{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/2251 <br>KARAR NO: 2025/2039<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2025  ARA KARAR<br>NUMARASI: 2025/85 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:  19/11/2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin  2025/85 Esas sayılı 07/10/2025 tarihli ara kararına karşı, asli müdahil ... vekili ve davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; dosyada 06.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda; ''22.09.2025 tarihli raporumuzda da belirttiğimiz üzere, ipotek alacaklısı banka tarafından işletilmekte olan faiz oranının yüksekliği nedeniyle oluşan faiz yükünün taşınmazın değerindeki artışın üzerinde seyretmesi ve sürecin uzamasının kesin mühletteki şirkete yük oluşturmaya devam etmesi ve alacaklıların haklarının korunması amacıyla, üzerinde ipotek kurulmuş bulunan taşınmazlar, “Kayseri, ..., ... Mah. ... Pafta, ... Ada, ... Parsel, ... ve ... nolu 2 adet dükkanın” Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 30.09.2025 tarihinde yapılan keşifte belirlenen değer de dikkate alınmak suretiyle satışının uygun olacağı kanaatindeyiz'' denilmiştir. Borçlu firma ve ipotekli taşınmazlar hakkında Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından takip başlatılmış olup  Kayseri 6.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/434E sayılı dosyasından kıymet takdirine itiraz davası açılmış olup devam etmektedir. Görüleceği üzere ipotekli taşınmazların satışına izin verilmesinin hem borçlu hem de ipotek alacaklısının yararına olacağı belirtilmiş olduğundan ipotekli taşınmazlar hakkında Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten satışına izin  verilmesini ve bu hususta   Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasına müzekkere yazılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>İlk derece Mahkemesi kararı ile;  Somut olayda, komiser heyetinin faiz oranının yüksekliği sebebi ile faiz yükünün taşınmaz değerindeki artışın üzerinde seyretmesi ve şirkete yük oluşturmaya devam etmesi sebebi ile satışın uygun olduğu değerlendirildiği görülmüştür. <br>Kayseri, ..., ... Mah. ... Pafta, ... Ada, ... Parsel, ... ve ... nolu 2 adet  taşınmazın incelenen konkordato projesi kapsamında şirket tarafından aktif olarak kullanılmadığı, faiz yükü sebebi ile muhafazasının fazla olduğu tespit edilmiştir. Kayseri, ..., ... Mah. ... Pafta, ... Ada, ... Parsel, ... ve ... nolu 2 adet  taşınmazın satışına izin verilmesi için İİK m. 295 ve 297, f. 2 uyarınca aranan hallerden ''rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörülmemesi'' ve ''muhafazası masraflı olacak'' halinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkemenin satışa izin verip vermemek ve eğer izin verecekse satışın şeklini belirlemek konusunda takdir yetkisi bulunduğu, bu kapsamda, sınırlayıcı olmamak üzere, taşınmazın icra dairesi tarafından diğer cebri satışlarında uygulanan usule göre cebri satışına izin verilebileceği gibi satışın yine icra dairesi tarafından fakat mahkemenin belirleyeceği asgari ihale bedeli ile yapılmasına veya mahkemenin belirleyeceği bedelin ya da İİK m. 111/a, f. 2 hükmüne kıyasen bu bedelin yüzde doksanının altında olmamak şartıyla rızai satış şeklinde gerçekleştirilmesine de izin verebileceği değerlendirilmiştir.