50 Euro maddi zarar alacağının karşı davanın açıldığı 21.12.2018 tarihinden itibaren işleyen devlet bankalarının Euro cinsinden yabancı mevduat için ödediği en yüksek yıllık faiziyle birlikte aynen Euro cinsinden ödenmesini istediği,  07/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda karşı davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarından;  karşı davalı yüklenici tarafından teslim edilmeyen; ... marka birinci ürün siparişi için 26.452,50 Euro, ... marka ikinci ürün siparişi icin 22.575, Euro olmak üzere alıcı firma olan  ...  tarafından; karşı davacıya 2 adet proforma/yansıtma faturası düzenlendiği, bu yansıtma faturaları toplamının 22.575.00 Euro (165.947,11 TL)+ 26.452.50 Euro ( 137.547,21 TL) = 49.027,50 Euro karşılığının  303.494,32 TL olduğunun belirlendiği(1 euro= 6.0342TL' den ) Yargıtay 11 HD nin 2014/13566-15010 ve  Yargıtay  23 HD nin 2016/8588-2019/8787 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; dava dilekçesinde TL cinsinden istenen alacağın; ıslah ile yabancı para cinsinden ( somut olayda Euro)  istenemeyeceği, karşı davacı vekilinin dava dilekçesinde, zararının TL cinsinden tazminini istediği, bu talebi ile bağlı olduğu, ıslah ile alacağın ve faizin Euro cinsinden tahsili isteminin kabul edilmediğini, karşı davalının karşı davadan önce temerrüde düşürüldüğüne dair ihtar tebliği ibraz edilmediği dikkate alınarak; karşı dava tarihi 24/12/2018 den itibaren faiz yürütülebileceği  gerekçesi ile; Asıl davada; sabit olmayan davanın reddine, davalının kötüniyet tazminat talebinin, alacak yargılamayı gerektirdiğinden reddine, karşı davada; karşı davacının manevi tazminat talebinin reddine, karşı davacının mahrum kaldığı (gelir kaybı) için; 1.842,00 Euro nun karşı dava tarihi 24/12/2018 den itibaren 3095 sy nın 4/a md gereğince uygulanacak faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazla istemin reddine, karşı davacının zararı için ; 26.452,50 Euro karşılığı 165.947,11 TL nin ve 22.575,00 Euro karşılığı 137.547,21 TL nin karşı dava tarihi  24/12/2018 den itibaren kısa vadeli avans faizi ile karşı davalı dan alınarak karşı davacıya verilmesine, karşı davacının alacağın euro olarak tahsili ıslah talebinin ve faiz konusundaki taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesi ile; dava dışı ...'in uğradığı ileri sürülen zararın gerçekleşip gerçekleşmediğinin hiçbir şekilde ispatlanamadığı gibi, bu hususta gereği gibi araştırmanın da yapılmadığını,  karşı davacının beyanları ve sıhhati dahi teyit edilmemiş proforma faturalarının karara dayanak yapıldığını,  proforma faturanın TTK ve VUK anlamında fatura hükmünde olmayıp, bir teklif faturası olduğunu  ve mali yükümlülüğe neden olmadığını,  delil mahiyeti bulunmadığını, somut olayda ise dava dışı ... firmasının uğradığını ileri sürdüğü zarardan %50 oranında indirim yaptığı ve toplamda 49.027,50 Euro talep ettiği iddia edildiği ancak bu iddianın doğruluğunun hiçbir şekilde araştırılmadan karar verildiğini, davalının talep edildiğini ileri sürdüğü tutarı ödediğine ilişkin de hiçbir delil sunmamış olmasına ve bu denli yüksek meblağlı bir ödemenin davalının ticari defterlerinde yer almamasına rağmen haksız ve mesnetsiz talebin kabul edildiğini, ödemenin söz konusu olmadığı bir durumda davalı nezdinde herhangi bir zararın meydana geldiğinden bahsedilemeyeceğini, taraflar arasında başlangıçta belirtilen teslim tarihinin güncel ihtiyaçlar doğrultusunda uyarlandığının gözetilmediğini, her ne kadar proforma faturaların kabulü ile kesin teslim tarihinin belirlenmiş olduğu iddia edilmiş ise de dosya içeriğindeki mail yazışmalarından; sözleşmenin ifası sırasında teslim tarihinin çift taraflı olarak güncel ihtiyaçlar doğrultusunda uyarlandığının görüldüğünü, karşı davacının, karşı davalıya ek süre tanındığını dilekçelerinde açıkça ikrar etmiş olup, yine yazışmalardan da anlaşılabileceği üzere temerrüt hükümlerine başvurmadığı ve karşı davalıyı  temerrüde düşürmediği,  aksine davalı- karşı davacının temerrüdü söz konusu olduğunu, karşı davalının Bakırköy 51. Noterliği'nin 16.03.