{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t:...<br>NUMARASI\t\t:...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı .... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı iş makinasının diğer davalı yan ...'ne ait olduğunu, 10/07/2023 tarihinde saat 19:10 sıralarında ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... caddesi mevkiinde iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı iş makinası sürücüsü davalı yan ...'ın ... istikametinden ...istikametine doğru seyir halindeyken iş makinesi olmasından dolayı gece trafiğe çıkma yasağı olmasına rağmen, aynı zamanda trafik yönetmeliği gereği çekici ile tepe lambaları yanık vaziyette gerekli güvenlik önlemleri alması gerekirken iş makinesi ile trafiğe çıktığını, bunun yanı sıra virajda hız sınırını aşarak ve şerit ihlali gerçekleştirerek karşı istikametten gelmekte olan müvekkili ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı Kanal Açma aracının sol ön tarafı ile davalı yanın sevk ve idaresindeki iş makinesinin sol arka teker ve sabitleme ayağı ile  çarpışmaları  sonucu iki araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası müvekkiline ait ...plakalı Kanal açma aracının  ön kısmı ve motor kısmı maddi hasar aldığını, kazanın oluşumunda; ... plakalı iş makinesi sürücüsü davalı yan ...'ın asli kusurlu, ... plakalı Kanal Açma aracının sürücüsü müvekkilinin ise herhangi bir kusuru bulunmamakta olmasına rağmen kaza tespit tutanağından eksik araştırma sonucunda kaza tespit tutanağının hatalı düzenlendiğini, mahkemece öncelikle kusur oranlarının belirlenmesini talep ettiklerini,  dava konusu kaza neticesinde müvekkilinin ... plakalı aracının kullanılamaz hale geldiğini; aracın davacı tarafından çekici aracılığı ile ... adresinde tamirciye bırakıldığını, davalıların kaza tarihinden bugüne kadar müvekkilinin maddi zararını karşılayacaklarını belirtmiş olsa da, geçen bunca süre boyunca müvekkilinin zararını gidermediklerini ve aracın yaptırılmadığını, davacının bunun üzerine ...Mahkemesi'nin ... D.İş. dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, müvekkilinin çocuğunun engelli olduğunu, bu sebeplerle müvekkilinin hem kendisi hem de çocuğu için sürekli olarak hastaneye gittiğini, ancak aracının perte çıkması nedeniyle müvekkilinin mağduriyet yaşadığını, kaza tarihinden itibaren müvekkilinin çocuğu ve kendisi için hastaneye gidiş gelişlerini taksi aracılığı ile sağladığını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak ve ileride arttırılmak kaydı ile, ... plakalı araçtaki hasar bedeli için 263.254,16-TL kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi nedeniyle 6100 sayılı HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere ... plakalı araçtaki araç mahrumiyet bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, 6100 sayılı HMK m.109 gereğince fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL kazanç kaybının (kısmi dava) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi nedeniyle 6100 sayılı HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere yol masrafı ve kiralanan araç masrafının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi nedeniyle 6100 sayılı HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere ... plakalı  aracın değer kaybının  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; kazanın davacının dönemeçlere girerken aracın hızını azaltmaması sebebiyle meydana geldiğini, davacının asli kusurlu olduğunu, kazanın yaşandığı yolun iki yönlü dar bir yol olduğunu, davacının dar ve iki yönlü yolda dönemece girerken hızını azaltmadığını ve kör nokta olmasına rağmen hızlı giriş yaptığı için kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, bu hususun kaza tespit tutanağı ile de \"bu kazanın oluşumunda ... Plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nın 52/1A (Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken ...azaltmamak) maddesini ihlal ettiği kanaatine...\" denilerek kazada davacının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazada kusursuz olan aracın sahibinin maddi hasarın tespiti ve oluşan değer kaybının tazminini talep edebileceğini, kazanın davacının kusuru sebebiyle meydana geldiğini, davacının hızlı oluşu ve dönemece girerken dikkatsiz oluşu nedeniyle kazanın meydana geldiğini, bu hususun kaza tespit tutanağında açıkça yer aldığını, davacının hızlı olduğunun fren izi mesafesi ile de tespit edildiğini, bu nedenle davacının tamamen kusursuzmuş gibi araç değer kaybı ve hasar bedelini talep etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, ticari kazanç kaybı talebi için arabuluculuk yapılmasının zorunlu olduğunu, görevli ve yetkili mahkemenin de asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davacının ticari kazanç kaybına ilişkin zararlarını gösterebilecek hiçbir bilgi ve belge dosyaya sunmadığını, davacının kendi kusuru ile kazanın yaşanmasına sebebiyet vermiş olmasına rağmen ticari kaybı olduğunu ve bu kazanç kaybının tahsilini talep ettiğini, öncelikle davacının kendi kusuru neticesinde kaza meydana geldiğini, davacının ticari kazanç kaybının olduğuna ilişkin hiçbir zarar göstermediğini ve hiçbir delil sunamadığını, yol masrafları, kiralanan aracın