{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1538 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1510<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/07/2025<br>NUMARASI\t: 2024/601 Esas, 2025/580 Karar<br>DAVA: KONKORDATONUN FESHİ<br>KARAR TARİHİ: 17/11/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br> Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kredi sigortaları branşında faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olduğunu, sigortalısı olan dava dışı ... ... ve Ticaret Anonim Şirketi'nin davalı borçluya satarak teslim edilen bir kısım faturadan kaynaklanan 3.376.000,00 TL alacağı bulunduğunu, sigortalısı dava dışı ...'nin davalı borçlu şirketten olan bu alacağını tahsil edememesi üzerine davacı müvekkilinin kredi (ticari alacak) sigortası poliçesi kapsamında sigortalısı dava dışı ...'ye 859.302,17 TL tazminat ödemesi yaparak TTK'nın 1472. maddesi uyarınca ödediği kısım kadar sigortalısının alacağına kanunen halef olunduğunu, davalının konkordato talebi ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurduğunu, 2018/1125 Esas 2020/293 Karar sayılı dosyada 16/07/2020 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacı müvekkili ile davalı borçlu arasında 15/04/2021 tarihinde Borç Ödeme ve Sulh Protokolü akdedildiğini, davalının işbu protokolle konkordato öncesi doğmuş ve konkordatoya tabi davacı müvekkiline borcunun 859.302,17 TL tutarında olduğunu kabul ettiğini ve davacının da davalı tarafından yapılacak ödemelerin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2018/1125 Esas 2020/293 Karar sayılı dosyasının 16/07/2020 tarihli tasdik kararı ile bağlayıcı hale gelen konkordato projesi doğrultusunda 15/01/2021 tarihinden itibaren herhangi bir faiz işletilmeksizin 3'er aylık arayla 20 eşit taksit halinde yapılacağını kabul ettiğini, davalı borçlu tarafça davacı müvekkiline konkordato tasdikinden sonra toplam 486.860,44 TL ödeme yapılmışsa da konkordato projesi ve protokol kapsamında yapılması gereken sonraki dönemsel ödeme yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla  tüm bu nedenlerden dolayı ve resen dikkate alınacak nedenlerle; ... Dayanıklı Tüketim Malları ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında (konkordato uyarınca kazanmış oldukları yeni hakları saklı kalmak kaydıyla) davacı müvekkili yönünden konkordatonun feshi ile alacaklarına dair takip ya da dava açma yetkisi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davada zorunlu arabulucu müracaatı yapılmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı şirketin konkordato projesi kapsamında yer almadığını, İİK'nın 308/e maddesi kapsamında konkordatonun kısmen dahi olsa feshini talep edemeyeceğini, tüm bu nedenlerden dolayı ispatlanamayan haksız davanın önce usulden, ardından esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.  İlk derece Mahkemesince; Davanın kabulü ile  2018/1125 Esas, 2020/293 Karar sayılı kararıyla 16/07/2020 tarihinde tasdikine karar verilen konkordatonun İİK 308/e maddesi uyarınca davacı ... ... Sigorta Anonim Şirketi (... ... ve Ticaret Anonim Şirketi halefi olarak) yönünden feshine karar verilmiştir. Dava,  İİK. m. 308/e uyarınca tasdik edilen konkordatonun kısmen feshine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı davalı vekiline elektronik tebligat yöntemi ile 18/09/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 03/10/2025 tarihli dilekçesi ile ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İİK'nın 308/e maddesi, \"Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir\" düzenlemesini içermektedir.Gerekçeli kararın davalı vekiline 18/09/2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, iki haftalık sürenin 02/10/2025 tarihinde dolduğu, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararını kanunda belirtilen iki haftalık süre geçtikten sonra 03/10/2025 tarihinde istinaf ettiği anlaşıldığından İİK'nın 308/e maddesi gereğince istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden USULDEN REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nın 308/e maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/11/2025<br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c29c94c6ca6dc9c5","SID":"26a46d9683c46890"}}