{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/106<br>KARAR NO\t: 2025/671<br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 06/02/2024<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2025<br>Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;<br>İTİRAZ                    ;<br>İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/20448 sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 2018-2022 yılları arasında ödenmeyen bakiye 2.731.030,49 TL kar payı asıl alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır.<br>Kendisine usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilen davalı borçlu, vekili aracılığıyla verdiği 15/12/2023 tarihli dilekçesi ile; sözü edilen dönemlere ilişkin kendisinden istenebilecek kar payının bulunmadığını, hiçbir borcunun olmadığını ileri sürerek, takibe, borca ve tüm fer’ilerine itiraz etmiştir.<br>İDDİA                      ;<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı şirketin % 16,67 oranında hissedarı olduğunu, davalı şirketin sigara fabrikalarına teknik hizmet ve danışmanlık işiyle uğraştığını, halihazırdaki yetkilisi ... ve müvekkilinin eşi ...da aralarında bulunduğu bir grup uzman-teknik kişilerin işbirliğiyle fiilen kurulduğunu; bir süredir davalı şirket yönetimi ile müvekkili (ve eşi ...) arasında anlaşmazlıkların bulunduğunu, müvekkili tarafından şirketin hesap ve kayıtlarının incelenmesi ve bilgi edinilmesi kapsamında Bornova 2. Noterliği’nden gönderilen 06/09/2023 tarihli 21151 yevmiyeli numaralı ihtarname konusu isteklerine davalı şirket yönetimi tarafından olumlu hiçbir yanıt verilmediğini, müvekkilinin TTK'nın “Bilgi alma ve inceleme hakkı” başlıklı  614. maddesi kapsamında İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...Esas sayılı dosyasında dava açtığını, davanın derdest olduğunu; davalı şirketin vergi dairesine sunduğu 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamelerine göre toplamda 38.804.303,93 TL kar edildiğini, toplam 8.682.518,78 TL kurumlar vergisi ödendiğini, toplamda 30.121.784,15 TL net kar elde edildiğini; şirketin mevcut net karı kapsamında müvekkiline % 16.67 hissesine karşılık  5.021.301,40 TL kar payı ödenmesi gerekirken bu yıllara ait olmak üzere toplam 2.230.270,91 TL kar payı ödendiğini, hakkına düşen 2.791.030,49 TL’nin ödenmediğini; davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/20448 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını, davalının kar beyanlarında bulunduğu halde sermaye artırımına gitmediğini, müvekkiline hak ettiği kar paylarının tam olarak dağıtılmadığını, ortaklar kurulu kararlarında dağıtılmasına karar verilen kar paylarının dahi eksik dağıtıldığını, bazı yıllara ilişkin kar payı dağıtımı kararının dahi alınmadığını; taraflarınca her ne kadar icra takibinde 2.731.030,49 TL alacak istenmiş ise de bu miktardan yasal vergiler (stopaj vs) kesintisi sehven gözetilmediğinden yasal kesintiler sonucu açtıkları takibin 2.184.824,00 TL üzerinden devamını istediklerini, dava konusu alacağın belirlenebilir ve likit bir alacak olduğunu belirterek, davalının İzmir 13. İcra Müdürlüğü’nün 2023/20448 sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, takibin 2.184.824,00 TL üzerinden devamına, davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Dava 2.184.824,00 TL harca esas değer üzerinden harç yatırılmak suretiyle açılmıştır.