{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1856 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1748 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DAVA\t: İtirazın İptali Davası (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br> İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; Davacı tarafından İstanbul 6. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilmesi sonucu takibin durduğunu, davacının alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun birçok borcunun olması nedeniyle, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 14/07/2025 tarih ve 2025/460 Esas sayılı ara kararında;<br>\"...Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacı tarafça iddia edilen alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, davacının haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile, <br>''1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu alacağın ticari nitelikte bir ödünç ilişkisinden doğan, muaccel bir para alacağı olduğunu, İİK m. 257 vd. anlamında ihtiyati hacze konu edilebilecek nitelikte olduğunu, alacağın dayanağının  sözlü ve yazılı beyanlarla, banka hareketleriyle desteklenmiş olduğunu ve yaklaşık ispat eşiğinin aşıldığını, İİK m. 258/1 gereği, ihtiyati haciz kararı için kesin ispat değil, mahkemede kanaat uyandıracak derecede bir yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, alacağın varlığının dava dilekçesi ve ekleriyle ortaya konduğunu, borçluların borca itiraz etmemelerine rağmen ödeme yapmadıkları, çeşitli mal varlıklarını devrettikleri veya şirketi tasfiye sürecine sokma eğiliminde olduklarının da  izah edildiğini, <br>Mahkeme kararında alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, yaklaşık ispat kavramının tam olarak değerlendirilmediğini, borçluların mal kaçırma ihtimali ve ödeme niyetlerinin olmaması gibi somut vakıaların dikkate alınmadığını, borçluların halihazırda birçok icra dosyasının bulunmasının müvekkilin alacağının teminat altına alınmasını zorunlu kıldığını, aksi takdirde yargılama sonunda elde edilecek bir ilamın icrasının imkânsız hale geleceğini, bunun da alacaklının hukuki koruma hakkını ihlal edeceğini, yaklaşık ispat derecesinde alacağın varlığını ortaya koyan deliller mevcutsa ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece davanın esası hakkında hüküm tesis etmeden yalnızca ihtiyati haciz kriterleri açısından değerlendirme yapması gerektiğini, ancak somut olayda bu ayrım gözetilmeden taleplerinin reddedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.<br>Talep, farklı zamanlarda farklı miktarlarda davalılara banka havalesi ile borç olarak gönderildiği iddia olunan paranın istirdadı talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br> İİK'nun 257/1.maddesinde \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise; \"Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" hükmü yer almaktadır.<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili tarafından farklı zamanlarda farklı miktarlarda davalılara banka havalesi ile borç olarak para gönderildiği  belirtilerek dava dilekçesi ekinde davacı ... ile dava dışı ... Tekstil Sanayi Firmasına ait ... Bankası ve ... Bankası  hesap özetlerini ibraz etmiştir.  Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile,  farklı zamanlarda farklı miktarlarda davalılara banka havalesi ile borç olarak para gönderildiği halde ödenmediğini, bu nedenle haklarında icra takibi başlatılıp itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı belirtilerek alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, davalı borçlular vekili icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde ise ; borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini beyan ettiği, buna göre davacı tarafın davalılardan alacaklı olup olmadığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda  yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında ortaya çıkacağından talep eden davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler  HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, ara karar tarihi itibariyle İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup  buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati  haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan  harcın hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br><br> <br> <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99a4ced7e17e84d6","SID":"48c7e374a3d04fac"}}