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile malların teslime hazır olduğunu bildirmesine ve teslim için davalı - karşı davacıya uygun bir süre vermesine rağmen malların verilen süre içerisinde teslim alınmadığını, burada karşı davalının borcunu ifa etmiş sayılması için Mahkemeden tevdi mahalli tayin etmesini isteme yükümlülüğü bulunmadığını, zira TBK.m.107/2 uyarınca ticari malların hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebildiğini,  HMK.279/4. maddesine aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alındığını, bilirkişi heyetinin görevlerini aşar şekilde taraflar arasındaki hukuki ilişkiye dair karşı davalı aleyhine olmak üzere ve dosya içeriğiyle de bağdaşmayacak şekilde görüş bildirdiğini, bu kısımların doğrudan karar gerekçesine kopyalanıp yapıştırıldığını belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Kötü niyet tazminatı talebimizin reddine karar verilmesini istinaf ettiklerini, dosyada 3'er bilirkişi'den oluşan iki ayrı bilirkişi heyeti incelemeler yapmış ve her iki heyet de çelişkisiz biçimde davacı/karşı davalı'nın ürettiği ürünlerin aradaki proformalara kayıtlı sözleşme hükümlerine göre hem geç, hem kusurlu, hem de eksik sayıda üretilmiş olduğunun  tespit edildiğini, davacı/karşı davalının kötüniyeti yanında basiretsiz yaklaşımı ile de zarara uğrattığından manevi tazminata hükmedilmemesinin ve karşı davalı lehine  tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ve  hükmün kendi içindeki çelişkisini ağırlaştırdığını, maddi hata konusunda Yargıtay İBK Kararının olaya uygulanması gerektiğini   ancak  Mahkemenin tamamen yazım hatasından dolayı hesap tablosunda doğru gösterip; dilekçeye 1.842 Euro yerine sehven 2.202 Euro yazdıkları  için bu hatayı ıslah dilekçesi içinde düzeltmelerine rağmen 1.842 Euro taleplerini kabul edip hatalı  bildirdirdikleri tutar kadar davanın reddine, nispi harca ve karşı vekalete ücretine hükmettiğini, maddi hatanın düzeltilmesi taleplerinin  kabulünün  gerektiğini, aynı biçimde, Mahkemenin  1.842 Euro dışındaki maddi tazminat talepleri konusunda dava açarken bildirdikleri TL tutarın tamamını kabul etse de, ıslah dilekçesi sunarak TL taleplerini, zararın asıl kuru olan Euro'ya çevrilmesini \"Yargıtay 11 HD nin 2014/13566-15010 ve  Yargıtay  23 HD nin 2016/8588-2019/8787 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; dava dilekçesinde TL cinsinden istenen alacak  ıslah ile yabancı para cinsinden (somut olayda Euro)  istenemeyecektir.\" gerekçesiyle reddettiğini ancak Yargıtay'ın farklı kararlarında, özellikle de ekte sunduğumuz 27 Eylül 2019 R.G. Sayı: 30901'de yayımlanan Yargıtay İçtihatı Birlşetirme Büyük Genel Kurulu'nun kararının 15. ve 16. Sayfalarındaki  aşağıdaki bölümünde, seçimlik haklarda ıslah yoluyla değişiklik yapılabileceğine atıf yapan HMK madde gerekçesine vurgu yapıldığını,  davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğünün aksine; Alman ... firmasının zarar faturasını dosyaya karşı dava dilekçesi ile  sunduklarını,  Alman alıcının bu zarar faturaları 31.10.2018 ve 5.12.2018 tarihli iki ayrı zarar faturası olup, söz konusu faturaların 2018 yılı Muavin Defterinin 7. ve son sayfasında kayıtlı olduğu bilirkişi raporunda da tespit edildiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden   kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı yüklenici, davalı-karşı davalı ise iş sahibidir.Somut olayda; davacı yan taraflar arasında maillerle kurulan eser sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan malları ürettiğini ancak davalının malları beğenmeyip tekrar üretmesinin istendiğini, yaptırdığı delil tespiti dosyası ile ürettiği malların davalının istediği kalitede olduğunun tespit edildiğini, düzenlediği faturanın davalı tarafından iade edildiğini, bu faturaya dayalı olarak başlattığı takibe davalının haksız itiraz ettiğini belirterek; iş bu itirazın iptali davasını ikame etmiş, davalı yan ise karşı dava dilekçesi ile davalının işi zamanında yapmadığını ve eksik teslim yaptığını, bu nedenle eksik işi 3. Firma olan  ... firmasına yaptırdığını belirterek;  bu nedenle uğradığı zararlar olarak;  30.000,00 TL manevi  tazminat,  ...'in, arşı davacı ... A.