<br>CEVAP                     ;<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; bir alacağın istenebilir bir alacak olabilmesi için öncelikle muaccel olması gerektiğini, şirket kar paylarının muaccel bir alacak olması için de genel kurulun kar dağıtma konusunda bir karar almış olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere borçlu olduğu ileri sürülen müvekkili şirketin kuruluş tarihinden günümüze kadar dağıtma kararı alınmış ve dağıtılmamış hiçbir kar payının bulunmadığını, tüm genel kurul kararlarının oy birliğiyle alındığını, TTK’nın 616/1-e maddesi uyarınca kar payı dağıtım yetkisinin devredilemez yetkileri arasında olduğunu, bunun için özel bir karar nisabının ön görülmediğini, genel kurulda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alındığını, yasal düzenleme karşısında kar dağıtım konusunda son sözün genel kurula ait olduğunu, müvekkili davalı şirketin genel kurulun dağıtılmasına karar verdiği tüm kar, muhtasar ve stopaj beyannamelerini aynı gün düzenleyip ortakların hesaplarına aynı gün aktardığını, ilke olarak sermaye şirketlerinde ortağın kar payı alacağının genel kurulun kar dağıtma kararıyla muacceliyet kazandığını, genel kurul kararı ile dağıtılmasına karar verilen ve davacı hissesine düşen kar payı ödemelerinin banka kayıtlarının getirtilmesi ile ortaya çıkacağını, davacıya 05/04/2018 tarihinde 80687,58 TL, 10/01/2019 tarihinde 283.333,33 TL, 04/09/2019 tarihinde 127.500,00 TL, 10/12/2019 tarihinde 233.750,00 TL, 26/03/2021 tarihinde 212.500,00 TL, 03/03/2021 tarihinde 42.500,00 TL, 26/06/2021 tarihinde 170.000,00 TL, 04/01/2022 tarihinde 390.000,00 TL, 11/08/2022 tarihinde 150.000,00 TL ve son olarak 01/03/2023 tarihinde 600.000,00 TL’nin IBAN hesabına kar payı olarak gönderildiğini, dağıtılmayan kar paylarının devam eden iş ve işlemlerde kullanılmak üzere ayrıldığını, şirket ana sözleşmesinin 11. maddesinde karın dağıtımına, 12. maddesinde ise yedek akçeye ilişkin düzenlemelere yer verildiğini, karın dağıtılmayarak şirketin yedeklerine eklenmesine ilişkin kararın yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğuracağının açık ve kanunda öngörülen kar payı dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli kar payı dağıtılmasının temini bakımından uygun ve yararlı olduğunu, ayrılan kar payının tamamen hukuka ve şirket menfaatlerine uygun olarak ayrıldığını, tüm genel kurul kararlarının oy birliğiyle alındığını ve hiçbir genel kurul kararına itiraz edilmediğini, diğer ortakların iradesiyle uyuşmayan bir isteğin eldeki davada değerlendirilmesinin TTK’nın 445. maddesi hükmüne aykırı olduğunu, şirketin sözde keyfinin ve kötü yönetiminin dava konusu olmadığını, davacının şirkete gönderdiği Bornova 2. Noterliği’nin 21151 ve 24438 yevmiye numaralı ihtarnameleri ile önce ortaklıktan çıkmak istediğini bildirdiği, ardından defter kayıtlarının incelenmesini istediğini, sonrasında İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2023/205 D.İş Esas ve ... Karar sayılı davayı açtığını, davanın derdest olduğunu, şirkete karşı açtığı davaların davacının şahsi çıkarlarına ilişkin olduğunu, davacı tarafın icra takibinde bile alacak miktarını hesap edemediğini, tazminat istenebilme koşullarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine, takibin iptaline, müvekkili yararına % 20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLER           ;<br>İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/20448 sayılı dosyası, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki kayıtlar, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...Esas ve...Karar sayılı dava dosyası, bilirkişi raporu.<br>GEREKÇE              ;<br>Dava; hakkında kar payı alacağının tahsili için icra takibi başlatılan davalının borca itirazının iptali istemine ilişkindir.