<br>Buna göre konkordato talep eden şirkete ait, alacaklı banka lehine ipotek tesis edilen taşınmazın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörülmediği, muhafazasının masraflı oluşu, ve komiser heyetinin alacaklı bankanın ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi talebi hakkında olumlu görüş bildirdiği, tüm bunlardan rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi için İİK'nın 295/2 maddesinde belirtilen şartların oluştuğu anlaşıldığından  9.200.000,00 TL'den aşağı olmamak üzere rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi talebinin kabulüne karar verilmiş \"1-Talebin KABULÜNE, 2- Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte  davacı şirkete  ait Kayseri, ..., ... Mah. ... Pafta, ... Ada, ... Parsel ... ve ... nolu taşınmazların İİK m.295/2 gereği satışına  ... için 3.700.000,00-TL'den aşağı olmamak ve ... için 5.500.000,00-TL  aşağı olmamak şartı ile  rehinli taşınmazın SATIŞINA İZİN VERİLMESİNE, 3-İşbu müteferrik karardan bir suretin talep eden vekiline ve davacı vekiline tebliğine,\" şeklinde ara karar verilmiştir.<br>Davacı ve asli müdahil ... A.Ş işbu ara kararı istinaf etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ : <br>Yapılan inceleme sonunda Derdest dava, konkordato talebine ilişkindir.<br>Talep eden vekili 06/10/2025 dilekçesinde özetle; dosyada 06.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda; ''22.09.2025 tarihli raporumuzda da belirttiğimiz üzere, ipotek alacaklısı banka tarafından işletilmekte olan faiz oranının yüksekliği nedeniyle oluşan faiz yükünün taşınmazın değerindeki artışın üzerinde seyretmesi ve sürecin uzamasının kesin mühletteki şirkete yük oluşturmaya devam etmesi ve alacaklıların haklarının korunması amacıyla, üzerinde ipotek kurulmuş bulunan taşınmazlar, “Kayseri, ..., ... Mah. ... Pafta, ... Ada, ... Parsel, ... ve ... nolu 2 adet dükkanın” Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 30.09.2025 tarihinde yapılan keşifte belirlenen değer de dikkate alınmak suretiyle satışının uygun olacağı kanaatindeyiz'' denilmiştir. Borçlu firma ve ipotekli taşınmazlar hakkında Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından takip başlatılmış olup  Kayseri 6.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/434E sayılı dosyasından kıymet takdirine itiraz davası açılmış olup devam etmektedir. Görüleceği üzere ipotekli taşınmazların satışına izin verilmesinin hem borçlu hem de ipotek alacaklısının yararına olacağı belirtilmiş olduğundan ipotekli taşınmazlar hakkında Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten satışına izin  verilmesini ve bu hususta   Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasına müzekkere yazılması şeklinde talepte bulunmuştur.  <br>Talepleri hakkında mahkemesince 07/10/2025 tarihli ara kararıyla:<br>\"....Talep; konkortadota talep eden şirkete ait ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi için yapılan takipte, taşınmazın satışına izin verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>İİK'nın 295. maddesi; \"Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.<br>(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.\" hükmünü düzenlemektedir.<br>İİK'nın 295/2 fıkrasında 297/2 maddesine yapılan atıf nedeniyle Mahkeme rehinli malın satışına izin verilmesi talebi hakkında karar vermeden önce komiserin görüşünü almak zorundadır.<br>Somut olayda, komiser heyetinin faiz oranının yüksekliği sebebi ile faiz yükünün taşınmaz değerindeki artışın üzerinde seyretmesi ve şirkete yük oluşturmaya devam etmesi sebebi ile satışın uygun olduğu değerlendirildiği görülmüştür. <br>Kayseri, ..., ... Mah. ... Pafta, ... Ada, ... Parsel, ... ve ... nolu 2 adet  taşınmazın incelenen konkordato projesi kapsamında şirket tarafından aktif olarak kullanılmadığı, faiz yükü sebebi ile muhafazasının fazla olduğu tespit edilmiştir. Kayseri, ..., ... Mah. ... Pafta, ... Ada,... Parsel, ... ve ... nolu 2 adet  taşınmazın satışına izin verilmesi için İİK m. 295 ve 297, f. 2 uyarınca aranan hallerden ''rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörülmemesi'' ve ''muhafazası masraflı