{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1608 <br>KARAR NO\t: 2025/1626<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 16/10/2025<br>NUMARASI\t: 2025/861 Esas (Derdest)<br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden  davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mahkemeye sunulmuş olan delillerden de anlaşılacağı üzere davalı ile davacı şirket arasında ticari ilişki söz konusu olup davalının müvekkil şirkete 3.522.468,68 TL (Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla 87.918,41 USD Takip Tarihindeki karşılığı USD—40,0652 TL) borcunun olduğunu, davalının üzerine düşen ödemeye ilişkin edimleri yerine getirmediğini, Davalının icra takibine yönelik yapmış olduğu itirazın tek amacı icra takibini durdurmak ve müvekkilin alacağının tahsilini imkansız hale getirmek olduğunu, hal böyle iken sonrasında iş bu sebepler ile müvekkilin alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelmesi ihtimali de dikkate alınarak davalı borçlu ile ilgili olarak öncelikle teminatsız olarak Mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 16/10/2025 tarihli ara karar ile;  \",Davacı tarafından, davalı aleyhine Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafın takibe itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra takibine konu alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği, sunulan delillere göre alacağının varlığının yaklaşık ispat kapsamında da henüz kanıtlanmadığından bu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının ... sektöründe faaliyet göstermekte olup davalı borçlu ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davacı tarafından davalıya ticari satış yapılmış ancak malların bedeli müvekkile ödenmediğini, davacı şirket tarafından sözleşme ile yüklenen teslim yükümlülüğü yerine getirildiğini ve  davalı şirkete 13.811,0 kg ürün teslim edildiğini, bakiye alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı şirket aleyhine Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası tahtında icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, mahkemece ihtiyati haciz talebinin yargılama gerektirdiği gerekçesi ile reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelmesi ihtimali de dikkate alınarak davalı borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Talep derdest itirazın iptali davasında  İİK nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca borçlunun mal varlığı üzerine  ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise  İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların  bulunması gerekir. İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz, kararı verilebilecektir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden davacı satım sözleşmesine konu mal bedelleri için düzenlenen fatura  bedelinin ödemediğini  iddia etmektedir.Taraflar arasıda satım sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafça sipariş formuna konu bir kısım malın davalıya teslim edildiği, gümrük beyanları, faturalar, taşıma evrakları  ile sabittir. Davalı tarafnda malları teslim almadadığına  yönelik bir savunması bulmunmayıp geç teslimden kaynaklı zararının bulnuduğunu savunmaktadır. Bu hale göre davalıya teslim edilen malların bakiye bedelleri yönünden  İİK'nın 257. maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir.Bu durumda ihtiyati haczin koşulları oluştuğundan mahkemece ihtiyati haciz talebinin  kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından, ihtiyatı haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin istinaf konusu ara kararının  kaldırılmasına  ve İİK.259/1. maddesi uyarınca teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/861 Esas, 16/10/2025  tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;2- İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; İ.İ.K.'nun 257.maddesi uyarınca 3.522.468,00  TL  asıl  alacağın % 15 'ine tekabül eden 528.370,20 TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında karşı tarafın/borçlunun  menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İHTİYATEN HACZİNE, 3-İİK'nın 259. maddesi uyarınca teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, alacaklı vekiline verilmesine, 4-Teminata ilişkin ara kararın yerine getirilmesi ve kanuni süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi halinde kararın davaya konu  icra dosyası üzerinden İcra Müdürlüğünce infaz edilmesine,  5-İİK'nın 261. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren on gün içinde talep edilmediği takdirde, ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının İHTARINA,6-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;a-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz isteyen davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana İADESİNE,b-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verilmiştir.  17/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4eda14957c194c5","SID":"11cef8fc16312b90"}}