{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1598 <br>KARAR NO\t: 2025/1814<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/06/2025<br>NUMARASI\t: 2025/365 Esas - 2025/628 Karar<br>DAVA: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/11/2025<br>Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.<br>DAVA: Davacı vekili; Davacı müvekkil ... İstanbul Ticaret Sicilinin ... numarasında kayıtlı bulunan ... Ltd Şti'nin 4 ortağından birisi olduğunu, adı geçen şirketin diğer ortakları ise davacı müvekkilin öz kardeşi olan davalı ..., ... ve babaları ... olup, davalının şirkette müdür olduğu dönem itibari ile şirket kayıtlarında oynama yapmak ve şirketi ve davacı müvekkili kasten zarara uğratmak, kendi adına onlarca taşınmaz satın almak sureti ile şirket ortağı olan davacı müvekkili doğrudan zarara uğrattığını,davacı müvekkilce davalıya hisse devir tarihine kadar davalı tarafından davacı müvekkile verilen doğrudan zarar nedeniyle şimdilik 10.000-TLnin ticari  faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 23.08.2021 tarihinden önce davalı adına tapuda tescil edilmiş olan tüm taşınmaz mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; davanın görevsiz mahkemede açılmasından dolayı reddini, davacı tarafın taleplerinde hukuki yarar olmadığı ve taleplerinin zamanaşımına uğradığından dolayı davanın reddini, aksi  halde talepleri doğrultusunda karar verilmesini, taşınmazlar dava konusu olmadığından dolayı ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, davanın ...' a ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı şirket müdürünün şirket kazancını kendisine mal ederek mal varlığı edinmesi iddiası davacı açısından dolaylı zarar olarak ortaya çıktığı, dolaylı zararda, meydana gelen zararın şirkete ödenmesi talep edilmesi gerektiği Davacı ise belirlenecek zararın kendisine ödenmesini talep ettiği için, iş bu davanın dinlenebilirliği olmadığını, biran için davacının zararın şirkete ödenmesini talep ettiği kabul edilse bile, dava tarihi itibariyle davacının şirket ortaklığı  son bulduğundan, yine bu davanın dinlenebilirliği olmadığı, iş bu davanın davacı açısından, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d bendinde düzenlenen aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.(Yargıtay 11. HD nin 2023/2620 Esas ve 2024/5209 Karar sayılı ilamı)<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davacı müvekkil, şirketin zarar ettiğine ve CBS soruşturmalarına dahil edileceğine inandırılmış, elindeki paylar bu nedenle davalıya devredilmiş, şirket ortağı olan davalı tarafından yapılan usulsüzlükler nedeniyle davacı müvekkil doğrudan zarara uğradığını, davacı müvekkilin davalı tarafın yaptığı işlemler nedeniyle doğan tazminatların doğrudan şirkete ödenmesini talep etmesinde de kendisi adına herhangi bir  hukuki faydası bulunmadığını, davacı müvekkil dava konusu şirketteki paylarını devrettiğini, işbu davanın açılmasından sonra da davalı taraf kendi hisselerini 3. başka bir kişiye devrettiğini, bu aşamada dava konusu şirkette ne davacı müvekkilin ne de davalı tarafın hiç bir pay sahipliği kalmadığını, davacı müvekkilin uğradığı zararın doğrudan zarar olduğu ve ancak kendisine ödeme yapılmasını talep edebileceği göz ardı edildiğinin ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>GEREKÇE: Dava, davacı şirket ortağı tarafından davalı limited şirket müdürünün yaptığı işlemler ile müvekkilinin zararına neden olduğu ileri sürülerek uğradığı zararın  tazmini  istemine ilişkindir.TTK'nın 553(1). maddesi uyarınca, şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulu, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olmasıdır. Şirket yöneticilerinin kötü yönetimi nedeniyle  zarara uğratılması iddiaları şirketin dolaylı  zararı niteliğinde olduğundan şirket ortaklarının veya alacaklıların, ancak yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunmaları mümkündür.Davacı tarafından ileri sürülen tüm zarar iddiaları şirketin gerçek kişi davalı şirket  yöneticisinin şirketin paraları ile kendi adına gayrimenkul aldığı, şirketin varlığını mal edindiği iddiasına dayalıdır.Dolayısıyla zarar gören şahıs sıfatıyla dava açan ortakların  bu sıfatlarının gerek zararın doğumu gerekse davanın açıldığı ve  yargılama sürecinde bulunması zorunludur.  (Yargıtay 11 HD nin 2013/9176 esas,2014/16815 karar sayılı ve 04.11.2014  tarihli ilamı aynı yöndedir.) Davacının şirketin zararının tazmini için tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla dava açması mümkün ise de; davadan evvel şirket ortağı sıfatını kaybettiği, şirkete ödenmesi kaydıyla da dava açamayacağından davanın aktif  husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.10/11/2025<br><br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e51f609a83cd9b1","SID":"390d832751eabc66"}}