<br>Davalı vekili; müvekkili şirkette dağıtılan kar paylarının alınan genel kurul kararları çerçevesinde dağıtıldığını ve oy birliğiyle alınan bu kararlarla ilgili olarak davacı tarafça herhangi bir şekilde iptalleri yönünde dava yoluna gidilmediğini, dağıtılmayan kar payları yönünden ise zaten genel kurul kararları ile dağıtılmama kararı verildiğini, dolayısıyla davacı tarafa eksik kar payı ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirtmiştir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin olarak davacıya davalı şirket tarafından eksik kar payı ödemesi yapılıp yapılmadığı, yani ödenmesi gerekip de ödenmeyen kar payının bulunup bulunmadığı, varsa icra takip tarihi itibariyle davacının hak kazandığı kar payı alacağının miktarının ne olduğu, bu alacağın muaccel bir alacak olup olmadığı, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/20448 sayılı dosyasında davalının borca yönelik itirazında haklı olup olmadığı, davalının itirazının iptal edilebilme ve tazminat istenebilme koşullarının bulunup bulunmadığı” konularındadır.<br>Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davalı şirketin adresinin “Adalet Mahallesi,  Bayraklı/İZMİR” olduğu, ortaklarının ...; temsilcisinin ise münferiden... olduğu görülmüştür.<br>İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalısının ... Eğitim ve Dan. Ltd. Şti., dava tarihinin 28/11/2023 olduğu, bu davada davacı tarafça “…hesap ve kayıtların incelenmesi bilgi edinilmesi için şirkete gönderilen ihtara yönetim tarafından yanıt verilmediği, genel kurulun toplanmadığı, istekleri hakkında bir genel kurul kararının alınmadığı” hususlarının ileri sürülerek TTK’nın 614/3 maddesi uyarınca bilgi edinme hakkının kullandırılmasına izin verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “TTK’nın 614. maddesi gereğince inceleme isteğinin şirket müdürüne yapılması, aksi halde bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurulun karar vermesi gerektiği, somut olayda davaya dayanak ihtarnamelerin davalı şirkete gönderildiği, davalı şirket müdürüne inceleme isteğiyle yapılmış bir başvurunun olmadığı, yasal şartların gerçekleşmediği” gerekçesiyle \"Davanın Reddine\" kesin olmak üzere karar verildiği görülmüştür.<br>Davalı şirket defterlerini inceleyen mali müşavir bilirkişi hazırlayıp sunduğu 08/05/2025 tarihli raporunda özetle; ara kararda belirtilen hususların yerine getirilerek taraf vekillerinin incelemeye davet edildiğini, inceleme tutanağı ile katılanların imzalarının alınarak 07/05/2025 tarihinde davalı şirketin mali müşavirine ait ofiste incelemelerin yapıldığını; davalı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, 2018 yılında defter açılış ve yevmiye kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığını, diğer yıllara ait defterler e-defter uygulamasına tabi olduğundan berat belgelerini rapor ekinde sunduğunu, davalı şirketin ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu kanaatine varıldığını; ortaklar pay defteri kayıtlarının davacı yönünden incelenmesinde; davacının ortaklar pay defterine göre üye kayıt numarasının 2, üyeliğe giriş tarihinin 27/01/2015, hisse adedinin 400, beher hisse tutarının 25,00 TL ve hisse tutarının 10.000,00 TL olduğunu, toplam şirket sermayesinin 60.000,00 TL olduğunu, davacının davalı şirkette % 16,67 oranında hissedar olduğunu, 2024 yılında yapılan sermaye artırımı sonucunda sermaye payının toplam 6.000.000,00 TL olduğunu, davacının bu durumda hisse tutarının 1.000.000,00 TL olarak hesaplandığını; davalı şirketin kurulduğu tarihten itibaren alınan tüm ortaklar kurulu kararlarının incelendiğini, davalının “7. madde dışındaki tüm maddelere muhalifim” şerhi yazarak imzaladığı 21/05/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısı tutanağı incelendiğinde şirketin 5.940.000,00 TL sermaye artırımına karar verildiğini, arttırılan sermaye tutarının “geçmiş yıllar karından karşılanmış olduğu” hususunun kararda belirtildiğini ve 17/05/2024 tarihli mali müşavir raporu ile sermaye artırımının tespit edildiğinin görüldüğünü, 31/12/2023 ve 31/12/2024 tarihli kapanış mizanlarında görüleceği üzere sermaye artırımının yapılarak sermaye tutarının 60.000,00 TL den 6.000.000,00 TL tutarına çıkarıldığı tespitine varıldığını, 31/12/2024 tarihli kapanış maddesi kayıtlarında “570 Geçmiş Yıllar Karları” hesabının 570.10.001 hesapta 26.662.255,55 TL