{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t                                     <br>ESAS NO\t: 2021/301 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/823<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 16/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 29/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde ; müvekkili aleyhine davalı tarafından Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası numarasına kayıtlı takip başlatıldığı, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, takibe dayanak bono müvekkilden cebir ve tehdit altında silah zoruyla boş senede imza attırılmak suretiyle alındığını, taraflar arasında hiç bir ticari alım satım ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin lehtarı olan ve hatta kendisine kefil olan kişiyi de tanımadığını beyan ederek yargılama sona erinceye kadar Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası hakkında öncelikle teminatsız mümkün değilse teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini bu nedenle takibin durdurulmasını dava ve takip konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dilekçesinde bahsettiği zorla senet imzalatma olayının gerçek olmayıp  mizansenden ibaret olduğunu, davacı tarafın farklı yerlerdeki beyanları arasında bariz çelişkiler mevcut olduğunu, ayrıca hayatın olağan akışına ters olan birçok iddia bulunduğunu, davacı taraf ile müvekkili arasında 02.04.2020 tarihinde yapılan görüşmelerden sonra davacı taraf aynı senetler için ... ve ...'ya ödemeler yaptığını, bu ödemelerin bir kısmı banka yoluyla yapıldığını, davacının ...'ı bu olay nedeniyle tanıdığını ve sırf kendisine kumpas kurmak için bu kişinin de senetlerde kefil olduğunu söylediğini,  davacı tarafça bu kişiye de 650.000 TL ödeme yapıldığını, davacının başından beri kötü niyetli olup müvekkilinin  alacağını ödememek için türlü hukuk dışı yollara başvurduğunu, önce imzaya itiraz etmek suretiyle bonoları karşılıksız bırakmaya çalıştığını, imzanın kendi eli ürünü olduğuna dair bilirkişi raporu ortaya çıkınca müvekkili ile ve diğer alacaklılarla uzlaşma yoluna gittiğini, uzlaşma kapsamında dava konusu bonoyu keşide ettiğini belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile;  Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında başlatılan takipte takibe dayanak bononun cebir ve tehdit yolu ile silah kullanılmak suretiyle zorla alındığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını ilgili olaya ilişkin suç duyurusunda bulunulduğu beyan ve iddiası ile işbu menfi tespit davasını açmıştır.<br>Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi senetlerin zorla baskı altında, silah zoruyla imzalatıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, takibe konu senetlerin davacı tarafından daha önce keşide edilen ve ciro yolu ile davalıya geçen senetlerin bedelinin davacı tarafından ödenmemesi üzerinden tarafların anlaşarak eski senetlerin davacıya iadesi ve o senetlere istinaden başlatılacak icra işlemlerinin durdurulması hususunda tarafların anlaşması üzerine davacı tarafından yeniden düzenlenen senetler olduğunu, tarafların anlaşarak bu senetleri düzenlediğini, davacının iddialarının aksine zorla ve yağma yolu ile düzenlendiği iddiasının hiçbir dayanağının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Taraflar arasındaki işbu davaya konu icra takibine dayanak kambiyo senetleri yönünden davacının suç duyurusu üzerine Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında davalı hakkında dava açıldığı anlaşılmakta olup, Mahkememizce söz konusu ceza davasının sonucunu bekletici mesele yapılmıştır. <br>Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... K. Sayılı dosyası incelendiğinde; davacının işbu davadaki iddialarına benzer şekilde suç duyurusu üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05/03/2021 tarihli iddianamesi üzerine davalı hakkında Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Yağma suçlarından davanın açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların savunmalarının aksine isnat edilen suçu işlediklerini gösterir nitelikte somut, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden Mahkememizce sanık savunmalarına itibar edilmiş, sanıkların yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından CMK 'nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine  karar verildiği, ilgili kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... E., ...  