Ş.'ye yansıttığı iki ayrı zarar faturası için 303.494,32 TL ve  kar mahrumiyeti için 2.202 Euro'yu talep ve dava etmiştir.Asıl dosya yönünden yapılan incelemede;Dosya kapsamından davacı yanın, davalı-karşı davacıya  teslim etmemiş olduğu; kendisinin yaptırdığı delil tespiti dosyası ile  halen kendisinde olduğu anlaşılan;  ... marka birinci ürün siparişi  ve  ... marka ikinci ürün siparişi için düzenlediği 02.05.2018 tarih, ... seri ve sıra numaralı  kdv dâhil 138.669,93 TL bedelli fatura ile davaya konu icra takibini başlattığı, davacı yanın bu faturayı yada faturada adet ve cinsini belirttiği malları davacı yana teslim ettiğine ilişkin herhangi belge veya delil sunmadığı, kendisi bu faturayı defterine işlemiş ve BS formunda göstermiş ise de davalı yanın ticari defterlerinde bulunmadığı ve BA formuna da işlenmediği, bu nedenle teslim etmediği anlaşılan ürünlerin bedelini davalı yandan talep edemeyeceği ve ancak icra takibi başlatmasında kötü niyetli olduğu da dosya kapmanına göre davalı yan tarafından ispatlanamadığından; mahkemece asıl davanın reddi ile davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Birleşen dosya yönünden incelemede;Davanın malvarlığına ilişkin bir dava olması sebebi ile mahkemece karşı davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmuştur.Karşı davacı ayrıca mahrum kaldığı kar ile  ...'in, arşı davacı ... A.Ş.'ye yansıttığı iki ayrı zarar faturası için 303.494,32 TL ve  kar mahrumiyeti için 2.202 Euro'yu talep ve dava etmiş daha sonra verdiği ıslah dilekçesi ile dava dilekçesi içeriğinde yapılan hesaplamalarda da  kar mahrumiyetini 1.842  Euro hesaplamalarına rağmen, karşı dava dilekçesinin sonuç kısmında sehven bu alacak kalemi için 2.202 Euro talep ettiklerini, bunun maddi hatadan kaynaklandığını belirterek; 1.842 Euro kar mahrumiyeti talep ettiklerini belirtmiştir.Gerçekten de;  karşı dava dilekçesinde; karşı davacı tarafından yapılan hesaplamaları gösteren hesaplama tablosunda karşı davacının 1.842 Euro kar mahrumiyeti hesapladığı halde dilekçesinin talep ve sonuç kısmında maddi hata yaparak 2.202 Euro talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemenin karşı davacının kar mahrumiyeti için 2.202 Euro talep ettiğini kabul etmesi buna bağlı olarak da vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmetmesi doğru olmamıştır.Öte yandan; dosya kapsamında 3'er bilirkişiden oluşan iki ayrı bilirkişi heyet raporunda da çelişkisiz biçimde; davacı/karşı davalının ürettiği ürünlerin aradaki proformalara kayıtlı sözleşme hükümlerine göre hem geç, hem kusurlu, hem de eksik sayıda üretilmiş olduğunun tespit edildiği,   hükme esas alına 07/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; karşı davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarından; karşı davacının ürünlerin teslim edilememesi nedeniyle satış yapamadığı için, 3.312,00 Euro gelir kaybı/mahrum kaldığı karı olduğu, ancak dava dışı ... Ürünleri İmalat Ve Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nden satın aldığı malları ikame ederek; 1.470,00 Euro gelir/kar elde ettiği, bu durumda 3.312,00 Euro-1.470,00 Euro =1.842,00 Euro tutarında gelir kaybı/mahrum kaldığı karının olduğunun tespit edildiği,  karşı davalının  davadan önce temerrüde düşürülmediği, karşı davada aslen karşı davacının 1.842 Euro talep ettiği,  karşı davacı vekilinin ayrıca 26.452,50 Euro karşılığı= 165.947,11 TL ve 22.575,00 Euro karşılığı= 137.547,21 TL zarardan oluşan toplam 303.494,32 TL'yi talep ettiği,    07/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda karşı davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarından;  karşı davalı yüklenici tarafından teslim edilmeyen; ... marka birinci ürün siparişi için 26.452,50 Euro, ... marka ikinci ürün siparişi icin 22.575, Euro olmak üzere alıcı firma olan  ...  tarafından; karşı davacıya 2 adet proforma/yansıtma faturası düzenlendiği, bu yansıtma faturaları toplamının 22.575.00 Euro (165.947,11 TL)+ 26.452.50 Euro ( 137.547,21 TL) = 49.027,50 Euro karşılığının  303.494,32 TL olduğunun belirlendiği(1 euro= 6.0342TL' den ), karşı davacı  03/05/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile bu alacak kalemini Euro cinsinden talep ettiği görüldüğü, ancak ıslah ile talep edilen para cinsinin değiştirilemeyeceği bu nedenle de; mahkemenin bu alacak yönünden TL para birimi üzerinden hüküm kurmasının doğru olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle mahkemece karşı davalının kar mahrumiyeti talebinin 1.842 Euro olarak kabul edilmesi gerektiği halde 2.202 Euro kabul edilmesi dışında verilen hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır.Asıl dava reddedildiği halde davalı yan maktu vekalet ücreti verilmiş ise de davalı tarafından bu konu istinaf edilmediğinden yeniden kurulan hükümde bu kısım değiştirilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, karşı davacı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak asıl davanın dava şartı yokluğundan reddine, karşı davada vekalet ücreti yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)1-Asıl davada davacı vekilinin  istinaf talebinin reddine, karşı