ve 570.99.698 hesapta 8.366.900,20 TL olarak şirket öz kaynaklarında tutulduğu tespitine varıldığını, davalı şirkette yapılan genel kurul toplantılarında kar payı dağıtılmayarak şirket iş ve işlemlerinde kullanılmak üzere ayrılmasına ilişkin kararların bulunmadığını ancak 2022 yılı karı ile ilgili olarak herhangi bir karar alınmadığı tespitine varıldığını, 21/05/2024 tarihli 21/05/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının 7. madde dışındaki tüm maddelere muhalif kaldığını, \"2017 yılı karının 759.412,50 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 06/03/2018 tarihli 2018/1 karar sayılı kararın; \"2018 yılı karının 2.000.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 02/01/2019 tarihli 2019/1 karar sayılı kararın; \"2018 yılı karının 900.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 19/08/2019 tarihli 2019/2 karar sayılı kararın; \"2018 yılı karının 1.650.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 09/12/2019 tarihli 2019/2 karar sayılı kararın; \"2018 yılı karının 300.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 01/03/2021 tarihli 2021/1 karar sayılı kararın; \"2018 yılı karının 1.500.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 22/03/2024 tarihli 2021/3 karar sayılı kararın; \"2019 yılı karının 2.600.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 03/01/2022 tarihli 2022/01 karar sayılı kararın; \"2019 yılı karının 1.000.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 01/02/2022 tarihli 2022/02 karar sayılı kararın; \"2021 yılı karının 4.000.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 01/03/2023 tarihli 2023/1 karar sayılı kararın oy birliğiyle alındığını; \"şirketin geçmiş yıl karlarından karşılanan 5.940.000,00 TL tutarın ortakların hisseleri oranında sermaye artırımında karşılanmasına, ayrıca 2023 yılı karının 1.500.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 21/05/2024 tarihli 2024/1 karar sayılı kararın oy çokluğuyla alındığını; davacı tarafça İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2024/461 Esas sayılı dava dosyasında genel kurul kararının iptali davasının bulunduğunu, kar dağıtım defter kayıtları ve \"ortaklara borçlar\" muavin kayıtlarında davacı ile ilgili yapılan ödeme tutarları incelendiğinde; diğer ortaklara kar payı ödemesi yapıldığı halde davacıya yapılmamış olan kar payı ödemesinin bulunmadığı tespitine varıldığını, yine 02/04/2018 tarihi ile 23/05/2024 tarihleri arasında “ortaklara borçlar” muavin kayıtlarında davacı ile ilgili yapılan ödeme tutarları incelendiğinde; diğer ortaklara kar payı ödemesi yapıldığı halde, davacıya yapılmamış olan kar payı ödemesi bulunmadığı tespitine varıldığını, tüm ortaklar yönünden incelendiğinde ise; şirketin mizan kayıtlarında da görüleceği üzere dağıtılmamış şirket karının bulunduğunu, 2022 yılı için hiç kar payı dağıtılmadığını, bu konuda alınmış bir kararın da bulunmadığını, davalı şirkette yapılan genel kurul toplantılarında kar payı dağıtılmayarak şirket iş ve işlemlerinde kullanılmak üzere ayrılmasına ilişkin kararların bulunmadığını ancak 2022 yılı karı ile ilgili olarak herhangi bir karar alınmadığının belirlendiğini bildirmiştir.<br>Davalı şirketin 21/05/2024 tarihli  genel kurul toplantı tutanak örneği incelendiğinde; 8 numaralı gündem maddesinde; şirketin 2023 yılı bilançosunda bulunan geçmiş yıllar karları hesabının, geçmiş yıllar zararları mahsup edildikten sonra kalan tutardan 1.500.000,00 TL’lik kısmının şirket ortakları olan Ekrem Erkol, İsmail Bora, Fatma Hiçyılmaz, Hasan Karatay ve Hüseyin Avcı’ya hisseleri oranında dağıtılmasına oy çokluğuyla karar verildiği, yine dağıtıma esas tutarın stopajının bir sonraki ay muhtasar beyannamesi ile beyan edilip ödenmesine oy çokluğu ile karar verildiği; tutanağın altının tüm ortaklarca imzalandığı, davacı ...  