{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2022 <br>KARAR NO\t: 2025/1583<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA: Alacak <br>DAVA TARİHİ: 07/09/2018<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/10/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA\t: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının 16.11.2016 tarihli 636.012-TL bedelli, 10.11.2016 tarihli 562.876-TL bedelli, 03.11.2016 tarihli 604.584-TL bedelli irsaliyeli faturalar kapsamında satın aldığı  ürünlerin bedelini ödemediğini, müvekkili tarafından İstanbul 4. Noterliği'nin 27.12.2016 tarih ve ... nolu ihtarname ile ödenmesinin talep edildiğini, faturalara davalı tarafından süresinde  itirazda bulunulmadığını, faturalara itiraz edilmemesinin, teslim edilen malın fiyat ve adedi yönünden içeriğinin kabul anlamına geldiğini, davalının 28.12.2016 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000-TL'nin 28/12/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP : <br>Davalı vekili; müvekkilinin davalıya sipariş vermediği gibi müvekkiline teslim edilen mal olmadığını, faturaların üzerine hiçbir şerh düşülmeden şirketin yetkisiz çalışanına teslim edildiğini,usulüne uygun bir fatura tesliminden söz edilemeyeceğini, müvekkili şirket yetkilisinin faturalardan haberi olduğunda Beyoğlu 16. Noterliği'nin 20.12.2016 tarihli ihtarnamesi ile faturalara itiraz edildiğini, faturanın varlığının taraflar arasındaki satış sözleşmesinin varlığının ispatı için yeterli olmadığını, söz konusu malların hacmen büyüklüğünün 4 adet büyük tıra tekabül ettiğini, fakat davacının bu teslimin nasıl yapıldığına ilişkin delil sunmadığını, davacı şirket yetkilisi ...n ile müvekkili şirket yetkilisi ...arasındaki whatsapp yazışmalarının taraflar arasındaki akdi ilişkinin mevcut olmadığını gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafın usulüne uygun tutulan defterlerinde yer almadığı, davalının BA formlarında da faturaların bildirilmediği, irsaliyeli faturaların üzerinde teslim alan kısmında ...'in imzası bulunsa da, davacının stok kayıtlarının mal teslimi için yeterli olmadığı, davalının stoklarında artış olmadığı, malların teslim edildiği bildirilen yerin malların toplam büyüklüğü açısından teslim edilmesinin olanaklı olmadığı, malların teslim olgusunun dosyaya davacının sunduğu deliller kapsamında ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; davalı şirket yetkilisinin hiç bir irsaliyeyi imzalamadığını, böyle bir uygulama bulunmadığını, faturaların ve muhteviyatı ürünlerin davalıya teslim edildiğini, şirkette faturaların yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanmayacağının açık olduğunu, faturaların üzerinde fiili sevk tarihlerinin açıkça yazdığını, 8 günlük itiraz süresinin geçtiğini, davalı tarafından keşide edilen ihtarnamelerde faturaların yetkisiz kişiye teslim edildiğine dair bir itirazın bulunmadığını, aynı kişi ya da farklı favalı çalışanına teslim edilen başka mallarla ilgili imzalı irsaliyelerin de sunulduğunu, davanın ispat edilemediğinin kabulünün hatalı olduğunu, müvekkili şirketin yapısı gereği hareketli stok envanteri sunmasının mümkün olmadığını, böyle bir envanter tutma zorunluluğunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE : Dava, ticari satışa ilişkin fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine  ilişkindir.<br>Davacı;  taraflar arasındaki kumaş satışına ilişkin ticari ilişki kapsamında davalıya teslim ettiğini iddia ettiği ürünler için 16.11.2016 tarih 636.012-TL bedelli, 10.11.2016 tarih 562.876-TL bedelli, 03.11.2016 tarih 604.584-TL bedelli faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise fatura konusu malların teslim edilmediğini, faturaları teslim alan kişinin şirket yetkilisi olmayıp, şirkette sekreter olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Uyuşmazlık, fatura içeriği emtiaların davalıya satışına ilişkin akdi ilişki bulunup bulunmadığı, fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasındadır.BS formu ile davacı tarafından vergi dairesine bildirilen faturaların davalı tarafından BA bildirimi yapılmadığı, tarafların defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının defterlerinde kayıtlı olan bu faturaların davalının defterlerinde yer almadığı, faturalarda teslim alan bölümünün davalı şirket sekreteri ... imzası bulunduğu...in davalı çalışanı olmakla birlikte, şirket yetkilisi olmadığı anlaşılmaktadır.\tBu durumda davalının çalışanı tarafından imzalanan irsaliyelerin teslim olgusunu ispata tek başına yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.Bilirkişi incelemesinde alış ve satış faturalarına göre davacının 2016 yılına devreden 2.203,76 mt kumaş stoku bulunduğu, davacının 2016 yılında mal alımı yapmadığı, dava konusu 222.700 mt stok çıkışının yapılması ile davacının 220.496,24 mt stok eksiği bulunduğu,faturada belirtilen ürünler için davacının stoklarının yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan HMK'nın 199. maddesi gereğince uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, .. ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıların bu Kanuna göre belge olduğu düzenlenmiştir. Taraflarca ibraz edilen mesaj kayıtları dava konusu faturaların içeriğini oluşturan büyüklükte mal teslimini doğrulamadığı gibi aksine tarafların faturaların iadesi ile ilgili yazışmalar yaptığı, davacının faturaları iade almayı kabul ettiği, taraflar arasındaki ilişkinin bu şekilde sonlandığı görülmektedir. Bu durumda irsaliyeli faturaların davalı çalışanı tarafından imzalandığı anlaşılmakta ise de fatura tarihi itibariyle yeterli stoku bulunmayan davacının, fatura içeriği malların teslimini ispatlayamadığı sonucuna varılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle; davanın reddine dair kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, <br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,\tHMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.\t09/10/2025<br><br>       </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d19790e04906f295","SID":"3037c9ad7c614e88"}}