{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2024/784 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/539<br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 18/09/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 28/05/2025<br>Mahkememizde görülen Tazminat  davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesiyle; 31/05/2009 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların murisi ...'ın vefat ettiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ZMMS sigortacısı ... Sigorta ile işleten ve sürücüye karşı dava açıldığını, mahkemece davanın kabulü ile davacı eş ... için 104.210,87 TL, davacı çocuk ... için 29.025,51 TL olmak üzere toplam 133.236,38 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bakiye teminat limiti olan 52.812,21 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsiline karar verildiğini, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile Hür Sigorta aleyhine takip başlatıldığını, kararı tehiri icra istemli olarak istinaf edildiğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin  ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kararın kesinleştiğini ve davacıların hükmedilen tazminatı 24/11/2023 tahsil edebildiğini, geçen sürede ülkede meydana gelen enflasyon ve devalüasyon (her türlü kur değişiklikleri) nedeniyle alacağın gün ve gün eridiğini, davacıların temerrüt faizini aşan zararı olduğunu, borcun geç ifa edilmesi nedeniyle davacıların munzam zarara uğradığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere davanın kabulü ile 100,00 TL maddi tazminatın 24/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesiyle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıların tazminat alacağını temerrüt faizi ile icra dairesi aracılığıyla tahsil ettiğini, munzam zarar koşullarının oluşmadığını, davanın ... plakalı araç sürücüsüne ve araç malikine ihbarını talep ettiklerini, faiz talebinin reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulü halinde davanın açılmasında davalı kurumun kusuru olmadığından aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.<br>Sigorta poliçesi ve hasar dosyası, tramer kayıtları, araç tescil bilgileri, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.<br>Dava, davacıların alacaklarını geç tahsil etmesinden dolayı faizle karşılanamayan munzam zararının tazmini istemine ilişkindir.<br>Uyuşmazlık konusunun temelini oluşturan aşkın (munzam) zarara ilişkin TBK’nın 122. maddesi “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” hükmüne haizdir.<br>Aşkın (munzam) zararın ispatına ilişkin yükümlülük bu zararın varlığını iddia eden davacının üzerindedir. Davacının TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. Temerrüt faizini aşan bir zararı olduğunu iddia eden davacı bu iddiasını somut delillerle ispat etmek zorundadır. Yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat yükünden kurtarmaz. <br>Dava dilekçesinde yüksek enflasyon, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi olumsuzluklar dışında davacının kendi somut durumuna özgü vakıalarla zarar oluştuğu iddia ve ispat edilmemiş olup, dava niteliği gereği ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\"... davacı tarafından ileri sürülen, ülkemizdeki belirli dönemlerde mevcut olan ekonomik olumsuzluklardan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı aşkın (munzam) zarar talebi, zarar olgusunun delili olarak kabul edilemez. Zira ülkemizdeki belirli dönemlerde var olan ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, tek başına davacının temerrüt faizi dışında bir zararının varlığının ispatı değildir. Dolayısıyla ekonomik şartlar sebebiyle ortaya çıkan yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanma, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi olumsuzluklar, bir karine olarak kabul edilip davacıyı, kendi somut durumuna özgü vakıalarla oluştuğu iddia olunan zararı ispat yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi davacıya bu yönde herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz.<br>Hâl böyle olunca, TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. \"<br>(Yargıtay 3 . Hukuk Dairesi'nin 17.03.2025 tarihli, Esas No : 2024/2510 Karar No : 2025/1617 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2023 tarihli, Esas No : 2022/1268 Karar No : 2024/628 sayılı kararı)<br>(Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.12.2024 tarihli, Esas No : 2024/1383 Karar No : 2024/9345 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2023 tarihli, Esas No : 2021/1942 Karar No : 2023/1804 sayılı kararı)<br>\"... 818 sayılı BK’nın 105. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri) dışında, davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat yükünden kurtarmaz. Aksinin kabulü hâlinde 3095 sayılı Kanun ile diğer Kanunlardaki faizle ilgili hükümlerin uygulanması sonuçsuz kalacak, her olayda munzam zarara hükmedilmesi sonucunu doğuracaktır ki, kanun koyucunun 818 sayılı BK’nın 105. maddesinde yaptığı düzenlemenin amacının da bu olmadığı anlaşılmaktadır.<br>O hâlde somut uyuşmazlıkta yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde,  somut vakıalara dayanılarak bir zararın gerçekleştiği ileri sürülüp kanıtlanmadığından, 818 sayılı BK’nın 105. maddesi gereğince tazminata hükmedilemeyeceği sonuca varılmıştır. ...\"<br>(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2021 tarihli, Esas No: 2017/(18)5-2800 Karar No : 2021/1629 sayılı ilamı)<br>HÜKÜM:<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,   <br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,   <br>6-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına, <br>7-3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2025 <br>Katip<br> (e-imzalıdır)  <br>Hakim<br>(e-imzalıdır)</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e292c3d41c5eb2c6","SID":"5b9f59b834760f4f"}}