imzasının altına el yazısı ile “7. madde dışındaki tüm maddelere muhalifim” yazısını yazdığı görülmüştür. Bu kararın ve muhalif kalınan diğer kararların iptali istemiyle mahkememizde ... Esas sayılı davanın açıldığı belirlenmiştir.<br>Davacı vekili 11/07/2025 tarihli duruşmada; takip talebinde istedikleri ve bu davanın konusu ettikleri kar payı alacağının müvekkiline eksik ödenen alacak tutarı olduğunu, davalı şirkette toplamda net 5.021.301,40 TL kar payı ödenmesi gerekirken, müvekkiline dava konusu ettikleri tutar kadar eksik ödeme yapıldığını, yapılan bu kısmi ödeme ile ilgili olarak davalı şirkette alınmış kar payı dağıtım kararının bulunduğunu; müvekkiline kısmi olarak ödendiğini ileri sürdükleri 2.230.270,91 TL tutarındaki kar payının bilirkişinin raporunda  \"kısmi kar dağıtımı yapıldı\" şeklinde görüş bildirdiği 2018 ile 2022 yılları arası için dağıtımı yapılan kar payı olduğunu, bu kar payı dağıtımının da davalı şirkette alınan kararlara dayalı olarak ödemesi yapılan tutarla ilgili olduğunu belirtmiştir. <br>6102 sayılı TTK'nın \"Kâr payı ve yedek akçeler\" başlıklı 608. maddesinde; \"(1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr  payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir. (3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir.<br>\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>6102 sayılı TTK’nın genel kurulun yetkilerini düzenleyen 616/1. fıkrasının “e” bendinde; “Yılsonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kâr payı hakkında karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesi” genel kurulun yetkileri arasında sayılmıştır.<br>Davalı şirketin ana sözleşmesinin \"KARIN DAĞITIMI\" başlıklı 11. maddesinde; \"Şirketin net dönem karı yapılmış her çeşit masrafların çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Net dönem karından her yıl % 5 genel kanuni yedek akçe ayrılır; kalan miktar, genel kurul kararı ile pay sahiplerine kar payı olarak dağıtılır. Kar payı, esas sermaye payının itibari değerine, yerine getirilen ek ödeme yükümlülüğünün tutarı eklenmek suretiyle oluşacak toplam miktara oranla hesaplanır.\" düzenlemesine ve \"YEDEK AKÇE\" başlıklı 12. maddesinde; \"Genel kanuni yedek akçe ödenmiş sermayenin % 20'sine ulaşıncaya kadar ayrılır. Bu miktarın azalması halinde yeniden genel kanuni yedek akçe ayrılmaya devam olunur. Genel kanuni yedek akçe ile bu sözleşme hükümlerine göre ayrılması gereken miktar net dönem karından ayrılmadıkça pay sahiplerine kar dağıtılamaz.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya içeriği kapsamında yapılan değerlendirmeye göre; davalı şirkette %16,67 oranında hissedar olan davacı tarafça \"davalı şirkette 2018 ila 2022 yılları arasında toplamda 30.121.784,15 TL net kar elde edildiği; mevcut net kar kapsamında müvekkiline % 16.67 hissesine karşılık  5.021.301,40 TL kar payı ödenmesi gerekirken bu yıllara ait olmak üzere toplam 2.230.270,91 TL kar payı ödendiğini, hakkına düşen 2.791.030,49 TL’nin ödenmediğini\" yani eksik ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Davalı taraf ise; \"alacağın muaccel olmadığını, kar payı dağıtılması yönünde alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığını, dağıtılmayan karın da şirketin iş ve işlemlerinde kullanıldığını\" savunmuştur. 6102 sayılı TTK’nın 616/1-e maddesinde de açık bir şekilde düzenlendiği üzere limited şirketlerde kar payının dağıtılabilmesi için bu konuda alınmış genel kurul kararının bulunması gerekir. Kar payına ilişkin ortağın sahip olduğu hak, genel kurulda kar dağıtılmasına karar verilmesi ile alacak hakkına dönüşür. Bu kapsamda da limited şirketin kar etmiş olması, şirket ortağına kar payı isteme yetkisi vermez. Kar payının tahsili için öncelikle kâr dağıtımı konusunda genel kurul tarafından alınmış bir kararın olması ve şayet ortaklar kurulu ya da genel kurul tarafından bir karar verilmemişse öncelikle anılan kurulların toplanması ve bu konunun karara bağlaması gerekir. Sicil kayıtlarına göre davacı, davalı şirketin ortağı olup, kar payı dağıtımı ile ilgili olumlu ya da olumsuz karar alınmaması durumunda genel kurul çağrısı ve kar payı dağıtım önerisi yapması mümkündür. Ortağın kar payı alacağı, genel kurulun (ortaklar kurulunun) TTK’nın 539/4. maddesi gereğince kâr dağıtma kararıyla muacceliyet kazanır. Aldırılan bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davalı şirkette; \"2018 yılı karının 2.000.