{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/768 - 2025/1785<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/768 <br>KARAR NO\t: 2025/1785<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/09/2023<br>NUMARASI\t: 2022/367 Esas -  2023/471 Karar<br><br>DAVACI\t: YALOVA-ALTINOVA TERSANE GİRİŞİMCİLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av....<br>DAVALI \t: (İFLAS NEDENİYLE) TASFİYE HALİNDE ALTINTAŞ MERMER VE TERSANECİLİK SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Kocaeli 3. İcra Müdürlüğü 2017/1 İflas Dosyası Merkez/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>İHBAR OLUNAN\t: CREDİT EUROPE BANK - ...<br><br>DAVA\t: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>DAVA TARİHİ\t: 21/01/2019<br>KARAR TARİHİ\t  : 23/10/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 23/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının iflası üzerine Kocaeli 3. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün 2017/1 İflas numaralı dosyası ile müflis şirketin tasviyesi aşamasına geçildiğini, 19/10/2018 tarihinde 1. alacaklılar toplantısı yapılacağının ilan olunduğunu, müvekkil şirket ile müflis arasındaki cari hesap ekstresinden kaynaklı 1.409.902,57-TL ve yine müflis tarafından müvekkiline verilen ancak ödenmeyen çek/senetlerden kaynaklı 840.078,32-TL olmak üzere toplamda 2.249.980,89-TL için 06/08/2018 tarihinde iflas masasına kayıt talebi oluşturulduğunu, bu taleplerinin reddedildiğini, müflisin güncel borcunun artarak devam ettiğini beyan ederek; müvekkilinin alacağının iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusunun 47 numaralı karar ile \"talep olunan alacağın varlığını kesin olarak kanıtlayıcı belge ibraz edilemediğinden, hesaplama yönünden yargılamayı gerektirdiğinden ve defterin 90. sayfasında mübrez müflis şirket yetkililerinin beyanına göre talep olunan alacağın tümünün reddine\" gerekçesiyle reddedildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;  <br>2.116.413,98-TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, <br>Fazlaya ilişkin talebin reddine,  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına davalı iflas idaresinin sebebiyet vermediğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları gerekirken mahkeme tarafından yargılama giderlerinin kısmen davalı iflas idaresine yükletilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararına dayanak tek delilin tarafların ticari defter incelemesi neticesinde alınan bilirkişi raporu olduğunu, davacının cari hesap,  çek ve senetlere konu olan vermiş olduğunu iddia etiği mal ve hizmetleri dosya kapsamında ispatlayamadığını, davacı şirkete ait 8 hissenin tamamının dava dışı şirketlere iflas idaresince ihale olduğu ve davalı müflis şirketin bu 8 pay üzerinde her hangi bir tasarrufunun kalmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih, 2022/367 Esas - 2023/471 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, icra ve İflas Kanunu'nun 235. maddesine dayalı olarak iflas masasına kayıt kabul istemine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili; iflasına karar verilen müflis ile arasındaki cari hesap ekstresinden kaynaklı 1.409.902,57-TL ve yine müflis tarafından müvekkiline verilen ancak, ödenmeyen çek/senetlerden kaynaklı 840.078,32-TL olmak üzere toplamda 2.249.980,89-TL için iflas masasına kayıt talebinin reddi nedeniyle, müvekkilinin alacağının iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı  ise davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 2021/1668 esas 2022/1300 karar sayılı ilamı ile “…Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede,<br>…<br>Mahkemece yukarıda belirtilen basit yargılama usulüne uymadan ve ön inceleme yapmadan karar verdiği görülmektedir. Bu husus usul ve yasaya aykırıdır. (Bknz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/13088 Esas, 2020/3284 Karar sayılı ilamı, Bknz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/15989 Esas, 2019/6742 Karar sayılı ilamı).