ve tedavi giderlerinin tahsili talep edilmişse de, davacının bu hususta hiçbir delil sunmadan emsal üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiğini, dosya içerisinde davacının zararlarına ilişkin hiçbir bilgi ve belge yer almadığını, yaşanan trafik kazasında ikame araç bedeli talep edecek olan tarafın, bu tazminatı kusursuzluğu oranında talep edebileceğini, yani ikame araç bedeli, trafik kazasının yaşanmasında kusuru olan taraftan istendiğini, davacının yaşanan kazada kusurlu olan taraf olduğunu, bu nedenle ikame araç bedeline ilişkin taleplerinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, yol masrafları, kiralanan araç bedeli ve değer kaybı için belirsiz alacak davası açılamayacağını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına ve Borçlar Kanuna göre \"Kimse Kendi Kusurundan Faydalanamaz.\" evrensel hukuk kuralı ilkelerinde göre davacı asli kusurlu olmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin asli kusurlu olduğunu iddia ettiğini ve tazminat talep ettiğini, işbu davanın hukuki dayanaktan yoksun haksız ve kötü niyetli hareket edilerek açıldığını, kabul anlamına gelmemek üzere araç mahrumiyeti tazminatı hesaplanırken dikkat edilmesi gereken bir hususun da “makul onarım süresi” olduğunu, somut olayda aracın bakım ve onarımı çeşitli sebeplerle olması gerekenden daha uzun sürse bile fazla olan süreler kusurlu araç sürücüsüne veya sahibine yükletilemeyeceğini, aracın makul onarım süresinin bir aydan kısa olduğu, davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından araçta meydana gelen hasarların net olarak bildirilmesi ve bilirkişilerce hesaplama yapılmaya elverişli bilgilerin dosya içerisine sunulması gerektiğini, davacı her ne kadar alacağın likit olmadığını iddia etmiş olsa da, yapmış olduğunu iddia ettiği masraf kalemlerine ilişkin yapılan masraflara ilişkin zararlarını ispat etmesi gerektiğini, kaldı ki yol giderleri, taksi masrafları, kiralanan aracın bedeline ilişkin yapılan masrafların belirli ve belirlenebilir nitelikte olduğunu, fakat davacı tarafından bu masraf kalemlerine ilişkin hiçbir bilgi ve belgenin dosyaya ibraz edilmediğini ve zararının ispatlanamadığını, davacının iş bu davada haksız ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, ayrıca kusur durumuna ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı halde müvekkilinin yaşanan kazada %100 kusurlu atfedilmesinin hukuki garabet olduğunu, kaza tespit tutanağında davacının kusurlu olduğu açıkça belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun, 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile değişik “dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı 5/A maddesinin ilk fıkrasına göre; TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen \"dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Bu nedenlerle davacı vekiline ihtaratlı davetiye gönderilerek ara buluculuk son tutanağı talep edilmiş ise de, verilen sürede ibraz edilmediğinden, davanın açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı ve buna göre dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiğini ancak müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini,  oysa ki HMK m. 331/2 “Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder\" hükmüne amir olduğunu, HMK madde 323'e göre vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayıldığını, yerel mahkemenin vermiş olduğu 02/05/2025 tarihli kararında yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığını belirtilmekle birlikte, vekalet ücretine dair hiçbir değerlendirme yapmadığını, bu haliyle yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bedeli talebine ilişkin olup, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise, vekalet ücretine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, davacı tarafın dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı ve buna göre dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Buna karşın kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetsiz olmuştur. <br>Hal böyle olunca, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekalet ücretine hükmedilerek hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden  karar vermek üzere kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)Davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, <br>1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>2-Peşin alınan 5.520,38 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.904,98 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri nazara alınarak 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>B)İstinaf yargılaması bakımından:<br>1-Davalı .... tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>2-Davalı .... tarafından yapılan 480,00 TL tebligat ücreti, 355,00 TL Posta ücreti  ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.518,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ....'ne verilmesine,<br>3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>C) Gider avansından kalan kısmın re'sen  yatırana iadesine,<br>Ç)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi....<br>... <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b658d1726ae0cde","SID":"49230ea32f484563"}}