{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2022/2355 <br>KARAR NO\t: 2025/1646<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 18/05/2022<br>NUMARASI\t: 2019/40 Esas - 2022/432 Karar<br>DAVA : Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.01.2018 günü saat 22.20 sıralarında Tuzla Şifa Mah. Şekerpınar Cad. Hürriyet Cad. kesişiminde müteveffa ... ... ... kullanmakta olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkillerin mirasçısı oldukları ... ... ... vefat ettiğini, olayın oluşmasında Çınar Sokaktan çıkmakta olan ... Plakalı ...'ın sevk ve idaresindeki Hüseyin ... ait arcın kusurlu olduğunu,  ... plakalı aracın davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, poliçe kapsamında müvekkillerin destekten yoksun kalma, sağlık giderleri, cenaze giderleri vb. maddi tazminat kapsamına giren zararların tazmini için 05.03.2018, 18.05.2018 ve 04.01.2019 tarihli dilekçeleri ile başvuru yapılmış olmasına rağmen herhangi ödemede bulunulmadığını, müteveffanın davacılardan... ve ...'nın çocukları olduğunu, yaşanan olay neticesi oğullarının maddi hem de bedeni desteğinden yoksun kaldıklarını fazlaya ilişkin ve ileride doğabilecek talep ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla  davacılar... ve ... için  şimdilik ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; Davacılardan... için 100,000 TL, ... için 100,000TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000-TL, ... ... ... için 30.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...  ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  kazanın meydana gelmesi ile müvekkil şirkete sigortalı aracın bir ilgisi bulunmadığını, dosyada mevcut Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenletilen 30.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda da sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkil sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesine sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, kazaya ... plakalı  araç ile ... plakalı araçların sebebiyet verdiğini, müvekkil şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacının gerçek gelirinin tespitinin gerektiği, davanın sürücü ve işletenine ihbarına esas incelemesine geçilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevli olmadığını,  dava konusu kaza ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın kafa kafaya çarpışması üzerine meydana geldiğini, Ölümlü / Yaralamalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... ... ... KTK'nın asli kusurlarından şeride tecavüz etme,  ... plakalı araç sürücüsü...'ın araçların hızlarını hava, yol, yük, teknik şartların gerektiği şekilde ayarlamamak  kurallarını ihlal ettiğinin belirtildiği, müvekkili ...'ın sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın kazaya dahili bulunmadığını,  görev ve  husumet itirazlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacı... maddi tazminat talebinin kabulü ile ıslah dilekçesi doğrultusunda 40.046,05 TL, ... davacı ...  maddi tazminat talebinin  kabulü ile, ıslah dilekçesi doğrultusunda 41.523,14  TL  destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi için (sigorta poliçesi limiti dahilinde olmak üzere) temerrüt tarihi olan 16.01.2019 tarihinden  itibaren, diğer davalılar içinse kaza tarihi olan 11.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu  davacı tarafa verilmesine, davacılar... ve ...  yönünden ayrı ayrı 6.000 TL,  davacılar ... Sima, Yusuf ... ve ... ... ...  yönünden ayrı ayrı 3.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Hüseyin ... dan olay tarihi olan 11.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; adli tıp raporunda davalılardan ... tali kusurlu olarak belirlenmiş olup kusur durumuna itiraz ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde ... tam ve asli kusurlu olduğunu, bu dava ile talep edilen manevi tazminat tutarları ilk derece mahkemesi tarafından kısmen kabul edilmiş ve müvekkili davacılar açıkça hak kaybına uğratıldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz kaldığını, manevi tazminata hükmedilirken tarafların sosyo-ekonomik koşulları da tamamen görmezden gelindiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda Çınar Sokak’tan çıkış yapan sürücü ...’ın kazaya sebebiyet vermediği ve bu kazanın oluşumunda herhangi bir illiyet bağı bulunmadığı,  müvekkil ... ile ...'ın dava konusu kazanın meydana gelmesinde dahili, illiyet bağı, sorumluluğu ve kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarları kabul edilemez adete birer ceza niteliğinde olduğunu,  12.03.2020 tarihli kusur  bilirkişi raporunda müteveffa sürücü ... ... ... olayda %80 oranında kusurlu, müvekkil ... olayda %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş işbu rapora itiraz edildiğini, ...'a atfedilen kusur oranlarının kabulü mümkün olmadığı zira ceza yargılaması sırasında alınan raporlarda da çelişkiler bulunduğunu, atfedilen kusur oranı hakkaniyete aykırı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için tazminat sorumlusunun olayda illiyet bağı, kusuru olması gerektiğini, manevi tazminat isteminin de reddi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.    Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 11/01/2018 günü saat 22:20 sıralarında sürücü  müteveffa sürücü ... ... ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile Şekerpınar Caddesini takiben Şekerpınar istikametine doğru seyri sırasında kaza mahalli Çınar Sokak kavşağına geldiği esnada, seyir yönüne göre sağında bulunan Çınar Sokaktan çıkış yapmakta olan sürücü davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarpmamak üzere sola manevra yapıp karşı yön istikametine geçerek bu şekilde seyrine devam edip Göksel Sokak kavşağına geldiği anda idaresindeki aracın ön kısımları ile karşı yön istikametinden gelmekte olan sürücü İhsan Çıkrık sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpışması ile meydana gelen trafik kazada davacılar  murisi ... ... vefat ettiği, davacıların bu vefat  nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde kusur değerlendirilmesi yapılmış ve netice olarak \"...soruşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusura ilişkin bilirkişi raporunda, davacıların murisi Muhammeti'n asli kusurlu, dava dışı sürücü İhsanın kusursuz olduğu davalı Emel’in ise tali kusurlu olduğunun belirlendiği ayrıca yine soruşturma aşamasında alınan 30.