<br>Kabule göre de,<br>…Somut olayda Davacı, dava dilekçesinde  ticari defterlere delil olarak göstermiş olup, tacir olan tarafların ticari defterlerinin birlikte değerlendirilerek, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, ticari defterler ve kayıtlardan belirlenerek sonuca ulaşılmalıdır. İlk derece mahkemesince, davacının usulüne uygun tutulan taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı şirketin sadece pay sahipleri olan şirketlere hizmet verdiği, davalı şirketin de pay sahiplerinden olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde davalı şirketten olan alacaklarının taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davacının 1.533.711,29-TL cari hesap alacağı, 206.000,00-TL çek alacağı ve   634.078,32-TL senetli alacaklar  olmak üzere davalıdan  toplamda  2.373.789,61-TL alacaklı olduğunun anlaşılması  karşısında, alacağın masaya kayıt ve kabulü için koşulların gerçekleşmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ticari defterleri incelemeye gerek duyması halinde, her iki tarafın ticari defterlerinin birlikte incelenmesi HMK'nın 222. maddesinin gereğidir. Davalının ayrıca delil olarak ticari defterlerine dayanmış olması gerekmez. Yani, mahkemenin gerek taraflardan birinin talebi üzerine veya TTK'nın 83. maddesi uyarınca kendiliğinden inceleme yapmaya karar vermesi halinde, her iki tarafın ticari defterlerinin birlikte incelenmesi gerekir. Bu nedenlerle, mahkemece, davacı tarafından ticari defterlere delil olarak dayanıldığı halde, davalının ticari defterleri incelenmeksizin karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli ve elverişli bulunmamaktadır.” gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Kayıt kabul davalarında, ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, bunlar tek başına alacağın varlığını ispat yeterli olmayıp, bunlara dayalı olarak iflas masasına kayıt isteyen alacaklının alacağını ispatlaması gerekir. Çeklerin ve bonoların hangi alacak nedeniyle verildiği dayanağı davacı yanca kanıtlanmalıdır.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/10328 Esas, 2014/7923 Karar Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2012/6696 Esas, 2013/500 Karar, Dairemizin 2021/1668 esas 2022/1300 karar sayılı ilamı )<br>Dava, 28/10/2019 tarihinde açılmış olup, sayılı 6100  HMK'nın \"ticari defterlerin ibrazı ve delil olması\" başlıklı 222. maddesininde; \"(1) Mahkeme, ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki, sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır\" şeklindeki düzenleme bulunduğu görülmüştür.<br>Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; iflasına karar verilen müflis ile arasındaki cari hesap ekstresinden kaynaklı 1.409.902,57-TL ve yine müflis tarafından müvekkiline verilen ancak, ödenmeyen çek/senetlerden kaynaklı 840.078,32-TL olmak üzere toplamda 2.249.980,89-TL için iflas masasına kayıt talebinde bulunmuştur.<br>Yukarı detaylandırıldığı üzere, kayıt kabul davalarında, ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir. Dairemizin kaldırma kararından önce davacının defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan 22.06.2020 tarihli kök ve 01.12.2020 tarihli ek raporlara göre; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, açık hesap olarak işletilen hesaptan dolayı 1.533.711,29 TL, çek alacağı olarak 206.000,00 TL, senet alacağı olarak 634.078, 32 TL olmak üzere toplam 2.373.789,61 TL davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının bulunduğu, usulüne uygun tutulduğu; yine dairemizin kaldırma kararından sonra dosyaya alınan ve davalının defterlerinin incelenmesi sonucu tanzim edilen 25.01.2023 tarihli rapora göre de;2015-2017 yıllarına ait defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının usulüne uygun tutulmuş ve kapanış tasdikleri olan defter kayıtlarına göre iflas tarihi olan 08.11.2017 tarihi itibariyle davacının davalıdan 2.116.413,98 TL alacaklı olduğu, davalının davacıya verdiği çek veya geri aldığı çeklere ilişkin bir kaydın olmadığının tespit edildiği, bu şekilde taraf defterlerinin 2.116.413,98 TL yönünden birbirini doğruladığı anlaşılmış olup, 6100 sayılı yasanın 222/2-3.maddeleri gereği davacının ispat ettiği alacak miktarı olan 2.116.413,98 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir.<br>Yine kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.<br> Yargıtay kararları gereğince Mahkemece; eksik harcın davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve maktu vekalet ücretinin, davanın kabul edilmesi ve davanın açılmasına davacının kendisinin sebebiyet vermemesi nedeniyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır (Yargıtay 6. HD., 25/01/2023 tarih, 2022/503 E., 2023/253 K.; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD., 22.11.2021 tarih, 2021/380 E., 2021/1990 K.). Davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee4bad6474b8592a","SID":"d199e18e4877626c"}}