{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1764 <br>KARAR NO\t: 2025/1804<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/07/2021<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin tekstil ürünleri imalatında faaliyet gösterdiğini, ticari faaliyeti dahilinde davalı borçluya tekstil ürünleri sattığını, davalı borçlu aleyhinde Küçükçekmece 1. İcra Dairesinin ...1 Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, davalı borçlunun 24.02.2021 tarihli protokolde takibe konu 2.441,34 Euro cari hesap borcunun varlığını ve miktarını açık bir şekilde kabul ettiğini, protokolde belirtilen ödeme vadelerinde borcunu yerine getirmediğini, davaya konu icra takibinin de bu nedene dayalı başlatıldığını, takip öncesinde protokol yaparak açıkça varlığını ve miktarını kabul eden davalı borçlunun ikrar ettiği alacak için başlatılan takibe itirazının iptaline %20 oranda icra inkar tazminatının  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili ile davalı arasında eskiden süre gelen ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişkide müvekkilinin satın aldığı emtianın ödemelerini peyderpey yaptığını ve sonuç itibarı ile davacı/alacaklıya borcu kalmadığını, davacı/alacaklı ile müvekkili arasında vade farklarının ödeneceği konusunda sözleşmede bir taahhüt olmadığı gibi bir teamül de olmadığını, bu sebeple davacının satışa konu malların bedellerinin eksik ödendiği, eksik ödenen bu bedel ile vade farklarını tahsil edilemediği yönündeki iddialarında da hukuka uyarlılık bulunmadığını, cari hesap borcu bulunmadığı gibi vade farkı veya kur alacağından kaynaklanan bir borcu bulunmadığının bilirkişi incelemesinde açık olarak ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tahsil edilmesi durumunda geçerli olmak şartıyla açık cari hesaba yazılan senedin ödenmediği bu nedenle borç yazılmak suretiyle açık cari hesaptan silindiği, 24.02.2021 tarihli borç tasfiye protokolüne göre davalıya iade edilmediğinin anlaşıldığı, dosya kapsamında taraflar arasında mevcut yazılı bir sözleşmeye rastlanılmadığı, davacı ve davalının açık cari hesap kayıtlarının fatura kayıtları yönünden birbirini teyit ettiği, davacının 2020 yılı Bs-BA formlarının birebir uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; müvekkilinin ticari defterleri incelenmeden rapor tanzim edildiğini,  24.02.2021 tarihli protokol ile müvekkilinin borcunun bulunduğunu kabul edildiğini, protokolde kabul edilen davacıya verilen senedin bir türlü müvekkiline verilmediğini,24.02.2021 tarihli protokolun, senet müvekkiline iade edilmediği için hukuken geçerli olmadığını, bilirkişinin bono iade edilmeden açık cari hesabın EURO çevrilmesinin olanaklı olmadığını tespit ettiğini, butesbite rağmen taraflar arasındaki defter kayıtlarındaki alacağın TL olmasına rağmen yürürlüğe girmeyen protokol gereğince EURO ödemelerini güncelleyip müvekkili aleyhine hüküm vermesinin hukuka aykırı olduğunu, likit olmayan alacak için inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir.<br>Dava dosyası taraf vekillerinin istinafı üzerine Dairemizce inceleme sırasında iken davalı şirketin Bakırköy 1. ATM nin 2024/240 Esas sayılı dosyasından 23.01.2025 günü saat 10:50 itibariyle iflasın açılmasına karar verilmiştir. İflas tasfiyesine Bakırköy 1. İcra Dairesi'nin... iflas sayılı dosyasında başlanılmıştır.Kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanunun 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanması müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK 218.madde) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir.İflas idaresinin davaları takip edip etmeyeceğini tespit edebilmek için,iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir (m.194).İflastan önce açılan, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından  on gün sonraya kadar devam eder ancak bundan sonra duran hukuk davalarına devam edilebilir.<br>Davalı şirketin istinafa konu karardan sonra iflasının açıldığı anlaşılmakla, taraf ehliyeti re'sen incelenmesi gereken bir husus olduğundan davalı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeden başvurusunun kabulüne, mahkemece İİK'nın 194. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılmak üzere kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir.<br>HÜKÜM \t\t:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy  7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2022 Tarih 2021/547 Esas - 2022/630 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; <br>\"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\"<br>Yatırılan 430,38-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025<br><br>           <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ec9928b8c0b819b","SID":"4399283b08236316"}}