K. Sayılı kararı ile incelendiği ve şu değerlendirmelerin yapıldığı ve Ağır Ceza Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır:<br>\"Katılan ... vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesi ile  yukarıda ayrıntıları belirtildiği şekilde ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğu, kaldırılarak sanıkların ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmesini talep olunmuş ise de, Sanıkların bidayetten beri soruşturma ve kovuşturma evresindeki savunmalarında atılı suçları işlemediklerini birbirlerinin savunmaları ile tutarlı ve uyumlu şekilde inkar etmiş olmaları,\tKatılan tarafından tanık olarak gösterilen Tanık ...'ın yağma suçuna ilişkin ya da alacağın tahsili amacıyla tehdit suçuna ilişkin görgüye dayalı bilgisinin tespit edilememiş olması,\tDolayısıyla atılı suçun işlendiği yönde elde edilen delillerin katılanın anlatımları ve Tanık ...'nin anlatımlarının olduğu, ancak ...'nin katılanın çalışanı olduğunun ve sanıklar ile katılan arasında bir alacak verece ilişkisinin de olduğunun ve icra dosyalarından anlaşılmakta olduğu, Ancak; Eylemin 02/04/2020 tarihinde işlendiğinin iddia olunmasına rağmen 04/09/2020 tarihinde şikayet edilmiş olmasının yağma suçu gibi neticeleri son derece ağır olan bir suçta katılanın eylem tarihinden yaklaşık 5 Ay sonra şikayette bulunmuş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, Bu tespitler karşısında; Katılanın beyanını ve katılanın yanında çalışan tanığın beyanını aralarında alacak verecek meselesi bulunduğu tespit edilmiş bir olay nedeni ile nitelikli yağma suçu için sabit görmeyen ilk derece mahkemesinin kabulünde ve bu kabule uygun olarak oluşturulan vicdani kanaatinde hukuka aykırılık bulunmadığına işaret olunduktan sonra;\"<br>Son olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararının temyizi üzerine dosyanın Yargıtay tarafından incelendiği ve Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararı ile davalı hakkındaki beraat hükmünün 03.07.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. <br>Bu bağlamda tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; işbu menfi tespit davasında ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından davaya konu icra takip dosyasındaki senetlerin silah ve tehdit zoru ile davalı tarafından kendisine zorla imzalatıldığı bu sebeple ilgili senetler yönünden davalıya borçlu olmadığı iddiaları ile işbu dava açılmış ise de; davacının aynı iddialara yönelik suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma sonrasında davalı hakkında  Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Yağma suçlarından açılan dava neticesinde Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... K. Sayılı dosyası ile davalı hakkında beraat kararı verildiği, söz konusu beraat kararının davacı tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesi'nin .. E., ... K. Sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, söz konusu istinaf kararının son olarak Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararı ile incelendiği ve Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin ...  E., .. K. Sayılı kararı ile 03.07.2025 tarihinde davalının davacının iddia ettiği eylemlere karşı beraat hükmünün kesinleştiği anlaşılmakta olup, davacının bu suretle işbu davaya konu icra takip dosyasındaki senetlerin zorla ve tehditle imzalatıldığına yönelik iddialarını ispatlayamadığı, davalı yönünden kesinleşen beraat hükmünün Mahkememiz için açısından bağlayıcı olduğu anlaşılmakla ispat yükü üzerine düşen davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı tarafından tazminat talep edilmiş ise de davacı tarafından teminat yatırılarak takibin durdurulmadığı anlaşılmakla davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Şartların oluşmaması sebebiyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, <br>3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 76.337,67-TL  peşin harcın mahsubu ile artan 75.722,27‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,<br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafça yapılan 10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi  uyarınca tayin ve takdir olunan 499.503,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalıya verilmesine, <br>7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,<br>8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı 16/07/2025<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imza  <br>Üye ...<br>  ¸e-imza <br>Üye ...<br> ¸e-imza  <br>Katip ...<br> ¸e-imza  <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8d8306ef9a3e15c","SID":"ff396e16a96a830a"}}