davacı vekilinin istinaf talebinin ksımen kabulüne  KABULÜNE 2-İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/06/2021 tarih ve 2018/984 Esas, 2021/500 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Asıl davada, davanın REDDİNE, B)1-Karşı davada; karşı davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,2-Karşı davacının mahrum kaldığı (gelir kaybı) için; 1.842,00 Euro nun karşı dava tarihi 24/12/2018 den itibaren 3095 sy nın 4/a md gereğince uygulanacak faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine,3-Karşı davacının zararı için ; 26.452,50 Euro karşılığı 165.947,11 TL nin ve 22.575,00 Euro karşılığı 137.547,21 TL nin karşı dava tarihi  24/12/2018 den itibaren kısa vadeli avans faizi ile karşı davalı dan alınarak karşı davacıya verilmesine, karşı davacının alacağın euro olarak tahsili ıslah talebinin ve faiz konusundaki taleplerinin reddine,<br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN<br>Asıl Dava Yönünden1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 1.674,79-TL den 59,30-TL. nispi karar harcının mahsubu ile kalan 1.615,49-TL. harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı karşı davalı ...Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti'ne iadesine,2-Davalı karşı davacı ... İhracat Ve Ticaret A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT 13/4 mad.gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalı ...Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti.'nden tahsili ile Davalı -karşı davacı ... İhracat Ve Ticaret A.Ş' ye verilmesine,3-Davacı-karşı davalı  ...Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karşı Dava Yönünden1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden alınması gereken 59,30 TL harcın karşı davacı  ... İhracat Ve Ticaret Aş tarafından yatırılan 9.192,16-TL peşin harçtan mahsubuna hazineye gelir kaydına,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden alınması gereken 21.492,82-TL. Harçtan peşin alınan 9.132,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.300,66-TL harcın davacı-karşı davalı ...Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti.'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Kabul edilen  Maddi tazminat üzerinden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 50.685,06 TL nispi vekalet ücretinin davacı-karşı davalı  ...Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti nden tahsili ile davalı- karşı davacı ... İhracat Ve Ticaret Aş ne ödenmesine,( Kabul edilen maddi tazminat 303.494,32 TL+ 1.842 Euronun dava tarihindeki kur olan ,1 euro= 6.0342TL' den hesaplanan 13.287,30 TL olmak üzere toplam  316.781,62 TL üzerinden  karar tarihindeki tarifeler üzerinden hesaplanan vekalet ücreti)4-Red edilen Maddi tazminat  yönünden; 29.757,04 TL vekalet ücretinin; Davalı karşı davacı ... İhracat Ve Ticaret A.Ş den tahsili ile davacı karşı davalı  ...Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti ne ödenmesine,  ( talep edilen 303.494,32 TL ıslah dilekçesi ile 489.475,85 TL yükseltildiğinden red olunan kısım 185.981,53 TL )5-Red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden; AAÜT uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin Davalı karşı davacı ... İhracat Ve Ticaret A.Ş den tahsili ile davacı karşı davalı  ...Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti ne ödenmesine, (04.11.2025 tarihinden itibaren maktu vekalet ücreinin 45.000,00 TL olduğu ancak talebin 30.000,00 TL olarak  maktu vekalet ücreti geçmemesi sebebi ile )6-Davalı karşı davacı ... İhracat Ve Ticaret Aş nden tarafından yapılan 9.192,16-TL ilk gider, 8.700-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.892,16-TL yargılama giderinin, red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 14.265,58-TL'sinin davacı karşı davalı  ...Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti nden tahsili Davalı karşı davacı ... İhracat Ve Ticaret Aş ne verilmesine,bakiye kısmın karşı davacı üzerinde bırakılmasına,( talep edilen 303.494,32 TL ıslah dilekçesi ile 489.475,85 TL yükseltildiğinden red olunan kısım 185.981,53 TL )C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Karşı davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde karşı davacıya  İADESİNE,2-Yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 16/10/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.   <br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0aad074b94ff20ee","SID":"4aafa97eef8c7e9c"}}