olacak'' halinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkemenin satışa izin verip vermemek ve eğer izin verecekse satışın şeklini belirlemek konusunda takdir yetkisi bulunduğu, bu kapsamda, sınırlayıcı olmamak üzere, taşınmazın icra dairesi tarafından diğer cebri satışlarında uygulanan usule göre cebri satışına izin verilebileceği gibi satışın yine icra dairesi tarafından fakat mahkemenin belirleyeceği asgari ihale bedeli ile yapılmasına veya mahkemenin belirleyeceği bedelin ya da İİK m. 111/a, f. 2 hükmüne kıyasen bu bedelin yüzde doksanının altında olmamak şartıyla rızai satış şeklinde gerçekleştirilmesine de izin verebileceği değerlendirilmiştir.<br>Buna göre konkordato talep eden şirkete ait, alacaklı banka lehine ipotek tesis edilen taşınmazın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörülmediği, muhafazasının masraflı oluşu, ve komiser heyetinin alacaklı bankanın ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi talebi hakkında olumlu görüş bildirdiği, tüm bunlardan rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi için İİK'nın 295/2 maddesinde belirtilen şartların oluştuğu anlaşıldığından  9.200.000,00 TL'den aşağı olmamak üzere rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>KARAR : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Talebin KABULÜNE, <br>2- Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte  davacı şirkete  ait Kayseri, ..., ... Mah. ... Pafta, ... Ada, ... Parsel ... ve ... nolu taşınmazların İİK m.295/2 gereği satışına  ... için 3.700.000,00-TL'den aşağı olmamak ve ... için 5.500.000,00-TL  aşağı olmamak şartı ile  rehinli taşınmazın SATIŞINA İZİN VERİLMESİNE,<br>3-İşbu müteferrik karardan bir suretin talep eden vekiline ve davacı vekiline tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme ile kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere...\" karar vermiştir.<br>Müdahil ... A.Ş. vekili ile DAVACI vekili bu ara kararını istinaf ettiklerine dair ayrı ayrı dilekçelerini sunmuşlar, bunun üzerine mahkemece dosya örneğini dairemize gönderilmiştir.<br>Adı geçen müdahil banka ve davacı vekillerinin istinaf dilekçesindeki istinaf taleplerine  konu edilen 07/105025 tarihli ara kararının  içeriği/vasfı incelendiğinde derdest işbu Konkordato davasında verilen geçici mühlet içerisinde ve sürecinde verilmiş geçici hukuki korumalar yani ihtiyati tedbirler niteliğinde ve kapsamında bir ara karar olduğu anlaşılmıştır.<br>HMK'nın \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/1. Maddesine göre, \"İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" şeklinde düzenleme getirilmiş ise de; İİK'nun 7101 Sayılı yasa ile değişik \"Geçici mühlet\" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkralarında, \"Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmü getirilmiştir.<br>Yine konkordato davalarında geçici hukuki korumalar/ihtiyati tedbirlere ilişkin ara kararlarına göre daha ileri aşamada ve vasıfta sayılan KESİN MÜHLET TALEBİNİN KABULÜ ile MÜHLETİN KALDIRILMASI TALEBİNİN REDİNE İLİŞKİN KARARLARA KARŞI da kanun yoluna başvurulamayacağı yani KESİN nitelikte olduğu İ.İ.K. Nun 293/1 maddesinde açıkça hüküm altına almıştır.<br>İstinaf edilen ara kararının da İİK na binaen ve mahiyeti itibariyle mahkemece verilmiş geçici mühlet yani aslında İİK nun 293/1 madesi uyarınca bir kesin mühlet kararı vasfında ve buna bağlı olarak da kesin mühlet kapsamında verilmiş ihtiyati tedbirler yönünde ara karar niteliğinde olduğu açıktır. Çünkü İİK 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.