{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2018/475 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2019/820<br><br>DAVA\t\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 18/07/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacılar mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; kooperatif başkanı ...'ın tutanaklarda belirttiği gibi ...-TL'lik işin fahiş fiyata ...-TL'ye yapıldığını, kooperatif yönetiminin önceki kiracılara açtığı tahliye davalarında 3 ay, 4 ay, 5 ay gibi kontratlarda belirtilen kirayı aldıklarını, geri kalan kira bedellerini ödemedikleri için açılan tahliye davalarında yönetimin aldık dediği kiraların akıbetinin ne olduğunu bilmediklerini, hiçbir yetkisi olmamasına rağmen ...'a kiraya verme, kiraları kendi hesabında toplama yetkisi verildiğinin öğrenildiğini, kooperatif tarafından ... tarihinde acil bir şekilde karar alındığını, oysa iki yıldan beri bu kişinin bu işleri yaptığı, yani kooperatifin tüm yetkilerini kullandığının görüldüğünü belirterek, yönetim ve denetim kurulunun ibra kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. <br>CEVAP: Davalı vekili süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin yeterince açık olmadığını, dava dilekçesinin açıklanması gerektiğini, davacıların bu davayı açmaları için ibraya itiraz ettiklerine ve karşı oy kullandıklarına ilişkin şerhi tutanağa kayıt ettirmeleri gerektiğini, davacıların bu yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, maddi ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. <br>DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: Dosya içerisine; Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünden kooperatife ait sicil dosyası, genel kurul toplantı tutanağı ve ekleri getirtilmiştir. <br>Dava; kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. <br>Davalı kooperatifin ... tarihli genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; madde 4'te: \"Bilanço ve gelir gider hesapları genel kurulun ibrasına sunuldu. 10 ret 5 çekimser (... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ...) oyuna karşılık 17 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. <br>Yönetim kurulu ibraya sunuldu. 15 ret 17 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edilmiştir.<br>Denetim kurulu ibraya sunuldu. 15 ret oyuna karşılık 17 kabul oyu ile kabul edilmiştir.\" <br>Yine toplantı tutanağının 9.maddesinde de; \"Toplantı tutanağı genel kurula okundu. İtiraz eden olmadı. Toplantıya ...'te son verildi.\" yazılmak suretiyle ... tarihli genel kurul toplantısına son verildiği belirlenmiştir.<br>Yine sicil dosyası içerisinde bulunan söz konusu genel kurul hazirun cetvelinin incelenmesinde de; davacı ...'in isim ve imzasının bulunduğu, ancak hazirun listesinin son sayfasında davacı ... isminin iptal edilerek üzerinin çizilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. Maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. <br>Buna göre ve dava dosyasındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın Kooperatifler Kanunu'nun 53.maddesi uyarınca iptali mümkün kararlardan olduğu, somut olayda davacıların genel kurulda alınan kararlara açıkça muhalif kalarak ret oyu kullanmadıkları gibi, davacılardan ...'nun toplantıya katılmadığı anlaşılmakla, davacıların dava şartı niteliğindeki alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye aykırı olduğunu iddia ederek dava açma hakları bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla, buna ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, davalı vekilinin vekalet ücreti talep etmediğini belirtmesi karşısında da bu konuda karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar tarafından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazine adına gelir KAYDINA, <br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Davalı taraf vekalet ücreti talep etmediğinden bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, <br>5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, <br>Dair, davacı ... ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, diğer davacı ...'in yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  21/11/2019<br><br>Başkan ...<br>  ¸(e-imzalı)<br>Üye ...<br>  ¸(e-imzalı)<br>Üye ...<br>  ¸(e-imzalı)<br>Katip ...<br>  ¸(e-imzalı)<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c101f75b32326a6","SID":"3c46fe7cd1ca8be0"}}