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davalı Emelin kusursuz müteveffa ...'in %100 kusurlu olduğunun belirlendiği  bunun üzerine, kusur durumunun net bir şekilde belirlenmesi için dosyanın  mahkememizce İTÜ’de görevli 3'lü bilirkişi heyetine tevdii edildiği, heyetçe hazırlanan 12.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda; müteveffa ... ... ...’nın %80 oranında kusurlu olduğu, davalı Emel’in olayda %20 oranında kusurlu olduğu\" gerekçesiyle  İTÜ bilirkişi heyetince düzenlenen  kusur raporu hükme esas alınmıştır.Aynı olay nedeniyle davalı sürücünün yargılandığı  İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin  2019/83 E. Ve 2020/357 K. sayılı kararında; \"Olay görüntüsü itibariyle 22:06:45 olarak belirlenmiş zaman kesitine nazaran ... plakalı aracın Çınar sokaktan çıkan tali yol kısmından ayrılarak Şeker Pınar caddesine katılım durumuna göre dönüş manevrası ile yola katılmadan önce ana cadde üzerindeki seyir halinde olan araçların yakınlık ve hız durumunu dikkate almadan tali kusurlu olarak meydana gelen kazaya uygun illiyet bağı ile sebebiyet verdiği\" gerekçesiyle sanık olarak ...'ın mahkumiyetine karar verilmiş, bu karar istinaf incelmesinden de geçerek   kesinleşmiştir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (HGK'nun 11/10/1989 gün ve E:1989/11-373, K:472; HGK'nun 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları)   6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk Mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin \"hukuka aykırılığını\" ve \"illiyet bağının varlığını\" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar. İlk Derece Mahkemesince kusura yönelik itirazlarının değerlendirildiği, ceza mahkemesince  sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın  kesinleştiği kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince ceza mahkemesince kabul edilen maddi olgulara düzenlenen  İTÜ  kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik  görülmemiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.  TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli,  tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece müteveffanın kardeşi ... ... ... için  belirlenen manevi tazminatın kaza tarihinde 3 yaşında olması nazara alınarak makul ve yeterli bulunduğu ancak diğer davacılar için belirlenen manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu kanaatine varıldığından aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda  takdiren  davacı anne ... ile  baba... için ayrı ayrı 40.000,00 TL, müteveffanın kardeşleri  ...  ve ... için ayrı ayrı  8.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına,  davalılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :<br>A-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>B-Davacılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:Maddi tazminat bakımından;1-Davacı...  maddi tazminat talebinin  kabulü ile, ıslah dilekçesi doğrultusunda 40.046,05 TL  destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi için, (sigorta poliçesi limiti dahilinde olmak üzere) temerrüt tarihi olan 16.01.2019 tarihinden  itibaren, diğer davalılar içinse kaza tarihi olan 11.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak işbu  davacı tarafa verilmesine,2-Davacı ...  maddi tazminat talebinin  kabulü ile, ıslah dilekçesi doğrultusunda 41.523,14  TL  destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi için(sigorta poliçesi limiti dahilinde olmak üzere) temerrüt tarihi olan 16.01.2019 tarihinden  itibaren, diğer davalılar içinse kaza tarihi olan 11.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak işbu  davacı tarafa verilmesine,3-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan11.404,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Manevi tazminat bakımından;4-Davacılar... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 11.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,5-Davacılar ... Sima,Yusuf ... yönünden ayrı ayrı 8.000,00 TL manevi tazminat ile ... ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 11.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,6- Kabul edilen manevi tazminat için davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,7-  Reddedilen manevi tazminat için davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T hükümlerine göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL  vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,8-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 12.334,68 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.205,33 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan  11.129,35 TL harcın 4.366,66 TL'sinin tüm davalılardan, kalan 6.762,69 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,9-Davacılar tarafından yapılan; 44,40-TL başvuru harcı, 997,33-TL peşin harç, 208,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.249,73 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 10-Davacılar tarafından yapılan; 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 258,40-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.508,40-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.219,00 TL'lik kısmanın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına,11- Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>C-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;<br>1-a)Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılar  ... ve ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 12.334,68 TL harçtan peşin alınan 161,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.173,28 TL harcın davalılar  ... ve ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025   <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27819d12f20966b2","SID":"b475911d081da8c3"}}