{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/89 Esas  - 2025/1083 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/89 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1083<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 19/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/396 Esas 2022/686 Karar <br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 03/06/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/10/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...r Şubesi (Banka) ile ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen krediler ve 02/03/2020 tarihli kredi Sözleşmesi uyarınca müvekkilin taşınmazlarına “İpotek” konulduğunu, ayrıca banka ipoteğinin bulunduğu ... Ada 128 No'lu Parsel taşınmazı müvekkili 28/02/2020 tarihinde satın aldığını özetle, müvekkil borçtan mesul olmayan ipotekli taşınmaz maliki olduğunu, davalının edimlerini yerine getirmediğini iddia ederek banka kredisinden doğan 150.523,64 TL alacağın, 31/03/2022 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalının ödemesine  karar verilmesini istemiştir. <br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile ... İnş. San. Ve Tic.Ltd.Şti. arasında 20.04.2017 tarih ve 20.000.000 TL bedelli, 23.01.2017 tarih ve 8.125.000 TL bedelli,  06.06.2016 tarih ve 6.250.000 TL bedelli Kredi Çerçeve Sözleşmeleri imzalandığını, borçlunun kullanmış olduğu kredilerin teminatı olarak muhatap ... adına kayıtlı  taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun davacı tarafından kendi iradesi ile 31/03/2022 tarihinde ödendiğini ve taraflar arasındaki borç alacak ilişkisi yönünden ibraname düzenlendiğini, borç ilişkisi sona erdikten sonra eldeki davanan açılmasını kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; taraflar arasında sağlanan mutabakat sayesinde davacı tarafından davalı bankaya yapılan toplam 9.506.516,22.TL olduğunun kabul edildiği, davacının 05.04.2022 tarihinde borcun kapanması nedeniyle bankadan her ne nam altında olursa olsun herhangi bir hak, alacak, temlik talebinin bulunmayacağına dair taahhütname verdiği, davalı bankanın davacının iddiasındaki protokolde belirtilen 28.03.2022 tarihindeki kalan anapara tutarı olan 9.506.516,22.TL'den daha az olan 8.916.516,22.TL'yi ödemekle indirimli olarak borcu tahsil ettiği, davalının borcu ödedikten sonra 05.04.2022 tarihli taahhütnameyi davalı bankaya vermekle gayrikabili rucü olarak hak ve alacak talebinde bulunmayacağını taahhüt ettiği, davacının geçmişe dönük hak ve alacak talebinde bulunmayacağını kabul ettiği gerekçeleriyle  davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 02/03/2020 tarihli ödeme tablosundaki miktarları 28/02/2022 ve 31/03/2022 tarihlerinde ödemesi üzerine davalı tarafından 31/03/2022 tarihli borç kapama belgesinin verildiğini, böylelikle borcun sona erdiğini, buna rağmen davacı tarafından ödeme tablosundaki 3. Taksit tutarı olan 28/03/2022 tarihli 282,329,47 TL fazla ödemenin  davacının 657.039,86 TL ana para borcundan mahsubunun gerektiğini, mahkemece temlikname gereği davalıya intikal eden kira gelirlerinin dikkate alınmadığını yine, 28/02/2022 tarihindeki taksit dışında yatırılmış olan 939.369,33 TL'ninde dikkate alınmadığı, bu yönde bir araştırma yapılmadığı, davacı tarafından 150,523,64 TL fazla ödeme yapıldığı sabit olduğu, 05/04/2022 tarihli ibranamenin esas alınarak davanın reddinin hatalı olduğu, davalının 02/03/2020 tarihli protokolde belirtilen %8 faiz oranı yerine %14,75 faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması nedeniyle uyuşmazlığın doğduğunu, 05/04/2022 tarihli ibranamenin baskı neticesinde imzalanması nedeniyle geçersiz olduğunu, davalının davacıyı ibra etmesi gerekirken davacıdan ibra almasının hayatın olağan akışına ve kararın hakkaniyete  aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; ipotekli taşınmaz malikinin ipotek lehtarı bankaya ipoteklerin kaldırılması amacıyla taraflarca akdedilen protokol gereğince ödenmesi gerekli miktardan daha fazla ödendiği iddiasıyla fazla ödenen miktarın tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavacı tarafından bankaya hitaben imzalanan taahhütname, ipotek belgeleri, protokoller, genel kredi sözleşmeleri, temlik sözleşmesi, ihtarnameler vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tDosya kapsamından dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti. ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçların teminatını teşkil etmek üzere davacıya ait taşınmazlar üzerine ipotekler tesis edildiği, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle davalı tarafça hesabın katedildiği, kat tarihinden sonra davacı ile davalı arasında imzalanan 02/02/2022 tarihli protokol ile kredi borcunun tahsil ve tasfiyesine yönelik usul ve esasların belirlendiği, 25/01/2022 tarihi itibariyle indirimli olarak 10.807.565,76 TL nakit, 65.030,00 TL gayri nakit borç bulunduğunun kabul edildiği ve söz konusu miktarın 28/02/2022 tarihinde 2.000.000,00 TL olmak üzere 36 taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı,<br>\tBu tarihten sonra taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda düzenlenen  02.03.2022 tarihli ödeme tablosunda 28.03.2022 tarihli taksit ödenmesinden sonra kalan anapara borcunun 9.506.516,22.TL olarak belirtildiği, davacı tarafından ödeme tablosu gereğince  31.03.2022 tarihinde 8.916.000 TL ödeme yapıldığı,<br>\tDavacı tarafından yapılan ödeme üzerine davalı banka tarafından düzenlenen 31/03/2022 tarihli \"borç kapama\" belgesinde 02/02/2022 tarihli protokole istinaden 31/03/2022 tarihi itibariyle indirimli faiz oranı üzerinden (banka tarafından başlatılan icra takiplerinden doğmuş/doğacak her türlü vergi, harç ve masraf hariç olmak üzere) hesaplanan 9.000.000,00 TL borcun ödenerek tüm kredilerin ipotekli taşınmaz maliki davacı tarafından kapatıldığının belirtildiği ve davacının taşınmazları üzerindeki ipoteklerin fek edildiği,<br>\tAkabinde davacı tarafından davalı bankaya hitaplı 05.04.2022 tarihli    -imzası davacı tarafından inkar edilmeyen-    tarihli belge ile banka müşterisi ... İnşaat Ltd. Şti. 'nin risklerine ilişkin olarak 02/02/2022 tarihli protokole istinaden indirimli faiz oranı üzerinden hesaplanan (31/03/2022 tarihine göre hesaplanan 9.000.000,00 TL 'ye ilişkin olarak) ve 31/03/2022 tarihinde yaptığı 8.916.000 TL ödemeye ilişkin davalı bankadan her ne nam altında olursa olsun herhangi bir hak, alacak, temlik talebinin bulunmayacağı ve bu güne kadar yapılan ödemeler ile ilgili olarak davalı bankayı en geniş çerçevede ibra ettiğini gayri kabili rücu olarak kabul ve taahhüt ettiğini belirttiği anlaşılmıştır. <br>\tHal böyle olunca, davalı bankanın davacının iddiasındaki protokolde belirtilen 28.03.2022 tarihindeki kalan anapara tutarı olan 9.506.516,22.TL'den daha az olan 8.916.516,22.TL'yi ödemekle indirimli olarak borcu tahsil ettiği, davalının borcu ödedikten sonra 05.04.2022 tarihli taahhütnameyi davalı bankaya vermekle gayrikabili rucü olarak hak ve alacak talebinde bulunmayacağını taahhüt ettiği, davacının geçmişe dönük hak ve alacak talebinde bulunmayacağını kabul ettiği, söz konusu ibranameyi baskı altında imzaladığına dair iddiasını ispatlayacak delil sunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurumasında  bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı  tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/10/2025<br><br>Başkan-              Üye -                   Üye -                    Zabıt Katibi -<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2e48ac99ce070fd","SID":"ba33592752126219"}}