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 02/01/2019 tarihli 2019/1 karar sayılı, \"2018 yılı karının 900.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 19/08/2019 tarihli 2019/2 karar sayılı, \"2018 yılı karının 1.650.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 09/12/2019 tarihli 2019/2 karar sayılı, \"2018 yılı karının 300.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 01/03/2021 tarihli 2021/1 karar sayılı, \"2018 yılı karının 1.500.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 22/03/2024 tarihli 2021/3 karar sayılı, \"2019 yılı karının 2.600.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 03/01/2022 tarihli 2022/01 karar sayılı, \"2019 yılı karının 1.000.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 01/02/2022 tarihli 2022/02 karar sayılı, \"2021 yılı karının 4.000.000,00 TL tutarının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına\" ilişkin 01/03/2023 tarihli 2023/1 karar sayılı kararlar alınmıştır. Davacı vekilinin beyanına göre, davacıya (2.230.270,91 TL olarak) eksik ödendiğini ileri sürdüğü kar payı alacağı  bilirkişi raporunda 2018 ile 2022 yılları arası için \"kısmi kar dağıtımı yapıldı\" şeklinde görüş belirtilen kar payıdır. Dolayısıyla; davacıya ödemesi yapılan (davacının eksik ödendiğini ileri sürdüğü) tutarın dayanağı yukarıda belirtilen davalı şirkette karın kısmi olarak dağıtılmasına ilişkin olarak oy birliği ile alınan kararlardır. Bu çerçevede de mahkememizce, dağıtılmayan kar payı yönünden genel kurulun yerine geçilerek şirketin kar dağıtımına karar verilmesi mümkün değildir. Genel kurul, kar dağıtımı için bir karar vermedikçe şirket ortağının dava açarak kendisine ait kar payını istemesi mümkün değilse de; hukuka aykırı olarak kar payı dağıtılmamasına karar verilmesi halinde kararın iptali ve kar payının tahsili istemli dava açılması olanaklıdır. Davacı tarafça, alınan kararların iptaline ilişkin dava açma yoluna gidilmemiştir. Diğer yandan; davalı şirket ana sözleşmesinde ortaklara yapılacak kar payı ödemeleri konusunda bir oran da belirlenmemiştir. Ayrıca; limited şirketlerde  yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmamak kaydı ile şirketin faaliyetlerinin devamı, gelişimi ve yatırım yapılması ihtiyacı için  karın dağıtılmayarak şirketin yedeklerine eklenmesi de mümkün olduğundan, haklı görülmeyen davanın reddine; davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden davalı vekilinin tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM   ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin koşulları bulunmayan tazminat isteğinin reddine,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin olarak alınan 23.656,19 TL harcın düşülmesi ile kalan 23.040,79 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine,<br>4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,<br>5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,<br>6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 300.330,64 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,<br>7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2025<br><br>Başkan ...<br> ¸E-imza<br>Üye ...<br>¸E-imza <br>Üye ...<br>¸E-imza <br>Katip ...<br>¸E-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e7ee057d6a87d2b","SID":"c2d9d4725e23f445"}}