{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1342 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1458 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/05/2025<br>NUMARASI\t: 2024/521 E.  -  2025/418 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/11/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 05/11/2023 tanzim, 12/11/2024 ödeme tarihli 2.000,00-USD bedelli bonoya ilişkin kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, söz konusu bonoda her ne kadar vade tarihi 12/11/2024 yazılmış ise de senet metninde tahrifat yapılarak vade kısmının 12/11/2023 olarak değiştirildiğini, mevcut duruma bakıldığında takip dayanağı senetteki vade tarihinin 12/11/2024 iken üstü çizilerek 12/11/2023 tarihine çevrildiğini ve bu değişiklik altına müvekkillerinin herhangi bir parafı veya imzası olmadığını, sonradan eklenen vade tarihinin yok hükmünde sayılmasının gerektiğini, vade tarihinin 12/11/2024 olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu halde de senedin metin kısmındaki vade tarihi de 12/11/2023 olduğundan senette çift vade meydana geleceğini, bu nedenle senedin kambiyo vasfını yitirdiğini, çift vadeli senede istinaden kambiyo senetlerine özgü yol ile takip başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca senedin vadesinden önce icraya konulduğunu, alacaklı tarafın senette tahrifat yaparak senedin vadesi gelmiş gibi göstermeye çalıştığını, bunun sebebinin de müvekkillerinin ekonomik olarak sıkıntılar çektiğini bilmesi ve gerçek vade tarihi olan 12/11/2024 tarihinde senet bedelini tahsil edemeyeceğini düşünmesi olduğunu belirterek, senedin kambiyo vasfına haiz olmadığının ve  icra dosyası açısından borçlu olunmadığının tespitine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle görev itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin ise davacılar ile müvekkili arasında bir iş akdi kurulduğunu, bu anlaşma kapsamında , mesleği mimar olan müvekkilinin 12/08/2023 - 06/11/2023 tarihleri arasında Suudi Arabistan'da davacı taraf olan işverenleri taşeronluğu bünyesinde şantiye şefliği vb. inşaat işlerinde yaklaşık 3 ay çalıştırıldığını, müvekkilinin hak ettiği ücret alacağının büyük bir bölümünü alamadığını, davacıların müvekkilinin ücret alacağına karşılık olarak 05/11/2023 tanzim, 12/11/2023 ödeme tarihli 2000,00-USD bedelli bir bono keşide ettiklerini, ancak iddia edilenin aksine, senet metnindeki vade tarihine ilişkin değişikliğin, düzenleme tarihinde, düzenleyen davacı tarafından bizzat senet metninin hazırlanmasında bir hata olduğu belirtilerek imzalanmadan önce yapıldığını, davacı yanın senedin geçersiz olduğu iddiasının, ekonomik olarak zor durumda olan davacıların ödemekten kaçınma amacını güttüğünü ortaya koyduğunu, ayrıca davacı ...'ın, müvekkili lehine 21/11/2023 tarihinde gerçekleştirdiği EFT işleminin açıklama kısmında \"12 Kasım tarihi çeke istinaden\" ibaresine yer vererek bahse konu bono ile ilgili ödeme yaptığını, bu hususun yapılan düzeltmenin davacı yanca yapıldığının, bütün açıklamaların doğruluğunu ve müvekkilinin hukuka aykırı eyleminin bulunmadığının somut bir kanıtı olduğunu belirterek, davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi  27/05/2025 tarihli 2024/521 E. -   2025/418K.  sayılı kararıyla; \"...Yargılama devam ederken davanın açıldığı 04.09.2024 tarihinden sonra, İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/461 esas  ve 2024/675 karar sayılı  kesin kararı ile 05.12.2024 tarihinde, takip dayanağı senedin vade kısmında 12.11.2024 yazılı bulunan tarihteki  \"4\" rakamının üzeri çizilerek yanına \"3'' rakamının yazılmak sureti ile vade tarihinin 12/11/2023 tarihine getirildiği bu düzeltmede keşideci imza veya parafının bulunmadığı bu nedenle düzeltmeden önceden vade tarihi olan 12/11/2024  tarihinin dikkate alınması gerektiği, senedin metin kısmında ise vade tarihi olarak 12/11/2023 tarihinin yazılı olduğu, bu durumda senette 12/11/2024 ve 12/11/2023 olmak üzere iki vade tarihi bulunduğu bu haliyle, takibe dayanak teşkil eden söz konusu belgede çift vade bulunduğundan,  senet bono niteliğinde bulunmadığından İİK 170/a maddesi uyarınca İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasından icra takibinin davacılar yönünden iptaline dair karar verildiği, anılan karar ile davaya konu senedin kambiyo vasfının bulunmadığının tespiti ile eldeki davaya konu takibin de iptaline kesin olarak karar verildiği, davacının mahkememiz dosyasındaki taleplerine yönelik uyuşmazlığın bu karar ile çözülmüş olduğu, takibin iptal edildiği anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında karar tesisine yer olmadığına, davacılar dava açmakta haklı olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, taraflar arasında hukuki ilişki bulunduğuna yönelik davalı savunmaları bulunduğu görülmekle davalının takipte kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden  şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine  dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>H  Ü  K  Ü  M    : Gerekçesi açıklandığı üzere;<br>1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar tesisine yer olmadığına,Davacı tarafın şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine...\" karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçelerindeki savunmalarını tekrarla, senedin çift vadeli olması nedeniyle kambiyo vasfı bulunmasa da, borcun devam ettiğini, TBK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğunu, borcun varlığını ortadan kaldırmadığını, yalnızca takip şeklini değiştirmiş olacağını, tahsil kabiliyetine halel getirmediğini,Kabul anlamına gelmemekle birlikte çift vadeli olsa da hala tahsil kabiliyetini haiz bir alacağın mevcut olduğunu, Mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesinin hatalı olduğunu, Mahkemece davacıların davayı açmakta hukuki yararları bulunduğu gerekçesiyle yargılama giderlerini müvekkiline yüklemesinin adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu, esasa girilmeksizin karar verilen bu durumda giderlerin davacılar yerine haksız olduğu ispat edilemeyen, bu nedenle karineten iyiniyetli kabul edilen davalıya yükletilmesinin hukukun genel ilkesi olan adil yargılanma ve masumiyet ilkesine aykırı olduğunu,Menfi tespit davasının temel amacının borçlu olmadığının tespiti olduğunu, borcun varlığına ilişkin durumun tespitine engel herhangi bir karar bulunmadığından menfi tespit davasında esasa girilerek karar verilmesi ve iddia ettikleri üzere borcun varlığının tespitinde menfaatleri olduğu gibi yargılama giderlerinin de haksız davanın açılmasına sebebiyet veren davacılara yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini, Davacı ...'ın müvekkili lehine 21 Kasım 2023 tarihinde yaptığı ödemede açıkça \"12 Kasım tarihli çeke istinaden\" ibaresine yer vererek bahse konu bonoyla ilgili ödeme yaptığını,Bu durumun borcun varlığını sarih bir şekilde ortaya koyduğunu, davacıların kötüniyetli olduklarını, açılan davanın haksız olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, arz ve izah edilen nedenler ile resen gözetilecek sebeplerle; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/521 E. 2025/418 K. sayılı ilamına ilişkin istinaf başvurularının kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın esasına girilerek karar verilmesine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilerek borç ilişkisinin varlığının tespitine, davacıların kötü niyeti sabit olduğundan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet-icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:  İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Ankara 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, yetkisizlik nedeniyle dosyanın İstanbul 2. İcra Müdürlüğüne gönderildiği, alacaklının ..., borçluların ... ve ... olduğu, 64.241,40 TL asıl alacak olmak üzere toplam 65.720,55 TL alacak için 22/03/2024 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 2.000,00 USD miktarlı, 05/01/2023 tanzim tarihli, 12/11/2023 vade tarihli senet olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 05/11/2023 tanzim tarihli, 2.000,00 USD bedelli bono olduğu, ödeyecek borçluların ... ve ..., lehtarının ... oldukları, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı, vade tarihinin 12/11/2024 olarak yazıldıktan sonra 4 rakamının üzeri çizilerek 3 rakamının yazıldığı, senet metninde ise 12/11/2023 tarihinde bono mukabilinde ...’na ödeme yapılacağının yazılı olduğu tespit edilmiştir.İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 05/12/2024 tarihli, 2024/461 Esas, 2024/675 Karar sayılı ilamı incelendiğinde; davacıların ... ve ..., davalının ... olduğu, davalı alacaklı tarafından davacılar aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibe konu bonoda her ne kadar vade tarihi 12/11/2024 yazılmış ise de senet metninde tahrifat yapılarak vade kısmının 12/11/2023 olarak değiştirildiği, senedin vadesi gelmeden takibe konulduğu, alacaklı tarafın senette tahrifat yaparak senedin vadesi gelmiş gibi göstermeye çalıştığı iddiasıyla takibin iptalini talep ettikleri, yargılama sonucunda şikayetin kabulüne ve icra takibinin davacılar yönünden iptaline kesin olarak karar verildiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E : Dava; davaya ve takibe konu senette tahrifat yapıldığı ve çift vade bulunduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili Mahkemece işin esasına girilerek davacıların müvekkillerine borçlu olup olmadıklarının incelenmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davanın İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası açısından borçlu olmadıklarının tespit edilmesi talebiyle açıldığı, icra takibinin İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/461 Esasi 2024/675 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, takibe konu senette iki ayrı vade tarihi mevcut olduğundan kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı, bu nedenle davacıların işbu davayı açmakta haklı oldukları, HMK’nın 331/1. maddesi uyarınca Mahkemece yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M   : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 4.456,64TL nispi harçtan, peşin alınan 1.114,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.342,48 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/11/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. <br>   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6f35ea1ec66a4c2","SID":"72dc8e10d025d427"}}