<br>Burada (İİK 287/son bendinde) yasa koyucu tarafından \"TEDBİRLERE İLİŞKİN KARARLAR\" şeklinde belirtilmiş olup, tedbirlere ilişkin ara kararının içeriği yönünden herhangi bir açıklama ve ayrım da yapılmamıştır.Bu nedenle yorum yoluyla içeriği konusunda (İhtiyati tedbirin kabulü ya da reddine ilişkin ara kararı ayrımı yönünden) mahkememizce bir ayrım yapılması da hukuken mümkün ve doğru görülmemiştir.<br>Dolayısıyla istinafa konu edilen dava türüyle (Konkordato) ilgili olarak verilmiş söz konusu somut ara kararla ilgili istinaf talebi yönünden işbu yasal düzenlemelerin ve genel anlamda HMK.nun ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinin uygulama alanı/zorunluluğu açısından incelenmesi ve hukuken/usulen değerlendirilmesi gerekmiştir.Aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi yasa hükmünün uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün uygulanması,önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkesi olarak kabul edilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 01.10.2011 tarihinde,2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 2004 sayılı İİK'nin 287 v.d. maddelerinin sonraki tarihli bir yasa hükmü olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir yasa vasfındayken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. V.d. Maddelerinin  HMK'na kıyasla özel bir yasa hükmüdür.Bu nedenlerle HMK'nın 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasındaki geçici hukuki korumalara/tedbire yönelik istemlere ilişkin kurulan ara kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün görülmemiştir.Nitekim İİK nun 293/1 hükmü de buna engel bir düzenlemedir.<br>Ayrıca İİK'nın 287/son maddesinde tedbirlerin niteliği (Kabulü ya da reddi kararları yönünden) ile ilgili herhangi bir ayrım da yapılmamıştır.Konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince konkordato istemi sırasındaki geçici hukuki korumalara yani ihtiyati tedbirlere ve kesin mühlet kararı verilmesine ilişkin verilen ara kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmasının yasal olarak mümkün olmadığı yani bu vasıftaki ara kararların niteliği itibariyle KESİN olduğu kabul edilmiştir.<br>Bu nedenlerle adı geçen müdahiller vekillerinin sunduğu istinaf dilekçelerindeki istinaf taleplerine  konu edilen 07/10/2025 tarihli ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaması yani kesin nitelikte olması nedeniyle mahkemece HMK nun 346. Maddesi de gözetilmelidir.<br>İstinafa konu ara kararının KESİN olması nedeniyle HMK 352/1-b Maddesine göre öncelikle karar verilir.Yukarıda açıklanan tüm sebeplerle adı geçen müdahil banka ve davacı vekillerinin sunduğu istinaf dilekçelerindeki istinaf taleplerine  konu edilen 07/10/2025 tarihli ara kararına karşı yaptıkları istinaf başvurularının , sözkonusu ara kararının  kesin nitelikte olması yani istinaf kanun yoluna başvurulamayacak olması nedeniyle İİK 287. ve 293. Maddeleri ile HMK 352/1-b-ç maddeleri gereğince ayrı ayrı usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/85 Esas sayılı, 07/10/2025 tarihli ara kararına karşı Müdahil ... A.Ş. vekili ile DAVACI vekilinin yaptığı istinaf başvurularının/dilekçelerinin HMK 341.,İİK 287. ve 293. Maddeleri ile HMK 352/1-b-ç maddeleri gereğince ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,<br>2- İstinaf eden Müdahil ... A.Ş. ile DAVACI tarafından yatırılmış istinaf karar harçlarının  talepleri halinde kendilerine ayrı ayrı  iadesine,<br>3- İstinaf eden Müdahil ... A.Ş. ile DAVACININ  yatırdıkları istinaf kanun yoluna başvuru  harcı ile yaptıkları istinaf  posta / yargılama giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,<br>4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 352/1-b-ç maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy  birliği ile karar verildi.19/11/2025\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0dc228441bb85d5c","SID":"e9a801136e39da9a"}}